Restoran & Kafe

İstanbul'un en iyi restoranları, barları, kafeleri ve yeme-içme dünyasından haberler

Semt Semt Bar Mesaisi

Monkey
Barlar ve pub'lar

Monkey

Özellikle cuma ve cumartesi akşamları Şişhane tarafında yürürken, binaların çatılarından gelen coşkulu sohbet ve kahkaha sesleri başınızı yukarılara çevirmenize sebep olmuştur. Monkey aşağıda yürüyenlere bir şeyler kaçırdıkları hissini veren o çekim merkezlerinden biri. İstanbul’un eğlence hayatına geçtiğimiz yıl dahil olduğunda tüm dikkatleri üzerine toplamış ve hızla adından söz ettirmeye başlamıştı. Mimarisine hayran olduğumuz İKSV binasının tepesinde yer alan Monkey semtteki müşteri kitlesinin sanattan anlayan gözlerine hitap eden bir dekorasyona sahip. Ahşap döşemeli terasına çıkıp yüksek bar taburelerine oturduğunuzda Haliç manzarası karşısında diliniz tutulabilir. House melodileri yorgunluğunuzu atmanızı sağlarken, gün batımının kızılı size Ahmet Haşim şiirlerini anımsatacak. Ortamı nasıl? Kültür-sanat sektöründen ve yaratıcı mesleklerden müşterilerin çoğunlukta olduğu, karanlık çöktüğünde herkesin dans ettiği bir bar. Ne zaman ziyaret etmeli? Güneşin batışını izlemek, buraya gitmek için en geçerli sebebiniz. İçecek menüsü nasıl? Narcist, English Breakfast Tea ve Hot Passsion kokteyl menüsünün yıldızları.

Bina
Barlar ve pub'lar

Bina

Kadıköy deyince aklınıza ne geliyor? Bohemler, üniversite gençliği, Cihangir’den göçenler, Asya yakasına sevdalanmış yabancılar… Şimdi bu kitlenin kalabalık sokakların yoruculuğundan sıyrılıp dışarıyla bağlantılarını koparabilecekleri bir yer hayal edin. Birbirini tanımayanlar bile uyum içinde var olsunlar. Bina rahat ortamıyla işte böyle bir alan açıyor Kadıköy’e. Avlusunda bir bahçesi olan ve birbirinden farklı konseptlere sahip üç kata yayılan Bina’nın kalitesi Arkaoda, Yer ve Dün gibi Kadıköy’ün demirbaşlarından tanıdığımız işletmecilerinden belli. Bahçesindeki aslan heykelli havuz ve minik palmiyeler, tatil havasını gün boyu mekana yayıyor. Geceleriyse giriş katında dans edenlerin neşesi sokaklara taşıyor. Orta katta Bant Mag. ile birlikte düzenledikleri sergiler ve üst katlarındaki özel etkinlikleri de kaçırmayın. Programları öyle yoğun ve renkli ki Instagram hesaplarını takip etmek bile ayrı bir mesai. Ortamı nasıl? Kadıköy kültürünün hakkını veren, memnuniyet seviyesi yüksek bir kitle geliyor. Ne zaman ziyaret etmeli? Pazar günleri düzenledikleri ‘Bahçede Plak’ etkinlikleri kaçmaz ama haftanın yedi günü yaşayan bir mekan. İçecek menüsü nasıl? Tütsülenmiş lavantalı Stalker ve espresso’lu Dude kokteylleri başka yerde yok.

Ziba
Barlar ve pub'lar

Ziba

Ara Kafe’nin yanı başından kıvrılarak aşağı inen yol, sizi birkaç adım sonra Beyoğlu’nun en güzel köşelerinden birine ulaştırıyor. Yaz aylarında tepesindeki terasın da devreye girmesiyle üç kata yayılan Ziba, zamanla kendi kitlesini oluşturmuş bir bar. Öncelikle çaldıkları alternatif kulvardaki müzikler hep nefis, eller sürekli Shazam’a gidiyor. Serkan Aka imzalı iç mekan tasarımı sayesinde barın etrafında takılırken sanat yönetmenliği başarılı bir filmin setinde geziniyor gibisiniz. Sokaktaki masalarının yerleri sabit değil, birbirini tanıyan arkadaş grupları denk geldiğinde, çalışanlar masaları birleştirmek için yardıma gelmeye hazır. Bir mekanın ruhunu anlamak için müşterilerin yüz ifadelerini incelemek ipucu verebilir. Ziba’ya gelenlerin niyetinin dostlarını görmek, efkar dağıtmak ve muhabbetle neşelenmek olduğu doğal gülümsemelerinden anlaşılıyor. Tabii, burası bir müdavim mekanı olduğu için aklınızda yer etmiş birini tekrar görmeye de gidebilirsiniz. Ortamı nasıl? Hayatını oturtmaya başlamış ama gençliğini yaşamayı ihmal etmeyen nazik, rahat ve çekici bir kitle. Kozmopolit ve LGBTİ dostu. Ne zaman gitmeli? Akşamüstünden itibaren canınız ne zaman çekerse. İçecek menüsü nasıl? Ayakta takılıp sohbet edenler genelde şişe bira tercih ediyor.  

