Burak Becan

Burak Becan

Time Out - Head of Content

News (36)

Tüm zamanların en ünlü 20 tablosu

Tüm zamanların en ünlü 20 tablosu

1. Leonardo da Vinci – Mona Lisa (1503–1519) Sanat tarihinin en ünlü tablosu olarak kabul edilen Mona Lisa, yüzyıllardır çözülemeyen gizemleriyle dikkat çekiyor. Leonardo da Vinci’nin 1503 ile 1517 yılları arasında çalıştığı bu portre, hem modelin kimliği hem de yüzündeki o ünlü gülümsemenin anlamı nedeniyle sürekli tartışma konusu oldu. Resimdeki kadının Floransalı tüccar Francesco del Giocondo’nun eşi Lisa Gherardini olduğu görüşü yaygın kabul görse de, Leonardo’nun annesini resmettiği ya da eserin aslında sanatçının kendine ait bir otoportre olduğu gibi alternatif teoriler de bulunuyor. Ancak tabloyu asıl ölümsüz kılan unsur, izleyiciye göre değişen o belirsiz gülümseme ve Leonardo’nun ustalıkla kullandığı atmosferik perspektif tekniği. Arka plandaki manzara, sisli geçişlerle sonsuza uzanıyormuş hissi vererek figürle bütünleşiyor. Nerede görülebilir? Paris’teki Louvre Müzesi 2. Johannes Vermeer – İnci Küpeli Kız (1665) Johannes Vermeer’in bu ikonik eseri, gerçekçilik ve sadeliğin kusursuz birleşimi olarak görülüyor. 1665 tarihli tablo, fotoğrafik bir netliğe sahip olmasıyla dikkat çekiyor ve sanatçının camera obscura kullanmış olabileceği yönündeki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Tablodaki genç kadının kimliği bilinmiyor; bazı kaynaklar onun Vermeer’in hizmetçisi olabileceğini öne sürüyor. Ancak eser teknik olarak bir portre değil, Hollanda sanatında “tronie” olarak adlandırılan, yüz ifadesi ve karakter çalışmasına odaklanan bir tür. Omzunun üzerinden izleyiciye
Christopher Nolan’ın The Odyssey filminin en etkileyici 7 çekim noktası

Christopher Nolan’ın The Odyssey filminin en etkileyici 7 çekim noktası

Sicilya – İthaka’nın izinde Favignana Adası Filmde Odysseus’un evi olarak görülen İthaka sahneleri, Favignana adasında çekildi. 15. yüzyıldan kalma Castello di Santa Caterina, sarayın dış çekimlerine ev sahipliği yaptı. Seyahat notu: Sicilya’daki Trapani’den feribotla ulaşılabilen ada, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor.   Fas – Essaouira - Antik Truva’nın yeniden doğuşu Truva şehri, Aït Benhaddou’da yeniden inşa edildi. UNESCO mirası bu köy, daha önce birçok epik filme de ev sahipliği yapmıştı. Truva Atı sahneleri ise sahil kenti Essaouira’da çekildi. Fas - Aït Benhaddou UNESCO mirası bu tarihi kasaba, filmde Truva’ya dönüştürüldü. Devasa setler ve binlerce figüranla şehrin yıkılışı burada canlandırıldı. Seyahat notu: Rüzgâr sörfü, tarihi çarşılar ve sahil yürüyüşleriyle Essaouira, Fas’ın en özgün destinasyonlarından biri. Yunanistan – Mitolojik mağaralar ve antik kıyılar Tepegöz Polyphemus’un mağarası sahneleri, Nestor’s Cave çevresinde çekildi. Bölge, antik Yunan mitolojisinin izlerini taşıyor. Seyahat notu: Yakındaki Pylos kasabası, hem tarihi hem de plajlarıyla ideal bir konaklama noktası.   İskoçya – Efsanevi yaratıkların ormanları Filmdeki Laestrygonyalılar sahnesi, Culbin Forest’ta çekildi. Büyücü Kirke’nin evi ise Findlater Castle kalıntılarında hayat buldu. Seyahat notu: Moray kıyıları, kaleleri ve viski rotalarıyla İskoçya’nın en etkileyici bölgelerinden biri. İskoçya – Kirke’nin adası Büyücü Kirke’nin evi, deniz kenarındaki
2000’lerin en iyi 50 şarkısı: Nostaljiye hazır mısınız?

