Time Out İstanbul editörleri

Time Out İstanbul editörleri

Articles (984)

Lucca Bodrum’da yeni dönem

Lucca Bodrum’da yeni dönem

Restoran ve beach club deneyimini aynı çatı altında buluşturan Lucca Bodrum, Türk Riviera’sındaki yeni adresinde yazın çok konuşulacak beach destinasyonlarından biri olmaya hazırlanıyor. Gölköy’de, prestijli Seba Gölköy projesi içinde yer alan Lucca Bodrum; Demirbükü Koyu’nda, Lucca Beach’in eski lokasyonuna yalnızca birkaç koy mesafede konumlanıyor. Çam ormanları ve turkuaz sularla çevrili bu eşsiz doğal koyda Lucca Bodrum, beach club ve seçkin restoran deneyimini sanat, wellness ve fitness ile bir araya getirerek çok katmanlı bir yaşam alanı sunuyor. Uluslararası beach kulüplerinin yoğun olduğu bölgede, global standartlarda deneyim sunan güçlü bir Türk markası olarak konumlanan Lucca Bodrum, misafirlerini Haziran 2026 itibarıyla ağırlamaya başlayacak. Lucca Bodrum’un kalbinde konumlanan 150 kişilik restoran, markanın yıllardır oluşturduğu gastronomi kültürünü Bodrum’un doğal ritmiyle buluşturan güçlü bir yeme-içme deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Şık fakat rahat atmosferi ile Akdeniz yaşam stilini modern bir gastronomi diliyle yorumlayan restoranın mutfak yaklaşımı mevsimsellik, ürün kalitesi ve rafine sadelik üzerine kurulu. Akdeniz ve Ege’nin en iyi ürünlerini odağına alan menü; günlük temin edilen taze deniz ürünleri, zeytinyağı bazlı tarifler, odun ateşinde pişirme teknikleri ve modern dokunuşlarla zenginleşen tabaklardan oluşuyor. Lucca Bodrum restoranı özellikle güçlü bir öğle yemeği servisi ve gün batımına uzanan erken akşam yemeği deneyimi üzerine kurgulanıyor. Çam ağ
Late Fame / Geç Gelen Şöhret

Late Fame / Geç Gelen Şöhret

2015 yapımı belgeseli ‘Hitchcock/Truffaut’ büyük sükse yapan yönetmen Kent Jones, bu kez başrolde Willem Dafoe’nun yer aldığı eğlenceli, dokunaklı ve bir o kadar da düşündürücü kurmacası ‘Late Fame’ ile festivalde. Film, 1970’lerde yaptığı kısa çıkışın ardından postane memuru olarak yaşamını sürdüren New York’lu şair Ed Saxberger, 20’li yaşlardaki bir grup genç tarafından yeniden keşfedilince hayatında yepyeni bir döneme adım atar. ‘Late Fame’ prömiyerini Venedik Film Festivali’nin Ufuklar bölümünde yapmıştı. 9 Nisan Perşembe, Paribu Cineverse Nautilus, 16.00 11 Nisan Cumartesi, Atlas 1948, 11.00 12 Nisan Pazar, Cinewam City's 7, 19.00
Coutures / Moda

Coutures / Moda

Moda Haftası tüm ihtişamıyla Paris’i sararken, farklı yaşlardan üç kadının yolu bu şehirde kesişiyor. Her biri kendi koşturmacası içinde, bir yandan da hayatın sert gerçekleriyle yüzleşmek zorundalar. Yönetmen Alice Winocour’un kamerası, bu üç karakter üzerinden moda dünyasının ışıltılı yüzünün ardındaki gerilimleri görünür kılıyor. Chanel’in Paris’teki atölyesinde çekim yapma izni alabilen ilk kurmaca yapım olan ‘Coutures’, moda sektörünü perde arkasındaki emekçilerin gözünden anlatmasıyla önemli. Dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nin Özel Sunumlar bölümünde yapan filmin oyuncu kadrosunda iki yıldız isim var: Angelina Jolie ve Louis Garrel. 13 Nisan Pazartesi, Atlas 1948, 21.30 14 Nisan Salı, Atlas 1948, 19.00 15 Nisan Çarşamba, Cinewam City's 7, 21.30 15 Nisan Çarşamba, Paribu Cineverse Nautilus, 21.30
The Christophers

