Kültür & Sanat

İstanbul’un sanat dünyasından haberler, galeri bilgileri ve sergi eleştirileri

Yeni sergiler

İstanbul Art Show Sanat Fuarı İçin Geri Sayım Başladı
Sanat

İstanbul Art Show Sanat Fuarı İçin Geri Sayım Başladı

20-22 Aralık tarihleri arasında Hilton Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan fuarda son yılların en çok konuşulan kavramı post-truth’un, sanatı nasıl dönüştüreceği tartışılacak. Fuarın bu tema çerçevesinde ziyaretçilerine sunduğu Post-truth odasını, Sanatçı Mercan Dede hazırlıyor. Art Show için özel olarak hazırlanan bir başka yapıt da, Devrim Erbil’in 40 parçadan oluşan ve postmodernizmin parçalanma, bölünme, dağılma ve saçılma alt başlıklarına gönderme yapan 4 x 2,5 metrelik dev tablosu olacak. Fuar süresince gerçekleştirilecek Art Talks/Sanat Sohbetleri etkinliklerine, Selim İleri, Nedim Gürsel, Ekrem Kahraman, Dr. Fırat Arapoğlu, Prof. Dr. Uğur Batı, Prof. Tülin Onat, Prof. Dr. Aylin Seçkin, Marc Ottavi gibi ünlü isimler konuşmacı olarak katılacak. Doku Tıp Merkezi ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan İstanbul Art Show, Melda & Serkan Aygın’ın seçkin sanat kolleksiyonu sanatseverlerle buluşturacak.  Türk sanatına katkı yapan sanatçılar için bir ödül töreni yapılacak ve Seçici Kurul tarafından belirlenen isimlere ödül verilecek. Türkiye ve dünyadan sanatçıların katılımıyla gerçekleşecek olan fuar, pek çok galeriyi ağırlayacak. Etkinlik, canlı performanslar, atölyeler seminerler, paneller, enstalasyonlar ile çağdaş sanatın her alanına dokunacak. TG Expo tarafından düzenlenen, İstanbul Art Show’un Seçici kurulunda Fransız Resim Eksperi Marc Ottavi, Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği Türkiye Başkanı Dr. Fırat Arapoğlu, Galeri Direktörü ve Sanat Yazarı

Andy Warhol

Andy Warhol

Nedir? Meşhur pop art eserlerini bir araya getiren bir sergi. Neden gitmeli? Andy Warhol başta olmak üzere akımın öncü isimlerinin işlerini dünya gözüyle görmek için. Bu sergi, şehirdeki sanatsal etkinlikleri takip etme alışkanlığı olmayanları bile kendine çekebilecek türden. Bunda hem pop art’ın bilinirliği etkili, hem de serginin kurgulanma biçimi. Sergiyi gezerken, medya ve internet aracılığıyla çok aşina olduğunuz pop art eserleri bir bir çıkıyor karşınıza… Zaten halihazırda renkli ve canlı olan bu dünya, fotoğraf çekimine yönelik tasarlanmış odalarla desteklenmiş. Tanıtım metinleri de anlaşılır bir dille yazıldığından, zihinsel anlamda özel bir efor sarf etmenize gerek kalmıyor. Marilyn Monroe’nun Warhol filtreli ikonik portrelerini görmek ve Roy Lichtenstein’ın dinamik dünyasına kapılmak heyecan verici. Sergi koridorları da sizin adımlarınızın güzergahını kendiliğinden belirliyor, su gibi akıp gidiyorsunuz eserlerin önünden. Her gün önünden yüzlerce fotoğraf geçen gözleriniz, gördükleri karşısında hiç yabancılık çekmiyor.

Time Out diyor ki
4 5 yıldız üzerinden
Bilet al
Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik
Sanat

Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik

2010-2019 yılları arasında Arter'e ev sahipliği yapan İstiklal Caddesi üzerindeki Meymenet Han, Vehbi Koç Vakfı'na bağlı yeni bir sanat kurumu olarak "Meşher" adıyla hayatına devam ediyor. Meşher'in “Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik” başlıklı ilk sergisi, geçmişten günümüze anlatılagelen hikaye ve söylencelerden ilham alan seramik eserler ile adeta kil ve seramiğin insanlık tarihindeki izini sürüyor. Catherine Milner ve Károly Aliotti’nin küratörlüğünde hazırlanan sergide Sam Bakewell, Bertozzi & Casoni, Vivian van Blerk, Christie Brown, Phoebe Cummings, Bouke de Vries, Malene Hartmann Rasmussen, Klara Kristalova, Elsa Sahal, Kim Simonsson, Carolein Smit, Jørgen Haugen Sørensen, Hugo Wilson’ın eserleri yer alıyor. Neredeyse yarısından fazlası ilk kez gün yüzüne çıkan ve mekanın üç katına yayılan eserlerin ortak anlatımı ise mitlerin her sanatçıya göre ayrı bir tarifinin yer alması. Ana malzeme seramiğin değişime uğrayan formu ise izleyicisine çok farklı bir deneyim imkanı da sunuyor. Meşher’in ilk sergisi 22 Aralık 2019’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Avni Lifij. Çağının Yenisi
Sanat

