Burak Becan

Burak Becan

Time Out - Head of Content

News (22)

Avrupa’da sıcak hava dalgası alarmı: Tatil rotalarında rekor sıcaklıklar

Avrupa’da sıcak hava dalgası alarmı: Tatil rotalarında rekor sıcaklıklar

İngiltere’de de durum ciddi. Ülkenin güneyinde sıcaklıkların 37-38 dereceye kadar çıkması beklenirken, yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklık çok daha yukarı seviyelere ulaşıyor. Meteoroloji kurumu Met Office, İngiltere ve Galler’in bazı bölgeleri için nadir görülen “kırmızı sıcaklık uyarısı” verildi. Bu uyarı, sıcakların yalnızca rahatsız edici değil, aynı zamanda hayati risk oluşturabileceği anlamına geliyor. Yetkililer, ulaşım ve enerji altyapısının da bu durumdan etkilenebileceği konusunda uyarıyor. Avrupa genelinde durum daha da çarpıcı Fransa’nın yarısından fazlası kırmızı alarm altında. Bordeaux gibi şehirlerde sıcaklık 42 dereceyi görürken, ülke tarihinin en sıcak günlerinden biri yaşandı; bazı bölgelerde termometreler 44 dereceyi aştı. Paris’te aşırı sıcaklar nedeniyle etkinliklere sınırlamalar getirilirken, Eyfel Kulesi ve Louvre gibi önemli turistik noktalar ziyaret saatlerini kısalttı. İspanya’da da tablo benzer. Özellikle güneydeki Córdoba çevresinde sıcaklıkların 44 derecenin üzerine çıkması bekleniyor. Ülkenin büyük bölümünde alarm seviyeleri yükseltilirken, bazı bölgelerde kırmızı uyarı verildi. İtalya’da ise Roma, Milano ve Floransa dahil birçok şehirde sıcak hava dalgası nedeniyle yüksek risk uyarısı yapıldı. Almanya, Belçika ve Portekiz de haftayı aşırı sıcaklarla geçirirken, özellikle açık alanlarda yaşanan kazalar ve sağlık sorunlarında artış dikkat çekiyor. Sıcakların nedeni ne? Uzmanlara göre bu aşırı sıcakların arkasında, Afrika üzerinden gelen güçlü
Bükreş, Sofya, İstanbul treni seferlerine başladı

Bükreş, Sofya, İstanbul treni seferlerine başladı

Romanya ulusal demiryolu şirketi CFR Călători, Bükreş çıkışlı olarak Türkiye ve Bulgaristan'ın popüler turizm merkezlerine doğrudan ulaşım sağlayan yaz seferlerini tekrar devreye aldı. Başlangıç fiyatı 27 Euro olarak belirlenen biletlerle, yolcular bu yaz döneminde Bükreş’ten İstanbul, Sofya ve Bulgaristan’ın Karadeniz sahil şeridine herhangi bir aktarma yapmadan seyahat edebilecekler. Euronews'un haberine göre; "România" adı verilen sezonluk uluslararası tren hattı, Bükreş ile Varna, Sofya ve İstanbul Halkalı arasında her gün karşılıklı seferler düzenleyecek. Demiryolu işletmesi, bu direkt hatların özellikle Türkiye ve Bulgaristan'da tatil yapmayı düşünen seyahatseverler için hem bütçe dostu hem de konforlu bir seçenek oluşturduğunu belirtiyor. Ekim ayının ortasına kadar aktif kalacak olan sezonluk seferlerden Bükreş–Varna hattı 12 Haziran'da ilk yolculuğunu gerçekleştirdi. İstanbul ve Sofya yönüne giden aktarmasız trenler ise bu tarihten bir gün sonra yola çıktı. Tüm hatlarda seferler 12 Ekim'e kadar devam edecek; yalnızca Varna'dan dönüş treni gidiş yönüne kıyasla bir gün önce, yani 11 Ekim tarihinde son bulacak.   Neden bu rotaları tercih etmeli? Eğer Akdeniz’deki kalabalık ve klasikleşmiş tatil rotalarına alternatif arıyorsanız, Karadeniz kıyıları tam size göre olabilir. Varna, bölgenin en büyük tatil destinasyonlarından biri ve Bulgaristan’ın denizcilik başkenti olarak biliniyor. Şehirde plajların yanı sıra Roma Hamamları kompleksi ve ülkenin en büyük müzelerinden biri
Avrupa’da havayolları artık kabin bagajı için ücret alamayacak

Avrupa’da havayolları artık kabin bagajı için ücret alamayacak

Avrupa Birliği’nde milyonlarca yolcuyu ilgilendiren önemli bir düzenleme hayata geçiyor. Uzun süredir tartışılan hava yolu yolcu hakları konusunda kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Yeni kurallarla birlikte, kabin bagajı için alınan ek ücretlerin büyük ölçüde kaldırılması ve uçuş gecikmelerinde yolcuların tazminat haklarının korunması kararlaştırıldı. En dikkat çeken değişikliklerden biri el bagajı konusunda. Yeni düzenlemeye göre yolcular, uçağa ücretsiz olarak bir adet kabin bagajı ile koltuk altına sığabilecek kişisel eşyalarını alabilecek. Kabin bagajının maksimum 55 x 40 x 20 cm ölçülerinde ve yaklaşık 7–8 kilogram ağırlığında olması gerekiyor. Bu sınırlar içindeki valizler için artık ekstra ücret talep edilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu adım, özellikle düşük maliyetli hava yolu şirketlerinin yıllardır uyguladığı “ekstra bagaj ücreti” modeline doğrudan müdahale anlamına geliyor. Ancak düzenleme, bagajsız seyahat etmek isteyen yolcular için daha uygun fiyatlı bilet seçeneklerinin sunulmasına da imkân tanıyor. Yeni anlaşma yalnızca bagajla sınırlı değil. Uçuş gecikmelerinde yolcuların hakları da korunmaya devam ediyor. Mevcut sistem büyük ölçüde sabit kalırken, yolcular üç saat ve üzeri gecikmelerde tazminat talep edebilecek. Uçuş mesafesine göre değişen bu tazminatlar 250 ila 600 euro arasında olacak. Daha önce Avrupa Komisyonu’nun bu süreyi beş saate çıkarma önerisi gündeme gelmişti, ancak müzakereler sonucunda yolcular lehine mevcut uygulama korunmuş oldu. Yeni k
İstanbul’un sevilen kahvecisi Cup of Joy, Londra’da ilk şubesini açıyor

İstanbul’un sevilen kahvecisi Cup of Joy, Londra’da ilk şubesini açıyor

Londra'da açılacak yeni şube, ödüllü restoran Jikoni’nin hemen karşısında, Blandford Street üzerinde yer alacak. Yani hem işe yetişmeye çalışanlar hem alışveriş molası verenler hem de hızlı bir kahve kaçamağı yapmak isteyenler için tam isabet bir konum. İstanbul’un köklü kahve geleneği ile modern kahvecilik anlayışını bir araya getiren şehir kültürü, Cup of Joy’un ruhuna da doğrudan yansıyor. Mekânda kullanılan özel kahve harmanı; El Salvador, Brezilya ve Kolombiya’dan gelen sürdürülebilir Arabica çekirdeklerinden hazırlanıyor. Ortaya çıkan lezzet profili ise bitter çikolata, portakal ve fındık notaları taşıyor. Burada sadece kahve değil, sunum da deneyimin önemli bir parçası. Cup of Joy, içeceklerini markanın kurucusu Gökçe Kalyoncu’nun elinden çıkan, her biri kendine özgü seramiklerde servis ediyor. Kalyoncu’nun aynı zamanda bir  seramik sanatçısı olması da mekâna ayrı bir karakter katıyor. Menü de en az kahveler kadar iddialı. Beyaz peynir ve atalık tohum domatesle hazırlanan imza bageller, yumuratalı seçenekler, antep fıstıklı yulaf ve doyurucu tostlar öne çıkan seçenekler arasında. Tatlı tarafında ise İstanbul kafelerine yakışır şekilde oldukça cazip alternatifler var. Bunların başında, portakal aromalı rooibos şurubuyla ıslatılmış haşhaşlı kek ve kremayla servis edilen “Baba Au Tea” geliyor. 2013 yılında Bebek’te açılan ilk şubesiyle yola çıkan Cup of Joy, bugün Türkiye genelinde sekiz farklı noktada hizmet veriyor. Londra’daki yeni mekânın tasarımı ise Ebba Architects’
33. İstanbul Caz Festivali 30 Haziran'da başlıyor

33. İstanbul Caz Festivali 30 Haziran'da başlıyor

 Marcus Miller’dan Robert Plant’e, Arooj Aftab’dan Thee Sacred Souls’a uzanan programıyla festival, 30 Haziran - 13 Temmuz tarihleri arasında 200’e yakın sanatçıyı ağırlayacak. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenecek festival, +1’li Gece Gezmesi, Caz Vapuru, Parklarda Caz ve çocuk atölyeleri gibi gelenekselleşen etkinlikleriyle de şehrin ritmini değiştirmeye hazırlanıyor. Festival ayrıca bu yıl 11 Temmuz’da Pera 77’de düzenlenecek gecede, caz vokalisti Erdem Özkan Trio’nun canlı performansı eşliğinde müzik ve gastronomiyi bir araya getirerek izleyicilere cazın farklı tatlarını keşfetme fırsatı sunacak. Festival, üç büyük konserle açılıyor İstanbul Caz Festivali, ilk üç gününde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda üç özel konserle müzikseverleri ağırlayacak.  Festivalin açılışını 30 Haziran Salı akşamı, bas gitarın yaşayan efsanelerinden Marcus Miller yapacak. Miller, doğumunun 100. yılında ustası Miles Davis’i anmak için hazırladığı “WE WANT MILES!” projesiyle İstanbul’da sahneye çıkacak.  1 Temmuz’da, son yılların en çok konuşulan soul gruplarından Thee Sacred Souls ilk Türkiye konserini verecek. Thee Sacred Souls öncesi Los Angeles çıkışlı sevilen enstrümantal üçlü LA LOM sahneye çıkacak. 2 Temmuz’da rock müzik tarihinin en önemli figürlerinden Robert Plant, büyük ilgi gören yeni projesi Saving Grace ve Suzi Dian ile festival izleyicisiyle buluşacak. İlk haftanın dikkat çeken isimleri  Festivalin ilk haftasında; Grammy
ENKA Vakfı destekleriyle, 54. İstanbul Müzik Festivali’nde

ENKA Vakfı destekleriyle, 54. İstanbul Müzik Festivali’nde

Bu özel performans, 13 Haziran Cumartesi saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak. CCN/Aterballetto festivale, dünya çağdaş dans sahnesinin önde gelen koreograflarından Angelin Preljocaj, Crysal Pite, Iratxe Ansa ve Igor Bcovich imzası taşıyan üçlü bir programla konuk olmaya hazırlanıyor. Programın açılışında yer alan Mavi Rapsodi (Rhapsody in Blue), 2013’ten bu yana ortak üretimleriyle özgün bir estetik dil geliştiren Iratxe Ansa ile Igor Bacovich’in koreografisiyle sahneye taşınacak. Ödüllü Fransız koreograf Angelin Preljocaj imzalı, Beethoven’ın Ayışığı Sonatı eşliğindeki Reconciliatio (Uzlaşma), dansın sözcüklerin ötesine geçen anlatım gücünü gözler önüne serecek. Gecenin finalini yapacak olan Kanadalı koreograf Crystal Pite’ın Solo Echo (Yalnız Yankı) adlı eseri ise, Brahms’ın iki viyolonsel sonatı ile Mark Strand’ın Kış için Dizeler şiirinden beslenerek kaybediş ve kabulleniş üzerine duyarlı, şiirsel ve çarpıcı bir anlatı kuracak.  Program, ülkemizin iki genç yeteneği; viyolonselci Dorukhan Doruk ile piyanist Korkmaz Can Sağlam’ın Brahms ve Beethoven sonatlarına getirdiği güçlü yorumlarla bir müzik ve dans şölenine dönüşecek.  İKSV’nin farklı disiplinlerdeki festivallerine 1984 yılından bu yana kesintisiz destek veren ENKA Vakfı’nın, 54. İstanbul Müzik Festivali kapsamında gösteri sponsorluğunu üstlendiği CCN/Aterballetto’nun Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’ndaki bu seçkin programı, 13 Haziran Cumartesi günü saat 20.00’
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'ndan “Bu bir değişim çağrısıdır” kampanyası