2000’lerin en iyi 50 şarkısı: Nostaljiye hazır mısınız?

2000’ler için nostalji yapma zamanı. MP3 indirmelerinin, vazgeçilmez iPod’ların ve kulaklarımızdan çıkmayan hit’lerin çağı olan bu dönem, müzik tarihinde kendine sağlam bir yer açtı. Şimdi o yıllara dönüp bakmanın tam zamanı. Listede öne çıkan bazı parçalar dönemin ruhunu yeniden hatırlatıyor: 1. Dirrty – Christina Aguilera Aguilera, “Stripped” döneminde adeta kabuğunu kırdı. Daha önceki “temiz” teen-pop imajını geride bırakıp çok daha cesur ve kışkırtıcı bir çizgiye geçti. Bu tarz dönüşümler pop yıldızlarında sık görülür ama bu kadar özgüvenli ve etkileyici yapıldığında gerçekten fark yaratır. Şarkının klibi de başlı başına bir klasik olarak hafızalara kazındı. 2. Date with the Night – Yeah Yeah Yeahs Sadece 155 saniyelik bu parça, Karen O’yu gerçek bir sahne ikonuna dönüştürdü. Grubun ilk albümünden çıkan bu şarkı, kapıyı usulca açmak yerine tekmeyle kırıp içeri dalan bir enerjiye sahip—gürültülü, kaotik ve tamamen özgür. 3. Dry Your Eyes – The Streets   The Streets’in en büyük hit’lerinden biri olan bu parça, ayrılık sonrası yaşanan yıkıcı duyguları merkezine alıyor. Mike Skinner’ın sokak diliyle kurduğu anlatım, şarkıyı hem samimi hem de son derece dokunaklı kılıyor. Adeta duygusal bir iç dökme anı. 4. 22 Grand Job – The Rakes 2005 Londra’sında düşük maaşla yaşamaya çalışan gençlerin gündelik mücadelesini anlatan bu parça, kısa süresine rağmen güçlü bir hikâye sunuyor. Hızlı temposu ve ironik diliyle “genç, çalışıyor ama hâlâ parasız” hissinin müzikal karşılığı. 5
Sürdürülebilir bir tatil için yapılabilecekler

Sürdürülebilir bir tatil için yapılabilecekler

Bugün artık çoğumuz sürdürülebilir bir yaşamın ne anlama geldiğini biliyoruz. Yeniden kullanılabilir şişeler taşıyor, tek kullanımlık plastiklerden kaçınıyor, belki elektrikli araç kullanıyor ya da daha az et tüketmeye çalışıyoruz. Evlerimizi daha verimli hale getiriyor, yatırımlarımızı bile “yeşil” seçeneklere yönlendiriyoruz. Tüm bunlar önemli. Dahası, bireysel dönüşüm arttıkça şirketler de değişmek zorunda kalıyor. Ama çoğu zaman gözden kaçan bir alan var: Seyahat alışkanlıklarımız. 2026 itibarıyla turizm sektörü, iklim krizi ve yerel topluluklar üzerindeki baskı nedeniyle hiç olmadığı kadar kritik bir eşikte. Ancak doğru tercihlerle seyahat etmek hâlâ mümkün—hatta olumlu etki yaratmak bile. İşte bir sonraki yolculuğunu planlarken dikkate alman gereken 13 sürdürülebilir seyahat önerisi: 1. Sürdürülebilir turizm için çalışan yerleri seç Artık bazı şehirler ve ülkeler turizmi dönüştürmek için ciddi adımlar atıyor. Örneğin Kosta Rika’nın %30’u koruma alanı olarak ayrılmış durumda. Kopenhag ise atıkları enerjiye dönüştüren projeleriyle Avrupa’nın en dikkat çekici sürdürülebilir şehirlerinden biri. Seyahat ederken sadece “güzel” değil, geleceğe yatırım yapan yerleri seçmek önemli. 2. Uçak yerine tren ve otobüsü düşün Havacılık sektörü küresel karbon salımının yaklaşık %2,5’ini oluşturuyor. Bu yüzden 2026’da “yavaş seyahat” trendi artık bir tercih değil, bir gereklilik. Kısa ve orta mesafelerde tren ya da otobüs kullanmak: Karbon ayak izini ciddi ölçüde azaltır Yolculuğu deneyi
Dünyanın en yaşanabilir şehirleri açıklandı

