Burak Becan

Burak Becan

Time Out - Head of Content

News (97)

Londra'da İKSV Genç Sanatçı Fonu yararına gala gecesi düzenlendi

Londra'da İKSV Genç Sanatçı Fonu yararına gala gecesi düzenlendi

Etkinlikte toplanan bağışlarla, fona yaklaşık 310 bin İngiliz Sterlini tutarında ek kaynak aktarıldı.  Kültür-sanatın gelişimi için kâr amacı gütmeden çalışmalarını sürdüren İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), genç sanatçıların eser üretimlerini ve yurtdışındaki festival ve etkinliklere katılımlarını desteklemek için kullandığı Genç Sanatçı Fonu’nun genişletilmesi için bir kaynak geliştirme galası düzenledi. 10 Ekim’de Londra Doğa Tarihi Müzesi’nde gerçekleştirilen ve İstanbul Portföy’ün Gala Sponsoru olarak katkıda bulunduğu geceye Eren Holding Performans Sponsoru ve Beylerbeyi partner olarak destek verdi. İKSV Mütevelliler Kurulu Başkanı Ömer Koç ve İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın katılımıyla gerçekleştirilen, oyuncu Halit Ergenç’in sunumuyla katkıda bulunduğu Istanbul Calling Gala Gecesi’nde dünyanın önde gelen müzayede evlerinden Christie’s desteğiyle fon yararına bir destek yarışı da yapıldı. Gece, Aşkın Nur Yengi’nin orkestrası eşliğinde verdiği konserle sona erdi.   “Dört yılda farklı disiplinlerde çalışan 150 genç sanatçıya 560 bin avro tutarında kaynak aktardık” İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, gecede yaptığı konuşmada “Genç Sanatçı Fonu’nu, İKSV’nin 50. yılını kutladığımız 2022’de, genç sanatçıların üretimlerini destekleyecek uzun vadeli ve sürdürülebilir bir kaynak yaratmak amacıyla oluşturduk. O zamandan bu yana geçen dört yılda fondan klasik ve güncel müzik, caz, sahne sanatları, güncel sanat, sinema ve edebiyat disiplinlerinde ça
Time Out açıkladı: İşte dünyanın en güzel 51 yeri

Time Out açıkladı: İşte dünyanın en güzel 51 yeri

Time Out’un dünyanın en güzel yerlerini bir araya getirdiği liste, yalnızca kartpostalları aratmayan manzaralardan oluşmuyor. Tarihi kent merkezlerinden el değmemiş kıyılara, görkemli şelalelerden sıra dışı jeolojik oluşumlara uzanan seçki, farklı coğrafyaların kendine özgü güzelliklerini bir araya getiriyor. Liste, Time Out’un seyahat yazarlarının yerinde deneyimlediği ve keşfedilmeye değer bulduğu noktalar arasından hazırlanıyor. Güncellenen listede bu yıl yedi yeni destinasyon da yer alıyor. İtalya’nın sıcak tonlardaki tarihi sokaklarından New York’un görkemli Rönesans tarzı kütüphanesine, İspanya’nın etkileyici dağ manzaralarına kadar uzanan seçki, dünyanın dört bir yanında keşfedilmeyi bekleyen güzelliklere ışık tutuyor. İşte Time Out’un dünyanın en güzel 51 yeri listesi. 1. Picos de Europa, İspanya İspanya'nın kuzeyindeki Picos de Europa, dünyanın en kompakt dağ silsilelerinden biri olmasına rağmen 2.650 metreye ulaşan zirveleriyle dikkat çekiyor. Üstelik bu etkileyici yükseklikler, kıyıdan yalnızca 20 kilometre içeride başlıyor. Dağların denizden aniden yükseldiği bu coğrafyada derin kanyonlar, sarp zirveler, parıldayan plajlar ve hırçın Kantabria Denizi aynı manzaranın parçaları hâline geliyor. Millî parkın içinde keşfedilecek pek çok farklı güzellik bulunuyor. Çevresindeki zirvelerden tek başına yükselen Naranjo de Bulnes, Sotres ve Caín gibi asırlık dağ köyleri ve buzul göllerinden oluşan Covadonga Gölleri bunlardan bazıları. Bir şelalenin üzerinde, uçurumun kenar
Dünyanın en "underrated" seyahat rotaları

