BİFO -Bryn Terfel

Müzik, Klasik & opera
0 Beğen
Kaydet
BİFO -Bryn Terfel

Ekonomik sorunlar baş gösterene kadar Bryn Festival ya da bir başka adıyla Faenol Festival adında bir festivalin sahibiydi operanın süper star baritonu Bryn Terfel. Kuzey Gallerli Terfel, memleketinin DNA’sındaki baskın müzik genlerinin faydasını görmüş bir isim. Kendisi ne şimdiye kadar Galler’den çıkan en iyi, ne de son iyi müzisyen. Kiliselere ve kilise korolarına bağlı olarak müziğe yönelen ve bu konuda profesyonelleşen birçok isim var Galler menşeli. Terfel’in anne ve babası da bu insanlardan ikisi. Hem annesi hem de babası amatör olarak müzikle ilgilenmiş, aile içerisinde müziğin başrolde olması vesilesiyle başlamış belki de Bryn Terfel beş yaşında şarkı söylemeye. Şarkı söylediği için okul arkadaşları tarafından baskı görmesi yüzünden de futbol ve basketbolla ilgilenmiş; bu iki spor sayesinde heybetli bir görüntüye kavuşmuş. Müziğiyle ilgili konuşmadan önce Bryn Terfel’in enerjisinden de bahsetmek gerek. Bazı insanlar vardır, yaptığı işten veya misyonundan bağımsız olarak, tanımasanız bile içiniz ısınır onlara. Bryn Terfel de bu insanlardan. Enerjisi, güler yüzü ve ses tonu ile sizi etkisini altına alabiliyorken bir de kusursuz sesi sayesinde bir süper starın olmazsa olmaz özelliklerini bünyesinde toplamış oluyor. Sahnede Terfel’i dinlemekse insana Yunan mitolojisindeki kurgu tanrıları anımsatıyor. Sanki tanrılardan biri gökten size şarkı söylüyormuş gibi hissediyorsunuz. Gerçekten çok güçlü bir sese sahip, şimdiye kadar José Carreras ve Andrea Bocelli’nin de aralarında bulunduğu efsanevi tenorlarla aynı sahneyi paylaşması nasıl bir tekniğe ve yeteneğe sahip olduğunun göstergesi.

 

Kendisinin yakın arkadaşlarından biri de meslektaşı Dmitri Hvorostovsky. Geçtiğimiz yıl Zorlu PSM’yi ziyaret eden ve muazzam sesiyle İstanbul dinleyicisini büyüleyen Hvorostovsky’le birçok seçmede karşı karşıya gelmiş Terfel. Kariyerinin başlarında Hvorostovsky kadar başarılı olmaması sebebiyle girdikleri seçmelerde de çoğunlukla onun arkasında kalmış. Hatta seçmelerde Hvorostovsky’i izlerken “Altın rengi saçları, heybetli duruşu ve kusursuza yakın sesiyle o yakışıklı Rus çocuk gerçekten mükemmeldi.” demesi de hem hayranlığını gösteriyor hem de ne kadar büyük bir sanat adamı olduğunu alttan alta vurguluyor. Terfel bir süper bariton olarak İstanbul’da Mozart, Gounod ve Donizetti’den aryalar seslendiriyor, kaçırmayın.

Yayınlandı: