Get us in your inbox

Time Out İstanbul editörleri

Time Out İstanbul editörleri

Articles (368)

Şehrin dört bir yanında sanat

Şehrin dört bir yanında sanat

Sanatı herkes için erişilebilir kılmayı amaçlayan İBB Kültür Dairesi Başkanlığı’nın koordinatörü Figen Ayhan Karakelle ile bugüne dek yaptıkları çalışmaları ve şehrin kültür sanat sahnesini konuştuk.   İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Dairesi Başkanlığı Koordinatörü olmadan önce neler yaptınız? İlk lisansımı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde tamamladım. Daha ikinci sınıfta reklam ajanslarında çalışamaya başladım; uzun yıllar metin yazarı ve yaratıcı yönetmen olarak çalıştım. Bu sırada Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü Rejisörlük Ana Sanat Dalı’nda ikinci lisansımı tamamladım. Ertesi yıl Ankara Devlet Opera Balesi’nin sınavını kazanarak rejisör yardımcısı olarak çalışmaya başladım. 2021’in Nisan ayına kadar da Devlet Opera ve Balesi Rejisörü olarak çalıştım. Ankara’da ve diğer bölge operalarında eserler sahneye koydum. CSO, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, Avrasya Filarmoni Orkestrası gibi orkestralarla projeler yaptım. Bu yıl yedincisi düzenlenen Beylikdüzü Klasik Günleri’nin sanat yönetmenliğini yaptım. 2006-2021 yılları arasında Anadolu Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuarlarında sahne hocalığı yaptım. Toparlarsak, Kültür Dairesi Başkanlığı Koordinatörlüğü’nden önce iletişimciydim, sahne yönetmeniydim ve eğitimciydim. Hâlâ da bu üçü çalışma prensiplerimin ana eksenini oluşturuyor.    İBB Kültür Dairesi Başkanlığı olarak şehrin kültür sanat sahnesine neler katmay

Kırmızı Yine Kırmızı

Kırmızı Yine Kırmızı

Habip Aydoğdu ile İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde açtığı ‘Kırmızı Yine Kırmızı’ başlıklı sergisini konuştuk. Yaşamla ve toplumsal olaylarla olan ilişkisini her zaman canlı tutan Habip Aydoğdu, Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi içerisinde yer alan İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde “Kırmızı Yine Kırmızı” başlıklı sergisi ile sanatseverlerle buluşuyor. Aydoğdu, Time Out’a Kırmızı Yine Kırmızı” sergisine dair özel açıklamalarda bulundu. “Resimlerime sığınarak hayata tutunmaya çalıştım” Sergisi üç yıl önce açılması beklenirken pandemi nedeniyle ertelenen Aydoğdu, yaşadığı sürece ilişkin; “Çok şükür bugüne değin pandemiye toslamadan ben de eşim de bugünlere kadar gelebildik. Sanki bu korona illeti damarlarımda dolaşıp duruyor gibi bir tedirginliği, ürkekliği hala yaşıyor gibiyim. Özgürlüğümüzün ister istemez kısıtlandığı tipik mahsurluk günleriydi o günler. Bu süreçte peş peşe sevdiğim dostlarımın, arkadaşlarımın, akrabalarımın koronaya yakalandıkları haberlerini aldım. Bazıları birer birer terk etti bizleri, çok canımızı ve canlarımızı kaybettik. İnsanın arkadaşını, yakınlarını kaybetmesi kadar zor bir şey yokmuş meğer. Moralimin bozuk olduğu günlerim çok olmuştur. Bu süreçte sadece resmime sığınarak hayata tutunmaya çalıştım. Resimlerimin beni korona sürecinden de koruduğuna, yarınlarda da koruyacağına olan inancımı diri tutmak istiyorum.” dedi. “Geçen iki yılın özeti niteliğinde” Aydoğdu sergisinin temasına da değinerek, “Sergimin teması Kırmızı yine Kırmızı, ko

Tiyatro dünyasının üretken kalemi

Tiyatro dünyasının üretken kalemi

Sizi tanıyabilir miyiz? İç mimarlık mezunuyum. Şahika Tekand Stüdyo Oyuncuları’nda eğitim alıp yaklaşık altı-yedi yıl tiyatro yaptım. İkincikat başta olmak üzere alternatif sahnelerde her alanda çalıştım. Oyunculuk, yönetmenlik, dekor, afiş tasarımı… 2012’de ise ilk oyunum ‘Fü’yü yazdım. ‘Fü’ seyirciyle buluştuktan sonra oyun yazarı olmaya karar verdim ve altı yıl önce Bam İstanbul’u kurdum. O gün bugündür de oyunlarım sahneleniyor. Tiyatro merakınız nereden geliyor? Ankaralıyım. Klasiktir; lisede tiyatroya meraklıydım, hatta tiyatro kolundaydım. ‘Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı’ isimli bir oyunun seçmeleri vardı, ona girdim. Fakat aç kalmayayım, annem babam bana bakmak zorunda kalmasın diye düşünerek üniversite sınavında iç mimarlık bölümünü yazdım. Yazı hayatınızın neresindeydi? Aslında özenmeyle başladı. İkincikat, Mısır Apartmanı’nın karşısındayken, Dot’tan esinlenerek in-yer-face metinleri sahneliyorduk. Sonra kendi metinlerimizi yazmak istedik. Önce Ebru Nihan Celkan’ın ‘17.31’ isimli oyunu, akabinde Sami Berat Marçalı’nın ‘Limonata’ oyunu sahnelendi. Ben de ‘Limonata’yı yönettim, çok bizden bir metindi u. Onu yönetirken iki yaşlı kadını konuşturma fikri düştü aklıma. Ekibe anlatınca da herkes çok heyecanlandı. Böylece bunu yazmaya başladım. Deniz Türkali ve Serra Yılmaz da canlandırdı. Oyunu yazma sürecinin ardından bu işin hobi olarak yapılamayacağını anladım ve tam zamanlı bir oyun yazarı olmaya karar verdim. Oyunculuğa geri dönmeyi düşünüyor musunuz? Bu soru çok

ROMANDAN BEYAZ PERDEYE

ROMANDAN BEYAZ PERDEYE

Yazar ve yönetmen Tayfun Pirselimoğlu ‘Kerr’ romanını beyaz perdeye uyarladı. 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ve 41. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödüllerini kazanan Pirselimoğlu, romanı nasıl filme dönüştürdüğünü anlattı.  ‘Kerr’ romanınızı sinemaya uyarlamaya nasıl karar verdiniz? Bir roman yazarken tahayyülüm onu bir film olarak da şekillendiriyor. Yönetmen olmanın bir tuhaflığı mıdır bilemiyorum. Nihayetinde o roman, o hikaye kendi içerisinde bir senaryo olarak beliriyor ve yegane izleyicisi olduğum bir film olarak zihnimde akıyor. Diğerlerinde de böyle olmuştu, ‘Kerr’de de öyle oldu. Sonrasında bunun gerçek bir film olma kararı nasıl belirdi bilemiyorum. Her fikrin bir demlenme süresi var. Kafamın içerisinde dönüp dururken film haline dönüşme zamanı gelmiş olmalı. Aslında film birebir romanın uyarlaması da değil; büyük ölçüde bu kitaba dayalı olsa da ondan yola çıkarak yazdığım başka hikayelerimden de beslenen bir senaryoyu takip ediyor. Kendi romanınızı beyaz perdeye uyarlamanın ne gibi zorlukları vardı? Bizzat yazdığınız bir senaryoyu temel alan bir film çekmeye kıyasla ne gibi farkları oldu? Evet, bunda bazı farklılıklar var gerçekten. Edebiyat adına onun yayıldığı çağrışımlarla, alegorilerle genişleyen büyük bir alandan söz ediyoruz. Bunun görselliğe dönüşmesi sadece bir hikayenin akışını takip etmek anlamına gelmiyor. Engebeler, çıkmaz sokaklar, yanlış rotalar barındırıyor. Dikkat etmek lazım. Hem kitabın yazarı hem de filmin yönetmeni ol

