Pinchas Zukerman

Müzik, Klasik & opera
0 Beğen
Kaydet
Pinchas Zukerman

Bilim kurgu filmlerinde bahsi geçen robotları veya fütüristik yazılım programlarını bilirsiniz, hani şu hata yapma oranları %0 olanlar. Pinchas Zukerman için de bu durum geçerli, karnesinde teknik beceri bölümü yüz üzerinden yüz olan bir isim diyebiliriz onun için. Muazzam bir virtüözite tekniğiyle beraber gelen yine muazzam olarak anabileceğimiz tüyleri diken diken eden bir performans dizisi. Ancak kusursuz bir kariyer çoğunlukla kusurlu bir geçmişten doğar ve Zukerman’da da bu çokça var, en azından ailesinde... Hitler Almanya’sının yarattığı bir tarih yüzünden Auschwitz’e kadar düşmüş bir anne babaya sahip Zukerman. Zorluk içinde yaşamış, sonrasında ana vatanına dönmüş ve orada yaşamaya başlamış bir ailenin müzik dâhisi oğlundan bahsediyoruz. Henüz 14 yaşındayken Isaac Stern ve Pablo Casals’ın İsrail ziyaretinde keşfettiği şanslı bir isim o. Elia Kazan ve Marlon Brando’nun Türkiye’ye gelip 10’lu yaşların başındaki isimleri Hollywood için seçtiğini düşünün, Zukerman’ınki de o hesap, kendisi hem müthiş bir yeteneğe hem de büyük bir şansa sahipmiş diyebiliriz. Stern ve Casals ikilisinin New York’a, The Juilliard School’a alıp götürdüğü Pinchas Zukerman öğrenciyken bugün sahnede olduğundan biraz daha farklıymış aslında. Gerek şeflik yaparken gerekse de elinde kemanıyla ya da viyolasıyla -evet kendisi keman kadar viyolada da oldukça başarılı bir isim- sanatını icra ederken çok efendi ve uslu bir isim olan Pinchas Zukerman derslerde böyle değilmiş. “Seçmelerde geçirdiğim süre sınıfta geçirdiğim süreden daha fazlaydı.” demesi oldukça açıklayıcı, ayrıca New York sokakları doğal olarak derslerden daha çekici geliyormuş kendisine. Ama Juilliard School’un hakkını da yemiyor. Juilliard School’da aldığı eğitimin bir benzerinin olmadığını ve günümüzdeki müzik eğitiminin Juilliard’daki dönemlerine yaklaşamadığını belirtiyor. Mezuniyetinin ardından farklı orkestralarla ve sanatçılarla beraber sahneye çıktı. İstanbul’da da ağırladığımız ve ağırlayacağımız Itzhak Perlman’la kulakların pasını silen performanslar sergiledi. Efsanevi şef Zubin Mehta önderliğindeki İsrail Filarmoni Orkestrası’yla aynı sahneyi paylaştı. Bugünlerde 100’den fazla kaydı olan bir kemancı ve bir süper star kariyerine sahip. Tel Aviv doğumlu olması ve dünyanın en iyi eğitim veren merkezlerinde bulunması onun doğu ve batıyı bir potada eritmesine de olanak veriyor. Ana vatanının gergin coğrafyası için görüşleri ve yapıcı tavrı da tüm dünya tarafından değerlendirilmeli.

Yayınlandı: