Burak Becan

Burak Becan

Time Out - Head of Content

News (62)

Anthony Bourdain’in izinde: Dünyayı gezerken ne yedi, nereleri sevdi?

Anthony Bourdain’in izinde: Dünyayı gezerken ne yedi, nereleri sevdi?

Anthony Bourdain’in dünyayı anlatma biçimi, yalnızca gezilecek yerler ya da iyi restoranlar üzerine değildi. Sokak yemeklerinden lüks restoranlara, küçük esnaf lokantalarından pazar tezgâhlarına kadar yemek üzerinden insanları ve kültürleri anlatmayı tercih etti. Şimdi, hayatını ve kariyerinin ilk dönemlerini konu alan yeni film Tony sinemalarda gösterime girerken, Bourdain’in en sevdiği duraklara ve sofralara yeniden dönmenin tam zamanı. Bourdain’i üç kez görme fırsatı bulan Simone FM Spinner, bunların ikisini Colorado’da yaşadı. İlk karşılaşmaları 2013’te Boulder’da, Bourdain’in Eric Ripert ile gerçekleştirdiği ilk Good vs Evil Tour sonrasındaydı. Ripert, Colorado’nun yemek kültürünü överken Bourdain, eyaletin en önemli şeflerinin ve hayranlarının bulunduğu bir salonda Colorado mutfağını hiç çekinmeden eleştirdi. Spinner’ın Bourdain’e duyduğu ilgiyi artıran da bu doğrudan tavrı oldu. Bourdain’in Denver’ın yemek kültürüne yönelik eleştirileri, Spinner’ın daha sonra şehir üzerine ilk kitabını yazmasına ilham verdi ve kitap Bourdain’e ithaf edildi. İkili son olarak Bourdain’in ölümünden bir yıl önce, Ripert’in Cayman Cookout etkinliğinde bir araya geldi. Spinner, o karşılaşmada Bourdain’in yüzünün yorgun ve bitkin göründüğünü anlatıyor. Bourdain’in A Cook’s Tour dönemindeki meraklı ve heyecanlı halini ise hafızasında korumayı tercih eden Spinner, onun seyahat anlayışını kendi hayatına da taşıdı. Yıllar önce yüksek lisans tezinin ardından bir aylık solo seyahate çıkan Spinner;
Yayoi Kusama’nın eserlerini görmek için dünyada 9 adres

Yayoi Kusama’nın eserlerini görmek için dünyada 9 adres

Çağdaş sanatın en tanınan isimlerinden biri olan Yayoi Kusama, 97 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçının stüdyosu, Kusama’nın 14 Ağustos 2026’da Tokyo’daki bir hastanede yaşamını yitirdiğini açıkladı. Yetmiş yıla yayılan kariyeri boyunca Kusama, kendine özgü puantiye desenleri, aynalı enstalasyonları ve balkabağı heykelleriyle çağdaş sanatın en etkili isimlerinden biri haline geldi. Özellikle ziyaretçileri sanat eserinin içine alan Infinity Mirror Rooms (Sonsuzluk Aynası Odaları) serisi, dünyanın dört bir yanından sanatseverleri çekti. Kusama’nın eserleri bugüne kadar dünyanın pek çok müze ve galerisinde sergilendi. Ancak bazı çalışmaları kalıcı olarak belirli şehirlerde bulunuyor. Sanatçının eserlerini görmek isteyenler için Londra’dan Japonya’ya, Los Angeles’tan Sidney’e uzanan dokuz adres şöyle: 1. Infinite Accumulation – Liverpool Street Station, Londra Londra’da işe gidip gelirken karşınıza dev bir Yayoi Kusama eseri çıkmasını beklemeyebilirsiniz. Ancak sanatçının Infinite Accumulation adlı eseri, 2024’ten bu yana Liverpool Street İstasyonu’ndaki Elizabeth Line girişinin önünde ziyaretçileri karşılıyor. Yaklaşık 100 metre uzunluğundaki eser, birbirine bağlanan yansıtıcı çelik kürelerden oluşuyor ve 10 metre yüksekliğe ulaşıyor. Kusama’nın dünyanın herhangi bir yerindeki en büyük kalıcı heykeli olan çalışma, aynı zamanda sanatçının Birleşik Krallık’taki tek kalıcı kamusal eseri. Crossrail Art Programme kapsamında sipariş edilen heykelin yansıtıcı yüzeyleri, çevredeki Lon
Time Out’tan şehir tutkunlarına özel moda ve yaşam markası

Time Out’tan şehir tutkunlarına özel moda ve yaşam markası

“Designed for City Travellers” konseptiyle hazırlanan yeni marka, ilk ürünlerini Kasım 2026’da online pilot uygulamayla satışa sunacak; uluslararası lansman ise Şubat 2027’de gerçekleşecek. Dünyanın şehir yaşamına odaklanan markalarından Time Out, medya ve gastronomi alanındaki faaliyetlerinin ardından moda ve yaşam kategorisine adım atıyor. Time Out Group plc ile Güney Kore merkezli moda şirketi TBH Global, lisans anlaşması kapsamında geliştirilen yeni Time Out moda ve yaşam markasının konumlandırmasını, ilk ürün kategorilerini ve uluslararası lansman planlarını açıkladı. “Designed for City Travellers” (Şehir Gezginleri İçin Tasarlandı) konsepti üzerine kurulan marka, Time Out’un dünyanın önde gelen şehirlerine ilişkin yaklaşık altmış yıllık deneyimini moda ve yaşam ürünlerine taşıyacak. Koleksiyon, yalnızca seyahat edenlere değil, şehirleri günlük hayatının bir parçası olarak keşfedenlere de hitap edecek. İlk ürünler kasım ayında online olarak sunulacak Yeni markanın sınırlı sayıdaki ilk ürünleri Kasım 2026’da online olarak satışa sunulacak. Bu dönem, Şubat 2027’de gerçekleşmesi planlanan resmi uluslararası lansmandan önce bir pilot uygulama niteliği taşıyacak. Pilot koleksiyonda giyim, aksesuar ve güzellik kategorilerinden ürünler yer alacak. Bu süreç aynı zamanda TBH Global’in uluslararası e-ticaret platformunu test etmesine ve daha geniş kapsamlı küresel lansman öncesinde tüketici tepkilerini değerlendirmesine olanak sağlayacak. İlk koleksiyon, biri daha günlük kullan
Karaköy’ün Yeni Rooftop Keşfi: Jade Istanbul

Karaköy’ün Yeni Rooftop Keşfi: Jade Istanbul

Tarihi Yarımada’dan Galata Kulesi’ne uzanan panoramik silüet, paylaşımlık lezzetleri ve yaratıcı miksoloji dokunuşları... Delta Hotels by Marriott Istanbul Karakoy’ün 10. katında kapılarını açan Jade Istanbul, şehre taze, modern ve davetkâr bir teras deneyimi kazandırıyor. Karaköy’ün çok katmanlı enerjisi, yeni ve sıcak bir rooftop buluşma noktasıyla bir araya geliyor. Şehrin canlı ritmini samimi bir teras ortamında hissettiren Jade Istanbul, gün batımı sohbetlerinden geceye uzanan rahat atmosferiyle misafirlerini ağırlamaya başlıyor. Mekân; bir tarafta Galata Kulesi’nin ikonik silüetini, diğer tarafta Boğaz ve Tarihi Yarımada manzarasını kucaklayan sıcak ve kapsayıcı bir konuma sahip.       Paylaşımlık Tabaklar, İmza Kokteyller Şefin hazırladığı Akdeniz mutfağından ilham alan tapas seçkisi ve gurme tatlar masadaki sohbeti merkeze alırken; barda taze botanik dokunuşlar ve özel reçetelerle hazırlanan imza kokteyller manzaraya eşlik ediyor. Seçkin lokal şarap menüsü ise günün yorgunluğunu unutturacak keyifli bir akış yaratıyor. Gündüzden Geceye Uzanan Keyif   Günün keyifli saatleriyle başlayan buluşmalar, akşamın ilerleyen saatlerinde mekanın ruhuna eşlik eden müziklerle hareketleniyor. Sıcak, modern dekorasyonu ve samimi tavrıyla Jade Istanbul; sohbet dolu anlardan keyfili kutlamalara Karaköy’ün yeni rooftop rotası olmaya aday.
2026’nın gece hayatı için dünyanın en iyi 20 şehri

2026’nın gece hayatı için dünyanın en iyi 20 şehri

Gece kulüplerinin kapanması, genç kuşakların alkolsüz seçeneklere yönelmesi ve gece hayatı alışkanlıklarının değişmesi, şehirlerde gece hayatının sona erdiği izlenimini yaratabilir. Ancak tablo bundan oldukça farklı. İnsanların dışarı çıkma biçimi değişiyor olsa da şehirler geceleri boşalmıyor; aksine gece hayatı yeni alışkanlıklara uyum sağlayarak dönüşüyor. Havaların giderek daha sıcak hale gelmesiyle sokak partileri ve çatı katı etkinlikleri daha da popülerleşirken, insanlar artık yalnızca bir ya da iki büyük gece kulübüne gitmek yerine farklı gece hayatı bölgelerinde bar bar dolaşmayı tercih ediyor. Gece kulüpleri de bu dönüşümün dışında kalmıyor. Hatta bazı şehirlerde yerel topluluklar ve yönetimler, tarihi gece hayatı mekânlarını korumak için harekete geçiyor. Berlin’de bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, techno kültürünün UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras kapsamında tanınması oldu. Time Out, 2026’nın gece hayatı açısından öne çıkan şehirlerini belirlemek için 24 binden fazla yerel sakinin görüşlerine başvurdu. Bangkok’tan Berlin’e, Medellín’den Mexico City’ye uzanan araştırmada katılımcılara şehirlerindeki gece hayatının kalitesi, kulüpler ve kokteyl barları, dışarı çıkmanın ne kadar ekonomik olduğu, şehirde topluluk hissinin ne kadar kolay bulunduğu ve gece hayatının ne kadar güvenli, heyecan verici, kapsayıcı ve çeşitli olduğu soruldu. Elde edilen verilerin ardından Time Out’un şehir editörleri, kültür uzmanları ve etkinlik uzmanlarından oluşan bi
Dünyanın en iyi etik yaban hayatı deneyimleri

Dünyanın en iyi etik yaban hayatı deneyimleri

Doğal yaşam alanlarında vahşi hayvanlarla karşılaşmak, seyahatlerin en etkileyici deneyimlerinden biri olabilir. Ancak artan turizm baskısı, kaçak avcılık, habitat kaybı ve iklim değişikliği, yaban hayatının geleceğini tehdit ediyor. Bu nedenle bir safari ya da hayvan gözlemi planlarken, doğaya ve yerel topluluklara katkı sağlayan etik seçenekleri tercih etmek giderek daha önemli hale geliyor. Uganda’nın ormanlarında dağ gorillerinin izini sürmekten Avustralya’nın su altı resiflerini keşfetmeye, Botsvana düzlüklerinde safari yapmaktan Azor Adaları açıklarında balina gözlemlemeye kadar doğal yaşamla karşılaşmak, seyahat deneyimini dönüştürebilecek nitelikte. Ancak günümüzde bu tür deneyimlerin yalnızca ziyaretçiye ne sunduğuna değil, hayvanlar ve yaşadıkları ekosistem üzerindeki etkisine de bakmak gerekiyor. Aşırı turizm, kaçak avcılık, yaşam alanlarının yok olması ve iklim değişikliği çok sayıda türü tehdit ediyor. Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN) verilerine göre dünya genelinde 44 binden fazla tür yok olma tehdidiyle karşı karşıya. WWF’nin son Living Planet Report raporu da biyoçeşitlilik kaybının küresel ölçekte yaygınlaştığını ve 1970’ten bu yana yaban hayatı popülasyonlarının yüzde 73 oranında azaldığını ortaya koyuyor. Bu nedenle bir yaban hayatı deneyimi planlarken, hayvanların refahını ve doğal yaşamın korunmasını merkeze alan tur operatörlerini tercih etmek önem taşıyor. Etik çalışan operatörler genellikle hayvan davranışları konusunda uzman rehberlerle çal
Avrupa’nın ikonik yürüyüş rotası için rezervasyon dönemi

Avrupa’nın ikonik yürüyüş rotası için rezervasyon dönemi

Avrupa’nın en popüler yürüyüş rotalarından biri olan Tour du Mont-Blanc, artan ziyaretçi sayısı nedeniyle yeni bir döneme hazırlanıyor. Fransa’daki yerel yönetimler, Mont Blanc çevresindeki yaklaşık 170 kilometrelik parkur için önümüzdeki bahardan itibaren rezervasyon sisteminin devreye alınmasını istiyor. Alpler’in en yüksek zirvesi Mont Blanc’ın çevresini dolaşan rota, her yıl 80 binden fazla yürüyüşçüyü ağırlıyor. Ancak bu yoğunluk, güzergâh üzerindeki küçük köylerin yanı sıra Saint-Gervais-les-Bains gibi daha büyük yerleşimlerde de altyapı üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Kalabalık, çöp ve doğaya saygısızlık sorun yaratıyor Saint-Gervais-les-Bains Belediye Başkanı Jean-Marc Peillex, İsviçre yayın kuruluşu SRF’ye yaptığı açıklamada, bazı bölümlerde yürüyüşçü gruplarının patikada tek sıra halinde ilerlemek zorunda kaldığını söyledi. Peillex ayrıca artan çöp miktarı ve bazı ziyaretçilerin doğaya karşı saygısız davranışlarının da giderek daha büyük bir sorun haline geldiğini belirtti. Yerel yönetim, yürüyüşçü sayısının bir izin sistemiyle sınırlandırılmasını ve kurallara uymayanlara para cezası uygulanmasını destekliyor. Yeni sistem 2027 baharında başlayabilir Planların 2027 baharında hayata geçirilmesi bekleniyor. Saint-Gervais-les-Bains ve rotadaki bazı Fransız kasabalarında yürüyüşçülerin dağ kulübelerinde konaklamak veya belirlenmiş bivak alanlarında gecelemek için önceden rezervasyon yapması gerekecek. Nid d’Aigle, Tête Rousse ve Goûter gibi bazı dağ sığınaklarında
Dünyanın en sürdürülebilir seyahat destinasyonları

Dünyanın en sürdürülebilir seyahat destinasyonları

Dünyanın dört bir yanında bazı destinasyonlar, turizmi doğayı koruyan, yerel toplulukları destekleyen ve kültürel mirası güçlendiren bir modele dönüştürmeye çalışıyor. İşte sürdürülebilir seyahatin en iyi örneklerini sunan yedi destinasyon. Los Angeles'taki yıkıcı orman yangınları, Kanarya Adaları ve Lanzarote'deki ani seller, yükselen deniz seviyeleri nedeniyle geleceği belirsizleşen Pasifik adaları... İklim değişikliği artık yalnızca bilimsel raporlarda yer alan bir konu değil; dünyanın dört bir yanında yaşamı ve ekosistemleri doğrudan etkiliyor. NASA verilerine göre 2024 yılı, kayıtların tutulmaya başlandığı 1880'den bu yana dünyanın en sıcak yılı olarak kayda geçti. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) son raporları da sera gazı emisyonlarını azaltacak günlük alışkanlıkların hızla yaygınlaşması gerektiğine dikkat çekiyor. Turizm de bu denklemin önemli parçalarından biri. Ulaşım, konaklama ve tüketim alışkanlıkları çevresel etkiler yaratırken, aşırı turizm yerel topluluklar üzerinde ekonomik ve sosyal baskılar oluşturabiliyor. Ancak daha bilinçli seçimler yapmak mümkün. Tren yolculuklarını tercih etmek, yerel ekonomiye katkı sağlayan işletmeleri desteklemek ve sürdürülebilirlik politikaları güçlü olan destinasyonlara yönelmek bu dönüşümün önemli adımları arasında yer alıyor. İşte çevreyi korumaya, yerel toplulukları güçlendirmeye ve turizmin olumlu etkilerini artırmaya odaklanan dünyanın en sürdürülebilir seyahat destinasyonları. 1. Aberdeenshire, İskoçya
2040’ta dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi değişebilir

2040’ta dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi değişebilir

Batıda Loire Vadisi’nin masalsı şatoları, güneyde güneş alan üzüm bağları ve plajları, elbette Paris… Fransa’nın onlarca yıldır dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi olması pek de şaşırtıcı değil. Üstelik ülkeye ulaşmak da giderek kolaylaşıyor. İtalyan demiryolu şirketi Trenitalia’nın, 2029’a kadar Londra-Paris hattında Eurostar’a rakip olacak doğrudan bir tren seferi başlatmayı planladığı belirtiliyor. Ancak turizm dünyasında dengeler değişebilir. Yeni bir trend tahminine göre Fransa’nın zirvedeki hâkimiyeti sonsuza kadar sürmeyebilir. Deloitte ve Google tarafından hazırlanan ortak bir araştırmanın öngörüsüne göre İspanya, 2040 yılına kadar Fransa’yı geride bırakarak dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi olacak. Tahminler, İspanya’nın yılda yaklaşık 110 milyon uluslararası ziyaretçiye ulaşacağını, Fransa’nın ise 105 milyon ziyaretçide kalacağını gösteriyor. Tahminin hazırlandığı dönemde, 2023 verileri üzerinden İspanya’nın yılda yaklaşık 84 milyon ziyaretçisi bulunuyordu. Bu rakam ülkeyi Fransa’nın ardından ikinci sıraya yerleştiriyordu. Aradan geçen iki yılda ise turizmdeki büyüme, bu öngörünün gerçekleşme ihtimalini güçlendirmiş görünüyor. İspanya şimdiden 97 milyon ziyaretçiye ulaştı İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün verilerine göre ülke, geçen yıl 97 milyon uluslararası turist ağırlayarak rekor kırdı. Turistlerin toplam harcamasının ise yaklaşık 135 milyar euro olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, Deloitte ve Google’ın tahminlerini oluştururken kullandığı 2023 verisin
Avrupa’da düşük maliyetli yeni havayolu: Fly2Galicia

Avrupa’da düşük maliyetli yeni havayolu: Fly2Galicia

Avrupa’da seyahat etmeyi sevenler için yeni bir düşük maliyetli havayolu geliyor. İspanya merkezli Fly2Galicia, ilk uçuşlarını bu yılın sonunda gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Havayolu, İspanya’nın kuzeybatısındaki Santiago de Compostela’da bulunan Rosalía de Castro Havalimanı’nı merkez olarak kullanacak. Fly2Galicia’nın ilk uçuşu 1 Aralık 2026 tarihinde yapılacak. Şirket, bu tarihten itibaren sekiz farklı destinasyona haftada toplam 17 sefer düzenlemeyi planlıyor. İlk uçuşların yer aldığı programın 24 Ekim 2027 tarihine kadar sürmesi ve ardından yeniden değerlendirilmesi bekleniyor. Avrupa’nın popüler şehirlerine uçacak Yeni havayolunun rotaları arasında Avrupa’nın sevilen şehirlerinden bazıları da bulunuyor. Uluslararası uçuşlarla Brüksel, Münih, Milano, Prag ve Venedik’e ulaşmak mümkün olacak. Fly2Galicia yalnızca uluslararası uçuşlar da düzenlemeyecek. İspanya içinde Granada, Alicante ve Zaragoza da havayolunun destinasyonları arasında yer alacak. Şirketin ilk uçuşunun ise Zaragoza’ya yapılması planlanıyor. Bilet fiyatları 19 eurodan başlayacak Fly2Galicia’yı özellikle dikkat çekici kılan nokta ise bilet fiyatları. The Sun’ın haberine göre tek yön uçuşlar 19 eurodan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak. Milano ve Brüksel uçuşlarının başlangıç fiyatı 39 euro, Münih, Prag ve Venedik uçuşlarının başlangıç fiyatı ise 49 euro olacak. Üstelik bu fiyatlara iki parça kabin bagajı da dahil olacak. Yolcular, kişisel eşyalarının yanı sıra 8 kilograma kadar bir kabin bagajını da ücret
Yunanistan’da 126 antik müze ve arkeolojik alan 28 Ağustos'ta ücretsiz