The Christophers

Türler arasında ustalıkla dolaşan Steven Soderbergh, yeni filminde gözünü sanat dünyasının perde arkasına çeviriyor. Toronto’da dünya prömiyerini yapan yapımda iki güçlü isim öne çıkıyor: Yaşlı ressam Julian Sklar rolünde Ian McKellen ve genç sanatçı Lori’de, ‘I May Destroy You’ ile tanıdığımız Michaela Coel. Hikaye, efsanevi ressam Julian Sklar’ın kızlarının, yaşlanan babalarının yarım kalan eserlerini gizlice tamamlatmak üzere Lori’yle anlaşmasıyla başlıyor. Amaçları net; mirası daha o hayattayken katlamak. Lori, Julian’ın yeni asistanı olarak eve adım attığında ise hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark ediyor. Sanat, para ve açgözlülük ekseninde dönen film şantaj, ihanet ve sürprizlerle örülü öyküsünü, çarpıcı diyaloglarla taçlandırıyor. Ortaya çıkan ise hırs, aile ve sanat üzerine eğlenceli olduğu kadar iğneleyici bir kara komedi. 9 Nisan Perşembe, Cinewam City's 7, 21.30 9 Nisan Perşembe, Kadıköy Sineması, 21.30 10 Nisan Cuma, Atlas 1948, 19.00 11 Nisan Cumartesi, Paribu Cineverse Nautilus, 21.30
Acı Hayat

Acı Hayat

Metin Erksan’ın 1962 yapımı klasiği ‘Acı Hayat’, restore edilmiş kopyasıyla izleyici karşısında. Türk sinemasının toplumsal gerçekçi damarının önemli örneklerinden biri kabul edilen film, Yeşilçam melodramını güçlü bir sınıfsal eleştiriyle yeniden yorumluyor. Hikaye, birbirini seven yoksul bir kaynakçı Mehmet ile manikürcü Nermin’in aşkının, para ve sınıf atlama arzusu karşısında nasıl sarsıldığını anlatıyor. Nermin’in daha zengin bir hayat için Mehmet’i terk etmesiyle başlayan süreç, Mehmet’in piyango kazanarak servet sahibi olması ve eski sevgilisinden intikam almaya karar vermesiyle trajik bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Filmde Nermin’i canlandıran Türkan Şoray, performansıyla ilk Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde verilen En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanarak kariyerinin erken döneminde önemli bir başarıya imza atmıştı. 11 Nisan Cumartesi, Sinematek/Sinema Evi, 19.00 12 Nisan Pazar, Atlas 1948, 11.00
The Wizard of Kremlin / Kremlin’in Büyücüsü

The Wizard of Kremlin / Kremlin’in Büyücüsü

Soğuk Savaş’ın ardından Rusya’da güç dengelerinin nasıl şekillendiğine odaklanan ‘The Wizard of the Kremlin’, siyasetin perde arkasını mercek altına alan karanlık tonlu bir politik gerilim. Film, sanat dünyasından gelen genç Vadim Baranov’un 1990’ların çalkantılı Rusya’sında adım adım iktidarın merkezine yaklaşmasını konu alıyor. Baranov, yükselen bir KGB ajanı olan Vladimir Putin’in en yakın danışmanlarından birine dönüşürken propaganda, güç ve manipülasyonun iç içe geçtiği bir dünyanın parçası haline geliyor. Aynı adlı romandan uyarlanan filmde Baranov’u Paul Dano canlandırırken, genç Vladimir Putin rolünde Jude Law’u izliyoruz. Oyuncu kadrosundaki diğer isimler ise Alicia Vikander, Will Keen, Tom Sturridge ve Jeffrey Wright. ‘Clouds of Sils Maria / Ve Perde’, ‘Personal Shopper / Hayalet Hikayesi’ gibi filmleriyle radarımızda olan yönetmen Olivier Assayas’ın imzasını taşıyan filmi, politika sahnesindeki kötülüğün doğasını ve sonuçlarını sorgulayan keskin bir anlatı olarak tanımlamak mümkün. Dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan ‘The Wizard of Kremlin’, festivalin ana yarışmasında Altın Aslan için aday gösterilmişti. 10 Nisan Cuma, Kadıköy Sineması, 21.30 11 Nisan Cumartesi, Atlas 1948, 21.30 12 Nisan Pazar, Cinewam City's 7, 21.30 12 Nisan Pazar, Paribu Cineverse Nautilus, 21.30
Sarı Zarflar

Sarı Zarflar

Prömiyerini yaptığı 76. Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı kazanan kazanarak dönen İlker Çatak imzalı ‘Sarı Zarflar’, Türkiye’de vizyona giriyor. Senaryosunu İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen’in birlikte kaleme aldığı film; bir ailenin idealleri ile hayatta kalma arzusu arasında sıkıştığı etik ve politik yol ayrımlarını merkezine alıyor. Kişisel ilişkilerdeki çatlakların, giderek sertleşen bir toplumsal atmosferle paralel ilerlediği öykü; günümüz dünyasında yükselen otoriter eğilimlere karşı bireyin konumunu sorgulayan sarsıcı bir anlatı. Başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer’in paylaştığı filmde Leyla Smyrna Cabas, İpek Bilgin, Aydın Işık, Aziz Çapkurt, Yusuf Akgün, Uygar Tamer, Jale Arıkan, Seda Türkmen, Emre Bakar, Elit İşcan, Sultan Ulutaş Alopé, Emine Meyrem ve İpek Seyalıoğlu rol alıyor. Özgü Namal’ın performansı uluslararası basında festivalin en dikkat çekici oyunculukları arasında gösterilirken, Tansu Biçer’in ölçülü ve katmanlı yorumu da övgü topladı. Film, Altın Ayı başarısıyla Türkiye sineması adına da tarihi bir ana işaret ediyor; zira Türkiye, ‘Bal’ın (2010) ardından 16 yıl sonra yeniden Berlin’de en büyük ödüle uzandı.  Uluslararası eleştirmenlerin “sarsıcı bir modern zamanlar anlatısı” sözleriyle tanımladığı ‘Sarı Zarflar’, bir aile hikayesi olmanın ötesinde, günümüzün politik gerilimlerini, ahlaki ikilemlerini ve suskunlukla direniş arasındaki ince çizgiyi de perdeye taşıyan güçlü bir anlatı. Vizyon tarihi: 27 Mart
The Drama

The Drama

Romantik bir ilişkinin en kırılgan anlarına kara mizahla yaklaşan ‘The Drama’, düğünlerine sayılı günler kala hayatları altüst olan bir çiftin hikayesini anlatıyor. Her şey yolunda gidiyor gibi görünürken, Emma’nın nişanlısı Charlie hakkında öğrendiği rahatsız edici bir gerçek, çftin ilişkisini sarsıyor ve ikili kendini güven, dürüstlük ve kimlik üzerine giderek karmaşıklaşan bir hesaplaşmanın içinde buluyor. Romantik komedi ile psikolojik dram arasında gidip gelen film, modern ilişkilerin kırılganlığını absürt ve zaman zaman karanlık bir mizah eşliğinde ele alıyor. Filmin başrollerini Zendaya ve Robert Pattinson paylaşırken, oyuncu kadrosunda Mamoudou Athie, Alana Haim, Hailey Gates ve Zoë Winters da bulunuyor. Filmi yazan ve yöneten isim Kristoffer Borgli. Vizyon tarihi: 3 Nisan
Michael

Michael

Pop müziğin en ikonik figürlerinden birinin hayatı beyaz perdeye taşınıyor. ‘Michael’, Michael Jackson’ın çocukluk yıllarından dünya çapında bir fenomene dönüşmesine uzanan öyküsünü anlatan bir biyografi filmi. Jackson’ın The Jackson 5 ile başlayan müzik yolculuğu, sahne performanslarıyla popüler müziğin sınırlarını zorlayan solo kariyeri ve kültürel etkisiyle şekillenen hayatı filmde geniş bir perspektifle ele alınıyor. Film, sanatçının hem sahnedeki unutulmaz anlarına hem de kamera arkasındaki dünyasına yakından bakarken, pop tarihine damga vuran performansların arkasındaki yaratıcılığı ve tutkuyu da gözler önüne seriyor. Başrolde, sanatçının yeğeni olan Jaafar Jackson var; oyuncu kadrosundaki diğer isimleri ise Nia Long, Laura Harrier, Juliano Krue Valdi, Miles Teller ve Colman Domingo. Antoine Fuqua’nın yönettiği ‘Michael’, ayın merak uyandıran yapımlarından biri. Vizyon tarihi: 22 Nisan
The Super Mario Galaxy Movie / Super Mario Galaksi Filmi

The Super Mario Galaxy Movie / Super Mario Galaksi Filmi

Mantar Krallığı’nda macera bitmiyor. 2023’te vizyona girerek gişede fırtınalar estiren ‘The Super Mario Bros. Movie’nin ardından, Mario ve arkadaşları bu kez çok daha büyük bir serüvenle geri dönüyor. Mario ve Luigi’nin evrenler arası yolculuklara uzanan macerasını konu edinen ‘The Super Mario Galaxy Movie’, video oyunu serisinin renkli dünyasını bu kez kozmik bir ölçeğe taşıyor. Aksiyon ve komediyi soslu animasyon, galaksiler arası bir macerada Mario ekibini yeniden bir araya getirirken, serinin hayranlarına sürpriz karakterler ve görsel açıdan büyüleyici bir yolculuk vadediyor. Filmin yönetmen koltuğunda Aaron Horvath ve Michael Jelenic var; senaryo ise senaryo Matthew Fogel’e emanet. Çocuklarıyla birlikte güzel vakit geçirmek isteyen ebeveynler için ideal bir seçenek. Vizyon tarihi: 1 Nisan
Vegan İstanbul

Vegan İstanbul

Çok mütevazı ama lezzetleriyle bir o kadar iddialı bir mekanla karşınızdayız. Vegan İstanbul, Sıraselviler’deki mekanında gerçekten lezzetleriyle iştah kabartıyor. Türk mutfağının favori lezzetlerinin vegan versiyonlarını bulabileceğiniz Vegan İstanbul’un organik ürünler satın alabileceğiniz bir market bölümü de bulunuyor; buradan ev yapımı reçel, turşu, vegan tarhana gibi ürünler temin edebilirsiniz. Restoran kısmındaki pasta ve börek çeşitlerinin ise seveni çok. Türkgücü Caddesi 51/A, Cihangir

Listings and reviews (4)

Sojubar

Sojubar

4 out of 5 stars
Sojubar, which opened its doors under the Terminal Kadıköy roof, introduces Istanbulites to the Korean Gastropop concept. For those who don't know, let's briefly explain what the Korean Gastropop concept is: This concept, where traditional Korean flavors are blended with modern techniques, invites you to transform the ritual of eating into a fun and interactive experience. For this reason, conversation corners have been placed in the venue and the plate arrangement has been designed to be suitable for sharing food. Aiming to add dynamism to the social life of the city, you can taste all the appetizing flavors of Korean cuisine in this venue. Korean-style fried chicken prepared with the double frying method, Bibimbap, Kimbap and Bingsu are among the most preferred. Chimaek-Somaek, the indispensable duo of fried chicken and drink (soju) pairings of Korean gastronomy, are also very popular. If you haven't yet tried Korean cuisine, one of the biggest trends of recent years, Sojubar is a good opportunity for you.
Yedideyedi

Yedideyedi

4 out of 5 stars
Bringing a fresh rhythm to the daily flow of Söğütlüçeşme, YedideYedi, located inside Terminal Kadıköy, offers a dynamic gastronomic and social hub right in the heart of the city. Positioned at the crossroads of Marmaray, Metrobus, and High-Speed Train lines, which see over 100,000 visitors Daily, the venue creates a social beat that lasts throughout the day. Designed by Autoban and built around a mercado concept, YedideYedi brings together 24 different culinary stations under one roof. In harmony with Terminal Kadıköy’s vibrant public spaces, it features spacious interiors, easy circulation, open seating areas, and cozy gathering spots; perfect for both a quick break and long, leisurely moments. Evolving into a new-generation urban stop on the axes of food & drink + culture + socializing, YedideYedi offers a warm, collective city experience that directly taps into Kadıköy’s multi-layered dynamism and blends seamlessly with everyday life. From gourmet wraps to dirty fries, smash burgers to kokoreç, mac & cheese hot dogs to matcha lattes, YedideYedi unites a wide range of flavors under one roof and has quickly become one of Terminal Kadıköy’s most popular destinations. Make sure to check it out!
Casa Mamma

Casa Mamma

4 out of 5 stars
Casa Mamma, a Caddebostan venue offering Italian cuisine, is located where the scent of the sea meets the greenery. Offering a spacious and welcoming atmosphere that will make you feel like you're in a summer resort, Casa Mamma is the realization of a long-held dream of the three sisters. Inspired by their childhood family dinners, sisters Deniz, İdil, and İris Gür created this restaurant. With the creative vision of fashion and jewelry designer Deniz, the strategic perspective and passion for food of marketing and customer experience specialist İdil, and the technical expertise of software engineer İris, the three sisters have brought together their culinary experience from various cities in Europe and America at Casa Mamma. From the colorful tiles in the garden to the smallest details on the menu cards, the sisters personally oversee everything, emphasizing that "the most beautiful conversations and the most intimate moments are experienced at tables shared with loved ones," they strive to create a homely atmosphere. And they've been quite successful in this endeavor. Moreover, the walls of this family-run establishment are adorned with the works of another family member: All the paintings bear the signature of their sister, their mother, Dr. Akansu Çiğdem Gür. So, what flavors await you on the menu? Casa Mamma's menu synthesizes the integrative spirit of traditional Italian cuisine with local Anatolian ingredients. Crispy pizzas made with dough prepared in a long fermentat
Licorice Pizza

Licorice Pizza

5 out of 5 stars
La película más soleada de Paul Thomas Anderson hasta ahora es este palimpsesto del valle de San Fernando con tantas burbujas que prácticamente sale de la pantalla. El mayor golpe de 'Licorice Pizz'a, sin embargo, es su casting. Alana Haim, del grupo Haim, es Alana Kane, de 25 años, una asistente de fotógrafa desconcertada de encontrarse con Gary Valentine, un estudiante de secundaria diez años menor que ella. Es un actor infantil con una comedia de éxito a su nombre y unos niveles de autoconfianza proporcionales. La otra estrella es el escenario: aquí el valle está bañado por la luz del sol y la nostalgia agridulce. Pero 'Licorice Pizza' no es una carta de amor al sitio: la familia judía ortodoxa de Alana (interpretada por otros miembros de la familia Haim) no es precisamente liberal. Con la ayuda de la delicada partitura de Jonny Greenwood, Anderson pinta un cuadro a veces melancólico y cada escena ofrece una nueva actuación para disfrutar y reír de lo lindo. Cuando, más tarde, 'Licorice Pizza' se adentra en las maquinaciones del Hollywood de los años 70, las risas las proporcionan Bradley Cooper y Sean Penn. Los veteranos amenazan con robar el espectáculo a los protagonistas más jóvenes, pero 'Licorice pizza' es una película que no se puede robar. Simplemente, galopa con una energía ilimitada. Como 'Movida del 76', de Richard Linklater, Paul Thomas Anderson ha contado una historia norteamericana de los años 70 sobre la mayoría de edad que hace que la América post-Vietnam p

News (501)

Dünyanın en iyi 100 sinemasından ikisi İstanbul’dan

Dünyanın en iyi 100 sinemasından ikisi İstanbul’dan

Time Out’un global edisyonu, sinema deneyimini yalnızca bir film izleme aktivitesi olarak değil, başlı başına bir kültür alanı olarak ele alan kapsamlı bir liste hazırladı. “Dünyanın En İyi 100 Sineması” başlıklı seçki; mimarisi, kürasyon gücü, tarihi mirası ve yarattığı topluluk ruhuyla öne çıkan salonları bir araya getiriyor. Paris’ten Buenos Aires’e, Madrid’den Helsinki’ye, Londra’dan New York’a uzanan bu uluslararası listede İstanbul da yer alıyor. Şehrin köklü salonlarından Kadıköy Sineması 63. sırada yer alırken, tarihi dokusu ve yenilenen yüzüyle sinema tutkunlarının her daim vazgeçilmezi olan Atlas 1948 Sineması ise 88. sıraya yerleşti. Her iki sinema da yalnızca gösterdikleri filmlerle değil; festivallere ev sahipliği yapmaları, bağımsız yapımlara alan açmaları ve sadık izleyici kitleleriyle kentin kültürel hafızasında özel bir yer tutuyor. “Dünyanın En İyi 100 Sineması” listesinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Turizm sektörünün perde arkası

Turizm sektörünün perde arkası

Turizm sadece bavul hazırlamak, yeni rotalar keşfetmek ya da yaz tatili planlamak değil; aynı zamanda dev bir ekonomi, sürekli dönüşen bir sektör ve kendi dinamikleri olan bir dünya. Turizm Gazetesi, işte tam da bu dünyanın nabzını tutan dijital bir adres. Turizm sektöründeki yatırım hamleleri, otel açılışları, kruvaziyer turizmi, seyahat trendleri gibi konu başlıkları ilginizi çekiyorsa, siz de Turizm Gazetesi’ni keşfetmelisiniz. Sitenin “Nerede ne var?” sorusuna değil, “Neden oluyor, sektöre etkisi ne?” sorusuna da cevap arayan bir yayın çizgisine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Platform; sektör profesyonellerinden yatırımcılara, turizm öğrencilerinden seyahat ekonomisini takip eden meraklı okurlara kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Günlük haber akışının yanında analizler, sektör değerlendirmeleri ve gündeme dair yorumlar da bulmak mümkün. Yüzeysel bir tatil rehberinden çok, turizmin mutfağına açılan bir pencere keşfetme fikri ilginizi çekiyorsa, siz de Turizm Gazetesi’ni düzenli olarak göz atılacak siteler listenize ekleyin deriz. www.turizmgazetesi.com
‘A Ay’ muralı Heybeliada’da

‘A Ay’ muralı Heybeliada’da

Reha Erdem’in sinemamızda eşsiz bir yere sahip ilk uzun metrajlı filmi ‘A Ay’ (1988), MUBI’nin son restorasyon projesi kapsamında sanatçı Gökhan Tüfekçi’nin yaratıcı duvar resmiyle filmin çekildiği tarihten 37 yıl sonra Heybeliada’ya taşındı. Adalar Belediyesi iş birliğiyle bir binanın cephesine uygulanan mural, filmin düşsel atmosferini ve şiirsel dünyasını İstanbul’a nakşediyor. ‘Kaptan’ mahlasıyla tanınan sanatçı Gökhan Tüfekçi’nin imzasını taşıyan bu özgün çalışma, Reha Erdem sinemasının merkezinde yer alan düş, hafıza ve çocukluk temalarını Heybeliada’nın kendine has dokusuyla buluşturuyor. Filmin evreninden esinlenen görsel kompozisyon, geçmişle bugünü bir araya getirirken izleyicileri ‘A Ay’ın büyülü gerçekçiliğini yeniden keşfetmeye davet ediyor.
Meşher'de küratörlü turlar devam ediyor

Meşher'de küratörlü turlar devam ediyor

Meşher’in, Batı edebiyatının kurmaca yapıtlarındaki İstanbul temsillerini ve şehrin edebiyatın yanı sıra sanatın farklı dallarına verdiği ilhamı ele alan ‘Hikâye İstanbul’da Geçiyor’ sergisi 18 Ocak tarihine dek devam ediyor. Sergi kapsamında düzenlenen küratörlü turlar ise Ocak ayında gerçekleştirilecek son iki etkinlikle sona eriyor. Ömer Koç Koleksiyonu’ndan kitapların merkezde yer aldığı ve bu eserlerin sahne ve film uyarlamaları ile Türkiye’deki yansımalarını da içeren sergi kapsamında düzenlenen turlarda, küratörler Şeyda Çetin ve Ebru Esra Satıcı ziyaretçilere rehberlik ediyor. Ziyaretçilerin sergideki nadide eserler hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı bulacağı bu son turların ilki, 8 Ocak Perşembe günü saat 17.00’de Şeyda Çetin eşliğinde yapılacak. Küratör eşliğindeki son sergi turu, Ebru Esra Satıcı eşliğinde 15 Ocak Perşembe günü yine saat 17.00’de düzenlenecek. Ayrıntılı bilgi ve kayıt için: kayit@mesher.org
Michelin seçkisi genişliyor

Michelin seçkisi genişliyor

Şehrin yeme içme sahnesine yeni bir soluk getiren Michelin yıldızları her geçen yıl yeni sahipleriyle buluşuyor. Michelin'in Türkiye seçkisi bu yıl daha da genişledi ve ülkemizden tam 17 mekan Michelin yıldızlı oldu. Michelin dendiğinde ilk akla gelen adreslerden olan Turk Fatih Tutak mevcut iki yıldızını korumayı başardı, üstelik bir Yeşil Yıldız sahibi oldu. İstanbul'dan Araf, Mikla, Neolokal, Araka, Arkestra, Nicole, Casa Lavanda, Sankai by Nagaya birer yıldızla yer aldığı seçkiye bu yıl ilk kez Kapadokya da dahil oldu ve  Revithia ile bir yıldızı kaptı. Mezra Yalıkavak, Kitchen By Osman Sezener ve Maçakızı, Bodrum'un Michelin'li mekanları olurken, İzmir'den Vino Locale, Od Urla, Teruar Urla ve Narimor Urla da birer yıldız sahibi oldu. Michelin yıldızıyla ilgili tüm detaylara bu adresten ulaşabilirsiniz.
Salon İKSV’nin yeni sezonu dopdolu

