News

Gen Z’ye göre yaşamak için dünyanın en iyi 20 şehri

30 yaş altındaki binlerce kişinin yaşadığı şehir hakkında söylediklerinden yola çıkan Time Out, Gen Z için dünyanın en iyi şehirlerini sıraladı. Listenin zirvesinde Tokyo var.

Yazan
Burak Becan
Time Out - Head of Content
Z kuşağı
Gen Z | En iyi Şehirler
Reklâm

Dünyanın en iyi şehirleri yalnızca çığır açan sanat etkinlikleri, dünya standartlarında restoranları, nitelikli parkları, müzeleri, gece kulüpleri ve keşfedilmeyi bekleyen kafeleriyle öne çıkmıyor. Aynı zamanda iyi bir yaşam alanı sunmalarıyla da dikkat çekiyor.

Time Out’un her yıl hazırladığı dünyanın en iyi şehirleri araştırması, dünyanın dört bir yanındaki kent sakinlerinin görüşlerini baz alarak şehirleri değerlendiriyor. Ortaya çıkan liste; havalı, heyecan verici, ulaşımı kolay ve günlük hayatın keyifli şekilde sürdürülebileceği şehirleri bir araya getiriyor.

Time Out, Intrepid Travel iş birliğiyle hazırladığı Gen Z için en iyi şehirler araştırmasında, 2026 araştırmasının sonuçlarını 30 yaş altındaki katılımcıların yanıtlarına göre yeniden değerlendirdi. Ayrıca her ülkeden yalnızca en yüksek puanı alan şehir listeye dahil edildi.

Gen Z için kültür-sanat takviminin hareketli olması, iyi konserler ve tiyatro oyunları, kaliteli yemek ve gece hayatı elbette önemli. Ancak bu araştırma, gençlerin bir şehirde kendilerini gerçekten evlerinde hissetmesini sağlayan daha detaylı unsurlara da odaklanıyor.

Gen Z’nin önemli bir bölümü aktif bir yaşam tarzını benimsiyor. Bu nedenle yürünebilirlik, doğaya erişim ve açık havada vakit geçirme imkanları şehirlerin yaşanabilirliğinde önemli bir rol oynuyor. Elbette yapılacak havalı şeylerin çokluğu kadar bunların ne kadar ulaşılabilir olduğu da önemli. Sosyalleşme söz konusu olduğunda ise yeni insanlarla tanışmanın kolaylığı, nerede sosyalleşildiği kadar belirleyici.

İşte Gen Z’nin kendi deneyimleri ve değerlendirmeleri doğrultusunda, yaşamak için dünyanın en iyi 20 şehri:

1. Tokyo

Tokyo, Gen Z için iyi bir şehirde bulunması gereken temel özelliklerin çoğunu karşılıyor. Şehrin yürünebilir olması ve mükemmel ulaşım ağı en büyük avantajları arasında. Bunun yanında kültüre erişim de oldukça kolay. Örneğin şehrin “Welcome Youth” programı kapsamında 18 yaş ve altındaki gençler her ilkbaharda güncel sergilere ücretsiz giriş yapabiliyor.

Tokyo

Japonya’nın başkentinde konaklama konusunda da dünyanın diğer büyük şehirlerinde görülen barınma krizinin aynı ölçekte yaşanmaması önemli bir avantaj. Gece hayatına gelince seçenekler neredeyse sınırsız. Dünyaca ünlü bar ve kulüplerin yanı sıra Tokyo’daki pek çok Gen Z sakini gecelerini karaoke yaparak, 24 saat açık hamamlarda dinlenerek ya da bowling, masa tenisi ve dart gibi aktivitelerin yapılabildiği Spo-cha gibi kapalı eğlence ve spor merkezlerinde geçiriyor.

Tokyo, 2026 sıralamasında özellikle mutluluk kategorisindeki güçlü performansıyla zirveye yerleşti. Görüşülen Gen Z katılımcılarının yüzde 100’ü, günlük hayatlarındaki deneyimlerin kendilerine mutluluk verdiğini söyledi.

Tokyo’nun gece hayatı da 30 yaş altındaki katılımcılardan yüksek puan aldı. Katılımcıların yüzde 89’u gece hayatının kalitesini olumlu değerlendirirken, yalnızca yüzde 33’ü gece hayatını ekonomik buldu.

2. Porto

Porto’nun 30 yaş altındaki gençler için cazibesi, şehrin sunduğu çeşitlilikten geliyor. Nehirden denize, yemyeşil bahçelerden tarihi şehir merkezine kadar pek çok farklı deneyimi bir arada bulmak mümkün. Üstelik şehrin tarihi merkezi yalnızca güzel görünmekle kalmıyor, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Porto

Porto aynı zamanda kültür kurumları açısından da oldukça zengin. Üstelik bu mekanların önemli bir bölümü hem ilgi çekici hem de erişilebilir. Örneğin Soares dos Reis Ulusal Müzesi, Vatandaş Kartı sahibi olanlara pazar günleri ücretsiz giriş imkanı sunuyor. Portekiz Fotoğraf Merkezi gibi bazı kültür kurumlarına ise her gün ücretsiz girilebiliyor.

