[category]
[title]
Yeni yayımlanan küresel bir araştırma, turistlerin bir şehir hakkında ne hissettiğini ve nasıl algıladığını ölçerek 2026’nın en “çekici” şehirlerini sıraladı.

Sonuçlara göre listenin zirvesinde yer alan şehir New York oldu.
Yanolja Research’ün, Purdue Üniversitesi ve Seul’deki Kyung Hee Üniversitesi iş birliğiyle hazırladığı “Global Tourism City Attractiveness Index 2026”, dünya genelinde 200 şehri mercek altına aldı. Araştırmada 14 farklı dilde sosyal medya verileri analiz edilirken, gezginlerin şehirler hakkında yaptığı paylaşımların hem sayısı hem de duygu tonu (pozitif/negatif algı) değerlendirildi.
Çalışmada şehirler dört ana başlıkta puanlandı: Manzara, kültür, deneyim ve misafirperverlik. Nihai sıralama ise “bilinirlik” (şehir ne kadar tanınıyor) ve “çekicilik” (ziyaretçilerin deneyimi ne kadar olumlu) olmak üzere iki ana kriterin yüzde 50’şer ağırlıkla hesaplanmasıyla oluşturuldu.
Araştırmaya göre New York, yüksek küresel görünürlüğü ve ziyaretçilerden aldığı olumlu geri bildirimler sayesinde dünyanın en çekici şehri seçildi. Listenin ikinci sırasında Paris yer alırken, Japonya’dan Osaka ve Kyoto üçüncü ve dördüncü sıraları paylaştı. Beşinci sırada ise Seul bulunuyor.
İlk 10’da ayrıca Londra, Roma, Bangkok, Okinawa ve Chicago da yer aldı.
Ancak veriler detaylandırıldığında tablo kısmen değişiyor. Sadece “çekicilik” kriterine bakıldığında, yani ziyaretçilerin şehirden ne kadar etkilendiğine odaklanıldığında New York üçüncü sıraya geriliyor. Bu kategoride Osaka ve Kyoto ilk iki sırayı alıyor.
Benzer bir durum Paris için de geçerli: Genel sıralamada ikinci olan şehir, yalnızca çekicilik kriterinde beşinci sıraya düşüyor.
Araştırma, Japonya’nın şehir bazında güçlü performansını da ortaya koyuyor. Osaka ve Kyoto’nun yanı sıra Okinawa çekicilikte üst sıralarda yer alırken; Tokyo, Nagoya, Fukuoka, Yokohama ve Sapporo da ilk 50’ye giriyor. Böylece Japonya, ziyaretçi ilgisini kalıcı hayranlığa dönüştürme konusunda en başarılı ülke olarak dikkat çekiyor.
Araştırma, şehirlerin cazibesinin yalnızca estetik unsurlarla sınırlı olmadığını; kültürel zenginlik, deneyim çeşitliliği ve ziyaretçi memnuniyetinin de en az görünüm kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
Discover Time Out original video