Müzik

Şehirdeki konserler, festivaller, albüm eleştirileri ve müzisyen röportajları

Altın Gün
Müzik Bilet al

Altın Gün

Yeni dönem psikedelik rock sahnesinin Hollanda çıkışlı önemli temsilcilerinden Altın Gün, 18 Eylül’de “Garanti BBVA Konserleri” kapsamında Babylon'a konuk oluyor. Altın Gün öncesi ve sonrasındaysa Kaan Düzarat kabin başına geçiyor.

Bilet al
Büyük Ev Ablukada
Müzik

Büyük Ev Ablukada

Büyük Ev Ablukada “Fırtınayt” projesi ile ilk kez Vadi Açıkhava sahnesinde!İsmini Turgut Uyar'ın bir şiiri olan "Büyük Ev Ablukada"dan alan ve 2008 yılında kurulan grup, Afordisman Salihins ve Canavar Banavar ile müzik serüvenine başlamış ve daha sonra 'Full Faça' olarak nitelendirilen elektrikli haline gelmiştir. 2012’de yayınladıkları 'Full Faça' albümünden sonra 2017’de "Ay Şuram Hâlâ Ağrıyo" ve "FIRTINAYT" albümlerini yayınlamıştır.2 Ekim'de Vadi Açıkhava’da gerçekleştirecekleri konser için Büyük Ev Abluka’dan bir mesaj var "Sanki iyi günler yaklaşıyor, her şey yolunda olmasa da en azından güneşin yerinde olduğunu gösteriyor. Evet uzun bi cümle. Gelenler gelemeyenlerle bir mi? Hadi! Umutsuzluğa alışmayın! Yatağa küs girmeyin!"  

Ezhel
Müzik

Ezhel

Underground hip-hop ile ilgilenenler onu uzun zamandır tanıyorlardı zaten. ‘Müptezhel’ albümüyle birlikte ise ana akım dinleyiciyi de yakalamayı başardı Ezhel. Ankara’nın bağrından çıkıp trap ve reggae soslu kusursuz bir Türkçe hip-hop albümüne imza attı. “Türkçe rap ne âlemde?” diye soruyorsanız yanıtınız bu konserde.

Evgeny Grinko
Müzik Bilet al

Evgeny Grinko

İlk bestesini 16 yaşındayken üyesi olduğu bir punk grubu için yapan Grinko, bestelerini bu zamanda dinlediğinde kendisine ait olduğuna inanamasa da punk onun için müziğe ilk adım. Piyano ile klasik müziğe geçmesi ise 24 yaşında minimalist müziğe duyduğu merakla ve piyano çalmayı öğrenmesiyle başlıyor.Grinko, büyüdüğü ülke ve kültürden büyük izler taşıyor ve bunları bestelerine aktarıyor. Evgeny’nin Zhukovsky’de bestelediği ve tek başına kaydedip mixlediği Cinematic Melodies EP’sinin (2009) kapanış şarkısı Morning in Pripyat, Kuzey Ukrayna’da bulunan Pripyat şehrini anlatıyor. Pripyat 1970‘de Çernobil Nükleer Santrali çalışanları için inşa edildi.Son olarak kayıtlarını İstanbul’da gerçekleştirdiği Silent Like Water adlı kısa albüm yayınlayan sanatçı bu kısa albümde Lev Knipper’in Polyushko Polye eserini Field adıyla yorumlamıştı.Dinleyenleri düşsel yolculuklara çıkaran tarzı ve duygusal bestelerle dolu iki albümü "Cinematic Melodies" ve "Winter Sunshine" ile kazandığı ünü, "Valse" adlı şarkısıyla pekiştiren sanatçı, bu şarkısıyla YouTube'da 10.000.000'dan fazla görüntülenme rekoru kırıyor.Moskova'nın yakınında Zhukovsky adlı küçük bir kasabadan çıkan fakat kısa sürede adını tüm dünyaya duyuran genç piyanist, geniş bir keman ailesi ve akordeoncu 5 müzisyen ile sahne alıyor. Evgeny Grinko, konserlerinde piyano haricinde gitarda ve davulda da hünerlerini gösteriyor.  