Portekiz’in ikinci büyük şehri sıralamada ikinci sırayı aldı. Porto’nun en güçlü olduğu alanlardan biri topluluk hissi oldu. Görüşülen katılımcıların yüzde 100’ü şehirde güçlü bir topluluk duygusu olduğunu söyledi.

Porto aynı zamanda Gen Z tarafından oldukça ekonomik bulunuyor. Katılımcıların yüzde 93’ü şehri uygun fiyatlı olarak değerlendirdi. Özellikle dışarıda yemek yemek, içki içmek, sanat ve kültür etkinliklerine erişim konusunda Porto’nun ekonomik olduğu öne çıktı.

Dahası, araştırmaya katılan herkes Porto’yu “güzel” olarak tanımladı.

3. Melbourne

Time Out’un 2026 için dünyanın en iyi şehri seçtiği Melbourne, aynı zamanda Gen Z için de dünyanın en yaşanabilir şehirlerinden biri.

Melbourne

Şehir, bağımsız tiyatrolardan canlı müzik performanslarına, komediden doğaçlamaya ve hatta gizli partilere kadar uzanan son derece hareketli ve çeşitli bir sanat sahnesine sahip. Haftanın çoğu gecesi gençlerin katılabileceği bir etkinlik bulmak mümkün.

Üstelik bu seçeneklerin önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Şehirdeki yerel yaratıcıların özgün fikirlerini tam teşekküllü sahne yapımlarına dönüştürmelerine destek olmak amacıyla yakın zamanda 1 milyon dolarlık bir girişim duyuruldu.

Melbourne yaşamak için dünyanın en ucuz şehirlerinden biri değil. Ancak 20’li yaşlarındaki gençler uygun fiyatlı yemek seçenekleri bulabiliyor. Örneğin Heart of Carlton kafesinde her şey 4 dolara satılıyor. Frenchie adlı restoranda ise biftek ve patates kızartması dahil tüm Fransız menüsünün fiyatı 14 dolar.

Şehrin bir diğer avantajı yeşil alanlarının bolluğu. Toplu taşıma ücretleri de yıl sonuna kadar yüzde 50 indirimli. Ayrıca Melbourne, dünyanın en iyi öğrenci şehirlerinden biri olarak öne çıkan güçlü bir öğrenci topluluğuna sahip.

Time Out’un 2026 için dünyanın en iyi şehri seçtiği Melbourne’un 30 yaş altındaki gençler arasında da popüler olması şaşırtıcı değil.

Şehir, restoranlar ve dışarıda yemek yeme konusunda yüzde 100 olumlu değerlendirme aldı. Kültür alanında da katılımcıların yüzde 97’si olumlu görüş bildirdi.

Yerel mahalleleri konusunda da Melbourne oldukça güçlü. Katılımcıların yüzde 94’ü yaşadıkları mahalle hakkında olumlu görüşe sahip.

4. Edinburgh

Edinburgh’un yaşamak için son derece elverişli bir şehir olmasının pek çok nedeni var: Yeşil alanlar, yürünebilir sokaklar, iyi restoranlar ve dünya standartlarında kültür-sanat hayatı bunların başında geliyor. Ancak Gen Z açısından şehrin en dikkat çekici özelliği benzersiz gece hayatı.

Edinburgh

Cowgate bölgesi, Orta Çağ’dan kalma kemerli yapılarda yer alan yeraltı kulüpleri ve canlı müzik mekanlarıyla dikkat çekiyor. Farklı müzik türlerini bir araya getiren bu mekanlar, güçlü bir topluluk hissi yaratıyor.

Daha uygun fiyatlı bir gece için Sneaky Pete’s veya The Bongo Club tercih edilebilir. Şehrin diğer tarafındaki Leith Arches ise daha eklektik etkinliklere ev sahipliği yapıyor. New Town bölgesindeki Why Not Nightclub ise daha gösterişli bir alternatif sunuyor.

Ağustos ayında şehirdeki kültür-sanat hayatı zirveye çıkıyor. Edinburgh Uluslararası Festivali kapsamında 18 yaş altındaki gençlere yüzde 50, 30 yaş altındakilere ise yüzde 30 indirim uygulanıyor.

Edinburgh’daki Gen Z nüfusu şehirde yaşamaktan oldukça memnun görünüyor. Görüşülen kişilerin yüzde 90’ı, İskoçya’nın başkentinde daha önce yaşadıkları diğer şehirlerden daha mutlu olduklarını söyledi.

Katılımcıların yüzde 94’ü Edinburgh’daki insanların pozitif olduğunu düşünüyor. Wellness ve yaşam kalitesi de yüksek puan aldı; katılımcıların yüzde 84’ü yaşam kalitelerini iyi olarak değerlendirdi.

Şehrin güzelliği de öne çıkan özelliklerden biri: Katılımcıların yüzde 79’u Edinburgh’u güzel buluyor.