Sabundan porselene

Sabundan porselene

‘Yadigar’ serginizde sabunlardan ilhamla yaratılmış porselen eserler yer alıyor. Serginin ana fikri nasıl ortaya çıktı? Sabun üretiminin içinde geçen bir çocukluk ve sabun kokusunun hafızada oluşmuş katman katman anılarının, bir yaz günü sabun kokusu ile tetiklenmesi üzerine bu yolculuk başladı. Büyüdüğüm evin avlusu sabunhane idi. Dedemin kurduğu babamın sürdürdüğü bu süreci anma, yad etme arzusuyla yola çıktım. Ailemden ve çocukluğumdan aktarılan belleğin temsili olan sabunları porselenden üreterek bugüne taşıdım. Sergide ziyaretçileri ne gibi eserler karşılayacak? Porselenden üretilmiş sabun, nalın ve hamam taslarının birbiriyle ve sergi içerisindeki kurmaca ile ilişkileri, hikayedeki ve sergideki yerleri karşılayacak. Sergideki eserler nasıl bir çalışma sürecinin sonunda ortaya çıktı? Sergi 2020 Nisan ayında hazırdı ama pandemi sürecinde iptal ettik. Bu süreçte üçlemenin son bölümü olan hamam tasları formunu değiştirdim ve içlerine çizilecek desenlerin yaratım sürecine bir performans ekledim. Bu performansın detaylarını paylaşabilir misiniz? Kendi yaşam deneyimimden seçtiğim bir imgeyi tasın içine çiziyorum. Sonra hamam tasını suya batırıp yıkıyorum. Oluşan yeni şekil artık bellekteki şekil olmuyor. Bunun yeni bir hafıza yaratmaya aracılık edip edemediğini gözlemliyorum. Punctum efekt adını verdiğim bu bölüm beklenmedik şekilde ortaya çıkan, açıklanmasına gerek olmayan, tamamen kişisel etkidir. Sabuna ve bu ürünün üretim ritüellerine dair ilginç anılarınız var mı? Tabi

FESTİVALİN PERDE  ARKASI

FESTİVALİN PERDE ARKASI

Pandemi döneminde İstanbul Film Festivali kapsamında çevrimiçi gösterimler gerçekleşmişti ancak uzun bir aranın ardından festival bu sene eski formatına kavuşuyor. Geride bıraktığımız iki yıl festival ekibi için nasıl geçti?  Geçtiğimiz iki sene sürece uyum sağlamakla geçti diyebiliriz. Hiçbir şekilde fiziki gösterim yapamayacağımızı anladığımızda çevrimiçi gösterimlerle festivali devam ettirdik. Ancak mümkün olduğunda da açık hava ve sinema salonunda da gösterimlere yer verdik. Şimdiyse evlere kapandığımız ve sosyal hayattan koptuğumuz iki uzun senenin sonunda, hazırlıklara kaldığımız yerden devam ediyoruz. Salonlarda olmayı, sosyalleşmeyi, filmlerle dopdolu 12 gün geçirmeyi en az seyircimiz kadar özledik biz de.   2022 programını nasıl bir ruh hali içinde hazırladınız? Hazırlıkları yaptığınız dönemde 2022’nin Nisan ayında bizleri neler beklediğini, kısıtlamaların ne durumda olacağını muhtemelen bilmiyorduk. Belirsizlik içinde festival kurgulama süreci nasıl geçti? Hazırlıklara Eylül ayı itibarıyla başladık. O zaman pandeminin nasıl seyredeceğini, Nisan’da durumun ne olacağını öngöremiyorduk ancak Ekim ayında Filmekimi’ni yarı kapasite olsa da tamamıyla salonda gerçekleştirdiğimizden Nisan için umutlarımız oldukça yüksekti. Kısıtlamaların kalkıp salonların sene başı itibarıyla tam kapasite açılmasıyla rahatladık ve hazırlıklara tüm hızıyla devam ettik. Belirsizlik, son iki yıldır dünyanın geri kalanıyla deneyimlediğimiz bir olgu oldu ancak biz işe iyi tarafından bakmaya ça

KADIKÖY’ÜN YENİ KÜLTÜR SANAT ALANI

KADIKÖY’ÜN YENİ KÜLTÜR SANAT ALANI

Kısa bir süre önce açılan Alan Kadıköy, Anadolu yakasının nitelikli kültür sanat mekanlarından biri. Alan Kadıköy hakkında merak ettiklerimizi, Kadıköy Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Alişan Çapan’a sorduk. Alan Kadıköy’ün çıkış noktası neydi? Bu kültür sanat alanını kurmaya nasıl karar verdiniz? Alan Kadıköy, Kadıköy Belediyesi tarafından özellikle sahne sanatlarına ev sahipliği yapmak amacıyla tasarlanmış bir yapı. Sanatçıların özgürce performans sergileyebilecekleri farklı seyir imkanları sunan Alan Kadıköy binası, İstanbul’un en önemli sanat atmosferine sahip Kadıköy’de günün her saati tiyatro, sergi, performans ve konserlere ev sahipliği yapacak. Alan Kadıköy’de bizi neler bekliyor? Açılış sergimiz ‘XX. Yüzyılın 20 Modern Türk Sanatçısı 2021 Papko / Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu’ 24 Nisan’a kadar devam ediyor. Alan Kadıköy’ün 650 metrekare genişliğindeki sergileme alanında, Paris Ekolü sanatçılarının eserlerinden oluşan Papko / Öner Kocabeyoğlu koleksiyonundan kapsamlı bir seçkiye yer veriliyor. Serginin ilki Ferit Edgü küratörlüğünde, 2011’de santralistanbul’da gerçekleşmişti. Koleksiyondaki 433 eser arasından 182 çalışma 10 yıl sonra Metin Deniz tarafından bir araya getirildi. Alan Kadıköy’ün öne çıkan özelliklerinden biri, birçok farklı sergilemeye olanak tanıyan bir black box sahnesine ev sahipliği yapması. Bunu dikkate alarak kapılarımızı İKSV’nin 25. İstanbul Tiyatro Festivali ile açtık. Festivalin ana mekan destekçisi olarak dört farklı oyuna ev sahipliği

DOĞA, DİJİTAL SANATLA BULUŞURSA...

DOĞA, DİJİTAL SANATLA BULUŞURSA...