Craft Beer Lab
Barlar ve pub'lar

Craft Beer Lab

2012’de kurulan Craft Beer İstanbul, 100’ün üzerinde bira çeşidinin ithalatını gerçekleştirmiş. Craft Beer Lab bu biraları deneyimleyebileceğiniz efsanevi bir mekan. Bira fıçıları üst katta yer alan soğuk bira odasında muhafaza ediliyor ve alt katta bulunan 35 musluklu fıçı bira hattına çelik borularla aktarılıyor. Biralar tazeliğini koruduğu için müşteri memnuniyeti yüksek. Mekan bira tüketimine başlı başına bir kültür gibi yaklaştığından hangi yemekle hangi biranın iyi gideceğine dair de önerilerde bulunuyor. Mesela Keşan satır etinin yanında İngiliz ale birası London Pride tavsiye ediliyor. Akaretler yaya trafiğini gözlemlemeye meraklıysanız sokak kısmındaki masalarda takılabilirsiniz. Ancak arkada yer alan ağaçlı bahçenin atmosferi İstanbul’da yaşadığınıza değdiğini düşündürecek cinsten. Craft Beer Lab, Münih’teki Oktoberfest’le eş zamanlı düzenledikleri etkinliklerle Almanların keyfine uzaktan ortak olmanızı sağlıyor. Ortamı nasıl? 25-35 yaş arası müşterinin çoğunlukta olduğu eğlenceli bir kitle. Ne zaman gitmeli? Bahçesinin keyfi akşam serinliğinde bir başka. İçecek menüsü nasıl? Belçika birası Blanche de Namur göze çarpıyor.

Daha Fazlası

Ne, nerede yenir?

İstanbul'da iyi fava yiyebileceğiniz 5 meyhane
Restoranlar

İstanbul'da iyi fava yiyebileceğiniz 5 meyhane

Meyhane müdavimleri bu mekânları bir kenara not etsin.

İstanbul'un en iyi 10 kafesi
Restoranlar

İstanbul'un en iyi 10 kafesi

Çay mı, kahve mi?

İstanbul'un en iyi köftecileri
Restoranlar

İstanbul'un en iyi köftecileri

Onlarca farklı teknik, birbirinden lezzetli köfteciler

İstanbul'un en iyi burgerleri
Restoranlar

İstanbul'un en iyi burgerleri

Şehrin en iyi burgerlerinin peşine düşün

Yeni Mekanlar

Avokado Bar
Restoranlar

Avokado Bar

yüzyılın fenomenlerinden biri kesinlikle avokado. Yükselişine ne ücra semt pazarlarının satıcıları kayıtsız kalabildi ne de meyhanelerin meze menülerine danışmanlık veren gastronomi uzmanları. Nişantaşı’nın çoktan sahiplendiği bu popüler meyvenin müptelaları, artık konseptini onun etrafında şekillendiren bir işletmenin yolunu tutabilirler. Kafe ve restoranların yoğunlaştığı Ahmet Fetgari Sokak’ta açılan Avokado Bar, menüsündeki neredeyse her seçenekte avokado kullanılan küçük bir sağlıklı yemek durağı. Üniversite eğitimi için Eskişehir’e gelen Filistinli Hatem Elrayes ile Kolombiyalı Andres Gomez ve Carolina Zuniga Türkçe öğrenmek için yazıldıkları bir dil kursunda tanışmışlar ve ülkelerine dönmeyip buraya yerleşmeye karar vermişler. Üç ortağın kurduğu Avokado Bar Amsterdam, Roma ve Manhattan gibi şehirlerdeki öncü örneklerinden ilham alıyor. Genç ve sempatik girişimcilerin akıcı ve aksanlı Türkçeleriyle anlattıkları maceralarını dinlemek çok zevkli. Mesela V60 (13 TL) ve tetra drip (14 TL) gibi kahve seçeneklerinizi masanıza getirip gözünüzün önünde hazırlayan Gomez bir yandan da kahvenin hikayesini anlatıyor. Soya peyniri ve ıspanaklı vegan eggs (19 TL) hafif ve lezzetli bir kahvaltı seçeneği. Küçük porsiyonu doymak isteyenlerden ziyade kalori hesabı yapanlara hitap ediyor. Falafel salatasındaki (28 TL) çörek otuyla süsledikleri avokadoya bir diğer meşhur besin kinoa eşlik ediyor. Falafeli yağlı olmasın diye airfryer fritözünde hazırlıyorlar. Açık tost menüleri baştan aşağı