Edinburgh aynı zamanda listenin ilk 20 şehri arasındaki en güvenli şehir. Katılımcıların yüzde 55’i şehri güvenli olarak tanımladı.

5. Şanghay

Anime etkinlikleri, uygun fiyatlı kokteyller ve havalı ikinci el mağazalar bir yana; Gen Z için iyi bir şehir öncelikle güvenli olmalı. Şanghay bu konuda oldukça güçlü

Shanghai.

Şehir, genç kadınların gece kulübünden çıktıktan sonra eve yürüyerek ya da bisikletle tek başlarına dönmelerini rahat hissettirecek kadar güvenli bir şehir olarak öne çıkıyor.

Şanghay, kira söz konusu olduğunda durum biraz farklı olsa da genel olarak gençler için görece ekonomik bir yaşam sunuyor. 1 Haziran’da yürürlüğe giren “Genç Dostu Şehir İnşasını Teşvik Etme Kararı” kapsamında, metro istasyonlarının ve gençlerin çalıştığı bölgelerin yakınlarına 250 binden fazla uygun fiyatlı kiralık konut eklenmesi hedefleniyor.

Şehrin bir başka güçlü tarafı ise gençlerin sosyalleşebileceği üçüncü mekanların çeşitliliği. Örneğin JUNTO, alkollü içecek tüketmeyenler için alkolsüz seçenekler de sunan bir craft bira barı. No Phones Club ise insanları telefonlarını bir kenara bırakıp yüz yüze sosyalleşmeye teşvik ediyor.

Araştırmaya göre Çin’in en büyük şehri, özellikle sosyal yaşam açısından güçlü bir performans gösteriyor.

30 yaş altındaki katılımcıların yüzde 63’ü şehirlerinin insanları karşılayan ve kucaklayan bir yer olduğunu düşünüyor. Yüzde 76’sı yeni insanlarla tanışmanın ve arkadaş edinmenin kolay olduğunu söylüyor.

Katılımcıların yüzde 83’ü, Şanghay’daki mutluluk hissinin son dönemde arttığını belirtiyor.

Gen Z katılımcılarının önemli bir bölümü şehri ekonomik de buluyor. Özellikle sinemaya gitmek ve kahve içmek konusunda katılımcıların yüzde 100’ü Şanghay’ı uygun fiyatlı olarak değerlendirdi.

Ve belki de en dikkat çekici sonuç: Araştırmaya katılanların tamamı, Şanghay’ın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

6. New York

New York yeniliğin peşinden gitmeyi seven bir şehir. Zaten adına “Old York” denmemesinin bir nedeni var. Şehir; yeni fikirler, ham enerji, yeni yapılar, “bir sonraki büyük şey” olma potansiyeli taşıyan girişimler ve dünyanın dört bir yanından gelen genç insanların yarattığı atmosferle besleniyor.

New York

New York, geçmişten bugüne gençler için bir sığınak oldu. Gen Z ve ondan önceki kuşaklar için şehrin hareketli gece hayatı, bitmeyen temposu ve bütçe dostu yürünebilirliği, burada yaşamanın yüksek maliyeti ve getirdiği zorlukların önüne geçiyor.

Belediye Başkanı Mamdani’nin “Summer in NYC” programı da genç New Yorklular için ücretsiz etkinlikler düzenleyen küçük organizasyonlara destek veriyor. Program kapsamında çeşitli ücretsiz etkinlikler interaktif harita üzerinden takip edilebiliyor.

Gece dışarı çıkmak isteyenler için ise Casa Piada yazlık spritz’leriyle, Refuge dans etmek için, Le Dive ise doğal şarapları ve insanları izlemek için öne çıkıyor.

New York özellikle yürünebilirlik konusunda çok güçlü. Yerel halkın yüzde 98’i şehri yürünebilir olarak tanımlıyor.

30 yaş altındaki katılımcıların yüzde 88’i New York’u canlı bir şehir olarak değerlendirirken, kültür alanında bu oran yüzde 95’e çıkıyor. New York aynı zamanda Time Out’un genel kültür sıralamasında dünyanın üçüncü şehri konumunda.

Şehrin ekonomik olmaması şaşırtıcı değil. Ancak buna rağmen katılımcıların yüzde 93’ü, sanat görmek için dışarı çıkmanın erişilebilir olduğunu düşünüyor.

7. Kopenhag

Kopenhag, rahat ve zahmetsiz “cool” tavrın adeta karşılığı. Şehirde bisikletleriyle Dronning Louises Bro üzerinden işe gidenlerden yaz aylarında Kongens Have ve Amager Strandpark gibi yeşil alanlara akın edenlere kadar şehir hayatının önemli bir bölümü açık havada yaşanıyor.

Copenhagen

Nordhavn Bassin, Islands Brygge ve Refshaleøen gibi popüler yüzme noktaları da yaz aylarında gençlerin uğrak yerleri arasında.

Kopenhag, Yeni Nordik mutfağıyla tanınsa da yerel halkın eski usul bodegaları, yani “brown bar”ları hâlâ özel bir yere koyduğu görülüyor.

