Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik
Kalıpları Aşınca: Mit, Efsane ve Masallarla Avrupa’dan Çağdaş Seramik icon-chevron-right
Gülen adam
Gülen adam icon-chevron-right
Arter çıtayı yükseltiyor
Arter çıtayı yükseltiyor icon-chevron-right

Yeni açılan mekânlar

Tamirhane Mutfak
icon-location-pin Sarıyer
Tamirhane Mutfak

Nedir? Maslak Oto Sanayi bölgesinde yeni bir restoran. Neden gitmeli? Özgün bir atmosferde yemek yemek ya da kahve molası vermek için. Tamirhane Tasarım, Çukurcuma’da bir tasarım stüdyosuyken Maslak’a taşınmış. Tamirhane Mutfak da yeni ofislerinin giriş katında bulunuyor. Restoranın işletmecileri olan Serpil, Cevdet ve Cengiz Saraç kardeşler babalarından kalma eski bir tamirhaneyi dönüştürmüş ve civardaki yeme-içme mekanlarına alternatif bir restoran yaratmış. Tamirhane Mutfak’ın en dikkat çekici yönü mekan tasarımı. Zemin tamirhane zamanındaki gibi korunmuş. Koltuklardan sandalyelere, avizelerden duvar süslemelerine her şey Tamirhane Tasarım’ın ürünü olduğu için mekanda özgün bir hava esiyor. Bulundukları semt otomobil sektörüyle iç içe olduğundan Tamirhane’daki endüstriyel dokunuşlar da semtin karakterine uyuyor. Menülerinde ise hem semtte aşina olunmayan hem de farklı profillerdeki müşteri kitlesine hitap edebilecek seçeneklere yer vermişler. Şef Barış Çetin yemeklerin arkasındaki isim olsa da işletmeci ekipteki herkesin menüde emeği var. Öncelikle burada günün en önemli öğünü için seçenekleriniz bulunuyor. Kahvaltı yapmadan evden çıkan plaza çalışanları bazlama tost (21 TL) ile güne doyurucu bir başlangıç yapabilir. Öğle yemeğinde formunu korumak isteyenlere ise tavsiyemiz avokado / kinoa salatası (30 TL) ya da ızgara tavuk / haşlanmış sebzeler (29 TL). İşletmecilerin Sinoplu olduğunu göz önünde bulundurursak, Sinop ev mantısının (31 TL) mekanın öne çıkan yemeği olduğun

Sual
icon-location-pin Sarıyer
Sual

Nedir? Türk mutfağı sunan bir lokanta. Neden gitmeli? Evdeymişsiniz gibi hissettiren yöresel yemekleri için. Reşitpaşa’dan yeni mekan haberleri almaya alışığız. Semtin artık gastronomiyle özdeşleşmeye başladığı aşikar. Yolunuzu buraya düşürmeniz için son bahaneniz ise Sual olacak. Ekranda nasıl yemek yaptığını gördüğünüz Masterchef Türkiye yarışmacısı Suna Aydın’ın elinin lezzetini burada bizzat deneyimleyebilirsiniz. Mekanın popülaritesinde şef Aydın’ın yarışmayla dikkatleri üzerine çekmesinin de payı var tabii. Yeni nesil Türk mutfağı ve kahvaltısı sunan mekanda Anadolu’nun farklı yörelerinden lezzetleri bulabiliyorsunuz. Bazı tarifler orijinallerine sadık kalarak uygulanıyor, bazıları ise modernize ediliyor. Sunumları sanki annenizin yemeğini yiyormuşsunuz gibi doğal, mekan çalışanları ile müşteriler arasındaki iletişim rahat. Kendinizi evinizde hissederek vakit geçirebiliyorsunuz. Kahvaltıyı dışarıda arkadaşlarınızla muhabbet ederek yapmayı seviyorsanız burası doğru adres. Menüleri günlük değiştiği için gittiğinizde ne tüketebileceğiniz şansınıza kalmış. Zeytinyağlılardan pırasayı (12 TL) denemenizi öneririz. Tandır etli kuru fasulye (36 TL) de karşı konulamaz bir lezzet. Sual’de öne çıkan tatlı, kadayıf ve Antep fıstığıyla hazırlanan cennet çamuru (16 TL). Kilis’e özgü bu tatlıyla her yerde karşılaşmak kolay değil, dolayısıyla gittiğinizde tatmanızda fayda var. Mekanın bahçesinde Tokyo ve Berlin isimli iki papağan bulunuyor. Gittiğinizde onları beslemeye ne dersiniz?