Dünyanın en yaşanabilir şehirleri açıklandı

Danimarka’nın başkenti Kopenhag, 2025’te Viyana’yı geride bırakarak yükseldiği birinciliği bu yıl da korudu ve üst üste ikinci kez dünyanın en yaşanabilir şehri seçildi. Liste nasıl hazırlanıyor? Economist Intelligence Unit tarafından hazırlanan endeks, dünya genelinde 173 şehri beş ana başlık altında değerlendiriyor: İstikrar Sağlık hizmetleri Kültür ve çevre Eğitim Altyapı Toplamda 30 farklı kriterin dikkate alındığı araştırmada, çatışma riski, toplu taşıma kalitesi ve konut olanakları gibi birçok faktör puanlamaya dahil ediliyor. Kopenhag neden zirvede? Kopenhag, 100 üzerinden 98 puan alarak listenin en üst sırasında yer aldı. Şehir; İstikrar Eğitim Altyapı kategorilerinde tam puan alırken, sağlık hizmetlerinde 96, kültür ve çevrede ise 95 puan aldı. Denizle iç içe yaşam, yüzülebilir liman alanları, bisiklet dostu ulaşım ağı ve yüksek yaşam kalitesi, şehrin öne çıkan özellikleri arasında. Öyle ki Kopenhag, yaşam kalitesine güvenerek başka ülkelerden taşınmak isteyenleri aktif olarak teşvik eden şehirlerden biri. İlk 10’da kimler var? Listenin ikinci sırasında yine Viyana yer alırken, üçüncü sıraya Melbourne yükseldi. Avustralya şehirleri bu yıl güçlü bir performans gösterdi; Sydney dördüncü sıraya çıkarken, Adelaide de ilk 10’da kendine yer buldu. İsviçre’den Zürih ve Cenevre beşinci ve altıncı sıraları alırken, Japonya’dan Osaka ve Tokyo da listeye girdi. Vancouver, ilk 10’daki tek Kuzey Amerika şehri oldu. Dikkat çeken bir diğer detay ise listedeki tüm şehirlerin e
Avrupa seyahatinde yeni dönem: ETIAS yine ertelendi

Avrupa seyahatinde yeni dönem: ETIAS yine ertelendi

Avrupa Birliği’nin uzun süredir hazırlıklarını sürdürdüğü ETIAS (Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi), teknik aksaklıklar nedeniyle planlanan tarihte devreye giremeyecek. Özellikle yaz aylarında Avrupa’ya gidenlerin sıkça karşılaştığı havalimanı kuyrukları, bu gecikmenin başlıca nedeni. Nisan 2026’da yürürlüğe giren yeni sınır sistemi EES (Giriş/Çıkış Sistemi), birçok ülkede ciddi yoğunluk yarattı. ETIAS nedir? ETIAS, Schengen bölgesine seyahat edecek AB vatandaşı olmayanlar için getirilecek bir ön onay sistemi. ABD’deki ESTA’ya benzer şekilde çalışıyor. Sistem devreye girdiğinde yolcular, seyahat öncesinde online başvuru yapacak. Onay alanlar, 180 gün içinde en fazla 90 gün Avrupa’da kalabilecek. Neden ertelendi? ETIAS’ın gecikmesinin arkasında, yeni sınır sistemi EES’te yaşanan teknik sorunlar var. Parmak izi ve yüz tanıma zorunluluğu getiren sistem, bazı havalimanlarında 5 saate varan kuyruklara yol açtı. Yaz sezonunda artan yolcu sayısıyla birlikte bu aksaklıkların büyümesinden endişe ediliyor. Ne zaman başlayacak? ETIAS’ın 2026’nın son aylarında yürürlüğe girmesi planlanıyordu. Ancak bu takvimin gerçekçi olmadığı açıklandı. Yeni tarih henüz netleşmese de sistemin 2027’ye ertelenmesi bekleniyor. Ücret ve başvuru süreci Başvuru süresi: yaklaşık 15 dakika Ücret: 20 euro Gerekli bilgiler: pasaport, e-posta, banka/kredi kartı Onay süresi: bazı durumlarda 30 güne kadar çıkabiliyor Geçerlilik: 3 yıl veya pasaport süresi Hangi ülkelerde geçerli olacak? ETIAS, Sche
Dünyanın en güvenli ülkeleri açıklandı