Bilet al
Istanbul Sound Flight
Müzik Bilet al

Istanbul Sound Flight

Events Across Turkey’in her sene 29 Ekim’de gerçekleştirdiği, imza projesi haline gelen 'An Epic Symphony' konserleri bu sene ülkemizin önemli sanatçılarıyla bir seri olarak gerçekleşiyor. Şef Tuluğ Tırpan yönetiminde, 60 kişilik Night Flight Symphony & Choir orkestrası eşliğinde Events Across Turkey organizasyonuyla Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde dinleyicisine çok özel bir gece sunan ve ilk kez gerçekleşecek senfonik konserlerde yerinizi ayırtın. 21 Kasım – An Epic Symphony & Mazhar Alanson20 Aralık - An Epic Symphony & Funda Arar  

Bilet al
İstanbul'daki diğer konserler

En çok okunan röportajlar

Kadebostany 4.0
Müzik

Kadebostany 4.0

Kimi müzisyenlerin kimyası Türkiye ile öyle iyi tutuyor ki, bir süre sonra bu insanlar buralı mıydı, değil miydi unutuyoruz. İsviçreli Kadebostany rahatlıkla bu kategoride sayılabilir. Son EP’leri ‘DRAMA Act 1’da yepyeni bir görsel dil ile karşımıza çıkan Kadebostany’nin elebaşı Guillaume de Kadebostany ile son gelişmeleri konuştuk. Yeni EP’niz ‘DRAMA Act 1’ın ardındaki hikaye nedir? Geçmişe baktığımızda nasıl bir değişim görüyorsunuz? Kadebostany Cumhuriyeti’ni yarattığım günden beri sanatsal üretimime belli dönemler olarak bakıyorum. ‘DRAMA’ dördüncü dönemim. Geçtiğimiz yaz bir etkinlikte DJ’lik yapmak için üç günlüğüne Ibiza’ya gittim. Bu seyahat sırasında ‘DRAMA’ için ilham aldım diyebilirim. Stüdyoma döner dönmez yeni şarkıları yazmaya başladım ve albümü üç ay içinde tamamladım. Üzerine çok da fazla düşünmeden, kılı kırk yarmadan üretmek istedim. Önceliğimiz sanat için sanat değil, insanlar arasında köprüler kurmak ve sosyal deneyler yapmaktı. ‘DRAMA Act 1’ (1. sahne) ismi bu şarkıların daha büyük bir konseptin parçaları olduğu izlenimini yaratıyor. Başka ne gibi planlarınız var? ‘DRAMA’ turnesinden neler beklemeliyiz? ‘DRAMA’nın odağında özgürlük var. Yaratıcılık anlamında kendimi tamamen özgür bıraktım. Birkaç farklı dil var konsept içinde, ayrıca büyük bir opera etkisi de mevcut. Aklımda evrensel bir vizyon var, gerçekten yaratıcı olduğum bir dönemden geçiyorum. Bu yüzden tüm enerjimi 10-12 şarkılık bir albüme ayırmaktansa farklı arayışlarımı karşılayacak şekilde par

Sónar’da bu isimleri kaçırmayın
Müzik

Sónar’da bu isimleri kaçırmayın

  Avrupa’nın batı ucunda başlayıp adım adım tüm dünya metropollerine yayılan Sónar bu sene de müzik, sanat ve teknolojinin kesişim noktasında eşsiz bir maraton vadediyor. Üç güne yayılan festivalde kaçırılmayacak 10 isme yakından baktık.  Christian Löffler (live) Program açıklandığında heyecan yaratan birçok isim oldu elbette, fakat hiçbiri Christian Löffler’inki gibi bir beklenti yaratmadı. 2012’de Kuzey Almanya’da kaydettiği ilk ambient-tekno kaydı ‘A Forest’ ile müzik sahnesine taptaze bir soluk getirmişti Löffler. Zengin bir sample kütüphanesi minimal, melankolik ve tekrarlara dayalı bir altyapıya eşlik ediyordu. Löffler o zamandan bu yana bizi pek hayal kırıklığına uğratmadı ve her parçasıyla yeni bir manzara çizdi, yeni bir atmosfer yarattı. Şimdi kendisini canlı izleyip mest olabileceğiz. Paul Kalkbrenner Paul Kalkbrenner, Berlin elektronik müzik devriminin öncülerinden, mareşallerinden biri. Duvarın yıkılıp iki Almanya’nın birleşmesi ile Kalkbrenner’ın müziğe başlaması aşağı yukarı aynı zamanlara denk düşüyor. Bu anlamda gerçekten de Berlin müzik sahnesinin son perdesinin içinde pişmiş, bir yandan da onu şekillendirmiş bir isimden bahsediyoruz Kalkbrenner’ı andığımızda. Gerçekten kült bir performansa şahit olmak istiyorsanız, nerede olmanız gerektiğini biliyorsunuz. Red Axes (live) Sónar’ın bu yılki canlı performanslarından biri Niv Arzi ve Dori Sadovnik’ten müteşekkil Red Axes’a emanet. İsrailli ikili kendi folk müziklerinden Afro ritimlere, Uzak Doğu armonile

Müzikle bir ada yarattılar
Müzik

Müzikle bir ada yarattılar

Islandman ikinci stüdyo albümleri ‘Kaybola’yı geçtiğimiz ay yayınladı. Oldukça güçlü müzisyenlerden oluşan grup, etno-kültürel sesler, minimal ve melodik elektronik altyapılarla benzersiz parçalara imza atıyor. Tolga Böyük, Eralp Güven ve Erdem Başer’den oluşan Islandman ile hayal dünyasının kapısını aralayan melodilerini konuştuk.   Albümde zengin bir çeşitlilik sunuyorsunuz. Bu kafa karışıklığına mı işaret yoksa müziğinizin tek bir sınırın içinde var olmadığını mı anlatıyor? Tolga Böyük Bunun nilhassa zihin açıcı olduğunu düşünüyoruz. Üstelik yan etkisi de yok! Keşfedeceğiniz diyarlar, yazılacak yeni hikayeler için bir kaybolma rehberi diyebiliriz. Islandman hem Türkiye’de hem de yurt dışında sahne aldı. Bu deneyimleriniz üretiminize nasıl yansıdı? Eralp Güven Bu proje, ilk etapta kaostan, negatif hislerden uzaklaşmak için kendimize bir üretim alanı, bir ada yaratmak istememizle başladı. Zamanla hem adada ziyaretçilerimiz oldu hem de bizim bulunduğumuz yerden ayrılıp peşine düştüğümüz maceralarımız oldu. Tüm yaşadıklarımız, keşiflerimiz ve paylaştıklarımız üretimimizin bir parçası. Çok kültürlü bir müzik ürettiğiniz için ilham kaynaklarınız da çeşitli olmalı. Albümü tasarlarken nasıl bir dönemden geçtiniz? Erdem Başer Albüm sürecini belli bir zaman dilimi içinde başımızdan geçenlerin sonucu olarak tanımlayabiliriz. Bu süreçte kaybolma isteği en baskın histi. Başımızdan geçenlere, yaşadığımız olaylara bu hisle yaklaşıp merakla, keşif odaklı bir yolculuğa çıktık. Pek ç

İlhamı farklı kültürler
Müzik

İlhamı farklı kültürler

Müzikle yollarınız nasıl kesişti?  Hikaye aslında üniversite yıllarıma uzanıyor… İkinci senemde arkadaşımın aldığı minik controller’la oynayarak başladım. Üniversitede daha çok hobi olarak çalıyordum ama en son full time işimi (Music direction for a Party company in NY, babel ve Gospel) bırakıp kendimi yaz sezonunda tamamen show’lara vererek başladım. Eğitimimi de pazarlama üzerine yaptım ve şu anda ağırlıklı olarak müziğe ve sanata konsantre olmaya çalışıyorum. Birlikte çalıştığım ekip ise pazarlama konularına konsantre oluyor.  İlhamını kimlerden ve nelerden alıyorsun? En büyük ilhamı genellikle tanıştığım ve bağlantı kurabildiğim insanlardan, seyahat ettiğim ülkelerden ve kültürlerinden alıyorum. Çok fazla değişik yer görme şansına sahibim ve bu da bana daha önce hiç gitmediğim yerlere giderek hiç görmediğim şeylerle karşılaşma ve yepyeni insanları ve onların dünyalarını keşfetme şansını veriyor. Bu açıdan oldukça şanslıyım.  Yaptığın müziği nasıl tanımlıyorsun?  Bu soruyu çok fazla alıyorum ve açıklamakta çok zorlanıyorum. Bunun nedeni ise zevklerimin sürekli değişmesi ve pek çok müzik türünden hoşlanan bir zevke sahip olmam. Sevdiğim sesleri bir araya toplayarak kendi “sound’umu yaratmaya çalışıyorum diyebilirim. Mesela rock müzik favorilerimden biri, 80’ler synthler de bu ara çok hoşuma gidiyor ve müziğimde kullanmaya çalışıyorum. Başladığın günden bu yana müziğin nasıl bir değişimden geçti sence? Müziğim ve zevklerim sürekli değişiyor. İlk başladığım zaman ağı