Salon İKSV’nin yeni sezonu dopdolu

Şehrin favori konser mekanlarından Salon İKSV, 2025 sonbahar sezonunda bizi sınırların ötesine taşımaya devam ediyor. Melbourne’lü enstrümantal soul-funk kolektifi Surprise Chef ile açılacak sezonda Grammy adayı Amerikalı özgür ruh Caroline Rose, Londra çıkışlı art-pop üçlüsü Vanishing Twin, yerli rock müziğin en önemli figürlerinden Kaan Tangöze, ıslık virtüözü Molly Lewis, Liverpool’un karanlık folk-rock ikilisi King Hannah, Montréal’in indie-pop öncüsü TOPS ve Eurovision’da Estonya’ya üçüncülük getiren Tommy Cash Salon sahnesine konuk oluyor. Programla ilgili detaylı bilgi için mekanın web sitesine göz atabilir, biletinizi Passo’dan edinebilirsiniz.
Meşher’in ‘Hikâye İstanbul’da Geçiyor’ sergisi uzatıldı

Meşher’in ‘Hikâye İstanbul’da Geçiyor’ sergisi uzatıldı

Son ayların en çok ses getiren sergilerinden biri, Ömer Koç Koleksiyonu’ndan yaklaşık 300 kitabı merkezine alan ‘Hikâye İstanbul’da Geçiyor’ oldu. 16. yüzyıldan günümüze farklı zamanlarda ve çeşitli edebî türlerde üretilmiş İstanbul temsillerini odağına alan sergi, İstanbulluların yoğun ilgisine maruz kalınca, kapanış tarihi de 13 Temmuz 2025’ten 18 Ocak 2026’ya çekildi. Sergi o kadar uçsuz bucaksız bir seçki sunuyor ki, bir kez gezmek kesinlikle yetmiyor; dolayısıyla serginin uzatılması çok yerinde bir karar olmuş. Voltaire, Virginia Woolf, Jules Verne, Ian Fleming gibi yazarların eserlerini bir araya getirerek şehrin edebiyat ve sanat üzerindeki ilham verici etkisini görünür kılan sergi, filmlerin gösterimlerinin yanı sıra çocuk ve yetişkinlere yönelik atölyeleriyle de zengin bir deneyim sunuyor. Mutlaka görün. Meşher: İstiklal Caddesi 211, Beyoğlu
Sanatorium yaz boyunca açık

Sanatorium yaz boyunca açık

Şehrin popüler galerilerinden Sanatorium’un Tophane’deki mekanı yaz boyunca ziyarete açık. Mekanda hem çeşitli proje sergileri hem de arşiv seçkileri sanat tutkunlarını bekliyor. Örneğin Archive Focus kapsamında, Luz Blanco ve Erol Eskici’nin yeni çalışmaları ilk kez izleyiciyle buluşuyor. Merve Şendil, Yağız Özgen, Çağla Köseoğulları ve Yunus Emre Erdoğan’ın birçoğu İstanbul'da ilk defa gösterilen çalışmaları ise sanatçılarının güncel üretimlerine dair birer örnek sunuyor. Galeriyi salı-cumartesi günlerinde 11.00-19.00, pazar günleri ise 12.00-17.00 saatlerinde ziyaret edebilirsiniz.
Erdal Alantar, Büyükada’da anılıyor

Erdal Alantar, Büyükada’da anılıyor

Türk soyut resminin öncü isimlerinden Erdal Alantar, hayatında özel bir yere sahip olan Büyükada’da bir sergiyle anılıyor. Adalar Müzesi’nde açılan ‘Adada Müzikal Soyutlamalar’ sergisi, sanatçının renklerle müziği buluşturan dünyasını yeniden gözler önüne seriyor. 1932’de İstanbul’da doğan Erdal Alantar, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde aldığı eğitimin ardından Floransa ve Paris’te sanat yolculuğunu sürdürdü. Paris ekolünün önemli temsilcilerinden biri olan sanatçı, soyut dışavurumculuğu Osmanlı hat sanatının zarif çizgileri ve Barok estetiğin görkemiyle harmanladı. Wagner, Mozart ve Beethoven’ın eserlerinden aldığı ilhamı fırçasıyla tuvallere taşıyarak, müziğin ritmini renklerle buluşturdu. Retrospektif sergide Alantar’ın yağlı boya tabloları, gravür, desen ve heykel çalışmaları bir araya geliyor. Sergi 9 Ağustos’ta 18.00’de kapılarını açıyor; aynı gün saat 17.00’de müzede Alp Alantar’ın konuşmacılığında ‘Paris Ekolünde Müzikal Soyutlamalar’ başlıklı bir söyleşi gerçekleşiyor. Saat 19.00’da ise Nilgün Argeşo (keman) ve Günsu Özkarar (viyola) bir müzik dinletisine imza atacak. Detaylı bilgi için (0216) 382 64 30’den müzeye ulaşabilirsiniz.                                           
Michelin Rehberi’ne Kapadokya ekleniyor

