Farid Farjad

Müzik , Klasik & opera
0 Beğen
Kaydet
Farid Farjad

Daha önce birkaç kez dinledik onu Türkiye’de. Başta İstanbul olmak üzere farklı şehirlerde sahneye çıktı, çoğunlukla sessiz sakin yerlerde, teknik altyapının çok da yeterli olmadığı adreslerde çaldı kemanını. Aslında hem kendisinin hem de müziğinin mütevazılığı nedeniyle pek de yadırgamamıştık bu teknik aksaklıkları. Ne de olsa sessiz kalan, sanatıyla kendini ifade etmeyi yeğleyen sanatçı grubuna dahil kendisi.
 

Öta yandan yabancı da değiliz Farid Farjad’a, hem doğduğu coğrafya, hem de çaldığı parçalar bizden gibi. Orta Doğu’nun kanla beslenmiş topraklarında, İran’da yeşermiş bir sanatçı kendisi. Şu an Amerika’da yaşasa da geçmişini bir şekilde hissedebiliyoruz. Kaotik bir ortamda büyümesi, bunun yanında sanat gibi istikrar ve fedakârlık gerektiren bir uğraşa heves etmesi zaten zor olan yaşamını daha da zorlaştıran etkenler.

Klasik müzik denilince akla gelen ilk ülkelerden biri değil İran, bu sebeple eserler de Avrupalı klasik müzik sanatçılarının eserlerine kıyasla biraz daha farklı. Güç, şaşaa ya da coşku biraz geri planda, naiflik ve hayal kurdurma özellikleri daha baskın Farjad’ın performanslarında. Zaten onu farklı kılan özellik de bu, hiçbir zaman Itzhak Perlman ya da birazdan bahsedeceğimiz Pinchas Zukerman gibi bir tekniğe sahip olmadı. Juilliard’dan değil Tahran Müzik Konservatuarı’ndan mezun oldu. Geçtiğimiz ay İstanbul’un iki yakasını da coşturan André Rieu gibi bir müzik tarzı yok. Dediğimiz gibi Avrupa’nın büyük eserlerini değil doğunun mütevazı parçalarını çalıyor ve bu yolla klasik müzik dünyasında farklı ve az sayıdaki sanatçıdan biri olmayı başarıyor Farjad. Hayranları bize tekniğinin Avrupalı sanatçılarla aynı kalibrede olmadığını söylediğimiz için kızmasın, dinleyiciler üzerindeki etkisi en az onlar kadar yüksek, hele bir de Türkiye gibi bir yerde yaşıyorsanız.
 

Eserleri genellikle Türk ve Fars ezgileriyle türküleri üzerine yoğunlaşıyor Farid Farjad’ın. Parçalarını dinlerken “Ben bunu biliyorum.” ya da “Neydi bu ya?” demeniz çok muhtemel. Hatırladığınız müziklerle anılar da birleşince Farid Farjad’a ve eserlerine ne kadar yakınsanız sanatçının müziğinin size hissettirdikleri o kadar fazla oluyor. Şu ana dek beş tane ‘An Roozha’ albümü çıkardı ancak hiçbiri müzik kariyerinin başlarına denk gelmiyor. 1960’ların sonlarına doğru akademik kariyerinde yeterli olgunluğa kavuşmasına rağmen ilk ‘An Roozha’yı 1989 yılında sürdü piyasaya. Bu albümde bizim çok tanıdığımız bir eser de vardı, ‘Sarı Galin’ yani ‘Sarı Gelin’. Daha sonra 1989 yılında, An Roozha 2’yi çıkardı ve 1990, 1997 ve 2007 yıllarında da ‘An Roozha albümlerini beşe tamamladı. Kendisiyle tanışmak isteyenler onlarca eseri arasından ‘Bordi Az Yadam’ ya da ‘Goleh Pamchal’ı dinleyerek yola koyulabilir.

LiveReviews|0
1 person listening