Sandıktan bu kez umut çıktı
Müzik

Sandıktan bu kez umut çıktı

Bir Tindersticks albümü dinlemek yıllardır müdavimi olduğunuz bir fırına uğramaya benzer. Karşınıza şaşırtıcı bir şey çıkmaz belki, ama sunulan tanıdık, basit ve lezzetli ekmeğin sizi tatmin edip etmeyeceğine dair bir şüphe de duymazsınız. Tindersticks 30 yıldır çıtayı asla düşürmeden birinci sınıf şarkılar koyuyor önümüze. Trendleri, yeni paradigmaları umursamadan en iyi bildikleri şeyi yapıyor, tüm hayatı tatlı bir melankoli süzgecinden geçirip hayatı dinleyicileri için biraz daha katlanılır kılıyorlar.  Stephen Deusner güzellik kavramına Tindersticks kadar romantik bir açıdan bakan başka bir grup olmadığını iddia ediyor (belki Bad Seeds, tabii kıyamet öncesinin Bad Seeds’i olsa gerek). Son albümleri ‘No Treasure But Hope’un açılış parçası ‘For the Beauty’, Deusner’ın iddiasını haklı çıkarır cinsten bir parça. Karanlık bir piyano melodisi eşliğinde neredeyse 19 yüzyıl romantiklerinin güzellik arayışlarına dönüşüyor şarkı. Stuart Staples’ın eşsiz bariton vokali eşliğinde eşsiz bir 46 dakikanın sizi beklediğini hemen fark ediyorsunuz.  Peki, 2016’da yayınladıkları ‘The Waiting Room’dan bu yana grup cephesinde neler değişti? ‘No Treasure But Hope’ adından da anlaşılacağı üzere çok daha iyimser, biraz daha gün ışığına açık bir Tindersticks albümü. ‘The Amputees’ (Türkçee ‘ampüteler’ anlamına gelen adı sizi yanıltmasın), ‘Pinky in the Daylight’ ve ‘See My Girls’ gibi mutluluk dozu yüksek parçalar var albümde. Stuart Staples albümdeki şarkıların büyük bir kısmını Yunanistan’ın

En iyi kulüpler

Klein Wal
Müzik

Klein Wal

Yeni Klein’ı keşfedin: "Klein Wal" Şehrin en iddialı gece kulüplerinden Klein, kısa bir süre önce Ayazağa’ya taşındı. Son beş yıldır İstanbul’un gece hayatına damgasını vuran Klein, Harbiye’deki efsaneleşen mekanına veda etti. Artık yeni bir konseptle ve Klein Wal ismiyle Ayazağa’da ikamet ediyor. 2.500 kişilik kapasiteye sahip mekanın, şehrin en büyük gece kulübü olduğunu söylersek, abartmış olmayız. Klein, son derece güçlü ses ve ışık teknolojisiyle yine her zaman olduğu gibi iddialı. Mekanda geceye ve aylara göre bambaşka ışık konseptleri sunuluyor, böylece dans ederken sadece müziğin değil, ışık şovlarının da etkisiyle farklı bir boyuta ışınlanıyorsunuz. Klein Wal’in etkileyici tasarımı mimar Uraz Tekgöz imzalı. Mekanda endüstriyel çatı üstüne yerleştirilen detaylar ve ikonalarla akılda kalıcı bir dünya oluşturulmuş. Toprak Ana kültü, semboller ve özel tasarlanan sanatsal parçalar sayesinde Klein’a adım attığınızda ruhunuz günlük hayatın sıradanlığı ve kaygılarından kurtuluyor. DJ kabinin yanında yer alan ‘about nights’ heykelleri ünlü sanatçı Kazım Karakaya’nın imzasını taşıyor. Mekanda Erdil Yaşaroğlu başta olmak üzere daha birçok sanatçının göz alıcı eserlerinin yer alacağının müjdesini de verelim. Cendere Caddesi 120, Ayazağa. instagram.com/klein.wal

Nardis Jazz Club
Müzik

Nardis Jazz Club

İstanbul'un jazz mabedi

Peyote
Müzik

Peyote

Şehrin alternatif müzik adresi

Mini Müzikhol
Kulüpler

Mini Müzikhol

Cihangir'in underground diskoteği