Tom Çiftlikte

Film
3 5 yıldız üzerinden
Tom at the Farm Tom a la Ferme

Henüz 19 yaşındayken çektiği ‘J’ai tué ma mère’ (2009) ile dünya çapında üne kavuşan Xavier Dolan şimdiden günümüz queer sinemasının önemli yönetmenleri arasında sayılıyor. ‘J’ai tué ma mère’den sonra çektiği ‘Les Amours Imaginaires’ ve ‘Laurence Anyways’le (2012) yine queer temalar etrafında dolanan Dolan, geçtiğimiz yıl Venedik’te yarışan ve FIPRESCI ödülünü kazanan ‘Tom à la ferme’ ile yönünü biraz değiştiriyor ve Hitchcock usulü bir gerilim filmine imza atıyor.

Erkek arkadaşının ölümünün ardından onun ailesini ziyarete giden Tom, sevgilisinin annesinin oğlunun cinsel yöneliminden haberdar olmadığını anlar. Sevgilisinin yakın bir arkadaşıymış gibi kendini tanıtan Tom annenin ısrarı üzerine bir süre çiftlikte kalmaya karar verir. Bu esnada ölen erkek arkadaşının ağabeyi Francis, Tom’un kim olduğundan haberdardır ve kardeşinin eşcinsel olduğunu annesine söylememesi için Tom’u tehdit eder. Çiftlikten bir türlü ayrılamayan Tom ile Francis arasında nefret ve aşk arasında gidip gelen bir ilişki başlar. Aralarındaki cinsel gerilim ikisine de daha önce yapmaya cesaret edemedikleri şeyler yaptıracaktır.

 

Şehirden oldukça uzakta, mısır tarlaları arasında bir çiftlikte geçen filmin dramatik omurgası Tom’un Francis ile yaşadığı cinsel gerilim üzerine kurulu. Aynı odada uyumalarına ve çiftlikte beraber çalışmalarına rağmen herhangi bir tensel temasta bulunmayan ikili arasındaki arızalı ilişki bir süre sonra bir kedi fare oyununa dönüşüyor. Francis tam olarak dışavuramadığı cinsel enerjisini şiddetle boşaltmaya çalışıyor. Daha önceden kasabadaki birçok kişiye saldırdığını ve şiddet uyguladığını öğrendiğimiz Francis, Tom’a da saldırmaya başlıyor fakat bu saldırılar Tom’un Francis’i arzulamasına neden oluyor. Adeta bir köleye dönüşen Tom, Francis’in iktidarı altında olmaktan büyük bir zevk duymaya başlıyor.
 

Dolan’ın atmosfer yaratmadaki becerisini diğer filmlerinde olduğu gibi ‘Tom à la ferme’da da görmek mümkün. Sarı tonların hâkim olduğu, soluk bir atmosfere sahip olan film bu sayede kasvetli ve tedirgin edici bir dünya yaratmayı başarıyor. Tom’un sapsarı mısır tarlalarıyla çevrili çiftlikle hemhal olmasını temsil eden sarı saçlarından, çiftliğin sarı ışıklarla örülü dekorasyonuna kadar Dolan filmindeki her bir öğeyi incelikle tasarlamış. Yönetmenin görsel anlatımdaki becerisinin yanında Francis ile Tom arasındaki tanımlanamaz ilişkiye odaklandığı sahnelerde de oldukça başarılı mizansenler kurduğunu belirtmek gerek. Özellikle kitch’likle tekinsizlik arasında bir haletiruhiyenin yaratıldığı ambardaki tango sahnesi ya da Francis’in Tom’u gece vakti çiftliğin dışında boğazlamaya çalıştığı sahne iki erkek arasındaki gerilimi seyirciye hissettirmeyi başarıyor. Fakat film Francis’in geçmişte yaptıkları üzerinden bir gizem yaratmaya çalışınca tökezlemeye başlıyor. Yönetmen filmin ikinci yarısının büyük bir kısmını bu gizemle ayakta tutmaya çalışıyor ancak çözüm, yaratılan beklentiyi karşılayabilecek güçte olmadığı için film dramatik olarak yeteri kadar yükselemiyor. Bu sebepten filmin hikâyesel anlamda tatmin edici bir noktaya ulaşamadığı söylenebilir. Fakat diğer yandan Dolan’ın her türlü sinemasal anlatım aracına hâkim olan yönetmenlik becerisinin gün geçtikçe olgunlaştığına ‘Tom à la ferme’da şahit oluyoruz. Son filmi ‘Mommy’ ile yönetmenin Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için ilk defa yarıştığını ve Jüri Ödülü’ne layık görüldüğünü düşünürsek Dolan’ın büyük bir sinemacı olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini de rahatça söyleyebiliriz. Ali Deniz Şensöz

 

UZUN LAFIN KISASI Xavier Dolan dördüncü filminde Hitchcock’vari bir gerilim yaratıyor.

Yayınlandı:

Sürüm detayları

Yayın tarihi: 20 Haziran 2014
Süre: 105 dk

Oyuncular ve ekip

Yönetmen: Xavier Dolan
Senaryo: Xavier Dolan
Oyuncular: Xavier Dolan
Pierre-Yves Cardinal
Lise Roy