Mumsy Bakery
Restoranlar

Mumsy Bakery

Yıllarca yatırım bankacılığında çalışmış olan Hande Önel, Arnavutköy’de açtığı Mumsy ile pasta ve tatlı sektöründe kendine iddialı bir yer açma hazırlığında. Fransız pastaneciliğini model alan Mumsy’de sunduğu pasta ve tatlılar da Paris’teki dükkanların vitrinlerinde görebileceğiniz türden. Önel öne çıkan lezzetlerinden Flan Parisien’i (25 TL) anlatırken hem krem karamel, hem de crème brûlée’ye benzediğini ancak ikisinden de güzel olduğunu söylüyor. Bu tatlının özellikle yanık üst kısmının görüntüne karşı koymak zor. Eklerlerini de Fransız usulü yapıyorlar ve hamurunun çıtır kalmasına özen gösteriyorlar. Lavantalı ekler (22 TL) Mumsy’ye has bir ekler çeşidi ve açık mor rengiyle dikkat çekiyor. Brownie (15 TL) gibi tüm çikolatalı tatlılarında Belçika çikolatası Barry Callebaut’dan şaşmıyorlar. Arnavutköy’ün sosyal trafiği yoğun sokaklarından uzak olmak izole bir karakter vermiş Mumsy’ye. Siparişlere ve özel etkinliklere odaklanmak istedikleri için bu durum bir dezavantaj değil. Ancak isteyenler yine de mekana gidip vakit geçirebilirler. Mimar İlkay Ala’nın tasarladığı bu butik pastanenin şeftali rengi hakimiyetinde sıcak bir ambiyansı var. Sadece hafta sonları sundukları iki kişilik serpme kahvaltıları (90 TL) için bile yolunuzu mekana düşürebilirsiniz. Gittiğiniz mekanlarda sükunet arıyorsanız, Mumsy’yi özellikle tavsiye ediyoruz. Baby shower, doğum günü ve lansman gibi etkinliklerde misafirlerinize akılda kalıcı lezzetler tattırmak istiyorsanız Mumsy’nin ismini aklınızın bir

Celery
Restoranlar

Celery

Executive chef Arda Önay ve chef de cuisine Merve Çolak’ın mutfağında harikalar yarattığı Celery, Bebek’e gittiğinizde yemek yiyeceğiniz değil, orada yemek için Bebek’e gideceğiniz bir restoran. Floransa’da aşçılık okumuş olan Arda Önay; malzemesini tanıyan, hazırladığı yemeğe uygun pişirme tekniklerini uygulayan tutkulu bir aşçı. Lezzetlerin birbirine yakışmasında moleküler yapılardaki benzerliklerin nasıl etkili olduğunu anlatması ve bilimsel bir terminoloji kullanması, mutfaktaki kimyaya hakim olduğunu gösteriyor. Okuma ve öğrenmeye düşkünlüğü ve çağdaş stiliyle yeni nesil şefler arasında dikkat çekiyor. Celery’de casual fine dining diye nitelendirilen bir konsept uygulanıyor. Yani yemeklerin hazırlanışı, sunumları ve lezzeti sıra dışı ancak restoranın havası gayet rahat ve fiyatlar uçuk değil. Badem sütlü soğuk domates çorbasının (24 TL) içindeki kabak çekirdeği yağı kendi üretimleri. Mutfakta israfın önüne geçmek isteyen Önay ve ekibi malzemeleri dönüştürmenin yollarını bulmuş, mesela patlıcan kabuklarından tadımlıklar hazırlıyorlar. Izgara ahtapot (68 TL) sous-vide yöntemiyle; yani düşük sıcaklıkta ve vakum altında pişiriliyor. Organik ızgara tavuklarının (75 TL) yumuşak etinin sırrı, tuz ve şeker eklenmiş suda 36 saat dinlendirilmesinde saklı. Celery’nin en akılda kalıcı lezzeti ise risotto primavera (65 TL). Acquerello pirinciyle hazırlanan risotto’ya taze mevsim otları iştah kabartan açık yeşil bir renk vermiş. Parmesan keçi peyniri kremasıyla lezzetlendirilmiş bu en

Patio
Restoranlar

Patio

Manzaralı evleri ve şöhretli isimlerle anılan mekanları sebebiyle Bebek dendiğinde akla erişilmezlik gelebilir. Semtte yeni açılan Patio bu algıyı kırıyor ve Bebek’in zihinlerdeki çağrışımlarını yeniliyor. Kapıdan girdiğiniz anda sahil kasabalarında hissedebileceğiniz türden bir ferahlık ve tazelik kaplıyor içinizi. Sizi bir limon ağacıyla karşılıyor bar kısmı; hemen solunuzdaki birkaç basamaktan indiğinizde ise restoran bölümü bir avlu gibi uzanıyor.  Yaz aylarında üstü açık olan bu verandadan gökyüzüne baktığınızda ağaçları görmek dinlendirici bir etki yaratıyor. Mekanın etrafı saksı bitkileriyle ve küçük limon ağaçlarıyla donatılmış. Rıdvan Özdengülsün’ün ağaçlı duvar resmi, el işlemeli sofra mendilleri ve masa başlarındaki şemsiyeler Patio’ya samimi bir karakter vermiş. Tabakların rengi ve çiçek seçimi gibi detaylara gösterdikleri özen, müşteriye sıcaklık olarak yansıyor. Patio’nun mutfağının başında cana yakın ve tecrübeli şef Muhittin Kabasakal var. Akdeniz esintileri taşıyan menü İtalyan ağırlıklı ve her beslenme biçiminden müşteri için seçenekler barındırıyor. Sakatat sevenler kokoreç pizzette’nin (65 TL) müptelası olabilirler. Semizotu, yeşil mercimek, kırmızı pancar, brokoli, avokado gibi besin değeri yüksek malzemeleriyle vegan bowl (45 TL) özellikle etik beslenme biçimini benimseyenlerin ve diyettekilerin ilgisini çekecek lezzetli bir seçenek. Feta kadayıf (44 TL) ise mekanla özdeşleşecek gibi gözüküyor. Light feta peyniri ballı ve trüflü kadayıfa sarılmış; yanınd

Bottega Delicatezza
Restoranlar

Bottega Delicatezza

Sosyalleşmek, hazırlaması ve toplamasıyla uğraşmadan yemek yemek ve değişik tatlar denemek restoranların yolunu tutmamızın başlıca sebeplerinden. Ancak dışarıda yemek için geçirilen vakit, aynı mekanı paylaşan diğer müşterilerin gürültüsü ve etraftaki servis görevlilerinin siparişleri yetiştirmek için hızla hareket etmesi gibi sebeplerden yorucu da olabilir. Caddebostan’daki Bottega Delicatezza’ya gittiğinizde dışarıda olmanın dezavantajlarını göze almanıza gerek yok. Restoranın bahçesi öyle geniş ve ferah ki, baş başa kalmak istedikleriniz ister sevgiliniz, ister arkadaşlarınız, ister aileniz olsun; kendi aranızda istediğiniz modu tutturabilirsiniz. Her masanın kendi ruh halini yaşamasına olanak sağlayan bu geniş bahçeyi, küçük çocuklar çok sevecek. Menüleri de her beklentiye hazırlıklı. Salatalar, makarnalar, şarküteri tabakları, başlangıçlar, burgerler, ana yemekler, risotto’lar, klasik yemekler… Patates salatası ile gelen et şnitzel Milanese (59 TL) ile barbekü soslu brisket (59 TL) şefin tavsiyelerinden. Zaten menüde isimlerinin yanında simge olan tek seçenekler onlar, gittiğinizde göreceksiniz. Trüflü risotto ( 56 TL), beğendi nazik (49 TL) ve Delicatezza burger (56 TL) diğer seçeneklerinizden birkaç örnek. Biz büyüsüne kapıldığımız için bahçesini övdük, ancak Bottega Delicatezza müstakil bir bina ve iki geniş restoran katına sahip. İçeride oturduğunuzda aradığınız şıklık ve konfor ise istediğinizi bulacaksınız. Mekan, büyük gruplar ve etkinlikler için ideal.

Daha Fazlası