Dünyanın en güvenli ülkeleri açıklandı

Günümüzde seyahat planı yaparken güvenlik her zamankinden daha önemli. Tam da bu noktada devreye giren Küresel Barış Endeksi, dünya genelinde 163 ülkeyi; iç ve dış çatışmalar, askerî harcamalar, güvenlik ve toplumsal huzur gibi kriterlere göre değerlendiriyor. Ülkeler, 1’den 5’e uzanan bir ölçekle puanlanıyor. Listenin birincisi bu yıl da açık ara farkla İzlanda oldu. Uzun süredir zirveyi bırakmayan ülke, “dünyanın en güvenli destinasyonu” unvanını koruyor. Avrupa genelinde ise tablo oldukça güçlü. İsviçre, Avrupa’nın en güvenli ikinci ülkesi olurken dünya sıralamasında üçüncü sırada yer aldı (ikinci sırada Yeni Zelanda bulunuyor). Slovenya ise Avrupa üçüncüsü ve dünya dördüncüsü olarak dikkat çekiyor. Avrupa hâlâ en güvenli bölge Rapor, Batı ve Orta Avrupa’nın dünyanın en huzurlu bölgesi olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Bu durum, bölgedeki askerî harcamalardaki artışa rağmen değişmiş değil. Öte yandan bazı ülkelerde dikkat çeken değişimler de var. Polonya, 2025’te 45. sıradayken 2026’da 22. sıraya yükselerek en büyük sıçramayı yapan ülkelerden biri oldu. Fransa ise Batı ve Orta Avrupa’nın en az güvenli ülkesi olarak öne çıkıyor. Ülkede gece yalnız yürürken kendini güvende hissetmeyenlerin oranı dikkat çekici seviyede. Avrupa’nın en güvenli 7 ülkesi (2026) İzlanda İsviçre Slovenya İrlanda Avusturya Portekiz Finlandiya Avrupa’nın bu listede ağırlığını koruması, özellikle yaz tatili planlayanlar için kıtayı yeniden cazip seçeneklerden biri haline getiriyor. Güvenli, düze
Avrupa’nın en iyi pizzacıları

Avrupa’nın en iyi pizzacıları

Her yıl gastronomi dünyasında yakından takip edilen Top 50 Pizza listesi, 2026’nın en iyi Avrupa pizzacılarını açıkladı. Amsterdam’dan Bratislava’ya, Viyana’dan Lizbon’a uzanan seçki, kıtanın farklı mutfak anlayışlarını bir araya getiriyor. Listenin zirvesinde ise sürpriz yok. Londra merkezli Napoli on the Road, üst üste üçüncü kez Avrupa’nın en iyi pizzacısı seçildi. Napoli yakınlarındaki Maddaloni kasabasından gelen şef Michele Pascarella tarafından kurulan marka, bir sokak pizza kamyonundan çıkarak bugün şehirde üç farklı şubeye ulaşmış durumda. İkinci sırada Madrid’den Baldoria yer alıyor. Mekânın imza lezzetlerinden “Búfala Fest” pizzası, daha önce Time Out’un dünya çapındaki en iyi pizzalar listesine de girmiş ve gastronomi çevrelerinden övgü toplamıştı. Üçüncülük Fransa’nın Puteaux kentindeki IMperfetto’ya giderken, ilk beş sıralaması İngiltere ve İspanya’dan diğer iddialı pizzacılarla tamamlanıyor. Listede İtalya’nın yer almaması ise dikkat çekiyor. Ancak bunun nedeni oldukça basit: Pizza kültürünün doğduğu ülkede öne çıkan adreslerin fazlalığı nedeniyle, İtalya için ayrı bir sıralama hazırlanıyor. Avrupa’nın en iyi 10 pizzacısı (2026) Napoli on the Road – Londra, İngiltere Baldoria – Madrid, İspanya IMperfetto – Puteaux, Fransa 50 Kalò – Londra, İngiltere Sartoria Panatieri – Barselona, İspanya Pizza Zulu – Fürth, Almanya nNea – Amsterdam, Hollanda Sapori Italiani U Taliana – Bratislava, Slovakya Forno d’Oro – Lizbon, Portekiz Via Toledo – Viyana, Avusturya
Birleşik Krallık’ın en iyi plajları açıklandı