Avni Lifij. Çağının Yenisi

1914 Kuşağı’nın özgün temsilcilerinden Avni Lifij’in üretimleri bu sergide gözler önüne seriliyor. Alegorik eserleriyle tanınan Lifij’in sanat eleştirisi ve düşüncelerini içeren yazılarına, fotoğraf alanındaki çalışmalarına ve dekoratif sanatlardaki öncü rolüne de ışık tutan sergi böylelikle onun sanatına ve hayatına ayrıntılı bir bakış sunmayı amaçlıyor. 12 Ocak’a kadar. www.sakipsabancimuzesi.org/tr

Saint Antoine Kilisesi'nde "Angel" Sergisi
Sanat

Saint Antoine Kilisesi'nde "Angel" Sergisi

İstanbul’un tarihi Saint Antoine Kilisesi kapılarını ilk kez bir çağdaş sanat sergisi için açıyor. Türkiye ve dünyadan, genç ve usta sanatçıları bir araya getiren Serginin proje yönetimini ve küratörlüğünü, tarihi mekanlarla çağdaş sanatı bir araya getiren çalışmalarıyla tanınan Ayşe Pınar Akalın üstleniyor. 17 Aralık Salı günü gerçekleşecek Angel sergisi 10 Ocak tarihine kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek. Farklı kültürlerden genç sanatçılarla usta isimleri melek kavramını etrafında bir araya getiren Angel Sergisi 17 Aralık’ta Saint Antoine Kilisesi’nde açılıyor. Yılın en önemli sanat etkinlerinden biri olmaya aday sergide resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon türlerinde eserler yer alacak. Angel’de Türk resim sanatının duayeni ve Narmanlı Müze-Ev’in kurucusu Bilge Alkor, Ergin İnan, Mehmet Sinan Kuran, Pınar Yoldaş, ünlü İtalyan ressam Luca Pignatelli’nin yanı sıra, Türk sanatıyla yakından ilgilenen mimar ve ressam Lithian Ricci, müzikal performansları ve ses heykelleriyle tanınan multimedya sanatçısı Yuval Avital, el nakışı dokumalarıyla ünlü Güney Afrikalı sanatçı Kimathi Mafafo, dünyayı gezen arazi enstelasyonlarıyla meşhur İranlı genç sanatçı Shirin Abedinirad ve yedi senedir İstanbul’da yaşayan ve çalışan İranlı sanatçı Mehrnoush Esmaeilpour da melek teması etrafında bir araya geliyor. Karma sergide, sanatla teknolojiyi ustalıkla birleştiren ve robotik medya enstalasyonlarıyla tanınan Güvenç Özel de yer alacak. Üç monoteist dinin ortak kabul ettiği melek kavramı, mit

İstanbul'daki diğer sergiler

Düşlerin izinde
Sanat

Düşlerin izinde

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1986 yılında İzmir’de doğdum. Çocukluğumun büyük bölümü Ege Denizi kıyılarında, bahçelerde, kısa boylu maki ormanlarında ve şartlar gerektirdiğinden çokça seyahat ederek geçti. Ailemin yönlendirmesi ve desteği ile resme erken yaşta ilgi duydum. Güzel Sanatlar Lisesini bitirdikten sonra Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’nde okumak üzere İstanbul’a yerleştim. O zamandan beri burada yaşıyor ve çalışıyorum. Öktem Aykut Galeri ile çalışmaya nasıl başladınız?   Doğa ve Tankut ile tanıştığımızda ortada henüz galeri yoktu. Okullardan yeni mezun olmuş, çeşitli işlerde çalışıyorduk. Fakat Tankut hep bir galeri açmak istediğinden bahsederdi. Hayalini düşünülenden çok daha hızlı hayata geçirdi ve henüz mekanı tutma aşamasında birlikte çalışmaya karar verdik. Hatta genel olarak galeri programının ve kimliğinin oluşmasında da doğrudan katkılarım oldu. 2014’te Ortak Salon isimli grup sergisinde yer aldıktan sonra, 2015’te “Bütün Resimleri” başlığı altında ilk tek kişilik sergimi birlikte yaptık.  Eserlerinizle ilgili konuşmak ve pratiğinizi kelimelere dökmek sizin için kolay mı? Hangi durumlarda gerekli oluyor? Zaman içinde kendi işinizden bahsetme tarzınızda neler değişti?  Kolay değil ama faydası oluyor. Ziyaretlerde, sergilerde, ayaküstü sorular olduğunda cevaplamaya çalışıyorum. Bazen kendi kendime de, resimler hakkında düşünürken, bir soru-cevap şeklinde diyaloglar kurduğumu fark ediyorum. Eskiden resimleri açıklamak gayretindeydim şimdi daha çok

O zaman renk
Sanat

O zaman renk

Andy Warhol sergisinin küratörlüğünü üstlenmeden önce neler yaptınız? 1987 İstanbul doğumluyum. Bir anne/küratör ve hepimiz gibi hayatta her daim öğrenciyim. Kadir Has Üniversitesi’nde grafik tasarım eğitimi aldım. Şu an Yeditepe Üniversitesi’nde sanat yönetimi eğitimime devam ediyorum. Banu Bilen ile kurduğumuz, sanat ve sanatla ilişkilendirilen projeler ürettiğimiz Standart İstanbul olarak Odeabank O’art Galeri’nin yönetimini üstleniyoruz. Küratörlüğünü ve aynı zamanda sanat direktörlüğünü de üstlendiğim O’Art Galeri’de senelik/süreli sergiler ve bu sergilerin içeriklerine uygun paralel etkinlikler düzenliyoruz. Etkinlikler farklı yaş gruplarına ve farklı amaçlara odaklanıyor. Eğitim ve sosyal sorumluluk etkinlik projeleri en çok önemsediklerimizin başında geliyor. Eşzamanlı olarak McArt.ist’in küratörlüğüne de devam ediyorum.   Pop art ile daha önce tanışmamış olanlara bu akımı nasıl anlatırdınız? Bu soru kişinin daha önce sanatla tanışmış olup olmamasına göre değişse de genel bir çerçeve çizebiliriz. 1959 yılında ilk defa İngiltere’de beliren bir sanat akımı olarak pop sanat terimi Lawrence Alloway tarafından kullanılır. Bir anda ortaya çıkan, adeta patlayan anlamına gelen ‘pop’ etimolojik olarak ‘popüler’ kelimesinin kısaltmasıdır. Hemen hemen aynı yıllarda ABD’de dönemin hakim sanat akımı olan Soyut Dışavurum’a tepki olarak popüler kültür ögeleriyle sanat üreten genç sanatçılar dikkat çekmeye başlar. İkinci Dünya Savaşı sonrasında gelişen ekonominin etkisiyle varlı

Nur Koçak’ın Vitrin’lerinden kadın yansımaları
Haberler

Nur Koçak’ın Vitrin’lerinden kadın yansımaları

Türkiye’deki fotogerçekçilik akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Nur Koçak’ın “Mutluluk Resimlerimiz” adlı sergisi SALT Beyoğlu ve SALT Galata’da 29 Aralık’a kadar devam ediyor. Sergi kapsamında sergilenen, fotoğraf ve resimlerden oluşan “Vitrinler” serisinde ise sanatçının ilhamı sokak vitrinlerindeki kadın yansımaları… Şehrin caddelerinin kişiliklerini hiç şüphesiz insanların yanı sıra orada yer alan mağazaların vitrinleri de oluşturur. Vitrinlerde yer alan objeler alıcısı için kendi içinde bir düzenle karşımıza çıkar. Oldukça da albenisi olan bir düzendir bu… İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda da şehrin son dönemdeki ritmini mağazaların vitrinlerinden takip edebilirsiniz. Kimi oldukça cesurken bir diğeri tüm sakinliği ile alıcısını bekler. Fotogerçekçilik akımının Türkiye’deki ilk temsilcilerinden olan Nur Koçak’a göre de vitrinler topluma farklı bir pencereden bakmak için zengin bir kaynak ve nispeten kapalı olan bir toplum yapısını sorguladığı bir ilham kaynağı. Sanatçının 1960’lar ile 2010’lar arasındaki desenleri ve resim serilerinden oluşan “Mutluluk Resimlerimiz” sergisi, Vitrinler serisi ile bu ilhamı içerisinde barındırıyor. Sergi, SALT Beyoğlu’nun hemen girişinde, Forum alanında yer alan Vitrinler serisi ile başlıyor. Sanatçının 1989 ve 2019 tarihleri arasında ürettiği fotoğraf ve resimlerden oluşan bu seri, sergi alanının sokağa açılan girişinde kendine adeta yeni bir vitrin alanı yaratıyor ve tahmin edeceğiniz üzere tüketim toplumuna odaklanıyor. En önem