Kalyon Kültür’de dijital sanat temalı bir sergi gerçekleştirme fikri nasıl ortaya çıktı? Ceren Arkman: Irmak (Arkman) ve benim uzmanlık alanımız dijital sanat ve tasarım. 18 senedir bu alanda proje üretiyoruz. Kalyon Kültür’le çalışmaya başladığımızda kuvvetli olduğumuz bu alana ağırlık vermek istedik. Ayrıca dijital sanatın çok güncel ve geniş kitlelere hitap eden bir sanat dalı olduğunu düşünüyoruz. Bu da Kalyon Kültür’ün kapsayıcı ve yenilikçi olma misyonuyla örtüşüyor. ‘Flora’ sergisi adından da belli olduğu üzere doğa ve sanat ilişkisine odaklanıyor. Bu tema nasıl belirlendi? Ceren: Sanat, tarih boyunca hep doğayla yakın bir ilişki içindeydi. Ama doğa tasvirlerinin daha fazla ön plana çıktığı dönemler görmek mümkün. Mesela 17. yüzyıl Hollanda’sı buna bir örnek. Dijital sanatta da doğaya ciddi bir ilgi olduğunu görüyoruz. Doğaya ve doğanın geleceğine ilginin artması da bu yönelime katkıda bulunuyor. Bu nedenle doğa tasvirlerine odaklanan bir sergi yapmak için uygun bir dönem olduğunu düşündük. Bunun içine bir de fidan dikim projesi yerleştirdik. Her ziyaretçi için fidan dikimi yaparak sergimizin doğayla olan bağını gerçek hayata da taşımayı hedefliyoruz. ‘Flora’; Anna Ridler, Clement Valla, François Quévillon, Mat Collishaw, Mustafa Hulusi, Pascual Sisto, Quayola, Ryoichi Kurokawa ve Sabrina Ratté’nin işlerine yer veriyor. Sergide yer alacak sanatçılara nasıl karar verdiniz? Serginin ortaya çıkış sürecinden bahsedebilir misiniz? Irmak Arkman: Dijital sanat alanında sergi

RAW’UN YÖNETMENİ ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR

RAW’UN YÖNETMENİ ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR

Filmin yazarı ve yönetmeni Julia Ducournau’ya ‘Titane’ı ve daha fazlasını sorduk.Phil de Semlyen PARİS’TEKİ DAİRESİNDE BULUŞTUĞUMUZ yönetmen Julia Ducournau lavabosunun seramik kısmına vurarak son filmi ‘Titane’daki burun kırma sahnesinin izleyenler üzerinde yarattığı etkiyi açıklıyor. “Mesele ses,” diyor. “Sesi duyunca beklentiye giriyor ve ‘Hayır, olamaz!’ diyorsunuz.” Kendini keşif yolculuğuna çıkan soğukkanlı katil Alexia’ya (Agathe Rousselle) odaklanan ‘Titane’ ile Altın Palmiye kazandı Ducournau. Sınırları zorlayan sahneleriyle akıllardan çıkması zor bir gerilim filmi olan ‘Titane’ı yazarı ve yönetmeni Ducournau’dan dinledik. Çok konuşulan burun kırma sahnesiyle başlayalım. Bu sahneyi gözlerimi kapatarak zar zor izleyebildim. Göründüğü kadar şiddetli bir sahne değil. Karakterin lavabo kenarında burnunu kırdığı an, aslında aynı şeyin iki farklı çekiminin bir araya getirilmesiyle oluşturuldu. Karakter eğilirken ve sonrasında uzaklaşırken olmak üzere iki çekim yaptık. Ardından VFX ile bu çekimleri birleştirdik. Filmin yapımı sırasında hiçbir burun kırılmadı. 'Raw / Çiğ’ filminizin ilk gösterimi sırasında bir izleyici bayılmıştı. ‘Titane’ benzer tepkiler aldı mı? Sosyal medya kullanmadığım için bilmiyorum. Bir kız bana sarılıp omzumda ağlamıştı. Kendine bakışını sorgulatan bir sanat eserine tepki vermesini anlayabiliyorum. Altından kalkması zor bir his, bu yüzden onu elimden geldiğince sakinleştirmeye çalıştım. Bayılma konusu ise epey eski bir olay.  ‘Titane’ akışkan cinsiy

AKM’Yİ KEŞFETTİNİZ Mİ?

AKM’Yİ KEŞFETTİNİZ Mİ?

Kırmızı küreYeni AKM’nin en dikkat çekici noktası, dışarıdan da görülen dev kırmızı küre. Kürenin içinde 2.040 seyirci kapasiteli opera salonu yer alıyor. Kürenin dış yüzeyi, 15.000 seramik parçasıyla kaplı. Dışarıdan bir küre gibi görünen salonun içi ise elipsoit şeklinde. Ana kat ve iki balkondan oluşan opera salonunun sahnesinin 85 kişilik bir orkestrayı barındırabilecek, 125 metrekarelik bir orkestra çukuru var. Tavandaki aydınlatmalar, üfleme metoduyla üretilen cam parçalarıyla oluşturulmuş. Opera salonundaki performanslara uygun bir şekilde hareket eden bu parçalar, gerektiğinde tamamen tavana gömülebiliyor. Sergi alanlarıTaksim Meydanı’na bakan 410 metrekarelik galeri alanı, AKM’nin tek sergi salonu değil. AKM’yi ziyaret ettiğinizde, Müzik Platformu ve Çok Amaçlı Salon’daki sergileri de ziyaret edebilirsiniz. Müzik Platformu, Türkiye’nin müzik mirasına odaklanan ve iki kata yayılan, uzun soluklu sergileri ağırlıyor. 486 metrekarelik Çok Amaçlı Salon ise gerektiğinde bir defile alanına, gerektiğinde 170 kişilik bir sinema salonuna, gerektiğinde de üç farklı toplantı odasına dönüşebilen bir yer. Özellikle multimedya sergileri için uygun bir ortam. Sinema ve tiyatro salonlarıEski AKM’yi hatırlayanlar merkezin hem ana salonunda hem de arkasındaki küçük salonda tiyatro oyunlarını ağırladığını bilir. Yeni AKM de bu geleneği sürdürüyor ve tiyatroya özel bir salon daha sunuyor. Kültür Sokağı adı verilen bölümün girişinde yer alan yeni tiyatro salonu 802 seyirci ağırlayabilecek

BiRAZ GÜLMEYE KiM HAYIR DiYEBiLiR?

BiRAZ GÜLMEYE KiM HAYIR DiYEBiLiR?

Michael Önder’in yazdığı ve Çağrı Şensoy’un yönettiği oyun, toplumun bize dayattığı kimlikleri ve çocuk yetiştirme biçimlerimizi taraftarlık üzerinden mizahi bir dille masaya yatırıyor. Yeni sezonda birçok şehirde seyircisiyle buluşmaya devam eden oyunu konuşmak için oyuncularla bir araya geldik. Günsu Özkarar Nasıl bir araya geldiniz? Salih Bademci: Çağrı Şensoy ile 2006 yılının Nisan ayında ‘Düşlerine Düştüm’ isimli bir oyunda bir araya geldik. Sonra bir sene bile isteye sınıfta kalıp, alt sınıfla birleştik. Derken beş kişilik bir kemik kadroyla Siyah, Beyaz ve Renkli’yi (SBR) kurduk. Nurhan Özenen: Ben sonradan geldim. Sadece Michael’ı (Önder) tanıyordum. Tiyatroya uzun bir ara vermiştim, geri dönmem için beni o ikna etti. Güzel bir ekip olduk ve prova sürecimiz de çok iyi geçti. SBR’de bugüne kadar genelde yabancı metinler sahneye koymuştunuz, ‘Fanatik’ ise yerli bir metin. Salih: Uzun zamandır yerli metin arayışındaydık. Avangart olmayan, tatlı dilli bir oyun bakıyorduk. Denk geldi. Oyunu ilk okuduğunuzda ne düşündünüz ve meseleye nasıl yaklaştınız? Salih: Oyun Ushan Çakır vasıtasıyla elimize ulaştı. Zaten yerli oyun aradığımız için direkt ikna oldum ve oyunculara konsantre oldum. Michael oyuncu olarak Nurhan’ı yolladı, ben de Neslihan’ı önerdim.  Neslihan Arslan: Geç bir saatte Salih telefon etti. Biraz kötü bir gece geçiriyordum, “Yarın okurum,” dedim ama dayanamayıp bir solukta okudum. Hem güzel buldum hem de çok güldüm. Ciddi bir şeyi güzel bir dille anlatıyor. Salih

Listings and reviews (42)

Doktor Strange Çoklu Evren Çılgınlığında

Doktor Strange Çoklu Evren Çılgınlığında

4 out of 5 stars

Yönetmen: Sam RaimiOyuncular: Benedict Cumberbatch, Elizabeth Olsen, Rachel McAdams, Benedict Wong, Chiwetel EjioforVizyon tarihi: 6 Mayıs İşte ayın en merakla beklenen filmlerinden biri. Marvel Studios’un imzasını taşıyan ‘Doctor Strange in the Multiverse of Madness’ filmi ile Marvel Sinematik Evreni, Çoklu Evrenin kapılarını aralıyor. Hem eski hem de yeni mistik yol arkadaşlarının yardımıyla, gizemli yeni bir düşmanla yüzleşmek için Çoklu Evrenin akıllara durgunluk veren ve tehlikeli alternatif gerçekliklerini kat eden Doktor Strange ile bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkıyoruz izleyiciler olarak. Benedict Cumberbatch’ten Rachel McAdams’a uzanan yıldızlarla dolu oyuncu kadrosu da cabası. Yönetmen koltuğunda oturan Sam Raimi’nin daha önce yönettiği filmler arasında ‘Spider-Man’ serisi de bulunuyor.

Fantastic Beasts: The Secrets of Dumbledore

Fantastic Beasts: The Secrets of Dumbledore

3 out of 5 stars

Yönetmen: David YatesOyuncular: Eddie Redmayne, Jude Law, Katherine Waterston, Mads Mikkelsen, Ezra MillerVizyon tarihi: 15 Nisan Yepyeni bir Fantastik Canavarlar macerasına hazır mısınız? Profesör Albus Dumbledore, büyücü Gellert Grindelwald’in büyücülük dünyasını kontrol etmek için harekete geçtiğinden haberdardır. Tek başına onu durduramayacağı için Newt Scamander’ı görevlendirir. Newt büyücüler, cadılar ve cesur bir fırıncıdan oluşan ekibi yönetecektir. Bu tehlikeli görev için bir araya gelen eski ve yeni canavarlar, Grindelwald’ın büyümekte olan birliğiyle çarpışacaktır. J. K. Rowling ve Steve Kloves’un imzasını taşıyan senaryo Harry Potter filmlerinin yönetmeni olarak tanıdığımız David Yates’e emanet edilmiş. Johnny Depp’in rolünü devralan Mads Mikkelsen’in nasıl bir performans sergilediği de merak konusu.

Sonic the  Hedgehog 2

Sonic the Hedgehog 2

Yönetmen: Jeff Fowler Vizyon tarihi: 8 Nisan Paramount Pictures, mavi kirpinin başrolde olduğu ‘Sonic the Hedgehog / Kirpi Sonic’in (2020) yakaladığı başarının ardından serinin ikinci filmiyle karşımızda. İlk filmdeki olayların ardından Sonic, Green Hills’e yerleşmiştir ve gerçek bir kahraman olduğunu tüm dünyaya kanıtlamak istemektedir. Ancak Dr. Robotnik’in bu kez çok daha güçlü bir silahla karşısına çıkacağından habersizdir. Dr. Robotnik, yeni ortağı Knuckles ile beraber medeniyetleri yok etme gücüne sahip olan bir zümrüdün peşine düşmüştür. Sonic, yardımcısı Tails’le birlik olur ve zümrüdü yanlış ellere düşmeden bulmak amacıyla bir maceraya atılır. Bu filmin de yönetmenliği ‘Sonic the Hedgehog’da olduğu gibi Jeff Fowler’a emanet. Animasyonları ve tabii ki efsanevi mavi kirpi Sonic’i seviyorsanız, kaçırmayın.

The Northman

The Northman

5 out of 5 stars

Yönetmen: Robert EggersOyuncular: Alexander Skarsgård, Nicole Kidman, Claes Bang, Anya Taylor-Joy, Ethan Hawke, Björk, Willem DafoeVizyon tarihi: 22 Nisan Korku ve gerilim sinemasına taze bir soluk getiren ‘The Witch’ (2015) ve ‘The Lighthouse’ (2019) filmleriyle, heyecanla takip ettiğimiz yönetmenler listesinde kendine sağlam bir yer edinen Robert Eggers bu kez epik bir tarihi yapımla karşımıza çıkıyor. İzlanda’da geçen filmin baş kahramanı olan ve öldürülen babasının intikamını almaya ant içen Viking prensi Amleth’i Alexander Skarsgård ete kemiğe büründürüyor. Çekimleri İrlanda’da gerçekleşen ve aksiyon sahneleriyle dikkat çeken film, Nicole Kidman ve Björk gibi yıldız isimlerin yer aldığı oyuncu kadrosuyla da hayli merak uyandırıyor.

The Bad Guys

The Bad Guys

3 out of 5 stars

Yönetmen: Pierre PerifelVizyon tarihi: 29 Nisan DreamWorks Animation’ın imzasını taşıyan bu animasyon, Aaron Blabey’nin filmle aynı adı taşıyan çocuk kitabı serisinden uyarlandı. ‘The Bad Guys’ ile ilk uzun metraj deneyimini yaşayan yönetmen Pierre Perifel daha önce Kung Fu Panda filmlerinin animasyon departmanında çalışmış. Aksiyon ve komedi unsurlarını buluşturan filmde, suçlu hayvanlardan oluşan usta bir haydut çetesiyle tanışıyoruz. Kahramanlarımız hayli zor bir görevle karşı karşıya: Tüm dünyayı değiştiklerine ve örnek vatandaş olacaklarına inandırmak zorundalar. Bakalım başarılı olabilecekler mi?

Örümcek ve Kız

Örümcek ve Kız

Yönetmenler: Ramon Zürcher, Silvan Zürcher Oyuncular: Henriette Confurius, Liliane Amuat, Ursina LardiVizyon tarihi: 27 Mayıs 2021 yılında Berlin Film Festivali’ne katılan ‘Das Mädchen und die Spinne’ ikiz kardeşler Ramon ve Silvan Zürcher’in imzasını taşıyor. Yenilikçi sinema dilleriyle dikkat çeken ikili bu filmlerinin ‘insanların bir arada olması’ temalı bir üçlemenin ikinci filmi olduğunu söylüyor. Üçlemenin ilk yapımı ise Ramon Zürcher’in ilk uzun metrajı ‘Das merkwürdige Kätzchen’ (2013) idi. ‘Das Mädchen und die Spinne’ iki genç kadın olan Lisa ve Mara’ya odaklanıyor. İkilinin ev arkadaşlığı Lisa kendi evine çıkmak istediği için sona ermek üzeredir. Lisa’nın kararı kesin olsa da Mara bu değişime pek hazır sayılmaz. İki dost arasındaki gerilim günden günde kâh artar kâh azalır ve araya Lisa’nın annesi, bir usta ve çırağı, komşu, hatta evin sessiz sakini örümcek bile girer.

The Batman

The Batman

1 out of 5 stars

Yönetmen: Matt ReevesOyuncular: Robert Pattinson, Colin Farrell, Zoë Kravitz, Andy Serkis, Paul DanoVizyon tarihi: 4 MartSon dönemin en çok konuşulan ve merakla beklenen filmlerinden biri olan ‘The Batman’ nihayet sinemaseverlerle buluşuyor. Pandemi nedeniyle vizyon tarihi defalarca ertelenen filmin yönetmeni Matt Reeves, filmde hayli korkunç bir Batman yorumunun izleyici beklediğini söylüyor. Filmde Batman’i ete kemiğe büründüren isim ise ‘Twilight / Alacakaranlık’ serisiyle ünlenmesinin ardından oyunculuk kariyerini başarıyla sürdüren Robert Pattinson. Kaybettiği ailesinin intikamını almak için kolları sıvayan Batman’in macerasını izleyeceğimiz filmin oyuncu kadrosundaki tek yıldız Robert Pattinson değil. Filmde Catwoman’ı Zoë Kravitz, Penguin’i ise Colin Farrell canlandırıyor.

Hiçbir Şey Bilmediğimiz Bir Gece

Hiçbir Şey Bilmediğimiz Bir Gece

Eylül ayında başlayacak olan İstanbul Bienali, film gösterimlerinin ilk ayağıyla şimdiden karşımızda. ‘Tatlı, Olgun Meyvelerle Kaplı Ulu Bir Ağaç Olmak Yerine’ başlıklı bienal kapsamında gösterilecek filmlerin bu ön seçkisinde, 2021’de Cannes Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü’nü alan ‘A Night of Knowing Nothing’ öne çıkıyor. Hindistan üniversitelerinde okuyan gençlerle ilgili yarı kurmaca yarı belgesel bir film izliyoruz. Kurmaca olan kısım, anlatıcının seslendirdiği aşk öyküsü. Biri alt, biri üst kasttan iki gencin ilişkisini anlatıcının okuduğu aşk mektuplarından öğreniyoruz. Bu sırada üniversiteli gençlerin ön planda olduğu, amatör film tadında, hayat dolu görüntüler dönüyor beyaz perdede. Ticarileşen üniversitelerin amacını sorgulayan, sembolik bir başkaldırı aslında ‘A Night of Knowing Nothing’.

Nil’de Ölüm

Nil’de Ölüm

3 out of 5 stars

Yönetmen: Kenneth Branagh Oyuncular: Kenneth Branagh, Gal Gadot, Emma Mackey, Armie Hammer, Rose Leslie Vizyon tarihi: 11 Şubat Agatha Christie’nin 1937 tarihli aynı adlı romanından beyaz perdeye uyarlanan ‘Death on the Nile’da dedektif Hercule Poirot karakterini ete kemiğe büründüren isim, filmin aynı zamanda yönetmen koltuğunda oturan Kenneth Branagh. Daha önce ‘Tenet’ta da izlediğimiz Branagh kariyerini hem yönetmen hem de oyuncu olarak sürdürüyor. Belçikalı dedektif Hercule Poirot, Mısır’a tatile gitmiştir. Bir çiftin huzurlu balayı trajik bir şekilde yarıda kesilince Poirot tatilini bırakıp katilin peşine düşer. Uçsuz bucaksız çöl manzaraları ve nefes kesen piramitlerin görüntüleri, kuşkusuz seyir zevkinizi artıracak.

Nightmare Alley

Nightmare Alley

2 out of 5 stars

Yönetmen: Guillermo del Toro Oyuncular: Cate Blanchett, Rooney Mara, Bradley Cooper, Toni Collette, Mary Steenburgen Vizyon tarihi: 4 Şubat Yönetmen Guillermo del Toro dört Oscar kazanan 2017 tarihli ‘The Shape of Water / Suyun Sesi’nin ardından yeni filmiyle beyaz perdeye geri dönüyor. Ünlü yönetmen bu kez William Lindsay Gresham’in aynı adlı romanını sinemaya uyarlamayı tercih etmiş. Bu roman yayımlandıktan bir yıl sonra da Edmund Goulding tarafından bir sinema filmine dönüştürülmüştü. Filmin odağında yer alan, kullanmayı seçtiği sözcüklerle insanları müthiş bir şekilde manipüle etmeyi başaran karnaval çalışanını Bradley Cooper ete kemiğe büründürüyor. Stanton Carlisle adlı kahramanımız en az kendisi kadar tehlikeli biri olan psikiyatrist Lilith Ritter (Cate Blanchett) ile ilişkiye girince işler iyice karışıyor. Kara film türündeki ‘Nightmare Alley’ sırf yıldız isimlerle dolu oyuncu kadrosu için bile kaçırılmamalı.

Kürtaj

Kürtaj

Yönetmen: Audrey Diwan Oyuncular: Anamaria Vartolomei, Kacey Mottet Klein, Luàna Bajrami Vizyon tarihi: 4 Şubat Fransız yönetmen Audrey Diwan’ın ikinci filmi, Annie Ernaux’nun aynı isimli otobiyografik romanından uyarlanmış. Türkçeye ‘Kürtaj’ adıyla çevrilen roman, Ernaux’nun 60’lar Fransa’sında istenmeyen bir hamilelikten kurtulmaya çalışmasını anlatıyordu. Kürtajın yasa dışı, doğum kontrol haplarının yasak olduğu bir dönemde, hamileliğini sonlandırmak isteyen genç bir kadının öyküsünü izliyoruz. Parlak bir geleceği olan kadın, üniversitedeki başarısını sürdürmeye çalışırken diğer yandan da kürtaj yasağından doğan bir utanç ve çaresizlik hissiyle boğuşuyor. Başroldeki Anamaria Vartolomei, ileride adını daha sık duymamızı sağlayabilecek etkileyici bir performans sergilemiş; yönetmen Diwan ise henüz ikinci filmi olmasına rağmen Venedik Film Festivali’nde Altın Ayı ödülüyle taçlandırılan bir esere imza atmış.

The King’s Man: Başlangıç

The King’s Man: Başlangıç

Yönetmen: Matthew Vaughn Oyuncular: Ralph Fiennes, Harris Dickinson, Djimon Hounsou, Tom HollanderVizyon tarihi: 7 Ocak Dave Gibbons ve Mark Millar tarafından yaratılan çizgi roman serisinin sinema adaptasyonu olan Kingsman serisi, casusluk hikayelerine getirdiği mizahi yaklaşımla ses getirmişti. Serinin önceki filmlerinin de yönetmeni olan Matthew Vaughn, ‘X: First Class / X-Men: Birinci Sınıf’ ve ‘Kick-Ass / Göster Gününü’den de bildiğimiz üzere hareketli mizansenler kurgulamaya alışık bir isim. Kingsman hikayesinin ortaya çıkışını anlatan bu filmde ise izleyicisini yirminci yüzyılın ilk günlerine götürüyor. Dünyanın ilk bağımsız istihbarat teşkilatının yolsuzluk ve adaletsizlikle mücadele ettiği filmin dövüş sahneleri oldukça başarılı. ‘The English Patient / İngiliz Hasta’ ve ‘The Grand Budapest Hotel / Büyük Budapeşte Oteli’ gibi filmleriyle farklı jenerasyonların kalbini kazanan Ralph Fiennes’in karizması için bile izlemeye değer.