Dışarı çıkmak çok ucuz değil. Ancak ücretsiz eğitim, öğrenci destekleri ve güçlü bisiklet kültürü gençlerin şehirdeki hayatını kolaylaştırıyor.

K7 gibi programlar 18-27 yaş arasındaki gençlere kültür mekanlarına ücretsiz erişim sağlıyor. Müzikseverler ise her yaz Nørrebro ve Vesterbro mahallelerini büyük ölçüde ücretsiz sokak partileriyle dolduran Distortion gibi etkinliklere katılabiliyor.

Kopenhag’ın en büyük avantajlarından biri şehir içinde hareket etmenin kolaylığı. Katılımcıların yüzde 83’ü bisiklet ve yürüyüş imkanlarını olumlu değerlendirirken, yüzde 65’i toplu taşımayı beğeniyor.

Şehirde yaşamanın mutluluk üzerindeki etkisi de dikkat çekici. Katılımcıların yüzde 78’i, Kopenhag’da yaşamanın kendilerini mutlu ettiğini ve daha önce yaşadıkları diğer şehirlerden daha fazla keyif verdiğini söylüyor.

8. Berlin

Berlin, kendinizi ne kadar yabancı hissederseniz hissedin, “sizin insanlarını” bulmaya uygun bir şehir olma özelliğini koruyor. Gen Z için de durum farklı değil.

Berlin

Şehir giderek pahalılaşırken gece dışarı çıkmak da daha seçici bir hale geliyor. Niş müzik programları ağızdan ağıza ve sosyal medya üzerinden yayılıyor. Ancak geç saatlere kadar açık Späti’lerin, yani mahalle tipi küçük marketlerin önündeki eski püskü banklar hâlâ gençlerin ucuz bira eşliğinde sosyalleştiği yerlerden.

Gündüzleri ise Berlin’in genç topluluğu çok daha farklı alanlarda bir araya geliyor. Afrika diasporasına yönelik dans derslerinden seks işçileriyle dayanışma içinde çalışan pole dans stüdyolarına, kitap eşleştirmeli hızlı buluşmalardan FLINTA+ bit pazarlarına kadar pek çok farklı topluluk ve etkinlik var.

Gen Z’nin Berlin’i her şeyi hızla tüketmekten çok, şehirde bulunmaktan mutlu olmasını sağlayan şeylere ve insanlara odaklanıyor.

Gen Z’ye göre Berlin, yaşamak açısından dengeli bir şehir.

Alman başkenti restoranların kalitesi, yeşil alanlara erişim, yeni insanlarla tanışma kolaylığı ve genel refah konusunda yüzde 65 oranında olumlu değerlendirme aldı.

Gece hayatı da yüzde 65’lik bir onay oranına sahip. Ancak yalnızca yüzde 57 oranında katılımcı Berlin gece hayatını ekonomik buluyor.

Şehrin sanat sahnesi ise bütçe dostu olma konusunda daha yüksek puan aldı ve yüzde 72 oranında olumlu değerlendirildi.

9. Valencia

Valencia, Gen Z için oldukça cazip avantajlar sunuyor. Uygun fiyatlı gece hayatı, pazar günleri ücretsiz müze girişleri ve yalnızca 14,90 euro karşılığında 30 gün boyunca metro, tren ve otobüs kullanımını sağlayan ulaşım kartı bunlardan bazıları.

Valencia

Ancak şehrin asıl öne çıktığı alan sosyal yaşam.

Son dönemde ücretsiz ve açık hava buluşmaları giderek yaygınlaşıyor. Bu etkinlikler insanların biraz yavaşlamasına ve daha gerçek bağlantılar kurmasına olanak sağlıyor.

Casa Lenta yoga stüdyosu, sosyal dağ yürüyüşleri düzenliyor. Made For ise yemyeşil Jardín del Turia boyunca sosyalleşerek koşmak isteyenleri bir araya getiriyor. Erken kalkmayı sevenler ise her hafta düzenlenen Sunrise Sea Swims etkinliği kapsamında Akdeniz’e birlikte giriyor.

Yılın yaklaşık 300 günü güneş alan bir şehirde insanların mutlu olması çok da şaşırtıcı değil. Valencia’da yaşayan Gen Z’nin yüzde 93’ü, şehirde yaşamanın kendilerini mutlu ettiğini söylüyor.

Katılımcıların yüzde 86’sı Valencia’daki topluluk hissini olumlu değerlendiriyor. Ancak yeni arkadaşlar edinmenin kolay olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 64’te kalıyor.

Katılımcıların yüzde 86’sı son dönemde mutluluk hissinin arttığını da belirtiyor.

10. Bangkok

Bangkok, gelişmekte olan yaratıcı zihinlerle beslenen ve aynı zamanda bu yaratıcı enerjiyi yeniden besleyen bir şehir. Tasarımcılar, sanatçılar, şefler ve müzisyenler fikirlerini birbirleriyle paylaşarak bunları menülere, koleksiyonlara ve sergilere dönüştürüyor.