Yunanistan’da 126 antik müze ve arkeolojik alan 28 Ağustos'ta ücretsiz

Dolunay gecesinde Delphi’den Antik Olympia’ya, yeraltı dünyasının kapısı olduğuna inanılan Nekromanteion’a kadar 126 tarihi alanı ücretsiz gezebilirsiniz. Yunanistan’da ağustos ayının dolunayını kutlamak artık bir geleneğe dönüşmüş durumda. Ülkenin Kültür Bakanlığı, her yıl dolunay gecesinde yüzlerce arkeolojik alan, anıt ve müzeyi akşam saatlerinde ücretsiz olarak ziyaretçilere açıyor.  Bu yıl etkinlik 28 Ağustos Cuma gecesi gerçekleşecek. Ülke genelindeki 126 arkeolojik alan ve tarihi mekân, yaklaşık 19.30’dan gece yarısına kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek. Bazı noktalarda konserler, koro performansları ve rehberli turlar da düzenlenecek. Antik Yunan’ın en ünlü adresleri dolunayda açık Listenin en dikkat çekici duraklarından biri Delphi. Antik dünyanın dört bir yanından insanların kehanetlerini öğrenmek için geldiği Apollon Tapınağı’nın kutsal alanı, dolunay gecesinde ziyaret edilebilecek. Antik Olympia da etkinliğe katılan önemli merkezlerden. Olimpiyat Oyunları’nın doğduğu yerde hem arkeolojik alan hem de müze gece boyunca açık olacak. Ayrıca arkeologlar eşliğinde rehberli turlar düzenlenecek. Sparta yakınlarındaki Orta Çağ kenti Mystras ise geceyi bir müzik etkinliğiyle karşılayacak. Atina’da Akropolis Müzesi gece yarısına kadar açık Atina’daki Akropolis Müzesi, 28 Ağustos’ta sabah 09.00’dan gece yarısına kadar açık olacak. Müzenin İtalya’da bulunan Antik Yunan sanat eserlerine odaklanan geçici sergisi de bu özel gecede ücretsiz ziyaret edilebilecek. Ancak müzenin reh
Halas 71 yaz sezonunda Bodrum ve Göcek’te

Halas 71 yaz sezonunda Bodrum ve Göcek’te

100 yılı aşkın hikâyesiyle Boğaz’ın simge gemilerinden Halas 71, yaz sezonunda rotasını Ege’ye çeviriyor. Tarihi atmosferini yaz mevsimine özel menülerle buluşturan yat, çok kısa bir süre için Göcek ve Bodrum’da misafirlerini ağırlayacak. 1914 yılında Glasgow’da inşa edilen Halas 71, 100 yılı aşkın tarihine pek çok farklı hikâye sığdırdı. Bir dönem Boğaz’da yolcu vapuru olarak hizmet veren, Gelibolu Deniz Harekâtı’na katılan ve bugün hâlâ aktif durumda olan gemi, geçirdiği dönüşümün ardından nostaljiyi modern lüks anlayışıyla bir araya getiren özel bir charter yat olarak yolculuğuna devam ediyor. Kış aylarında İstanbul Boğazı’nda konumlanan Halas 71, yaz aylarında ise rotasını Ege ve Akdeniz’e çeviriyor. Bu yazın sınırlı süreli durakları arasında Göcek ve Bodrum da bulunuyor. Halas 71, bu iki destinasyonda yalnızca tarihi atmosferini değil, yaz mevsimine özel hazırlanan menülerini de beraberinde getiriyor. Yazın en özel sofralarından biri denizin üzerinde kuruluyor Halas 71’in yaz programını klasik bir tekne gezisinden ayıran temel unsurlardan biri, gastronomiyi deneyimin merkezine yerleştirmesi. Yaz sezonuna özel hazırlanan menüler, deniz üzerinde geçirilen zamanı yalnızca bir yolculuk olmaktan çıkarıp başlı başına bir sofraya dönüştürüyor. Halas 71’in deneyim anlayışında yemek, kutlamanın veya buluşmanın eşlikçisi olmaktan öteye geçiyor. Günün ritmine, rotaya ve davetin atmosferine göre şekillenen sofralar; Boğaz’da olduğu gibi Ege kıyılarında da teknenin zamansız karakte