Duvarların Dili

Sanat
0 Beğen
Kaydet
Duvarların Dili
Logan Hicks

Genç küratör Roxanne Ayral, dünyanın dört bir yanında peşine düştüğü sokak sanatçılarıyla sizi Pera Müzesi’nde açılan ‘Duvarların Dili’nde tanıştırıyor.

 

Gece karanlığında sırt çantasında birkaç kutu sprey ve maske, günler önceden gözüne kestirdiği duvara doğru yürüyor. Gerekli olabilecek tüm malzemelerin yanında olduğundan emin. İşini tamamlamak için saatleri yok, tek seferde bitirmeli. Yarın ya da ertesi gün, işinin griye boyanabileceğini biliyor ama bu durum, o serüvenin peşine düşmesine engel olacak kadar umrunda değil. Kimi zaman işinin olduğu duvara bakıp “Çok iyiymiş, kim yapmış bunu? İmzası var mı bir yerde?” diyenlerin yanından dilsiz gibi geçiyor, önünde fotoğraf çektiren insanları görüyor. “Ben yaptım!” demeden hayata tutunmak onların işi, saklı tutulan kimlikler, takma isimler ile birçoğu hâlâ sokak sanatı için gizli görevde. No More Lies onlardan biri, Türk bir sokak sanatçısı. Hem de beyaz yakalı. İşleriyle sık sık karşılaşmanız muhtemel, kim bilir belki de sizin ofisinizde çalışıyor? Üzgünüz, bunu hiçbir zaman öğrenemeyeceksiniz. Ama No More Lies dahil, Türkiye’den ve dünyanın pek çok yerinden sokak sanatçıları bu ay Pera’da.

 

C215

 

Sokak sanatı söz konusu olduğunda yeteneğin yanı sıra işin doğası gereği cesur ve bir anlamda aktivist olmak gerektiği şüphesiz doğru ancak sokak sanatı ve graffitinın vandalizm, serseri işi ya da bir ergen uğraşı olduğunu sanıyorsanız mağara resimleri ile kendi hikâyesini anlatmaya başlamış medeniyetimize bir itirazınız var demektir. Bu içgüdüsel yaratı genlerimize kodlanmış bir anlatım biçimi ve tuval yerine duvarları seçmek bir tercih.

 

Mist

 

Pera Müzesi’nde geçtiğimiz ay açılan sergi Afrika ve Hispanik kökenli gençlerin 1970’lerde New York’ta “Buralar bizim!” ve “Biz de varız!” deme arzusuyla duvarları işgal etmesi ile literatürümüze giren sokak sanatına dair birbirinden farklı örnekleri bulabileceğiniz çok renkli ve etkileyici bir proje. Sanatçıların ürettiği işler sadece birer imza değil, çalışmalarında aynı zamanda toplumsal ve sosyal konulara karşı bir eleştiri ve duruş var. Müzedeki işlerin, izinsiz alanlarda geceleri yapılan işlere kıyasla daha steril ve adrenalin ateşlenmeden üretildiği doğru olsa da bunun da bir amacı var: İzleyiciyi sokak sanatına dair ön yargılarından kurtarmak ve sokak sanatının 20. ve 21. yüzyıllardaki gelişimi ve günümüzde geldiği noktaya dair, birbirinden farklı üretim biçimleriyle fikir vermek. Sadece müze alanıyla da sınırlı değil ‘Duvarların Dili’ başlıklı sergi, belediyelerden alınan izinler ile seçili duvarlarda, hatta çöp kamyonlarında bile sanatçıların üretimleriyle buluşmanız mümkün. Sergide ayrıca Paris’in graffiti anlamında en üretken meskeni olan yer altı mezarlıklarının canlandırıldığı alanda 25 yıldır burada çalışan Psyckoze’un peşine düşebilirsiniz. Merve Arkunlar

 

Konusu açılmışken, sokak sanatının en büyük efsanelerinden Banksy röportajımıza bir göz atın.

Yayınlandı: