Tiyatro

İstanbul sahnesinin en iyi oyunları, tiyatro bilgileri ve röportajlar

Ayın oyunları

Ağaçlar Ayakta Ölür
Tiyatro Bilet al

Ağaçlar Ayakta Ölür

Bugüne kadar ellinin üzerinde oyunda ve müzikalde rol alan, Dormen, Çevre Tiyatrosu, Devekuşu Kabare, Tiyatro İstanbul'da oynadığı oyunlarla  nice ödül kazanan Nevra Serezli  onbir yıl sonra Tiyatrokare’nin “Ağaçlar Ayakta Ölür” oyunuyla  tiyatroya dönüyor. 3 Ocak'tan itibaren sahnelenecek olan  "Ağaçlar Ayakta Ölür" ,İspanyol yazar , şair Alejandro Casona'nın dünya klasikleri arasında yer alan bir duygusal komedisi. İyilik ve sevgi kavramında yoğunlaşan oyun, dağılan aileyi bir araya getirmek için büyük bir risk alan bir adamın karısına yapmaya çalıştığı iyilik üzerine kurulu. Nevra Serezli, oyunda yüreği torun özlemiyle dolu Büyükanne rolünü oynayacak. Tiyatroya bu kadar ara vermesinin nedenini içine sinen bir rol bulamamak olarak açıklayan Serezli: "Çok değerli tiyatro yapımcılarından  yıllardır güzel teklifler geldi, sağolsunlar hiç unutulmadım, ancak Nedim Saban'ın önerdiği bu projeyi çok sevdim.  Oyun komedi ile dram arasında çok ince bir çizgi taşıyor. Eski bir oyun olmasına rağmen hiç eskimeyen duyguları yaşatıyor. İyiliğin altını çizen, iyilik üzerine kurulu eserlere ihtiyacımız var " dedi. Yazan: Alejandro Casona Türkçesi: Nedim Saban Yöneten: Nedim Saban Dekor Tasarım: Cihan Aşar Kostüm Tasarım: Sadık Kızılağaç Işık Tasarım: İsmail Sağır Oyuncular: Nevra Serezli, Nuri Gökaşan, Burcu Kazbek, Arif Güney, Oral Özer, Meltem Özlevent , Mahir Akgündoğdu Yapım Sorumlusu: Birnil Sarıkaş Yönetmen Yardımcıları:  Yusuf Kerem Orak, Erdinç Doğancı PROGRAM 3 Ocak Cu

Bilet al
Tarla Kuşuydu Juliet
Tiyatro Bilet al

Tarla Kuşuydu Juliet

Romeo ve Juliet evlenip mutlu bir yuva kursaydı, nasıl bir hayatları olurdu? Ezop Sahne’nin müzikli yeni komedisi ‘Tarla Kuşuydu Juliet’ bu iki aşığı, günlük hayatta ve çığırından çıkmış bir evlilik içinde sahneye taşıyor. Farklı bir Romeo ve Juliet yorumu sunan oyunda Deniz Çakır’ı hem Juliet hem de dadı rolünde; Engin Alkan’ı ise hem Romeo hem de rahip rolünde izliyoruz. Yönetmen ise Engin Alkan 4 Şubat, Caddebostan Kültür Merkezi, 20.30 5 Şubat, Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter Sahnesi, 20.30 Biletler: 68-90,50 TL

Bilet al
Timsah
Tiyatro Bilet al

Timsah

Dostoyevski’nin aynı adlı öyküsünden esinle Tom Basden tarafından kaleme alınan bu mizahi oyunun yönetmenleri Mert Fırat ve Volkan Yosunlu. ‘Tuhaf ama gerçek’ bir tona sahip oyunda Berkay Tulumbacı ve Özgün Aydın gibi isimler rol alıyor.

Bilet al
Keşanlı Ali Destanı
Tiyatro Bilet al

Keşanlı Ali Destanı

Haldun Taner’in ölümsüz eseri Pervasız Tiyatro imzasıyla sahneleniyor. Yücel Erten’in yönettiği müzikli oyunun İlker Ayrık, Birce Akalay, Meral Çetinkaya, Köksal Engür, Nilgün Kasapbaşoğlu gibi isimlerden oluşan geniş bir oyuncu kadrosu var.

Bilet al
Met Opera eserleri
Tiyatro Bilet al

Met Opera eserleri

New York Metropolitan Opera eserlerini canlı yayınla Akmerkez CinemaPink’te izleyebilirsiniz. Bu ayın gösterim programında George Gershwin imzalı ‘Porgy and Bess’ ve Georg Friedrich Händel tarafından bestelenmiş olan ‘Agrippina’ var. Porgy and Bess: 1 Şubat, Akmerkez CinemaPink, 20.55, 100 TL Agrippina: 29 Şubat, Akmerkez CinemaPink, 20.55, 100 TL

Bilet al
İstanbul'daki diğer oyunlar

En çok okunan röportajlar

“Raif bana pek çok şey öğretti.”
Tiyatro

“Raif bana pek çok şey öğretti.”

  Oturmuş bir dizinin yeni oyuncusu olmak kolay oldu mu? Rolü kabul ederken bir endişeniz var mıydı? Koşarak kabul ettim. 10 sene yurt dışında yaşadıktan sonra Türkiye’ye geçen Şubat ayında geldim ve en son ekrana çıktığımda dünya çok farklıydı. Tam ümitlerimin tükendiği anda Med Yapım’ın ‘Kadın’ dizisi için genç oyuncular aradığını duydum, showreel’ımı izlediler. İki kez seçmelere girdikten sonra kolumun ölçüsünü aldıklarında diziye kabul edildiğimi anladım. Sonrasında Gökçe’yle (Eyüboğlu) yakışıp yakışmadığımıza baktılar ve ‘Kadın’ macerası böyle başladı. ‘Kadın’ı daha önce izlemiş miydiniz? Oyunculara bir bakayım deyip izlediğimde kadroya inanamadım. İstisnasız herkesin muhteşem oynadığı bir dizi. Onlara yetişmeyi umarak başladım. Bir de tabii kadın hikayesi anlatması, hikayesinin bu denli kıymetli olması, engelli bir bireyi oynuyor olmak benim için çok önemli. Raif karakteri bana başka kapılar açtı ve pek çok şey öğretti. Sektörün koşullarını nasıl buluyorsunuz? Çocuk oyuncuların olduğu bir settesiniz. Mutlaka hassasiyet gösteriliyordur ama süreci sizden de dinlemek isteriz. Çocuklar okula gittikleri için sadece hafta sonu çekimleri oluyor. Hiçbir zaman 12 saati geçmiyoruz ve gerçekten müthiş bir duyarlılık gösteriliyor. Onlar da sete değil lunaparka gelir gibi geliyorlar. Saygı ve hayranlıkla karşılıyorum bu hassasiyeti. Tam tersi bir durum motivasyonumu düşürebilirdi çünkü böyle konularda ultra hassasım. Ailemin de hukukçu olmasından dolayı çocukluktan bu yana ad

Okul ve ailenin düellosu
Tiyatro

Okul ve ailenin düellosu

Prestijli William College’da okuyan Özgür’ün okuldan atılmasını, annesi Zeynep kabullenemez. Bu durum Zeynep karakterini, Özgür’ün rehberlik hocası Elif ile karşı karşıya getirir. Tiyatro Yan Etki’nin imzasını taşıyan ve iki kadının yüzleşmesini konu edinen ‘10 Saniye’yi yazarı Erdi Işık, yönetmeni Serkan Üstüner ve oyuncuları Algı Eke ile Nergis Öztürk anlattı.  ‘10 Saniye’yi Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali kapsamında kaleme aldınız. Sanırım teması o zamanlar ‘çöp’müş. Bu temadan hareketle ‘10 Saniye’ nasıl ortaya çıktı? Erdi Işık Çöp teması bana değersizlik duygusunu çağrıştırdı. Çok değer verdiğimiz şeylerin içinde de değersizlik olabileceğini, içlerinin sandığımız kadar dolu olmadığını düşünürken iki karakter aklıma geldi; bir anne ve bir öğretmen. Bu iki meslekten kadını seçme sebebim de toplum tarafından kutsanan meslekler olmasıydı. Kutsallık kavramı üzerinden bir anne ve bir öğretmen arasındaki çatışmayı merkeze yerleştirdim.  Peki, Zeynep ve Elif karakterlerinin yaratım sürecini neler etkiledi? İkisi de ideallikten çok uzak karakterler…  Okuduğunuz haberler veya rastladığınız bir olay size ilham verdi mi? Erdi Öncelikle annemin adı Zeynep, öğretmenimin adı ise Elif. Ama bunun dışında da isimleri belirlerken imajları toplumda iyi olan isimleri seçmeye çalıştım. Bu da yine bizi en baştaki sorulara getiriyor tabii; değerli dediğimiz şey gerçekten değerli mi, normal gözüken şey normal mi? Oyunu yazdıktan sonra iki haber okudum. Adana’da 14-15 yaşlarında iki çocuk k

Günümüze ve yalnızlığa dair
Tiyatro

Günümüze ve yalnızlığa dair

‘DreamBazaar’ ne anlatıyor? Ana temaları ve ilham kaynakları neler? ‘DreamBazaar’, küresel ısınmanın artık iyice hissedildiği bir zaman diliminde Adem isimli bir karakterin yalnız geçen doğum gününü ve elinde kalan son bitkisini büyütme çabasını anlatıyor. İzleyicileri, samimi ve mahrem bir ev alanına davet ediyoruz. Metne birtakım hareket tasarımları eşlik ediyor; böylece oyun tiyatro ve performatif düzlem, gerçek ve hayal, bilindik şeyler ve sürprizler arasında gidip geliyor. Eserin ana teması bir bitkiyi (yaşam şevkini) büyütebilmek için gösterilen insani ve çocuksu çaba. Adem’in bitkisi, minik aşk merdivenine şöyle diyor: “Büyümezsen biteriz, anlıyorsun değil mi? Tümden bi-ter-iz!” Doğa ve ağaçlar hakkında öğrenilecek ve uygulayacak çok şeyimiz var! Kıyametin eşiğindeyiz, farkındasınız değil mi? Bunun dışında diğer bir ana tema ise yalnızlık. Solan bitki gibi, şehir hayatında artık aramızdaki sosyal bağların da yozlaştığı su götürmez. İstedik ki, hem doğa ve insan arasındaki yalnızlığı hem de birbirimize olan yalnızlığımızı sergileyelim. Oyun, bir kara komedi; seyirciler gülerken güzel vakit geçiriyor ama hepimiz ağlayacak halimize gülümsediğimizin farkındayız.  Bu süreçte yazar olarak Beckett’ten, onun insanı, yaşamı yorumlamasından ilham aldım. Oyunun sonunda ise bugünün ihtiyaçlarını göz önüne alarak Beckett’ten daha iyimser bir yere geçiş yapmayı tercih ettim.  Bu fikirler nasıl ortaya çıktı ve gelişti? Bir gün ortağım Ufuk Şenel’le çay içerken “Sahnede gökkuşağı

Ötekilerin var olma savaşı
Tiyatro

Ötekilerin var olma savaşı

Öncelikle isim olarak neden ‘Ben Varım’ı tercih ettiniz? Hülya Gülşen Oyunun orijinal ismi ‘Neukölln Mucizesi’ydi ama her yere uyarlanabilecek bir isim olsun istedik. Bir de izleyince göreceksiniz, oyunun meselesine de hizmet eden bir isim ‘Ben Varım’. Yeliz Kuvancı Uzun süre ‘mucize’ ismiyle bahsettikten sonra adı değişince yabancılaşmıştım ama oyuna çok uygun olduğunu düşündüm.  Oyunda rol almaya sizi ikna eden ne oldu? Yeliz DasDas çatısı altında olması benim için çok etkiliydi çünkü bu vesileyle çok iyi bir ekip kuruldu. Teksti okuduğumda da zaten içinde olmaya heveslenmiştim. “Bunu kaçıramam,” dediğim bir işti, yani beni sorgulamaya iten hiçbir sebep olmadı. Hülya Ben de iyi kadro, iyi oyun, iyi yönetmen üçlemesine iyi prodüksiyon da eklenince herkes gibi projede yer almak istedim. Ayrıca metnin “sözü” olan bir metin olduğunu düşünüyorum. Öyle oyunları oynamak her zaman daha kıymetli tabii ki. Eğlenceli bir müzikli oyundan çok daha fazlası. Didem Balçın Bir de DasDas olarak hoşumuza giden şeylerden biri, 1990’larda yazılmış bir oyunun, konusu son derece basit olmasına rağmen hâlâ güncelliğini korumasıydı. Kadro nasıl oluştu? Sesi iyi olan oyuncular mı bir araya geldi? Didem Koro için seçmeler oldu. Oyuncular ise birbirini tanıyan ve uzun süredir bir arada olan isimler. Açıkçası bizim için uyum da çok önemliydi. İnsanlığı, tiyatroya bakışı nasıl diye düşündük daha çok. Ekibin aynı dili konuşması mühimdi. Ne mutludur ki herkes aynı dili konuşuyor. Hülya Bir de san