Kültür & Sanat

İstanbul’un sanat dünyasından haberler, galeri bilgileri ve sergi eleştirileri

"Samimiyet, sanatla uğraşmanın birinci kuralıdır"
Sanat

"Samimiyet, sanatla uğraşmanın birinci kuralıdır"

Kezban Arca Batıbeki, mülteciler üzerinden insanoğlunun başka bir yerde olma arzusunu irdeliyor yeni sergisinde. Likör fabrikasından dönüştürülen Pilevneli Mecidiyeköy’de sanatçının kolajlarının yanı sıra ziyaretçileri şaşırtacak bir enstalasyonu da yer alıyor. Eserlerde savaştan kaçanların toprak değiştirme hikayeleri ile sanatçının hayal gücü iç içe geçmiş. Gündeme ilişkin üretim yaparken güncel insanlık hallerini dramatize etmeden ele almanın yolunu, kendi estetik çizgisini korumakta buluyor Batıbeki. Böylece işleri hem toplumsal, hem de kişisel nitelikler kazanıyor.    “Samimiyet, sanatla uğraşmanın birinci kuralıdır.”  Üniversitede aldığınız grafik eğitimi sanatınızı icra etmenizde nasıl etkili oldu? Başlangıçta istediğim tek şey, iyi bir grafik sanatçısı olmak ve illüstrasyon yapmaktı. Daha üniversiteye başlamadan, illüstrasyonlarım dönemin ünlü dergi ve yayınlarında yayımlanmaya başlamıştı bile… Bugün pop-art akımı doğrultusunda olduğunu artık bildiğimiz grafik resim, benim eğitim aldığım dönemde resim eğitimi veren hocaların ilgi alanına pek girmiyordu. Urart Galeri’de açtığım ilk sergiyle bu konuda ilklerden biri oldum herhalde. Çok beğendiğim, kendime çok yakın bulduğum ve erken kaybedilmiş bir sanatçı olan Altan Gürman’ı bile resme ağırlık verdiğim ileriki yıllarda öğrendim.  Kariyeriniz boyunca fotoğraf, yerleştirme, kısa film gibi alanlarda üretim yaptınız. Bu farklı alanların size sağladığı özgürlükler neler? Güncel sanat öyle bir şeydir ki, bir resim üzeri

Evrenin Nabzı
Sanat

Evrenin Nabzı

Taş, balmumu ve bronz kullanarak ürettiği heykelleri ile Helenistik tarzda çok sayıda esere imza atan Maria Kılıçlıoğlu retrospektif sergisiyle İş Sanat’ta.

Siyah Beyaz Bir Huşu: Yıldız Moran
Sanat

Siyah Beyaz Bir Huşu: Yıldız Moran

“Moran, ülkemiz fotoğraf sanatında yapıtlarıyla hepimizi etkileyen görkemli bir dağ gibidir.” Entelektüel bir ailede doğan Yıldız Moran, sanat tarihçisi dayısı Mazhar Şevket İpşiroğlu’nun teşvikiyle İngiltere’de fotoğraf okumuş. Akademik eğitimli ilk kadın profesyonel fotoğraf sanatçısı olarak memleketine dönünce bir gezgin gibi Anadolu’yu dolaşmaya başlamış. Karşılaştığı insanlar, tarihi yapılar ve manzaralar onun objektifinden doğal ve büyülü bir havaya bürünüyor. Dünyayı yorumlayışı teferruatsız ve içten. Bugün yaşasaydı geleceği yaşı simgeleyen 86 fotoğraf İstanbul Modern’deki ‘Yıldız Moran: Bir Dağ Masalı’ sergisinde seyirci karşısına çıkıyor. Serginin küratörü Merih Akoğul ile usta fotoğrafçıyı ve sanatını konuştuk.   Fotoğraf sanatıyla nasıl bir ilişkiniz var? 1963 İstanbul doğumluyum. 14 yaşımdan bu yana fotoğraf çekiyorum. MSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Ana Sanat Dalı’ndan 1985 yılında mezun oldum. Daha sonra Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptım. Üniversite yıllarından itibaren fotoğraf çekmenin yanında, fotoğraf sanatı ve kuramıyla da ilgilenmeye başladım. Yazılar yazdım, gruplar kurdum, açık oturum ve panellere katıldım, bildiriler sundum. Eğitmenlik ve sanat yazarlığının yanında küratör ve editör olarak da çalışıyorum. Şu an Eczacıbaşı Yayınları, Fotoğraf Sanatçıları Dizisi’nin editörlüğünü yapıyor ve İstanbul Modern Fotoğraf Bölümü’nde danışmanlık görevimi sürdürüyorum. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde de ders vermeye devam ediyorum

Gökhan Gökseven: "İlhama inanmadığımı söyleyebilirim”
Sanat

Gökhan Gökseven: "İlhama inanmadığımı söyleyebilirim”

Bu yaz Pilot’ta sergilenen ‘Yanık Saraylar’ adlı grup sergisinde resimlerini gördüğümüz Gökhan Gökseven, tuhaf karakterleri ve peri masalımsı mekanları barındıran, illüstrasyona yakın bir üslupla resmedilmiş özgün işleri ile dikkatimizi çekmişti. Gökseven şimdi Türkiye’deki ilk kişisel sergisi ‘Tepede bir ev’ ile karşımızda. Sergi Pilot’ta devam ederken, Gökseven’e sanatıyla ilgili merak ettiklerimizi sorduk. Sizi tanımayanlar için kendinizden ve sanat pratiğinizden bahseder misiniz? 2013 yılında Ringling College of Art and Design, illüstrasyon bölümünden mezun oldum. Hemen ardından New York Academy of Art’ta resim bölümünde yüksek lisans yapmak amacıyla New York’a taşındım. Daha sonra aynı bölümde asistanlık yaptım. Uzun bir süredir aynı çalışma rutinini koruyorum. Genelde günlerimi stüdyoda geçiriyorum, elimde fırça olmasa da orada bulunmayı, atölyenin kokusunu solumayı seviyorum. Türkiye’deki ilk kişisel serginiz ‘Tepede bir ev’ ay sonuna kadar Pilot’ta sergileniyor. Sergi ismini nereden alıyor? Sergideki resimler birbirlerine yakın zamanlarda mı üretildi? Serginin isminin de resimlerim gibi yoruma açık olmasını istedim. Herkesin kafasında farklı bir atmosfer yaratacak bir isim tasarladım. Bu ev, kısa bir tatil için kaçılan rahatlatıcı sıcak bir ortam da olabilir, tekinsiz tehlikelerle dolu bir yerde izole bir ev de. Bu geçirgenlik, yoruma açıklık benim için önemli. Sergide yer alan işlerimin çoğunu bu sene ürettim. Ama serginin kavramsal çerçevesine uygun olan 2015 ve

Parajanov - Sarkis ile
Sanat

Parajanov - Sarkis ile

Sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden biri olan Sergey Parajanov’un özgün dünyasına adım atmaya hazır mısınız? Parajanov’un, farklı sanat dallarındaki üretimlerini bir araya getiren sergide, kolajlardan film sahnesi taslaklarına, kostümlerden desenlere, resimlere, mozaiklere, objelere ve fotoğraflara uzanan pek çok eser var. Parajanov’a hayran olan usta sanatçı Sarkis de yönetmene dair ürettiği işleriyle sergide yer alıyor.

Yeni sergiler

"Samimiyet, sanatla uğraşmanın birinci kuralıdır"
Sanat

"Samimiyet, sanatla uğraşmanın birinci kuralıdır"

Kezban Arca Batıbeki, mülteciler üzerinden insanoğlunun başka bir yerde olma arzusunu irdeliyor yeni sergisinde. Likör fabrikasından dönüştürülen Pilevneli Mecidiyeköy’de sanatçının kolajlarının yanı sıra ziyaretçileri şaşırtacak bir enstalasyonu da yer alıyor. Eserlerde savaştan kaçanların toprak değiştirme hikayeleri ile sanatçının hayal gücü iç içe geçmiş. Gündeme ilişkin üretim yaparken güncel insanlık hallerini dramatize etmeden ele almanın yolunu, kendi estetik çizgisini korumakta buluyor Batıbeki. Böylece işleri hem toplumsal, hem de kişisel nitelikler kazanıyor.    “Samimiyet, sanatla uğraşmanın birinci kuralıdır.”  Üniversitede aldığınız grafik eğitimi sanatınızı icra etmenizde nasıl etkili oldu? Başlangıçta istediğim tek şey, iyi bir grafik sanatçısı olmak ve illüstrasyon yapmaktı. Daha üniversiteye başlamadan, illüstrasyonlarım dönemin ünlü dergi ve yayınlarında yayımlanmaya başlamıştı bile… Bugün pop-art akımı doğrultusunda olduğunu artık bildiğimiz grafik resim, benim eğitim aldığım dönemde resim eğitimi veren hocaların ilgi alanına pek girmiyordu. Urart Galeri’de açtığım ilk sergiyle bu konuda ilklerden biri oldum herhalde. Çok beğendiğim, kendime çok yakın bulduğum ve erken kaybedilmiş bir sanatçı olan Altan Gürman’ı bile resme ağırlık verdiğim ileriki yıllarda öğrendim.  Kariyeriniz boyunca fotoğraf, yerleştirme, kısa film gibi alanlarda üretim yaptınız. Bu farklı alanların size sağladığı özgürlükler neler? Güncel sanat öyle bir şeydir ki, bir resim üzeri