Zeytuna
icon-location-pin Galatasaray
Zeytuna

Nedir? Kültür sanat programı da sunan bir Akdeniz mutfağı restoranı. Neden gitmeli? Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin mutfaklarını keşfetmek için. Cezayir binasının birinci katında açılan Zeytuna içeri girer girmez içinizi açıyor ve kim olursanız olun doğru yerde olduğunuzu hissettiriyor. Filistin asıllı ancak Ürdün’de yaşamış olan Samiha Hanım'ın işletmecisi olduğu mekan üç kısma ayrılıyor. Bar, restoran ve etkinlik alanına sahip işletmenin menüsünde Lübnan, Suriye, Filistin ve Türkiye mutfağı harmanlanmış. Akdeniz’e kıyısı olan ülkeleri aynı mutfakta birleştiren anlayış bu coğrafyaya duyulan hayranlığı temsil etmekle birlikte İstanbul gastronomi sahnesine de bir armağan. Farklı ülke mutfaklarını deneyimlemeyi sevenler, Zeytuna sayesinde falafel ve humusun başını çektiği yemek ailesinin kalanıyla da tanışabilirler. Menü oluşturulurken Amin Maalouf'un ön sözünü yazdığı ‘Dünden Bugüne Lübnan Mutfağı’ kitabından esinlenilmiş. Tebbüle (15 TL) salatasının özelliği ana malzemesi maydanozun çok ince kıyılması. Sıcak mezelerden fette patlıcanda (13 TL) kızarmış patlıcan, kıtır Lübnan ekmeği parçaları, domates ve tahin sosları ile kavrulmuş badem yer alıyor. Hem Türk damak tadına uygun, hem de Orta Doğu mutfağının karakteristik özelliklerine sahip. Fatayer minik ve kapalı pidelere deniyor. Fatayer tabağı (13 TL) istediğinizde ıspanaklı, etli ve peynirlisinden deneyebiliyorsunuz. Soğuk mezelerden şenklişe (13 TL) bayıldık. Yeşilbiber ve soğan gibi basit ve kolay ulaşılabilir malzemele

Emily's Garden
icon-location-pin Cihangir
Emily's Garden

Cihangir’deki White Mill’in bahçesini özleyenlerden misiniz? O halde müjdemizi isteriz. Akaretler’e taşınan White Mill’in eskiden bulunduğu ve bir süredir değerlendirilmeyen mekanın yerine Emily’s Garden açıldı. Sahip olduğu muhteşem bahçeyi dışarıdan çaktırmayan mekanın girişinde yoldan gelip geçeni seyrebileceğiniz iki masa bulunuyor. Bu haliyle mekan minimalist bir kafe izlenimi uyandırıyor. Ancak girişteki merdivenlerden çıktığınızda içinde bir barı ve boylu boyunca dizilmiş masaları olan bir kata ulaşıyorsunuz. Bu kısım soğuk havalarda değerlendirilebilir ancak havalar hâlâ kıvamındayken bahçeye inen merdivenlere yöneleceğinize eminiz. Sonra rüya başlıyor. Ağaçlar ve etrafı sarıp sarmalayan bitkiler içinize huzur veriyor. Neon ışıklı bir heykel ve bazı dekoratif objeler dışında etrafa çok fazla müdahale edilmemiş. Ağaçlar arasına asılan ampullü ışıklandırma da akşam yemeğinize ışıltı ekliyor. Oğulcan Engin’in işletmeciliğini üstlendiği mekanda etrafta yaşayanlar düşünülmüş ve müzik açılmıyor. Bu, sevdiklerinizle konuşurken kendinizi zorlamayacağınız nezih bir buluşma ortamı anlamına geliyor. Ana yemeklerden filetto porcini di manzo (75 TL) doyurucu bir porsiyon. 220 gram dana bonfileye trüflü patates püresi ve sebze soteler eşlik ediyor. Sebzeler taze ve yumuşacık, et leziz. Makarnalardan casa nostra (58 TL) bonfile parçaları içeren bir calamarata, tadına doyum olmuyor. Emily’s Garden’da kapanış saatine doğru masaların azalmasıyla gelen dinginlik, gününüz için harika bir

Sarnıç Fine Dining Restaurant
icon-location-pin Üsküdar
Sarnıç Fine Dining Restaurant