Bangkok

Şehirdeki dairelerin görece uygun fiyatlı olması, gençlerin büyük bir bütçeye ihtiyaç duymadan kendilerine yeni bir hayat kurabilmesini sağlıyor.

Bangkok gece hayatıyla dünyanın en iyi şehirleri listelerinde sık sık yer alsa da Gen Z için şehir bundan çok daha fazlasını sunuyor. Koşu kulüpleri, yoga dersleri ve soğuk su banyoları da gençlerin günlük yaşamının önemli parçaları.

Şu sıralar şehrin en dikkat çekici bölgelerinden biri Song Wat. Burada yaratıcı kolektif Made in Song Wat’ın etkisiyle eski dükkanların arasında ve etkileyici sokak sanatlarının çevresinde yeni işletmeler peş peşe açılıyor.

Tayland’ın başkenti, harika yemekleri ve hareketli gece hayatıyla Gen Z’nin favorileri arasında.

Katılımcıların yüzde 87’si restoranları olumlu değerlendirirken, gece hayatı için bu oran yüzde 78.

Ancak araştırmanın en dikkat çekici sonucu mutluluk konusunda ortaya çıkıyor: Katılımcıların tam yüzde 96’sı, yaşadıkları şehrin kendilerini mutlu ettiğini ve daha önce yaşadıkları diğer yerlerden daha mutlu olduklarını söyledi.

11. Napoli

Napoli, 2025’te 2.500 yıllık geçmişini kutlamış olsa da şehir hâlâ güçlü bir gençlik enerjisi taşıyor. Her köşede erişilebilir kültür seçenekleri bulunurken, şehir rahat ve hareketli gece hayatı ile yoğun etkinlik takvimi sayesinde yıl boyunca canlı kalıyor.

Naples

Gençler açısından yaşam kalitesi de genel olarak yüksek. Şehrin kamu altyapısı son on yılda önemli ölçüde gelişti. Napoli aynı zamanda İtalya’nın büyük şehirleri arasında en düşük yaşam maliyetine sahip şehir. Buna iyi hava koşulları ve güçlü bir aidiyet ve topluluk duygusu da ekleniyor.

İşsizlik oranı hâlâ yüksek olsa da kademeli olarak düşüyor. Napoli aynı zamanda 35 yaş altındaki girişimcilik açısından İtalya’nın en iyi ikinci şehri konumunda.

Bir de yemek meselesi var. Via dei Tribunali’ye gittiğinizde ülkenin en lezzetli ve en uygun fiyatlı yemeklerinden bazılarını bulabilirsiniz. Bir kahveyi hâlâ 1 euroya, paket pizza al portafoglio’yu 3 euronun altında, oturarak yiyeceğiniz bir marinara pizzayı ise rahatlıkla 5 euronun altında bulmak mümkün.

Muhteşem kaotik Napoli, Gen Z açısından listenin en mutlu şehirlerinden biri.

30 yaş altındaki katılımcıların yüzde 91’i, şehirlerinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. İnsanların şehirdeki genel ruh hali de dikkat çekici: Katılımcıların yüzde 100’ü, Napoli’deki insanların pozitif göründüğünü belirtti.

Bu mutluluğun ekonomik yaşamla ilişkisi olabilir. Dışarıda içki içmekten akşam yemeğine, sinemadan canlı müziğe kadar pek çok aktivite, katılımcıların en az yüzde 73’ü tarafından uygun fiyatlı olarak değerlendirildi.

Napoli’nin genel ekonomik yaşam puanı ise yüzde 82.

Ancak şehrin önemli bir zayıf noktası güvenlik. Araştırmaya katılanların hiçbiri Napoli’yi güvenli bir şehir olarak tanımlamadı.

12. Cape Town

Cape Town, hava nasıl olursa olsun, günün hangi saati olursa olsun yavaşlamayan bir şehir. Şehir sürekli hareket halinde. Ancak bu enerjinin arasında Gen Z’nin zaman zaman ihtiyaç duyduğu sakinlik için de pek çok alan bulunuyor.

Cape Town

Sea Point sahil yolunda yürüyüşünüzü Ceremony Matcha’da bir içecekle tamamlayabilir, şehrin en havalı caddelerinden birinde yer alan AKJP’de arkadaşlarınızla buluşabilir, gününüzü şehrin çevresindeki şarap çiftliklerinden birinde geçirebilir, sanat ve kültür dünyasına dalabilir ya da Cape Town’dan başlayan sayısız günübirlik yürüyüş rotasından birine çıkabilirsiniz.

Cape Town’da yaşamak elbette bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Ancak Gen Z, şehir içinde kendi topluluklarını oluşturuyor ve kenti kendilerine ait hissettirecek yeni alanlar yaratıyor.

Gen Z açık havada vakit geçirmeyi seviyor ve araştırmaya göre bunu yapmak için Cape Town’dan daha iyi şehirlerden birini bulmak kolay değil.

30 yaş altındaki katılımcıların yüzde 93’ü, şehrin yeşil alanlarını ve doğaya erişimini olumlu değerlendirdi.