Dünyanın en "underrated" seyahat rotaları

Dünyanın en popüler şehirlerinde ve tatil bölgelerinde aşırı turizm giderek daha büyük bir sorun hâline geliyor. Özellikle yoğun ziyaretçi akınına uğrayan destinasyonlarda yerel yaşamın, doğal alanların ve tarihî dokunun korunmasına ilişkin endişeler artarken gezginler de alternatif rotalara yönelmeye başlıyor. Daha sakin bir tatil arayışını ifade eden quiet-cation ve sıcak havalardan kaçıp serin destinasyonlara yönelmeyi anlatan coolcation gibi seyahat eğilimlerinin yükselişi de bu değişimin bir parçası. Time Out’un güncellenen dünyanın en az keşfedilmiş 41 seyahat destinasyonu listesi de tam bu noktada devreye giriyor. Uzman editörler ve dünyayı gezen seyahat yazarları tarafından hazırlanan listede, boş millî parklardan küçük tarihî kasabalara, tropikal ormanlardan ıssız plajlara, dağlık bölgelerden kültür ve gastronomi açısından öne çıkan şehirlere kadar pek çok farklı rota bulunuyor. Listenin ortak noktası, bu yerlerin klasik turistik destinasyonlara güçlü alternatifler sunması. Üstelik bazıları, turizmin yerel ekonomiye katkısını artırmak ve daha fazla ziyaretçi ağırlamak isteyen bölgeler arasında yer alıyor. İşte kalabalıkların dışında kalan, keşfetmeye değer 41 seyahat rotası. 1. Bucovina, Romanya Romanya denildiğinde pek çok gezginin aklına ilk olarak Transilvanya’nın gotik şatoları ve Drakula efsaneleri geliyor. Ancak ülkenin kuzeydoğusunda, Doğu Karpat Dağları’nın ötesinde, çok daha sakin ve geleneklerine bağlı bir bölge bulunuyor: Bucovina. Bölge; vahşi dağ m
Boğaz’da Bir Gün: HuQQabaz Garden

Boğaz’da Bir Gün: HuQQabaz Garden

İstanbul Boğazı’nın Anadolu Yakası’nda, Üsküdar Paşalimanı’nda yer alan tarihi köşkte kapılarını açan HuQQabaz Garden, günün farklı anlarına eşlik eden yeni bir gastronomi ve buluşma deneyimi sunuyor. Farklı katlarda yer alan bahçeleri, Boğaz manzarasına açılan alanları ve kahvaltıdan geceye uzanan all-day dining yaklaşımıyla HuQQabaz Garden; iyi yemeği, ferah bir atmosferi ve sosyal yaşamı bir araya getiriyor. Tarihi yapının karakterini çağdaş gastronomi ve iyi servis anlayışıyla buluşturan HuQQabaz Garden, İstanbul’un içinde günün temposundan uzaklaşmaya, daha uzun sofralara ve iyi geçirilmiş zamana alan açıyor. İstanbul’da bazı mekânlara yemek için, bazılarına manzara için, bazılarına da uzun uzun oturabilmek için gidilir. HuQQabaz Garden ise bunların hepsini aynı güne sığdırabileceğiniz adreslerden biri. Üsküdar Paşalimanı’nda, Boğaz kıyısındaki tarihi bir köşkte kapılarını açan HuQQabaz Garden; bahçeleri, terasları, farklı katlara yayılan alanları ve sabahtan geceye devam eden mutfağıyla klasik restoran deneyiminin daha fazlasını sunuyor. Burada deneyimin merkezinde yalnızca masaya ne geldiği yok; hangi saatte geldiğiniz, nerede oturduğunuz ve günü nasıl geçirmek istediğiniz gibi kararlara uzanan bir deneyim tasarımı var… Boğaz Manzarasında Uzun Bir Kahvaltı Güne erken başlayanlardansanız bahçede ya da Boğaz’a açılan alanlardan birinde uzun bir kahvaltı iyi bir başlangıç olabilir. Geç kahvaltı sevenler için daha da iyi haber: HuQQabaz Garden’da kahvaltı servisi 15.0
Dünyanın en iyi havalimanı lounge’ları açıklandı: İGA Lounge listede