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'ndan “Bu bir değişim çağrısıdır” kampanyası

“Bu Bir Değişim Çağrısıdır” kampanyası, günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız toplumsal sorunların ardındaki temel nedenlerden birine işaret ediyor: Eğitim eksikliği. Trafikte ambulansa yol vermemek, çevreyi kirletmek, toplumsal kurallara uymamak, kamusal alanları özenli kullanmamak veya şiddet gibi pek çok olumsuzluk, yalnızca bir davranış problemi değil; aynı zamanda eğitimle şekillenen değerler, farkındalık ve sorumluluk bilinciyle doğrudan ilişkili konular olarak ele alınıyor. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 1995 yılında eğitimin her şeyin başı olduğu inancıyla kuruldu. Kuruluşundan bu yana “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” anlayışıyla hareket eden vakıf, çocukların nitelikli eğitim olanaklarına erişimini destekleyerek daha güçlü, daha bilinçli ve daha yaşanabilir bir toplumun temellerini oluşturmayı amaçlıyor. TEGV, kuruluşundan bu yana eğitimin bireyleri dönüştüren, bireylerin de toplumu geliştiren en güçlü araç olduğuna inanıyor ve çalışmalarını bu anlayışla sürdürüyor. TEGV, eğitim manifestosunu “Eğitim güçtür. Eğitim haktır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, bazı çocukların sahip olabileceği tek güç, tek fırsattır. Eğitim, sadece okumaya-yazmaya, sayı saymaya, bilgi edinmeye değil kendi gücünü keşfetmeye ve toplumu dönüştürmeye yarar.” sözleriyle ifade ediyor. Bu bakış açısından hareketle hazırlanan “Bu Bir Değişim Çağrısıdır” kampanyası, günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız toplumsal sorunların ardındaki temel nedenlerden birine işaret ediyor: Eğitim
Bu Sezon Rota İDO ile Çeşme’den Sakız’a

Bu Sezon Rota İDO ile Çeşme’den Sakız’a

İDO, Ege’deki yeni hattı Çeşme- Sakız seferlerinin ilk yolculuğunu başarıyla gerçekleştirdi. 15 Mayıs’ta başlayan sefer kapsamında Çeşme’den hareket eden İDO Deniz Otobüsü, 216 yolcusuyla yalnızca 25 dakikada Sakız Adası’na ulaştı. İlk sefere; İDO satış ve pazarlama ekiplerinin yanı sıra Türk-Yunan dostluğunun önemli temsilcilerinden Maria Ekmekçioğlu da davetli olarak katıldı. Sakız Adası’nda İDO heyeti, Sakız Belediye Başkan Yardımcısı ve Turizm Müdürü tarafından karşılandı. Gerçekleşen görüşmelerde iki ülke arasındaki turizm hareketliliği, kültürel bağların güçlendirilmesi ve karşılıklı ziyaretlerin artırılmasına yönelik olumlu mesajlar verildi.   İDO İLE ÇEŞME-SAKIZ SEFERİ 1 HAZİRAN- 31 EKİM’E ARASI HER GÜN  Bayram dönemi boyunca devam edecek olan Çeşme- Sakız hattı seferleri, 1 Haziran itibarıyla Ekim ayı sonuna kadar her gün düzenli olarak gerçekleştirilecek. Sefer programına göre İDO Deniz Otobüsü sabah saat 08.00’de Çeşme’den hareket edecek, dönüş seferi ise saat 18.30’da Sakız Adası’ndan Çeşme’ye yapılacak. İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan, yeni hatla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Çeşme-Sakız hattımız ile yalnızca iki kıyıyı değil, iki kültürü ve iki dost halkı da birbirine daha da yakınlaştırıyoruz. Ege’de hızlı, konforlu ve güvenli ulaşım anlayışımızı yeni destinasyonlarla geliştirmeye ve bölgesel turizm ekonomisini canlandırmaya, turizm odaklı yolcuların tüm ihtiyaçlarını sunduğumuz ek hizmetlerle desteklemeye devam edeceğiz” dedi. İDO, yeni hattıyla bölge t
Thee Sacred Souls 1 Temmuz'da İstanbul Caz Festivali'nde