Aynı orandaki katılımcı, günlük hayatındaki deneyimlerden mutluluk duyduğunu söyledi.

Şehrin hemen yanı başındaki geniş koruma altındaki yeşil alanlar düşünüldüğünde bu sonuç pek şaşırtıcı değil.

13. Kraków

Polonya’nın kültür başkenti ve Avrupa Birliği’nin en büyük öğrenci merkezlerinden biri olan Kraków, Gen Z için oldukça cazip bir şehir.

Kraków

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Eski Şehir, günün her saatinde canlı. Öğrenci kimliği ise şehirde önemli avantajlar sağlıyor. Kraków Ulusal Müzesi ve çağdaş sanat müzesi MOCAK’ın yanı sıra sinemalar, önemli turistik noktalar ve restoranlarda öğrencilere ciddi indirimler sunuluyor.

Şehir kültür alanında olduğu kadar gece hayatında da güçlü. Üstelik gece hayatı uygun fiyatlı ve neredeyse hiç durmuyor.

Şehrin ana eğlence merkezi Rynek Meydanı çevresinde şekilleniyor. Burada uygun fiyatlı shot barları, dolup taşan dans pistleri ve Multi Qlti ile Klub Kulturalny gibi uzun yıllardır öğrencilerin uğrak noktası olan barlar bulunuyor.

Şehrin eski Yahudi mahallesi Kazimierz de gençlerin popüler buluşma noktalarından. Eszeweria, Alchemia ve Singer gibi vintage atmosferli mekanlar burada öne çıkıyor.

Yürünebilirlik, gençlerin hayatında ilk bakışta en önemli faktör gibi görünmeyebilir. Ancak ücretsiz ve kolay bir ulaşım biçimi olması Kraków’un bu konudaki güçlü performansını önemli kılıyor.

30 yaş altındaki katılımcıların yüzde 90’ı, Kraków’u yürünebilir bir şehir olarak tanımladı.

Polonya’nın ikinci büyük şehri gece hayatında da yüksek puan aldı. Katılımcıların yüzde 95’i gece hayatını olumlu değerlendirdi.

Yeni insanlarla tanışmak da oldukça kolay görünüyor: Katılımcıların yüzde 77’si şehirde yeni insanlarla tanışmanın kolay olduğunu söyledi.

14. Seul

Seul, birbirinden oldukça farklı deneyimlerin yan yana yaşandığı bir şehir.

Seoul

Seongsu’nun hareketli ve renkli pop-up mağazalarından Gwanghwamun’daki sakin ve düzenli protestolara kadar şehirde güçlü kontrastlar var.

Sokaklarda da aynı karşıtlık görülüyor. Anguk istasyonundan çıktığınızda kraliyet saraylarının hemen yanında çağdaş sanat galerileriyle karşılaşabiliyorsunuz. Jongno 3-ga İstasyonu’nun 4 numaralı çıkışından çıktığınızda ise geleneksel hanok evlerinin içine yerleşmiş viral kafeler bulunuyor. Akşam olduğunda ana caddeler, gençlerin son dönemde yeniden keşfettiği uygun fiyatlı pocha çadır restoranlarına dönüşüyor.

Seul’ün en güzel taraflarından biri ise bazı bölgelerinde şehrin ortasında olduğunuzu unutabilmeniz. Cheonggyecheon deresi, Namsan Dağı ve Bukhansan Ulusal Parkı gibi yeşil alanlar ücretsiz şekilde ziyaret edilebiliyor.

Seul, dünyanın en yürünebilir şehri olarak öne çıkıyor.

Gen Z katılımcılarının yüzde 100’ü, Seul’de yürümenin ve şehir içinde bu şekilde hareket etmenin kolay olduğunu söyledi.

Katılımcıların yüzde 75’i yeşil alanlara ve doğaya erişimin iyi olduğunu düşünüyor. Bu da şehrin açık havada vakit geçirmek açısından güçlü bir seçenek olduğunu gösteriyor.

Sosyalleşme konusunda da Seul başarılı. Katılımcıların yüzde 75’i, yeni insanlarla tanışmanın ve arkadaş edinmenin kolay olduğunu belirtti.

15. Paris

Paris yaşamak için ucuz bir şehir değil. Ancak nerede ve nasıl bakacağınızı biliyorsanız şehrin tadını uygun bütçeyle çıkarmanın pek çok yolu var.

Paris

Fransa ve Avrupa Birliği vatandaşı 26 yaşın altındaki herkes her gün müzelere ücretsiz girebiliyor. Diğer ziyaretçiler için de ayın ilk pazar günü pek çok müze ücretsiz.

Paris’in geleneksel anlamda gece kulüpleri elbette var. Ancak şehirde geceyi geçirmenin en güzel yollarından biri caz barlarını keşfetmek.

Çoğu mekanın giriş ücreti makul. Ancak Latin Mahallesi’ndeki La Caveau de la Huchette bunların arasında özel bir yere sahip. Yeraltındaki atmosferi, canlı müziği ve kalabalık dans pistiyle Paris gecelerinin klasiklerinden.