Birleşik Krallık’ın en iyi plajları açıklandı

  Birleşik Krallık’ın kıyı şeridi, sanılanın aksine dünyanın en etkileyici sahillerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Evet, Karayipler’deki gibi bembeyaz ve kesintisiz kumlar her yerde yok; ancak Britanya sahillerinin asıl gücü çeşitliliğinde yatıyor. Yüksek kireçtaşı kayalıkları, dramatik kum tepeleri, saklı koylar, çakıllı plajlar ve gelgit havuzları… Kimi sahiller hareketli kasabaların hemen yanı başında, kimileri ise tamamen izole ve doğayla baş başa. Toplamda binlerce kilometreye yayılan kıyı şeridinde yaklaşık 1.500 plaj bulunuyor. Peki hangileri gerçekten görülmeye değer? Time Out’un 2026 rehberi tam da bu soruya yanıt veriyor. Listede herkes için bir şey var: klasik sahil kasabalarında güneşleneceğiniz noktalar, uzak adalardaki ipeksi kumlar, yeniden keşfedilen destinasyonlar ve zamansız favoriler. 2026 listesinde 10 plaj yer alıyor; bunların beşi bu yıl ilk kez listeye girdi. Cornwall’dan İskoçya’nın batı adalarına kadar uzanan bu seçkide, havlunuzu serip denize girmek isteyeceğiniz en iyi adresler bir araya geliyor. Birleşik Krallık’ın en güzel plajları 1. Traeth Llanddwyn (Newborough Beach), Anglesey En iyi yanı: Kartpostallık manzaralar Krem rengi kumlar, beyaz bir deniz feneri, çiçeklerle kaplı kum tepeleri ve arkada yükselen çam ormanları… Traeth Llanddwyn, neredeyse gerçek olamayacak kadar güzel bir manzara sunuyor. 5,5 kilometreyi aşan uzunluğu ve görece izole konumu sayesinde kalabalık hissi pek yaşanmıyor. Gelgit çekildiğinde, Galler’in “aşk adası” olara
Avrupa’yı gezip insanlarla sohbet ederek para kazanabileceğiniz iş

Avrupa’yı gezip insanlarla sohbet ederek para kazanabileceğiniz iş

Kişisel gelişim odaklı uygulama RiseGuide, “Global Charisma Scout” adını verdiği bir pozisyon için başvuru almaya başladı. İşin özeti ise oldukça basit: Avrupa şehirlerini dolaşarak farklı ortamlarda insanlarla sohbet etmek ve bu deneyimleri kayıt altına almak. Seçilecek kişi; kafelerde, barlarda, kuyruklarda ve kamusal alanlarda yabancılarla iletişim kuracak, bu karşılaşmaları “iletişim kurma kolaylığı” açısından değerlendirecek. Elde edilen veriler, Avrupa’nın en “sosyal” şehirlerini belirlemek için kullanılacak. Şartlar ve detaylar Pozisyon için dışa dönük, iletişimi güçlü ve farklı ortamlara kolay uyum sağlayabilen adaylar aranıyor. Avrupa Birliği ülkeleri içinde rahat seyahat edebilmek ve iki ay boyunca sürekli hareket halinde yaşamaya açık olmak da önemli kriterler arasında. İspanyolca, Fransızca, Almanca ya da İtalyanca bilmek zorunlu değil ancak avantaj sağlıyor. Program kapsamında Roma, Barselona, Lizbon, Paris, Dublin, Atina, Amsterdam ve Berlin gibi şehirler ziyaret edilecek. Seçilen adaya aylık yaklaşık 2.630 euro ödeme yapılacak; ayrıca uçak biletleri, konaklama ve deneyimlerin tamamı karşılanacak. Başvuru süreci Başvurmak isteyenlerin 3-4 dakikalık bir video hazırlayarak neden bu pozisyona uygun olduklarını ve en çok hangi şehri ziyaret etmek istediklerini anlatmaları gerekiyor. Bunun yanı sıra en az iki farklı sosyal medya hesabının da paylaşılması isteniyor. Başvurular için net bir son tarih açıklanmış değil. Bu nedenle ilgilenenlerin hızlı davranmasında fayda
Her sinemaseverin görmesi gereken 100 yer