Dünyanın en iyi havalimanı lounge’ları açıklandı: İGA Lounge listede

New York, Roma ve Londra gibi şehirlerin öne çıktığı listede İGA Lounge, 17. sıraya yerleşti. Uçuş öncesi havalimanında vakit geçirmek, doğru lounge’u bulduğunuzda seyahatin en keyifli anlarından birine dönüşebiliyor. Konforlu dinlenme alanları, özenli yiyecek ve içecek seçenekleri ve yolculuk öncesi rahatlama imkânları sunan havalimanı lounge’ları, özellikle uzun bekleme sürelerini daha keyifli hâle getiriyor. Havacılık sektörünün prestijli ödülleri arasında gösterilen Skytrax Dünya Havayolu Ödülleri’nin 2026 sonuçları, bu yıl da dünyanın öne çıkan bağımsız havalimanı lounge’larını bir araya getirdi. Dünyanın dört bir yanından yolcuların oylarıyla belirlenen sıralamada tesislerin sunduğu olanaklar ve çalışanların misafirperverliği gibi kriterler değerlendirildi. Listenin zirvesinde New York var 2026’nın en iyi bağımsız havalimanı lounge’u, New York’taki LaGuardia Havalimanı’nın B Terminali’nde bulunan Chase Sapphire Lounge oldu. İki kata yayılan ve 20 bin metrekareyi aşan alanıyla dikkat çeken lounge; yeşil bitkilerle zenginleştirilmiş dekorasyonu, çocuk oyun alanı, retro oyun salonu, özel telefon kabinleri ve dinlenme alanlarıyla klasik havalimanı bekleme salonu anlayışının ötesine geçiyor. Yiyecek ve içecek seçeneklerinde ise New York’un yerel lezzetlerine ve kahve kültürüne yer veriliyor. Listenin ikinci sırasında, aynı zamanda Avrupa’nın en iyisi seçilen Roma Fiumicino Havalimanı’ndaki Plaza Premium Lounge bulunuyor. İtalyanların La Dolce Vita yaşam anlayışından ilham al
Avrupa’nın en ürkütücü Halloween rotaları

Avrupa’nın en ürkütücü Halloween rotaları

Cadılar Bayramı, uzun yıllar boyunca Amerikan kültürüyle özdeşleştirilse de bu geleneğin kökleri Avrupa’ya uzanıyor. Yaşamla ölüm arasındaki sınırın inceldiğine inanılan Kelt geleneği Samhain ve hayatını kaybedenleri anmaya dayanan Hristiyan geleneği Allhallowtide, bugünkü Cadılar Bayramı’nın kültürel arka planını oluşturuyor. Bugün kostümlerden korkutucu dekorasyonlara, hayalet hikâyelerinden gotik şatolara kadar uzanan Cadılar Bayramı kültürü, Avrupa’da kendine özgü bir atmosfer kazanıyor. Drakula efsanesinin izini sürmek, orta çağ sokaklarında hayalet hikâyelerinin peşine düşmek ya da binlerce balkabağı arasında dolaşmak isteyenler için kıtanın dört bir yanında keşfedilmeyi bekleyen rotalar var. Time Out’un derlediği, Cadılar Bayramı ruhunu en iyi yansıtan dokuz Avrupa destinasyonu ise şöyle… 1. York, İngiltere: Hayalet hikâyelerinin şehri Orta çağ atmosferini günümüze taşıyan York, hayalet hikâyeleriyle dolu bir hafta sonu kaçamağı arayanlar için ideal bir rota. Şehirde her yıl düzenlenen Ghost Week, küçük hayalet figürleriyle yapılan hazine avlarından gotik temalı çay danslarına kadar farklı etkinliklerle ziyaretçileri ağırlıyor. Şehrin geçmişi de bu ürkütücü atmosferi destekliyor. Eski kadın hapishanelerinden hayaletli olduğu söylenen publara kadar uzanan hikâyeler, York’un dar ve tarihi sokaklarını adeta bir korku filminin sahnesine dönüştürüyor. Rehberli turlarla bu anlatıları keşfetmek, şehrin karanlık geçmişine yakından bakmanın yollarından biri. Time Out önerisi:
Michelin Guide’ın 2026 Michelin Key seçkisi açıklandı: Türkiye’den 23 otel