Şehrin kafe kültürü de gece boyunca devam ediyor. Paris genelindeki bistrolar ve restoranlar geç saatlere kadar açık. Bu nedenle arkadaşlarla sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğini fark etmeseniz bile gecenin ilerleyen saatlerinde hâlâ açık bir yer bulmak mümkün.

Fransa’nın başkenti Gen Z için dünyanın en iyi şehirleri sıralamasında 15. sırada.

Paris, gece hayatının kalitesi konusunda yüzde 83 gibi güçlü bir puan aldı. Katılımcıların yüzde 87’si Paris’i “canlı” olarak tanımladı.

Dışarıda içki içmenin ekonomik olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 80.

Şehrin asıl güçlü olduğu alan ise restoranlar. Araştırmaya katılanların tamamı, Paris’in restoranlarını olumlu değerlendirdi.

16. Atina

Yılın neredeyse tamamında sosyalleşmenin açık havada gerçekleştiği bir şehir düşünün. Üstelik iyi vakit geçirmek için büyük bir bütçeye de ihtiyacınız yok.

Athens

İşte Atina.

Gençler Exarcheia ve Agias Irinis meydanlarında buluşuyor, Psyrri sokaklarına taşıyor ya da şehrin dört bir yanındaki uygun fiyatlı barlara, canlı müzik mekanlarına ve yeraltı kulüplerine gidiyor.

Genç Atinalılar aynı zamanda güçlü bir yaratıcı sahnenin gelişmesine öncülük ediyor. Bağımsız galeriler, vintage mağazalar ve topluluk etkinlikleri şehrin farklı noktalarında sürekli ortaya çıkıyor.

Üstelik günün sonunda Athenian Riviera’da denize girmek veya Parnitha Dağı’nda yürüyüş yapmak mümkün.

Bu nedenle 20’li yaşlarındaki pek çok genç, hayatını kurmak için Atina’yı tercih ediyor.

Yunanistan’ın başkenti, Gen Z katılımcılarının yüzde 82’sini mutlu ediyor.

Bunun nedenlerinden biri şehrin rahat atmosferi olabilir. Katılımcıların yüzde 64’ü Atina’yı yaşamak için rahat bir şehir olarak tanımladı.

30 yaş altındaki katılımcıların yüzde 91’i, yaşadıkları mahalleyi “iyi” veya “harika” olarak değerlendirdi.

Katılımcıların yüzde 82’si de günlük hayatlarındaki deneyimlerden mutluluk duyduğunu söyledi.

17. Mexico City

Mexico City, Gen Z için üç önemli özelliği aynı anda sunuyor: iyi gece hayatı, ekonomik kültür-sanat seçenekleri ve taşınacağınız bölgeye bağlı olarak görece ulaşılabilir kira fiyatları.

Mexico City

Deniz seviyesinden oldukça yüksek bir konumda bulunan şehir; reggaeton viejo ve corridos tumbados sesleriyle hareketli bir gece hayatına sahip. Revuelta Queer House gibi mekanların terasları gecenin ilerleyen saatlerine kadar kalabalık. Yalnızca davetli listesinde yer alan partiler ise gizli apartmanlarda düzenleniyor.

Her ayın son çarşambasında Noche de Museos programı sayesinde önemli müzelerin kapıları herkese ücretsiz açılıyor. Şubat ayında düzenlenen Art Week ise şehri baştan sona etkinliklerle dolduruyor.

Cablebus ise şehrin panoramik manzarasını yalnızca 7 peso karşılığında görme imkanı sunuyor.

Kira konusunda ise durum biraz daha karmaşık. Şehir dışından gelenler için hâlâ ulaşılabilir seçenekler bulunabilse de kira fiyatlarının yerel halk için giderek pahalılaştığına dikkat çekiliyor.

30 yaş altındaki katılımcıların yüzde 92’si, Meksika’nın dev başkentinde yaşamanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Katılımcıların yüzde 84’ü, günlük hayatında mutluluk bulduğunu belirtti.

Şehrin yeşil alanlara ve doğaya erişimi de güçlü. Katılımcıların yüzde 80’i, Mexico City’nin yeşil alanlara ve doğaya iyi erişim sunduğunu düşünüyor.

18. Rio de Janeiro

Brezilya yaşam tarzına ve estetiğine yönelik ilgi son dönemde hiç olmadığı kadar güçlü. Gen Z’nin sosyal medyada hayranlıkla takip ettiği Brezilya kültürünün önemli bir bölümü ise Carioca, yani Rio de Janeiro’ya özgü yaşam tarzından geliyor.

Rio de Janeiro

Güneş, plaj, samba ve wellness kültürü Rio’nun günlük hayatının ayrılmaz parçaları. Şehir özellikle günü çok fazla plan yapmadan akışına bırakmayı sevenler için ideal.

Bütçeniz kısıtlıysa bile plajda geçirmek, şehirde yürümek ya da açık havada düzenlenen grup derslerinden birine katılmak Carioca yaşam tarzını deneyimlemek için yeterli.