Ülkemize gelen turistlerin mutlaka ziyaret ettiği Tarihi Yarımada, şehrin sakinleri için de sürprizler barındırıyor. Sultanahmet’teki Soğukçeşme Sokak’ta yan yana sıralı pansiyonların önünden yürürken, restore edilmiş bu yapıların ruhu sizi başka bir aleme sürüklüyor. Hagia Sofia Mansions tarafından yeniden canlandırılan bu sokakta sizi bekleyen esrarengiz bir keşif daha var. 542 yılında inşa edilmiş bir su sarnıcında yer alan ve içine girdiğiniz anda sizi büyüleyen Sarnıç Fine Dining Restoran. Altı taş kolon tarafından taşınan ve görkemli kubbelere sahip bu sarnıçta, gastronomi deneyiminizde bulunduğunuz mekanın atmosferinin ne kadar önemli olduğunu hatırlıyorsunuz. Kolonlara hava katan yer aydınlatmaları, görkemli avizelerin ışıltıları ve masanızdaki mumlar gölge ve ışığın ahengiyle çevreliyor sizi. Yerin altındaki sarnıcın kendine has ferah iklimi de teninizi okşuyor. Tüm duyularınız şımartıldıktan sonra sıra damağınızda. Sarnıç’ın Osmanlı saray mutfağından esinlenerek hazırlanmış menüsü, çalışanların nazik sunumuyla takdim ediliyor. Hero ve Leander’in Aşkı (40 TL) sadece ismiyle değil lezzetiyle de gönlünüzü çalacak. Kinoalı mücver üzerinde cevizli içli köfte kuru cacık sos ile servis ediliyor. Muhteşem Somon Üçlüsü’nde (68 TL) somon füme, somon tartar ve teriyaki soslu somon filetosu bulunuyor. Sarnıç kırmızı et sevenlere özellikle tavsiye edeceğimiz bir ana yemek menüsüne sahip. Harem’de Bir Venedikli’nin (140 TL) tadı damağınızda kalacak. Trüf yağında dinlendirilmiş da

Boél
icon-location-pin Nişantaşı
Boél

Nedir? İtalyan ve Fransız mutfağı sunan şık bir restoran. Neden gitmeli? Şef Ayhan Kara’nın müthiş yemekleri için. Boél daha önce L’Orient’ın bulunduğu yere açılan yeni bir Nişantaşı restoranı. Sarah Malouh ve Taner Akkuş’un kurduğu mekanın üst katı fine dining konseptli, alt katı ise gün boyu müşterileri ağırlayıp hava karardığında karakter değiştiriyor. Mekanın can alıcı özelliği ise harikulade şefi. Hayran kaldığımız Ayhan Kara’nın daha önce çalıştığı önemli mekanlar bugünkü başarısının sırrını açıklıyor. Maçka’da Fransız mutfağı sunmuş olan Bronz Restaurant ve Etiler’deki meşhur İtalyan restoranı Paper Moon’da edindiği tecrübe onu iki ülkenin mutfakları konusunda ustalaştırmış. Boél’in mutfağı da onun hünerli ellerine emanet. Kara’nın ustalığı baharat kullanımından belli ediyor kendini. Yiyeceklerin tadını değiştirmek yerine onların lezzetlerini açığa çıkarıyor, tatlarını derinleştiriyor. Önünüze gelen yemeklerle ilgili yorumlarınız onun için kıymetli, müşterilerinin geri dönüşlerini önemsiyor. Sohbetindeki içtenliği nadir bulunan cinsten ve işinden bahsederken gözleri parlıyor. Başlangıçlardan burrata’yı (69 TL) kesinlikle denemelisiniz. Tadı muhteşem, boğazınızdan kaymak gibi akıp geçiyor. Kremalı midye çorbasının (38 TL) kıvamı çok başarılı, içinde kızarmış sarımsaklı ekmek dilimleri bulunuyor. Enginar sevenler için yeşil enginar göbeğiyle hazırlanan carciofi mush (43 TL) mekanın öne çıkardığı lezzetlerden. Ana yemeklerden dana yanağı (85 TL) sekiz saat boyunca sebze