Thee Sacred Souls 1 Temmuz'da İstanbul Caz Festivali'nde

Son yıllarda yayımladıkları parçalarla modern soul sahnesinin en dikkat çekici gruplarından biri hâline gelen Thee Sacred Souls, İstanbul’daki dinleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. Vakkorama’nın gösteri sponsorluğunda gerçekleştirilecek konser, grubun Türkiye’deki ilk performansı olacak. Analog ruhu çağdaş bir yorumla birleştiren topluluk, romantik melodileri, yumuşak groove’ları ve nostaljik atmosferiyle son dönemin en çok konuşulan canlı performans ekipleri arasında gösteriliyor. 2022’de yayımladıkları ilk albümleriyle kısa sürede uluslararası müzik basınının radarına giren Thee Sacred Souls, “Can I Call You Rose?”, “Weak for Your Love” ve “Future Lover” gibi parçalarıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Grubun samimi sahne enerjisi ve klasik soul estetiğini bugüne taşıyan yaklaşımı, özellikle genç dinleyiciler arasında güçlü bir karşılık buluyor. Amerikan müzik basını da grubu son yılların yükselen soul hareketinin en özel temsilcilerinden biri olarak değerlendiriyor. NPR, Thee Sacred Souls’u “klasik soul’un zamansız hissini taşıyan çağdaş bir grup” olarak tanımlarken, KEXP grubun müziğini “hem nostaljik hem de bugünün ruhuna ait” sözleriyle değerlendiriyor. Paste Magazine ise topluluğun canlı performanslarını “içtenliğiyle büyüleyen ve seyirciyle doğrudan bağ kuran” bir deneyim olarak öne çıkarıyor. San Diego çıkışlı topluluk; vintage soul, R&B ve Chicano soul etkilerini modern bir prodüksiyon anlayışıyla bir araya getiriyor. Kadife tonlu vokalleriyle dikkat çeken
100. Yılında Koç Topluluğu’ndan: “Yapım Aşamasında”

100. Yılında Koç Topluluğu’ndan: “Yapım Aşamasında”

*]:pointer-events-auto R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-6a0b27e7-889c-8325-8148-dfa937fb71ac-4" data-turn-id-container="request-6a0b27e7-889c-8325-8148-dfa937fb71ac-4" data-testid="conversation-turn-12" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant"> Arter’in sergi programı kapsamında üretimine destek verdiği eserlerle, bu sergiye özel olarak üretilen yeni çalışmaların bir araya getirildiği sergi; sanat üretiminin farklı evrelerini aynı çerçevede ele alıyor. “Yapım Aşamasında”, izleyiciyi yalnızca nihai eserle değil, üretim süreciyle de ilişki kurmaya davet ederek geçmiş ile bugünü, süreç ile sonucu birlikte düşünmeye açıyor. Sergi, sanatın oluşum sürecine odaklanan yaklaşımıyla dikkat çekerken, ziyaretçilere üretimin arka planına dair daha kapsamlı bir perspektif sunmayı amaçlıyor. “Yapım Aşamasında” sergisi, Arter’de ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Sergide yer alan sanatçılarSergide yer alan sanatçıların isimleri şöyle: Murat Akagündüz, Volkan Aslan, Can Aytekin, Fatma Bucak, Aslı Çavuşoğlu, Nermin Er, Cevdet Erek, Ayşe Erkmen, İnci Furni, Babak Golkar, Deniz Gül, Eric Hattan, Emre Hüner, Gözde İlkin, Ahmet Doğu İpek, Šejla Kamerić, Esen Karol, Ali Kazma, Lucia Koch, Hans Peter Kuhn, Nuri Kuzucan, Füsun Onur, Yasemin Özcan, Sarkis, Serkan Taycan, Canan Tolon, VOIDKendini
54. İstanbul Müzik Festivali başlıyor