News (282)

GLOBAL WELLNESS DAY 11 HAZİRAN’DA KUTLANIYOR

GLOBAL WELLNESS DAY 11 HAZİRAN’DA KUTLANIYOR

2012 yılından bu yana her sene Haziran ayının ikinci Cumartesi günü kutlanan Global Wellness Day, iyi yaşamaya adanıyor. Global Wellness Day’in temel amaçları; yaşamın kıymetini bilmek, senede bir gün bile olsa durmak ve düşünmek, şehir yaşamının stresinden ve gündelik kötü alışkanlıklardan arınmak için harekete geçmek. İyi yaşamı bir hayat tarzı haline getirmek üzere yola çıkan Global Wellness Day’in yedi basit adımı var: Günde bir saat yürü, daha fazla su iç, plastik şişe kullanma, doğal gıdalarla beslen, iyilik yap, sevdiklerinle aile yemeği ye ve saat 22.00’de uyu. İyi yaşamın bir lüks değil, bir gereklilik olduğuna ve tüm insanların temel hakları arasında yer aldığına dikkat çekmeyi amaçlayan Global Wellness Day, tüm dünyada insanları sağlıklı ve daha aktif bir yaşama teşvik edecek etkinliklerle kutlanıyor.  “Bir gün tüm yaşamınızı değiştirebilir.” sloganıyla yola çıkan Global Wellness Day, İstanbul’da sağlıklı yaşamın adreslerinden biri olan Dose İstanbul’da kutlanıyor. Dose İstanbul, wellness konularında düzenlediği seminerleri, clean eatery yemekleri, terapi hizmetleri, grup spor dersleri sayesinde konu ile ilgili kişileri aynı çatı altında topluyor. Dose İstanbul’un Global Wellness Day programı, 11 Haziran Cumartesi günü 11.00’da bahçede trambolin, dans, kardiyo, çocuk yogası ve ikramlar eşliğine başlıyor. 12.30’da Selahattin Dönmez ile wellness söyleşisi ve 14.00’de Şef Bora Günebak ile sağlıklı tarifler yemek atölyesi ile devam eden program, 20.00’de

Extra Gastronomy Food Market by Brothers: Lezzet, Müzik, Sohbet ve Deneyim Bir Arada

Extra Gastronomy Food Market by Brothers: Lezzet, Müzik, Sohbet ve Deneyim Bir Arada

Kutlamaya değer keyifli anları öne çıkaran Brothers, 2018’den beri Extra Gastronomy ile farklı gastronomi deneyimlerini sahipleniyor. Bu yıl ilhamını özgün ruhlarıyla keyifli deneyimler yaşatan lezzet marketlerinden alan Extra Gastronomy Food Market by Brothers, 4-5 Haziran hafta sonunda Swissotel Bosphorus Chalet Garden’da gerçekleştirilecek. Gastronomi Yaz mevsiminin gelişini birbirinden güzel lezzetlerle, yemyeşil bir ortamda kutlamaya ne dersiniz? 4-5 Haziran’da 11:00-00:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek Extra Gastronomy Food Market, İstanbul gastronomi sahnesinin en iyi isimlerini bir araya getiriyor. View this post on Instagram A post shared by Brothers (@brothers1801) Şehrin kalbinde, ağaçların altındaki Swissotel Bosphorus Chalet Garden’da düzenlenen festival; Foxy, Dirty Hands, Coffee Sapiens, Avlu, Casa Lavanda, Zhu, Antre Gourmet, Butterfly Chocolate, Minoa, Swissotel Chalet gibi farklı lezzetlerin en iyi temsilcilerini bir araya getiriyor. Festivalin etkinlik takvimi de bir hayli renkli. Nilay Örnek ve Sinan Hamamsarılar’ın moderatörlüğünde Ayhan Sicimoğlu gibi konukların katılacağı gastronomi sohbetleri, peynir eşleşme atölyesi, çikolata eşleşme atölyesi, miksoloji atölyesi, çeşitli tadımlar ve keyifli konserler iki gün boyunca katılımcıları bekliyor.   Gastronomi Sadece lezzet tutkunları değil, müzikseverler de Extra Gastronomy Food Market by Brothers’da aradıklarını bulacak. 4 Haziran saat 14:00’te Elif Çağlar, 17:30’da Palmiyeler, 2

Araç Kiralamanın Kişiye Sunduğu Avantajlar

Araç Kiralamanın Kişiye Sunduğu Avantajlar

Araç kiralama işlemi günümüzde hızlı ve kolay bir şekilde yapılabiliyor. Genellikle gezi amaçlı olarak seyahate çıkıldığında ya da iş görüşmeleri için şehir dışına çıkıldığında araç kiralama hizmetlerinin tercih edildiğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte tatile çıkarken de pek çok kişi daha rahat yolculuk yapmak için araç kiralamaya yöneliyor. Peki, araç kiralamanın ne gibi avantajlar sunduğunu merak ediyor musunuz? Öncelikle araç size ait olmadığı için aracın vergisini de ödemeniz gerekmiyor. Vergi zamanlarını takip etmek gibi işlemlerle uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz. Araç muayenesi için de bir bütçe ayırmanız gerekmez. Bu tür ödemeler araç kiralama firmaları tarafından gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla araç kullanmanın ve özel araçla seyahat etmenin keyfini yaşarken ödemeler, muayene zamanları gibi sıkıntıları yaşamıyorsunuz. Araç kiralarken bir sigorta ödemesinin yapılmadığını da belirtmek gerekir. Sadece araç kiralama fiyatları üzerinden bir ödeme yapmanız yeterli oluyor. Elbette araç ile yolculuk yapmanın keyfini yaşıyor olmak da başlı başına bir avantajdır. Yanınıza dilediğiniz kadar eşya alabilir, istediğiniz sayıda bavul ile yola çıkabilirsiniz. Bu durum sadece kalabalık aileler için bir konfor değildir. Tek başına seyahat etmek isteyenler için de araç kiralamak en konforlu ulaşım seçeneğidir. Rotanızı dilediğiniz gibi ayarlayabilir, yol boyunca istediğiniz zamanda, istediğiniz yerde mola verebilirsiniz. Toplu ulaşımı kullandığınızda böyle bir konfora sahip olamıyorsu

MG, Türkiye’deki 1’inci Yılını İngiliz Başkonsolosluğu’nda Kutladı

MG, Türkiye’deki 1’inci Yılını İngiliz Başkonsolosluğu’nda Kutladı

Bir Doğan Holding iştiraki olan Doğan Trend Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği köklü İngiliz markası MG, Türkiye’deki ilk yılını başarılarla geride bıraktı. Markanın ilk yıldönümü İngiltere Başkonsolosluğu’nda Başkonsolos Sayın Kenan Poleo’nun yüksek müsaadeleriyle gerçekleşen özel bir davetle kutlandı. İş dünyasından isimlerin ve MG’nin iş ortaklarının ve ilk müşterilerinin katıldığı gecenin sürprizi, heyecanla beklenen uzun menzilli elektrikli ZS modeli oldu. Gece boyunca ilk yıl yaşananlar, ekibin ilk tecrübeleri ve MG’nin gelecek planları paylaşılırken Başkonsolosluk binasının büyüleyici ortamında piyano resitali ve ardından canlı müzikle davetliler keyifli bir gece geçirdiler.  ‘‘Günceli Yakalayan Marka, İşini Seven Ekip’’  Doğan Trend Otomotiv Grubu CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Kağan Dağtekin “Otomotiv Grubumuzun portföyünde otomobil işimizin önemi büyük. Geçen yıl bünyemize dahil ettiğimiz MG markamızın büyüme planlarımız içindeki yerini çok önemsiyoruz. Yakında 100 yaşını kutlayacak markanın özellikle elektrikli araçlarda günceli yakalayan başarılı modelleri bulunuyor. Yenilenen ürün gamı sayesinde pandemiye rağmen son iki yılda hızla yayılım sağlayıp Avrupa’da 15 ülkede 400’ü aşan deneyim noktasına ulaştı. Tüm dünyada müşterilerin beğenisini kazanarak yüksek büyüme hızına ulaştı ve özellikle son iki senedir Avrupa’da en hızlı büyüyen marka olmayı başardı.” açıklamasında bulundu.  Dağtekin, ilk sene ekibin yaşadığı ilginç tecrübeleri ve başarılarının a

RESTORAN HAFTASI’NDA

RESTORAN HAFTASI’NDA

Türkiye’nin ilk gastronomi festivali olan ve her yıl merakla beklenen Restoran Haftası, Metro Türkiye ana sponsorluğunda Dude Table tarafından 11. kez düzenleniyor. Etkinlik 5-31 Mayıs 2022 tarihleri arasında İstanbul başta olmak üzere İzmir, Bodrum, Denizli ve Gaziantep’te gerçekleştirilecek. Bu yılki teması “sürdürülebilirlik” olan Restoran Haftası, 100’den fazla restoranın katılımıyla gerçekleşecek. Yerel ve coğrafi işaretli menülerin yanı sıra vegan ve atıksız menülerin de sunulacağı Restoran Haftası’nda lezzet severlere hem lezzetin hem de sürdürülebilirliğin birlikte mümkün olduğu eşsiz bir deneyim yaşatılacak. Gastronomiyle sosyal yaşamın tüm dinamiklerini bir araya getiren ve şehir yaşam kültürüne katkı sağlayan Restoran Haftası, Türkiye’nin ilk gastronomi festivali olma özelliği taşıyor. Bu yıl “sürdürülebilirlik” teması ile gerçekleşecek olan 11’inci Restoran Haftası 5-31 Mayıs tarihlerinde Metro Türkiye ana sponsorluğunda Dude Table Gastronomi ve Pazarlama Ajansı tarafından düzenlenecek.  Etkinlikte 70’i aşkın restoran markası yerini alırken, şubeli markalarla birlikte Restoran Haftası’na 100’ün üzerinde restoran katılacak. Restoran Haftası’na katılan markalar ve değerli şefler menülerini “sürdürülebilirlik” teması kapsamında, atıksız mutfak disiplinine uygun, yerel & coğrafi işaretli, vegan & vejetaryen menüler olarak üç kategoride oluşturacak. Restoran Haftası süresince Türkiye’nin önde gelen katılımcı restoranları, etkinliğe özel olarak oluşturdukları sürdürüleb

NİŞANTAŞI BEYMEN BRASSERIE

NİŞANTAŞI BEYMEN BRASSERIE

Nişantaşı Beymen Brasserie sosyal hayat ve yeme içme dünyasında oldukça önemli bir konumda. Geçmişten günümüze baktığımızda bu durumu nasıl değerlendirirsiniz? Brasserie’de Metin Fadıllıoğlu markasının etkisini her zaman görebilirsiniz. Fadıllıoğlu işletmeleri, çalışanlar için de müşteriler için de bir okul gibidir adeta. Birçok şeyin ilk defa öğrenildiği, deneyimlendiği kaliteli bir atmosferdir. Bu sebeple, müşterisinin de çalışanının da tekrar tekrar gelmek isteyeceği bir mekan burası. Türkiye’deki ilk ‘Brasserie’ konseptinde açılan mekan olması ve 20 yıldır aynı kalite ile devam edebilmesinin sebebi bu büyük “know-how”.   Açıldığı günden beri herkesin buluşma noktası olmayı nasıl başarıyorsunuz?  Nişantaşı Beymen Brasserie misafirlere mevsimsel menüleri ile yeni deneyimler yaşatırken bir yandan klasikleşen lezzetleri koruyarak ve sektöre 55 yıldır yön veren Metin Fadıllıoğlu’nun işletme ruhunu yansıtarak, uzun yıllar birlikte çalıştığı ekibi ile kendilerini “evlerinde hissettiriyor”.  Bunun verdiği samimi hizmet ile tek başına da keyfini çıkarabileceğiniz bir mekan.    Bir klasik haline gelen ve çok sevilen tarzınızın sırrı nedir? 20 yıl önce Metin Fadıllıoğlu’nun kurduğu ve işletmesini yürütmekte olduğu Nişantaşı Beymen Brasserie’nin genlerinde her zaman kaliteyi koruyarak yeni deneyimler yaşatabilmek var. Uzun yıllar birlikte çalışan ekibinin de bu ruh ile mekanı sahiplenerek misafirlere kendilerini rahat hissettirmeleri bizim sırrımız. Beymen Brasserie   Nişantaşı’nın

THE BODRUM EDITION

THE BODRUM EDITION

Conde Nast Traveller tarafından Readers Choice Ödülleri’nde 2021'de Avrupa'nın 4'üncü, dünyanın ise en iyi 24’üncü oteli seçilen The Bodrum EDITION, 2022 yaz sezonu için 20 Nisan’da yeniden kapılarını açıyor. Ian Schrager tarafından Marriott International ortaklığıyla 2018'de açılan, Türk Rivierasının en sevilen oteli ve yeni çağın lüks anlayışının temsilcisi The Bodrum EDITION, 20 Nisan Çarşamba günü çok özel bir yaz sezonu için yeniden kapılarını açıyor. Geçen yıl Conde Nast Traveller tarafından Readers Choice Ödülleri'nde Avrupa'nın 4'üncü, dünyanın ise 24'üncü en iyi oteli seçilen The Bodrum EDITION, seçkin konukları için hazırladığı heyecan verici etkinlikler ve sürpriz pop-up işbirlikleriyle bu yaz da oldukça iddialı. The Bodrum EDITION sevilen restoranları MORENA Beach Club, ünlü şef Diego Munoz imzasını taşıyan Peru ve Latin Amerika konseptli BRAVA, ünlü şef Osman Sezener imzasıyla modern Ege ve Anadolu mutfağı ile KITCHEN ve Asya Füzyon spesiyaliteleri ile pop-up INARI’nin yanı sıra özgün bir tasarımla dekore edilmiş olan odaları ve altın kumlu plajıyla konuklarını ağırlıyor. Bodrum yarımadasının batı noktasındaki Yalıkavak Marina’ya üç kilometre uzaklıkta yer alan The Bodrum EDITION, çoğu Ege Denizi’ne bakan balkonlu, bahçeli veya özel havuzlu toplam 108 odadan oluşuyor. 108 odanın dahilinde kendi mutfağı olan suit odalar ve bir adet dört yatak odalı villa bulunuyor. Her odada özgün tasarım mobilyalar ve mermer banyolar yer alıyor. Konuklar son teknolojik donanıma s

‘Peter Pan ve Varolmayan Ülke’ müzikalini kaçırmayın

‘Peter Pan ve Varolmayan Ülke’ müzikalini kaçırmayın

Türkiye’nin en uzun soluklu çocuk tiyatrosu olan Akbank Çocuk Tiyatrosu, 50. yılına özel olarak Zorlu PSM ve Akbank Sanat iş birliği ile hazırlanan ‘Peter Pan ve Varolmayan Ülke’ müzikalini minik izleyicilerle buluşturuyor. Peter Pan’in hikayesinden uyarlanan müzikal 23 Nisan’da Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde sahnelenmeye başlayacak.  J.M. Barrie’nin ölümsüz romanı ‘Peter & Wendy’den uyarlanan ‘Peter Pan ve Varolmayan Ülke’de, pek çok tiyatro oyununa ve filme ilham veren karakterler, yepyeni bir yorumla sahneye taşınıyor. Oyunu yöneten ve metni kaleme alan isim Mehmet Ergen. Koreografisi Beyhan Murphy imzalı ‘Peter Pan ve Varolmayan Ülke’de Yağız Can Konyalı, Elif Gülalp, Sami Levi ve Su Sonia Herring gibi isimler rol alıyor. Müzikal, 7 yaş ve üzeri minikler için uygun.   24 Nisan; 8, 15, 21  ve 22 Mayıs, Zorlu Performans Sanatları Merkezi, 15.00, 180-220 TL. Biletler www.passo.com.tr’de satışta.        

