Kültür & Sanat

İstanbul’un sanat dünyasından haberler, galeri bilgileri ve sergi eleştirileri

Yeni sergiler

Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik
Sanat

Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik

2010-2019 yılları arasında Arter'e ev sahipliği yapan İstiklal Caddesi üzerindeki Meymenet Han, Vehbi Koç Vakfı'na bağlı yeni bir sanat kurumu olarak "Meşher" adıyla hayatına devam ediyor. Meşher'in “Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik” başlıklı ilk sergisi, geçmişten günümüze anlatılagelen hikaye ve söylencelerden ilham alan seramik eserler ile adeta kil ve seramiğin insanlık tarihindeki izini sürüyor. Catherine Milner ve Károly Aliotti’nin küratörlüğünde hazırlanan sergide Sam Bakewell, Bertozzi & Casoni, Vivian van Blerk, Christie Brown, Phoebe Cummings, Bouke de Vries, Malene Hartmann Rasmussen, Klara Kristalova, Elsa Sahal, Kim Simonsson, Carolein Smit, Jørgen Haugen Sørensen, Hugo Wilson’ın eserleri yer alıyor. Neredeyse yarısından fazlası ilk kez gün yüzüne çıkan ve mekanın üç katına yayılan eserlerin ortak anlatımı ise mitlerin her sanatçıya göre ayrı bir tarifinin yer alması. Ana malzeme seramiğin değişime uğrayan formu ise izleyicisine çok farklı bir deneyim imkanı da sunuyor. Meşher’in ilk sergisi 22 Aralık 2019’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

İçimdeki Çocuk
Sanat

İçimdeki Çocuk

Osmanlı İmparatorluğu’nın son döneminin önemli yapılarından biri olan Nakkaştepe’deki Abdülmecid Efendi Köşkü, Ömer M. Koç koleksiyonundan eserleri ağırlıyor. Sanat danışmanlığını Károly Aliotti’nin üstlendiği sergide, resimden fotoğrafa, heykelden yerleştirmeye çok çeşitli teknik ve malzemelerle üretilmiş 100’den fazla iş var. Sergide eserleri yer alan sanatçılardan bazıları Taner Ceylan, Francesco Albano, Murat Balcı ve Ronit Baranga. 'İçimdeki Çocuk' 10 Kasım’a kadar görülebilir. 

Ad Infinitum
Sanat

Ad Infinitum

Ayşe Erkmen, Lucia Koch, Alicja Kwade, Sarah Morris, Sarkis, Taldans, Nasan Tur, Ebru Uygun ve Jorinde Voigt’un yapıtları Ceren Erdem küratörlüğünde bir araya geliyor. Adını sonsuza dek tekrarı vurgulayan Latince ifadeden alan sergi, süreklilik kavramını ritim üzerinden ele alıyor. Ad Infinitum 10 Kasım’a kadar görülebilir. 

Graft
Sanat

Graft

Yaşadığı şehir olan İstanbul’la kurduğu güçlü bağı işlerine yansıtan Ahmet Doğu İpek yeni sergisiyle Galeri Nev’de. Marmara Üniversitesi’nin resim bölümünden mezun olan sanatçı post-modern toplumdan ve kitle kavramından ilham alıyor. 26 Ekim’e kadar Galeri Nev'de görülebilir. 

Bill Viola: Geçici
Sanat

Bill Viola: Geçici

Son 20 yılda medya sanatları alanında bir öncü olarak görülen Bill Viola, İstanbul’daki ilk büyük çaplı sergisini gerçekleştiriyor. 40 yılı aşkın süredir insan olmanın gizemlerini, gelişen teknolojiyi mecra olarak kullanarak inceleyen Viola günümüzün en saygıdeğer sanatçılarından biri. 14 Eylül 2019-13 Eylül 2020 / Borusan Contemporary

Arter çıtayı yükseltiyor
Sanat

Arter çıtayı yükseltiyor

ANLAMLI MİMARİ İstiklal Caddesi’nin vazgeçilmez sanat durağı Arter, bildiğiniz gibi bir süredir kapalı. Vehbi Koç Vakfı (VKV) kuruluşu olan ve çağdaş sanat üretim ve sergi alanı olarak hizmet veren Arter, 13 Eylül’de Dolapdere’deki yeni binasında tekrar açılıyor. Üstelik değişen tek şey binası ve logosu değil. Yeni yerindeki Arter’in değiştirilen organizasyon yapısı ile şehir kültür ve sanat anlamında çok önemli bir alana kavuşuyor. Yoğun sergi programı, sahne sanatlarına açtığı alan ve etkinliklerinin zenginliğiyle Arter’in açılışı baş döndürücü bir gelişme. Arter’in yeni binasının tasarımı için 2013 yılında bir proje yarışmasının açılmış olduğunu biliyor muydunuz? Kazanan firma 1980 yılında kurulan ve dünyanın farklı şehirlerinde faaliyet gösteren Grimshaw Architects olmuştu. Binanın mimari projesi için açıklık ve akışkanlık kavramları ele alınmış. Sanatı keşfetmenin, sanattan keyif almanın ve sanatla yakın ilişki kurabilmenin mümkün olduğu bir anlayış uygulanmış. Çok yönlü mekanda dışa dönük bir tasarım tercih edilmiş ve binanın etrafıyla kuracağı bağlar da dikkate alınmış. Arter bir sergileme alanı olmasının yanı sıra sanatsal ve sosyal bir buluşma noktası aynı zamanda. Yapıdaki birbirinden farklı mekanlar görsel ve fiziksel olarak birbirlerine açılarak bağlanmış. Bina Toplamda 18.000 metrekare kapalı alana sahip. 6 kata yayılan 6 galeri ve teras yaklaşık 4.000 metrekarelik sergileme alanı oluşturuyor. Dolapdere’nin kendine has dokusu içinde merak uyandıran bir karakter

Zor Sorular
Sanat

Zor Sorular

Rafael Gomezbarros’un Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Sevil Dolmacı Art Consultancy’de ziyaretçilerle buluşuyor. 16. İstanbul Bienali’ne paralel olarak gerçekleştirilen sergi Kolombiyalı sanatçının dünyasıyla tanışmamız için bir fırsat. Bireyin toplumla ilişkisi, kimlik, göç ve bellek gibi konular üzerinde çalışan sanatçı eserlerinde akılda kalıcı ve güçlü görüntüler yaratıyor. ‘We Forget to Think We Are Born’ isimli sergi oluşturulurken Kolombiya iç savaşının tetiklediği sorulara cevap aranmış. “Kaybolanı unutmalı mıyız?’, ‘Birbirimize güvenebilir miyiz?’, ‘Neden göç ederiz?’ ve ‘Neden bu kadar açım?’ gibi sorular bunlar. Global sorunlara sanat aracılığıyla çözüm bulup bulamayacağımızı ve diğer merak ettiklerimizi Gomezbarros’a sorduk.  Sevil Dolmacı Art Consultancy ile iş birliğiniz nasıl başladı? Tanışma hikayenizi ve sergi fikrinin nasıl doğduğunu anlatabilir misiniz? Sergi yapma davetini Haziran ayında aldım. Benim için vermesi zor bir karardı çünkü genelde bir proje üzerinde çalışmaya altı ay öncesinden başlarım. Galeri ekibi sayesinde rekor denebilecek bir sürede çalışmayı tamamladık. Ayrıca kavramsal çerçeveyi çok heyecan verici buldum.  İstanbul’da sergilenecek işlerinize nasıl karar verdiniz? Sevil Dolmacı işleri seçti ve serginin küratörlüğünü Javier Mejía üstlendi. Bu proje dört yıllık bir çalışmayı temsil ediyor. SOMOS # adı altındaki çalışmalarım, beş ila on metre yüksekliğindeki bir heykel projesinin modelleri. Bugün İstanbul halkıyla paylaşılmak üzere bu

Yılın Sanat Olayı
Sanat

Yılın Sanat Olayı

2010-2018 yılları arasında İstiklal Caddesi’nde faaliyet gösteren Arter ilgi çekici sergileriyle sanatseverlerin vazgeçilmez duraklarından biriydi. Kapanışının ardından yeni ve çok daha büyük bir alana taşınacağını biliyorduk ve merakla bekliyorduk. Geçtiğimiz ay Dolapdere’deki yeni binasında kapsamlı bir sanat merkezi olarak tekrar açıldı. Grimshaw Mimarlık tarafından tasarlanan yapı İstanbul kültür ve sanat yaşamının en önemli çekim merkezlerinden biri olacak gibi görünüyor. Sergi alanları, performans salonları, öğrenme ve etkinlik alanları, kütüphane, kitabevi ve yeme-içme alanlarını bir arada bulunduran yeni Arter, toplumun her kesimine hitap etme vizyonuna sahip. Bir Vehbi Koç Vakfı kuruluşu olarak vakfın 50. yılında şehre armağan  bu sanat vahasını, arkasındaki ekip anlattı.   MELİH FERELİ - Arter Kurucu Direktörü Vehbi Koç Vakfı 50. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. VKV’nin Türkiye sanat dünyasındaki işlevini ve vizyonunu nasıl tanımlarsınız? Vehbi Koç Vakfı, Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak ülkemizde hayırseverliğin gelişimine öncülük etti. 50 yıldır eğitim, kültür ve sağlık alanlarında memleketin gelişimine ve toplumun kalkınmasına yönelik pek çok çalışma yürütüyor. Kültür teması altında, içerisinde bulunduğumuz zengin Anadolu coğrafyasının kültürel mirasına sahip çıkmayı, bugünü anlamlandırmayı, zenginleştirmeyi ve de geleceğe ilham vermeyi amaçlıyor. Vehbi Koç Vakfı, vizyonunu oluşturan Koç Ailesi’nin nesilden nesle aktarılan kültü