Gece hayatında ise son dönemin popüler mekanları listening barlar. Loş ışıklı ve iyi DJ performanslarına ev sahipliği yapan bu mekanlarda house, rap, funk ve R&B gibi türler çalınıyor.

Bu barlar aynı zamanda yükselişte olan partilere ve DJ kolektiflerine de ev sahipliği yapıyor. Louder, Jam from Rio, Midas Room ve Domply bunlar arasında öne çıkıyor.

Günün hangi saati olursa olsun Rio’nun herkese sunabileceği bir şey var.

Parti kültürüyle ünlü Rio de Janeiro’nun gece hayatı, Gen Z katılımcılarının yüzde 67’si tarafından “iyi” veya “harika” olarak tanımlandı.

İlginç şekilde, şehrin canlı olduğunu düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 50.

İçki fiyatları ise oldukça olumlu bir tablo çiziyor. Katılımcıların yüzde 89’u, dışarıda içki içmenin ekonomik olduğunu söyledi.

Yeni insanlarla tanışmanın kolay olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 72.

19. Vancouver

Vancouver hakkında anlatılanların büyük bölümü gerçeği yansıtıyor: İnsanlar gerçekten söylendiği kadar arkadaş canlısı, doğa gerçekten nefes kesici ve şehir her ne kadar pahalı olsa da gençlerin hayatlarını kurmaya başlamaları için oldukça iyi bir seçenek.

Vancouver

Üstelik kira fiyatları düşüş gösteriyor ve şehirde bütçe dostu yapılabilecek pek çok şey var. Dağlar, plajlar ve parklar bunun en güzel örnekleri.

Commercial Drive veya Main Street’e gittiğinizde bira fabrikaları, listening barlar ve temalı mekanlardan oluşan geniş bir seçki bulabilirsiniz. Fox Cabaret bunlar arasında öne çıkan seçeneklerden biri.

Öğrenci kartı sahipleri için şehirdeki müzelerin çoğuna ücretsiz veya indirimli giriş imkanı da bulunuyor.

İyi bir toplu taşıma sistemi, hareketli bir gece hayatı ya da arkadaş canlısı bir şehir imajı kadar heyecan verici görünmeyebilir. Ancak günlük hayatın geri kalanını çok daha kolay hale getirdiği kesin.

Vancouver’da görüşülen yerel halkın yüzde 88’i, şehrin toplu taşıma ağını olumlu değerlendirdi.

Yeşil alanların kalitesi de yüksek puan aldı. Katılımcıların yüzde 81’i, yeşil alanları iyi veya harika olarak tanımladı.

Aynı oranda katılımcı, günlük hayatındaki deneyimlerden mutluluk duyduğunu söyledi.

20. Viyana

Viyana’ya taşındığınızda şehrin ne kadar katmanlı olduğunu fark etmeniz uzun sürmüyor. İmparatorluk döneminden kalma görkemli mimarinin arkasında son derece canlı bir gençlik kültürü var.

Vienna

Üstelik gençler şehrin sunduğu bu kültürün tadını çıkarabiliyor. İndirimli toplu taşıma, kira fiyatlarına getirilen sınırlar ve opera ile tiyatrolarda 15-20 euro seviyesindeki biletler, gençlerin kültür-sanat hayatına erişimini kolaylaştırıyor.

Ancak Viyana’nın en sevilen özelliklerinden biri kafe kültürü.

Habakuk, Propeller ve Espresso Bar gibi mekanlar, öğleden sonrayı kitap okuyarak geçirmek için ideal. Zaman ilerledikçe bu mekanlar yavaş yavaş doluyor ve hareketli barlara dönüşüyor.

Queer gençler açısından da şehirde kendilerini rahat hissedebilecekleri mekanlar bulunuyor. Café Roza ve Marea Alta bunlar arasında özellikle öne çıkıyor.

Yaz geldiğinde ise bütün şehir açık havaya taşınıyor. İnsanlar iş çıkışı Tuna Nehri’nde serinliyor, güneş batarken arkadaşlarıyla Schanigarten’larda buluşuyor ve Avrupa’nın en büyük ücretsiz açık hava festivali olan Donauinselfest gibi etkinliklere katılıyor.

Kahve kültürüyle tanınan bir şehir için oldukça iyi bir sonuç: Gen Z katılımcılarının yüzde 76’sı, dışarıda kahve içmenin ekonomik olduğunu düşünüyor.

Avusturya’nın başkenti topluluk hissi açısından da güçlü. Katılımcıların yüzde 82’si, şehirdeki atmosferin ve topluluk duygusunun güçlü olduğunu söyledi.

Wellness ve yaşam kalitesi konusunda ise Viyana daha da yüksek bir puan aldı: Katılımcıların tam yüzde 89’u, şehirdeki yaşam kalitesini olumlu değerlendirdi.

Ancak yeni insanlarla tanışmak Viyana’nın güçlü olduğu alanlardan biri değil. 30 yaş altındaki katılımcıların yalnızca yüzde 30’u, şehirde yeni insanlarla tanışmanın kolay olduğunu düşünüyor.

Son haberler
    Reklâm