Yapı Kredi Bomontiada, Music is Art ile müzik, moda, gastronomi ve sanat dolu bir deneyim merkezine dönüşüyor!

Yapı Kredi Bomontiada, Music is Art ile müzik, moda, gastronomi ve sanat dolu bir deneyim merkezine dönüşüyor!

19 - 20 Mart tarihlerinde YK Bomontiada ev sahipliğinde gerçekleşen Music is Art’ta; genç ve yetenekli sanatçıların geri dönüşüm & sürdürülebilirlik temalı eserlerinin yanı sıra iki gün boyunca müzikten gastronomiye; modadan kollektif sanat eseri yapımına birçok başlık altında benzersiz deneyim serileri sunuluyor. Bridgestone’un katkılarıyla Babylon Sahne’de; rutinlerin grisine karşı tutkuların renklerini savunan Nova Norda’dan minimalist elektronik müziğin önde gelen ismi Akın Sevgör’e; kendilerine özgün DJ ve saksafon performansıyla jazz ve blues tınılarını harmanlayan Soul Grinders’tan Barış Demirel ve Emiran’a birçok iyi müzisyeni ağırlıyor; müzik ve eğlencede de #SonunaKadarGit diyoruz. Nova Norda Küratörümüz Begüm Güney’in sürdürülebilirlik alanında konvansiyonel sanat üretimi ve dijital sanatı birleştirdiği seçkisiyle; Ebru Ceylan, Sebahat Karcı, Derya Geylani, Yılmaz Bulut, Tamer Nakışçı, Şerife Bilgili Ercantürk, Aslı Smith, Tan Taşpolatoğlu ve Oğulcan Sürmeli’nin yanı sıra Hakan Yılmaz, Balkan Karışman, Burak Dağ, Dolce Paganne, Rızacan Kumaş, İdil Dursun, Ecem Dilan Köse, Karyagar, K-Art ve Selay Karasu gibi başarılı NFT sanatçılarının eserleri de Music is Art’ta sanatseverler ile buluşuyor. Rızacan Kumaş Geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik konularında #YaşanılabilirBirDünyaBirlikteKolay mottosuyla farkındalık yaratan Koroplast, çöp torbası ve mutfak yardımcı ürünleri  kullanılarak yaratılacak olan sanat eserleri ve geri dönüşümü her noktada ulaşılabilir  kılmayı

NİLÜFER YILDIRIM

NİLÜFER YILDIRIM

NEW YORK VE İSTANBUL ARASINDA YAŞAYAN VE ESERLERİNİ ÜRETEN ÇAĞDAŞ SANATIN YENİ KUŞAK TEMSİLCİLERİNDEN NİLÜFER YILDIRIM “MUSE AND MEMORY” SOLO SERGİSİ İLE GALERİ DİANİ’DE Nilüfer Yıldırım izleyiciye soyut ve figür arasında gezinen esrarengiz ve eşsiz bir görsel bileşen veriyor. Eserleri ve modern tarzı ile sanatseverlerin ve koleksiyonerlerin son yıllarda özellikle yakından takip ettiği sanatçı Nilüfer Yıldırım’ ın “Muse & Memory” Sergisi 2 Nisan - 20 Nisan 2022 tarihleri arası Galeri Diani’de sergilenecek. Nilüfer Yıldırım’ın 2-20 Nisan tarihleri arasında Galeri Diani'de açacağı “Muse and Memory” sergisi iki bölümden oluşuyor. “Memory” kavramı sanatçının 2021’de başlayan ‘Garden of Memory’ serisindeki büyük ölçekli eserlerini devamını oluşturuyor. Çok daha küçük ölçekli olan “Muse”’ların serbestliğinin aksine, hakkı verilmiş bir disipline sahip olan bu eserler sanatçının ısrarlı sorgulamasını gözler önüne seriyor. Bu eserlerinde çizgiden yola çıkarak renk, biçim ve bütünü vurguluyor. Resimlerde tekrarlanan kontur benzeri çizgiler renklerin değişik varyasyonlarda birleşimleri ile bütünleşmesini sağlıyor. Teknik olarak bir farklılığa giderek tuval üzerine yumuşak pastel kullanıyor.   ”Muse” kavramı, belli belirsiz figürlerin kadınsı bir şekil sunduğu, kağıt üzerine yağlı boya eserlerden oluşuyor. Bu çalışmalar, sanatçının otoportreleri ve/veya ona ilham veren kişilerin portrelerini yansıtıyor.

Baksı Müzesi’nden Anadolu’yu kucaklayan ödüller

Baksı Müzesi’nden Anadolu’yu kucaklayan ödüller

Baksı Kültür Sanat Vakfı, bu yıl ikinci kez düzenlediği Anadolu Ödülleri’nin kazananlarını açıkladı. ‘Geçmişi Selamlamak’ başlığıyla düzenlenen törende Refik Halit Karay edebiyat, Bedri Rahmi Eyüboğlu görsel sanatlar, Emre Arolat mimarlık, Muzaffer Sarısözen müzik, Lütfi Akad ise sinema alanında Anadolu Ödülü’nün sahibi oldu. ‘Doğan Değer Ödülü’ adıyla verilen Onur Ödülü ise geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan, Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık’a verildi. Mimarlık jürisinin verdiği Destek Ödülleri’ne de Melike Altınışık ve Ömer Selçuk Baz layık görüldü. Anadolu Ödülleri son yüzyılda üretim yapan ve Anadolu’nun kültürel birikimini eserlerine en üst düzeyde yansıtan sanatçılara veriliyor.  baksi.org 

Erciyes'in En Popüler Kayak Oteli

Erciyes'in En Popüler Kayak Oteli

Türkiye’nin gözde kayak merkezi Erciyes’in en popüler oteli DAS 3917, heyecanla beklenen kış sezonunu açtı. Yeni döneme uygun tüm önlemlerin alındığı DAS 3917, huzur ve dinginliğin yanı sıra kalite ve konforu da bir arada sunuyor. En üst seviye hijyen tedbirleriyle tüm konuklarının sağlığını güvence altına alan DAS 3917; yenilenen DAS Après alanı, canlı müzik performansları, zenginleşen menüsüyle oldukça iddialı. Büyük ilgi gören ve sezona oldukça güçlü bir giriş yapan DAS 3917, bu kış da kayak tutkunlarının buluşma noktası olacak.    Türkiye’nin ve Avrupa’nın gözde kayak merkezi Erciyes'in en popüler oteli DAS 3917, bu sezon da oldukça iddialı. Yenilenen DAS Après alanı, canlı müzik performansları, DAS Gurme ile hazırlanan zengin menüsü ve büyük ilgi gören açılış partileriyle sezona oldukça iddialı bir giriş yapan DAS 3917; bu yıl da bol oksijenli geniş açık hava alanlarının yanı sıra şık odaları, lounge’ları ve restoranıyla kış boyu keyifli buluşmalara ev sahipliği yapacak.   Sağlığınız kontrol altında  Kayak sporu için benzersiz bir kış tatili sunan DAS 3917’de check-In işlemleri temassız gerçekleşiyor ve önceden yapılıyor. Konuklarına kalite ve konforun yanı sıra sağlıklı ve güvenli bir deneyim sunan otelde hijyen tedbirleri maksimum seviyeye çıkarılırken odalarla tüm ortak kullanım alanları düzenli olarak özel dezenfektanlarla sterilize ediliyor Yeni döneme uygun konforlu hizmet anlayışıyla fark yaratan DAS 3917’de standart deluxe, grand deluxe, deluxe junior suite, Arge