Sanatın yeni adresi
Sanat

Sanatın yeni adresi

Meşher’in nasıl bir vizyonu var? Arter, Dolapdere’deki yeni binasına taşındığı zaman İstiklal Caddesi’nde ona ev sahipliği yapan Meymenet Han geride kalacaktı. Dolayısıyla, 2010-2019 yılları arasında Arter’e mekan olan bu binanın bir sergi alanı olarak işlevi ve merkezi konumu göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapıldı. Vehbi Koç Vakfı bünyesinde bu binanın bir kültür sanat kurumu olarak devam etmesi gerektiğine karar verildi. Koç Grubu’nun kültür ve sanat alanında birçok farklı yapılanmaları var: Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezi, ANAMED, Sadberk Hanım Müzesi gibi. Bu kurumlar arasına katılacak Meşher’de yeni bir yaklaşım için çalışmalara başladık. Kültür ve sanat dünyasına zenginlik kazandıracak bir farklılaşma sürecine girdik. Eylül’de açılan Meşher, çeşitliliği merkezine alan bir programlamaya özel olarak kurgulanmış bir altyapı sağlayarak kültür ve sanat alanındaki ihtiyacı karşılamayı amaçlıyor.   Meşher’in programlaması Orta Çağ’dan günümüze çok geniş bir zaman dilimini kapsayacak. Bu karar nasıl verildi? Birçok döneme dair sergiler düzenlenecek olması, iş birliği yapacağınız uzmanların seçimini nasıl etkileyecek? Meşher’de hazır sergileri ağırlamak ya da var olan bir sergiye adres olmak yerine mekana özgü sergiler hazırlama fikrini benimseyeceğiz. Seramikten resme, tasarımdan fotoğrafa hatta havacılık tarihine kadar uzanan geniş bir yelpazede hem çağdaş hem araştırma üzerine kurulu sergiler hazırlayacağız. Galeri, kütüphane, arşiv, müze ve koleksiyonerler g

Arter çıtayı yükseltiyor
Sanat

Arter çıtayı yükseltiyor

ANLAMLI MİMARİ İstiklal Caddesi’nin vazgeçilmez sanat durağı Arter, bildiğiniz gibi bir süredir kapalı. Vehbi Koç Vakfı (VKV) kuruluşu olan ve çağdaş sanat üretim ve sergi alanı olarak hizmet veren Arter, 13 Eylül’de Dolapdere’deki yeni binasında tekrar açılıyor. Üstelik değişen tek şey binası ve logosu değil. Yeni yerindeki Arter’in değiştirilen organizasyon yapısı ile şehir kültür ve sanat anlamında çok önemli bir alana kavuşuyor. Yoğun sergi programı, sahne sanatlarına açtığı alan ve etkinliklerinin zenginliğiyle Arter’in açılışı baş döndürücü bir gelişme. Arter’in yeni binasının tasarımı için 2013 yılında bir proje yarışmasının açılmış olduğunu biliyor muydunuz? Kazanan firma 1980 yılında kurulan ve dünyanın farklı şehirlerinde faaliyet gösteren Grimshaw Architects olmuştu. Binanın mimari projesi için açıklık ve akışkanlık kavramları ele alınmış. Sanatı keşfetmenin, sanattan keyif almanın ve sanatla yakın ilişki kurabilmenin mümkün olduğu bir anlayış uygulanmış. Çok yönlü mekanda dışa dönük bir tasarım tercih edilmiş ve binanın etrafıyla kuracağı bağlar da dikkate alınmış. Arter bir sergileme alanı olmasının yanı sıra sanatsal ve sosyal bir buluşma noktası aynı zamanda. Yapıdaki birbirinden farklı mekanlar görsel ve fiziksel olarak birbirlerine açılarak bağlanmış. Bina Toplamda 18.000 metrekare kapalı alana sahip. 6 kata yayılan 6 galeri ve teras yaklaşık 4.000 metrekarelik sergileme alanı oluşturuyor. Dolapdere’nin kendine has dokusu içinde merak uyandıran bir karakter