Michelin Guide’ın 2026 Michelin Key seçkisi açıklandı: Türkiye’den 23 otel

Michelin Guide, restoran dünyasındaki yıldız sisteminin otelcilik alanındaki karşılığı olan Michelin Key’in 2026 sonuçlarını açıkladı. 18 Eylül’de duyurulan yeni seçkiye dünya genelinde 470 yeni otel dahil oldu. Böylece Michelin Key sahibi otellerin sayısı 2.832’ye ulaştı. Türkiye’de ise tablo biraz farklı: Geçen yıl 26 otelin yer aldığı seçkide bu yıl 23 adres bulunuyor. Türkiye’nin en yüksek derecesi değişmedi. İstanbul’un tarihî yarımadasında, Ayasofya ve Sultanahmet Camii’nin yakınında konumlanan Four Seasons Hotel Istanbul at Sultanahmet, üç Michelin Key ile ülkedeki yerini korudu. The Peninsula Istanbul, Argos in Cappadocia ve Museum Hotel ise ikişer anahtarla öne çıkan diğer adresler oldu. Türkiye’nin Michelin Key 2026 seçkisi Bu yıl Türkiye’den seçkiye giren otellerin önemli bir bölümü İstanbul’da bulunuyor. Bodrum, Alaçatı, Muğla ve Kapadokya da listenin öne çıkan destinasyonları arasında. Üç Michelin Key Four Seasons Hotel Istanbul at Sultanahmet – İstanbul İki Michelin Key The Peninsula Istanbul – İstanbul Argos in Cappadocia – Nevşehir Museum Hotel – Nevşehir Bir Michelin Key AJWA Sultanahmet – İstanbul Aliée Istanbul – İstanbul Alavya – Alaçatı, İzmir Allium Bodrum Resort & Spa – Bodrum Ahãma – Muğla Ariana Sustainable Luxury Lodge – Nevşehir Birdcage 33 Hotel – Yalıkavak, Bodrum Casa Lavanda Boutique Hotel – Şile, İstanbul D Maris Bay – Marmaris, Muğla Ecole St. Pierre Hotel – İstanbul Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus – İstanbul Mandarin Orienta
Skyscanner 2027’nin En Uygun Fiyatlı Seyahat Rotalarını Açıkladı

Skyscanner 2027’nin En Uygun Fiyatlı Seyahat Rotalarını Açıkladı

Skyscanner’ın listesinde İspanya’dan Tayland’a uzanan 10 destinasyon yer alırken, Bilbao yüzde 66’lık fiyat düşüşüyle ilk sıraya yerleşti. Seyahat arama motoru Skyscanner, yıllık Seyahat Trendleri raporu kapsamında 2027’nin en uygun fiyatlı destinasyonlarını açıkladı. Geçen yıla kıyasla uçak bileti fiyatlarının en fazla gerilediği ve otel fiyatlarının rekabetçi olduğu şehirleri inceleyen platform, bütçesini zorlamadan yeni yerler keşfetmek isteyenler için 10 rotayı öne çıkardı. Listenin zirvesinde, uçak bileti fiyatlarının yüzde 66 gerilediği İspanya’nın Bilbao kenti bulunuyor. Polonya’nın Wrocław şehri yüzde 47’lik düşüşle ikinci, Fransa’nın Bordeaux kenti ise yüzde 34’lük gerilemeyle üçüncü sırada yer alıyor. Bilbao ilk sırada, Zürih listede sürpriz yaptı İspanya’nın Bask bölgesinde bulunan Bilbao, yalnızca uygun fiyatlarıyla değil, kültür ve gastronomi olanaklarıyla da dikkat çekiyor. Kentin simgelerinden Guggenheim Müzesi, mimar Frank Gehry’nin tasarladığı sıra dışı yapısıyla öne çıkarken, tarihi Casco Viejo bölgesi geleneksel pintxos barlarıyla ziyaretçilere yerel lezzetleri keşfetme fırsatı sunuyor. Listenin ikinci sırasında yer alan Polonya’nın Wrocław kenti, renkli tarihi yapıları, nehirleri ve şehrin farklı noktalarına yerleştirilmiş küçük bronz cüce heykelleriyle tanınıyor. Üçüncü sıradaki Bordeaux ise şarap kültürüyle ilgilenen gezginler için cazip seçenekler sunuyor. Şehirdeki Cité du Vin müzesinin yanı sıra çevredeki üzüm bağları da ziyaretçilerin ilgisini çekiyo
Dünyanın en dost canlısı şehirleri açıklandı: Zirvede Melbourne var