Her sinemaseverin görmesi gereken 100 yer

En son ne zaman gerçekten heyecan verici bir yere gittiniz? Uzun süre evde geçirilen günlerin ardından, filmler bizi uzak, egzotik coğrafyalara götüren birer pasaporta dönüştü. İşte tam da bu kaçış hissinden yola çıkarak, dünya genelinde her sinemasevere, sinefile ve pop kültürü meraklısına hitap eden 100 noktayı bir araya getirdik. Listede efsanevi film mekânlarından stüdyo turlarına, sinema müzelerinden “Meg Ryan ne yiyorsa onu söylemeliyim” dedirten şarküterilere kadar her şey var. Üç farklı ikonik merdiven, bir-iki hapishane, birkaç tekne ve en az bir tren kazası da cabası. Eğer bunlar DVD koleksiyonunuzu heyecanlandırmaya yetmezse, Ferris’in okul kırdığı liseyi ve Breakfast Club’ın ceza çektiği okulu da bulabilirsiniz. Üstelik odanızdan “007” tuşlayarak servis çağırabileceğiniz bir sinema otelinde konaklama şansınız da var. Keyifli keşifler.  Cape Town’dan Amsterdam’a: İşte dünyanın en güzel 100 sinema mekanı. 1. Platform 9¾, Londra Harry Potter’ın Hogwarts’a gitmek için King’s Cross İstasyonu’nda duvardan geçip 9¾ numaralı perona ulaştığını hatırlarsınız. İnsanların gerçekten denemeye kalkışmasını engellemek için olsa gerek, istasyonda bunun sihirli bir fotoğraf versiyonu yapılmış: 8 ve 9 numaralı gerçek peronların arasında duvara gömülü bir bagaj arabası, sanki Hogsmeade’e gidiyormuşsunuz gibi bir illüzyon yaratıyor. 2. Eastern State Penitentiary, Philadelphia Philadelphia’nın merkezindeki bu eski hapishane-müze, çoğu ziyaretçinin Al Capone’un yedi ay geçirdiği şaşırtı
Avrupa’da sıcaktan kaçanların yeni rotaları

Avrupa’da sıcaktan kaçanların yeni rotaları

Avrupa’yı etkisi altına alan rekor sıcak hava dalgası, tatil planlarını da değiştirdi. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan aşırı sıcakların ardından seyahat tercihleri hızla farklı bir yöne kaydı. Güneşten kaçmak isteyenler bu kez Akdeniz sahilleri yerine daha serin rotalara yöneliyor. Seyahat platformu Opodo’nun paylaştığı yeni verilere göre, sıcak hava dalgasının hemen ardından daha ılıman Avrupa şehirlerine yönelik aramalarda ciddi bir artış yaşandı. Bu değişim, son dönemin yükselen seyahat trendi olan “coolcation” (serin tatil) kavramını yeniden gündeme taşıdı. “Coolcation”, en basit haliyle yaz tatilini bilinçli olarak daha serin destinasyonlarda geçirmeyi ifade ediyor. Amaç; bunaltıcı sıcaklar yerine doğa, temiz hava ve daha konforlu bir iklimde tatil yapmak. Listenin zirvesinde Göteborg var Ağustos ayında ortalama 13-21°C arasında değişen sıcaklıklarıyla İsveç’in Göteborg kenti, 2026 yazı için “coolcation” listesinde ilk sırada yer alıyor. Stockholm’e kıyasla daha sakin bir atmosfer sunan şehir; kanalları, renkli ahşap evleri ve denizle iç içe yapısıyla öne çıkıyor. Şehrin güney takımadalarında feribotla ada turu yapmak ve Haga bölgesinde kahve molası vermek, Göteborg deneyiminin öne çıkan parçaları arasında. Stockholm de listede üst sıralarda İkinci sırada yer alan Stockholm, benzer iklim koşulları ve güçlü doğa-kent dengesiyle dikkat çekiyor. 14 ada üzerine kurulu şehirde suya ulaşmak her zaman mümkün. Yaz aylarında şehir kültürünün önemli bir parçası olan açık hava yüzm