Michelin Rehberi’ne Kapadokya ekleniyor

2022 yılı itibarıyla İstanbul’u da kapsama alanına alan prestijli Michelin Rehberi, seçkisine daha sonra İzmir ve Muğla’da restoranları da eklemişti. Michelin ekibi geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada rehberin 2026 seçkisinde İstanbul, İzmir ve Muğla’nın yanı sıra Kapadokya’nın da yer alacağını duyurdu. MICHELIN Rehberi Uluslararası Direktörü Gwendal Poullennec, Michelin müfettişlerinin bölgedeki köklü kültürü ve gelenekleri keşfetmekten memnuniyet duyduğunu ve keşiflerini yemek tutkunlarıyla paylaşmak için sabırsızlandığını dile getirdi. Kapadokya’daki şeflerin yerel ürünler ve tarımı ustalıklarının her aşamasında temel birer unsur olarak kullandığını altını çizen Poullennec, “Kapadokya, tarihi mucizelerle dolu bir yer; dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler taş oyma mağaraları, yer altı şehirleri ve sıcak hava balonlarının büyüleyici gösterileri için buraya akın ediyor. Şimdi bu bölgeyi tercih etmek için bir neden daha sunmak istiyoruz: Kapadokya’nın eşsiz gastronomi dünyasını deneyimlemek,” diyerek sözlerinde devam etti. İstanbul, İzmir, Muğla ve Kapadokya 2026 Michelin Rehberi restoran seçkisi, 4 Aralık 2025’te İstanbul’da düzenlenecek törenle açıklanacak. Michelin Rehberi’nin restoran seçkisine, Türkiye’nin dahil olduğu küresel bir otel seçkisi de eşlik ediyor.
Büyükada'da harika bir sergi

Büyükada'da harika bir sergi

Heybeliada'yı daha yakından tanımak ister misiniz? Öyleyse Büyükada'da bulunan Adalar Müzesi'ndeki 'Saltanattan Cumhuriyete Heybeliada Notları' sergisini kaçırmayın. 19. yüzyıl ortalarından 1960’lara uzanan sergide nadir fotoğraf, kartpostal ve efemeralardan oluşan bir seçki sunuluyor. Sergi sizi kâh 1916 yılında Heybeli’de bir kış gününe götürecek kâh kedisi kucağında romanını okuyan Hüseyin Rahmi'nin köşküne götürecek. Halil Gökman koleksiyonundan derlenen seçkiyi 28 Haziran'dan itibaren görebilirsiniz. Serginin açılış kokteyli 28 Haziran Cumartesi günü saat 19.30'da gerçekleşecek. Adalar Müzesi: Yılmaztürk Caddesi 177, Büyükada Saltanattan Cumhuriyet’e Heybeliada
29. İstanbul Tiyatro Festivali'nin ilk sürprizleri

29. İstanbul Tiyatro Festivali'nin ilk sürprizleri

20 Ekim-22 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenlenecek 29. İstanbul Tiyatro Festivali, Türkiye’den ve dünyadan birçok çarpıcı yapımı tiyatroseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Festivalin açılış gösterisi ise bu yıl ‘Scapino Ballet Rotterdam: Katedral, Arvo Pärt’le Bir Akşam’ olarak belirlendi. Avrupa’nın gözde koreografı Marcos Morau’nun Hollanda’nın köklü dans topluluklarından Scapino Ballet Rotterdam ile yaptığı iş birliğinin sonucu olan ‘Katedral, Arvo Pärt ile Bir Akşam’ güçlü estetiğiyle öne çıkan bir eser. Arvo Pärt’in büyülü müziklerini de hesaba kattığımızda, uzun süre hafızalardan çıkmayacak bir performansın bizi beklendiğini söyleyebiliriz. Bu eseri 20-21 Ekim’de izleyebilirsiniz. Küratörlüğünü Mehmet Birkiye’nin üstlendiği festivalin açıklanan bir diğer gösterisi ise ‘Biz Kimiz?’. Fransız-Katalan topluluk Baro d’evel’in dansçıları, müzisyenleri, oyuncuları, akrobatları, seramikçileri ve clown’ları sahnede bir araya getiren bu gösterisi 22-23 Ekim’de sahnelenecek. Her iki gösterinin biletlerini Passo’dan temin edebilirsiniz. Festival programının tamamı Eylül ayında açıklanacak.