Dünyanın en dost canlısı şehirleri açıklandı: Zirvede Melbourne var

Yüzlerce gezginin değerlendirmelerine dayanan sıralamada Avustralya’nın Melbourne kenti ilk sırada yer alırken, Portekiz ve Avustralya şehirleri de listeye damga vurdu. Yabancı bir şehirde metro haritasını anlamaya çalışırken hiç tanımadığınız birinin yardımına ihtiyaç duyduysanız, yerel halkın güler yüzlü yaklaşımının seyahat deneyimini ne kadar değiştirebildiğini bilirsiniz. Dünyanın dört bir yanından gezginlerin oylarıyla hazırlanan Condé Nast Traveller’ın 2026 yılına ait en dost canlısı şehirler listesi, ziyaretçilerine en sıcak karşılamayı sunan kentleri ortaya koydu. Derginin her yıl düzenlediği Okuyucuların Seçimi Ödülleri kapsamında hazırlanan sıralamada şehirler; yerel halkın misafirperverliği, ziyaretçilere yardım etme isteği ve yabancıların kendilerini ne kadar rahat hissedebildiği gibi unsurlar üzerinden değerlendirildi. Katılımcılar, restoran menüsünü anlamalarına yardımcı olan kişilerden toplu taşımada yol gösteren yerel halka kadar farklı deneyimlerini dikkate alarak oy kullandı. Şehirler, 100 üzerinden puanlandı. Melbourne ilk sırada yer aldı Listenin zirvesine 98,52 puanla Avustralya’nın Melbourne kenti yerleşti. Condé Nast Traveller, kentin kendine özgü sanatsal atmosferine ve Avrupa şehirlerini andıran dokusuna dikkat çekti. Melbourne, yılın başlarında Time Out’un dünyanın en iyi şehirleri sıralamasında da ilk sırada yer almış ve özellikle Z kuşağından katılımcıların beğenisini kazanmıştı. Avustralya’dan listeye giren bir diğer şehir ise Perth oldu. 97,28 p
Avrupa’nın en güzel müzeleri: En az bir kez görmeniz gereken 8 müze

Avrupa’nın en güzel müzeleri: En az bir kez görmeniz gereken 8 müze

Avrupa, sanat ve tarihi yalnızca sergi salonlarında değil, müzelerin mimarisinde de yaşatıyor. Kıyıdaki modern sanat merkezlerinden eski saraylara, çelik panellerle kaplı sıra dışı yapılardan dönüştürülmüş tahıl silolarına kadar kıtanın en etkileyici müzeleri, başlı başına birer deneyim sunuyor. Avrupa’nın neredeyse her şehrinde görülmeye değer en az bir müze bulmak mümkün. Ancak bazıları, koleksiyonlarının ötesine geçerek mimarileriyle de başlı başına birer sanat eserine dönüşüyor. Bu müzelerde sanat ve tarih, onları çevreleyen yapılarla adeta yeni bir boyut kazanıyor. Kimi görkemli bir sarayın içinde yer alıyor, kimi eski bir tren istasyonunu yeniden hayat buluşturuyor, kimi ise endüstriyel bir yapıyı çağdaş sanatın merkezine dönüştürüyor. İşte Avrupa’da mimarisi, konumu ve atmosferiyle mutlaka görülmesi gereken 8 müze. 1. Louisiana Modern Sanat Müzesi – Humlebæk, Danimarka Klasik anlamda bir müzeden çok, ruh için tasarlanmış dingin bir deneyim alanını andıran Louisiana Modern Sanat Müzesi, yaratıcılığın iyileştirici gücünü hissettiren özel yerlerden biri. Kopenhag’ın kuzeyindeki Øresund kıyısında yer alan müze, İskandinavya’nın en çok ziyaret edilen sanat müzesi olarak öne çıkıyor. Açık hava heykel bahçesi, deniz manzarasıyla bütünleşirken binanın içindeki cam koridorlar ve minimalist tasarım, sergilenen eserler için sade ama etkileyici bir fon oluşturuyor. Değişen sergilerin yanı sıra müzenin kendisi de başlı başına görülmeye değer. Louisiana, sanatla mimarinin ve doğan
2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) takvimi netleşti

2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) takvimi netleşti

COP31’de ele alınacak başlıkların, varılacak anlaşmaların ve Pasifik ülkelerini ilgilendiren sorunların gündeme geleceği Pre-COP Zirvesi, Güney Pasifik’teki ada ülkesi Fiji'de başladı. 8 Ekim'e kadar sürecek Pre-COP Zirvesi'nin gündem başlıkları arasında öne çıkacak dört temel öncelik, 1,5 derece hedefinin ulaşılabilir tutulması, iklim finansmanına erişimin artırılması, okyanus-iklim ilişkisinin güçlendirilmesi ve Pasifik'in sorunlarının küresel iklim politikalarında daha görünür hale getirilmesi olarak sıralanıyor. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un başkanlık yaptığı zirve kapsamında hem Fiji’de hem de Tuvalu’da liderler etkinliği düzenlenecek.
Avrupa'nın en ucuz ve en pahalı şehir kaçamakları

Avrupa'nın en ucuz ve en pahalı şehir kaçamakları

vrupa'da birkaç günlük şehir tatili yapmak isteyenler için bütçe önemli bir kriter haline gelirken, yeni bir araştırma kıtanın en ucuz ve en pahalı destinasyonlarını sıraladı. Post Office Travel Money tarafından hazırlanan 2026 Şehir Maliyeti Araştırması, Avrupa genelinde popüler ve yükselişte olan 50 destinasyonu mercek altına aldı. Araştırmada konaklama, yeme-içme, ulaşım ve turistik aktiviteler dahil olmak üzere bir şehir tatilinin temel harcamaları karşılaştırıldı. Hesaplamada; üç yıldızlı bir otelde iki gecelik hafta sonu konaklaması, iki kişilik üç çeşitli akşam yemeği ve bir şişe ev şarabı, kahve, bir kadeh şarap, bira ve Coca-Cola, havalimanı gidiş-dönüş transferi, şehir turu otobüsü, 48 saatlik toplu taşıma kartı ile önemli bir tarihi yapı, galeri ve müze ziyareti dikkate alındı. Avrupa'nın en ucuz şehir tatili Saraybosna'da Listenin zirvesinde Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna yer aldı. Araştırmaya göre yukarıda belirtilen tüm harcamalar dahil olmak üzere şehirde iki günlük bir hafta sonu tatilinin toplam maliyeti 248,27 sterlin civarında. Bu rakam, listenin en pahalı destinasyonu olan Oslo'nun maliyetinin yaklaşık üçte birine denk geliyor. Saraybosna, tarihi dokusu, yürüyerek keşfedilebilen sokakları ve farklı kültürlerin izlerini taşıyan yapılarıyla öne çıkıyor. Şehirde Ulusal Müze ve Savaş Çocukluğu Müzesi gibi önemli müzelerin yanı sıra camiler, kiliseler ve sinagoglar da bulunuyor. Uygun fiyatlı yemek seçenekleri de şehrin cazibesini artırıyor. Markale Pazarı