54. İstanbul Müzik Festivali başlıyor

Bu yıl Ânın İçinde teması etrafında şekillenen festival, müziğin yalnızca o anda var olan, tekrarı olmayan doğasından yola çıkarak dinleyicileri canlı performansın eşsiz deneyimine davet ediyor. İstanbul’un prestijli salonlarıyla farklı tarihî ve özel mekânlarında gerçekleştirilecek festivalde klasik müzikten çağdaş dansa, elektronik müzikten geleneksel müziklere uzanan geniş bir program izleyicilerle buluşacak.  İstanbul’un en prestijli salonlarında gerçekleştirilecek 23 konserde dünyanın dört bir yanından seçkin orkestraları ve önemli solistleri ağırlayacak 54. İstanbul Müzik Festivali’nde Viyana Senfoni Orkestrası, Kammerakademie Potsdam, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Tekfen Filarmoni Orkestrası, CCN/Aterballetto gibi önemli toplulukların yanı sıra Bruce Liu, Kian Soltani, Lucas ve Arthur Jussen, Behzod Abduraimov, Ian Bostridge, Iestyn Davies, Sara Correia gibi solistlerin aralarında olduğu 80’in üzerinde sanatçı ve topluluk izleyiciyle buluşacak. Festivalin açılışı piyanist Behzod Abduraimov ve Tekfen Filarmoni Orkestrası’ndan Festivalin açılışı, Özbek piyanist Behzod Abduraimov ile Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın konseriyle gerçekleştirilecek. Açılış konserinde Rachmaninoff’un 2. Piyano Konçertosu ile Stravinsky’nin Ateş Kuşu süiti seslendirilecek. 11 Haziran Perşembe saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda gerçekleştirilecek konserin yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru Tekfen Vakfı.   125 yıllık
Efsanevi Orient Express İstanbul hattı geri dönüyor

Efsanevi Orient Express İstanbul hattı geri dönüyor

100 yılı aşkın bir süre önce İstanbul’a ilk seferini yapan efsanevi Orient Express, bu yıl yeniden yollara dönüyor. Avrupa’nın en ikonik lüks tren yolculuklarından biri olarak bilinen marka, yeni bir İstanbul rotasıyla tarihindeki önemli bir sayfayı yeniden açmaya hazırlanıyor.     Avrupa’daki demiryolu ağının hızla genişlediği bir dönemde duyurulan yeni hat kapsamında, Roma’dan İstanbul’a uzanan seferler bu yıl yeniden başlatılacak. 22 Ekim'de yola çıkması planlanan La Dolce Vita Orient Express, konuklarını mimar Hugo Toro tarafından tasarlanan Roma Ostiense istasyonundaki Orient Express Lounge'da karşılıyor. Ziyaretçiler burada baloncuklar, aperitivo tarzı yemekler ve canlı İtalyan müziğini deneyimliyor. Beş gün, dört gece sürecek bu özel rota; yolcuları Avrupa’nın en etkileyici manzaralarından geçirerek İstanbul’a ulaştıracak. Yolculuk akşam saatlerinde Roma’dan başlayacak, ardından Venedik’e ulaşılacak. Burada yolculara şehri keşfetmeleri için bir gün verilecek.   Daha sonra tren, Budapeşte’ye doğru ilerleyecek ve ardından Karpat Dağları’ndan geçerek Romanya’daki Brașov ve Sinaia gibi duraklara uğrayacak. Ortaçağ kasabalarının içinden geçen rota, son olarak Türkiye’ye ulaşarak İstanbul’da tamamlanacak. Orient Express’in klasik lüks anlayışı bu yeni hatta da korunuyor. Tren içerisinde sunulan yemekler, üç Michelin yıldızlı şef Heinz Beck tarafından hazırlanan özel menülerden oluşuyor. Vagonların iç tasarımı ise markanın ihtişamlı ve zarif tarzını yansıtıyor. Bu eşsiz den