Lokanta 1741
icon-location-pin Fatih
Lokanta 1741

Lokanta 1741’e girerken Cağaloğlu Hamamı’nın içinden geçiyorsunuz. Hamamın ihtişamı sizi etkisi altına alıyor ve yer yön duygunuzu yitirdiğiniz masalsı bir zaman dilimi başlıyor. Restoranın açık havada yer alan bölümüne ulaştığınızda sadece karnınızın değil ruhunuzun da doyacağını anlıyorsunuz. Burada turistik semtlerdeki işletmelerle ilgili yerleşik ön yargıları kıracak benzersiz bir hava esiyor. Hamamın kubbelerinin oryantal ve egzotik görüntüsünün ardında başka hiçbir yapının engel olmadığı gökyüzüyle baş başasınız. Akşamları masaları mum ışığı aydınlatıyor, İskandinav cazı kulaklarınızı okşuyor. Çalışanlar size eski İstanbul dendiğinde zihninizde canlanacak bir nezaketle yaklaşıyor. Şef Durukan Özgen, Türk mutfağını sahiplendiği bir menü hazırlamış, geleneksel yerel lezzetlere rafine dokunuşlar eklemiş. Başlangıçlardan soğan dolması (54 TL) başarılı, damağınızda karamelize bir tat bırakıyor. Küflü haydaride (44 TL) alışılagelmiş bu lezzetin orijinal tarifine geri dönülmüş ve küflü peynir kullanılmış. Akılda kalıcı bir tat ve mekanın öne çıkan seçeneklerinden biri olması muhtemel. Pancar ve gerdan (65 TL) başlangıçların yıldızı. Düşük ve ağır ateşte pişirilmiş kuzu gerdan, ince pancar dilimleri ve ufalanmış keçi peyniri ile mükemmel bir tat yakalanmış. Uzun ve dar bir tabakta servis ediliyor, sunumuyla karakter kazanıyor. Ara sıcaklardan kuzu ciğeri ve rezeneli soğan salatası (70 TL) tavsiyemiz, ancak siz ana yemek gelmeden doymamaya bakın. Çünkü Tiritli Kebabı (164 TL) de

Lo Zio
icon-location-pin Sarıyer
Lo Zio

Gastronomik keşifler yapmaktan hoşlananların Vadistanbul’a yollarını düşürmelerini tavsiye ederiz. Çünkü eskiden Fat Finger’ın bulunduğu yerde artık başarılı bir İtalyan restoranı yer alıyor. İtalyan mutfağını sunarken gösterdiği özveriyi Akatlar’da Yeşim Aşçıoğlu’yla hayata geçirdiği Loggia’dan bildiğimiz Figen Demirbulak, Lo Zio’nun da arkasındaki isim. İtalyan Şef Enzo’nun memleketi Napoli, kendisi iki senedir Türkiye’de yaşıyor. Enerjik karakterini mekana da yansıtmış çünkü bir restoranın daima canlı bir atmosfere sahip olması gerektiğini savunuyor. Mutfak açık, çalışanlar sürekli hareket halinde ve müzik diriltici. Yüksek tavanlar, ahşap zemin ve çerçeveli afişlere ayrılmış duvar, mekanın sevdiğimiz yönleri oldu. Menüde İtalyan mutfağından güzide örnekler var ve şatafatlı sunumlar yerine lezzete odaklanmış. Lazanya (48 TL) oldukça başarılı, pişirildiği tava ile sunuluyor ve çok sıcak geliyor. Görüntüsü iştahınızı kabartıyor ama biraz beklediğinizde tadını daha iyi alıyorsunuz. Yan masaların ne yiyip içtiğine baktığınızda pizzaların görüntüsü bile tatlarının iyi olacağını işaret ediyor. İtalyan pastırması bresaolayı deneyebileceğiniz Rucola e Bresaola (52) ile bir başlangıç yapın. Hem de diğer pizza seçeneklerini tatmak mazeretiyle buraya tekrar gelebilirsiniz. Tatlılardan tiramisunun (27 TL) lezzeti damağınızda kalacak cinsten. Garson tiramusunun hazırlandığı geniş kaseyle yanınıza geliyor ve size düşen parçayı gözünüzün önünde tabağınıza koyuyor. Bu sunum sizi ailenin b

Shake & Toast
icon-location-pin Sarıyer
Shake & Toast

Emirgan’daki Shake & Toast’un sahibesi Semra Altınel’in heyecan verici bir kariyeri olmuş. Televizyonda sunuculuk yapmış, albüm çıkarmış, jingle seslendirmiş… Son yıllarını ise farklı semtlerde işletmecilik yaparak geçirmiş. Cihangir’de butik açmış, ardından Akmerkez’de bir işletmesi olmuş. Son göz ağrısı Shake & Toast ise dostlarının rotasını Emirgan’a çevirmesini sağlıyor. Shake & Toast’u keşfedenler de mekanla hızlı bir gönül bağı kuruyor. Bunda Altınel’in müşterilerine dostane bir biçimde yaklaşması ve masaları birbiriyle kaynaştırmasının payı büyük. Emirgan’da senelerdir komşu oldukları halde tanışmayan insanlar burada ahbap olmaya başlamış. Mekanın küçüklüğü komşu masalarla diyalog kurmayı kolaylaştırıyor, sürpriz bir şekilde gelişen sohbetler müşterilere manevi tatmin veriyor. Stresli iş hayatlarına böyle sıcak ilişkiler kurabildikleri bir mola verince, haliyle minnet duygusuyla doluyor Shake & Toast’un kitlesi. Mahalle kültürünün yaşandığı bu ortamın müdavimlerinin önemli bir kısmını müzisyen ve sanatçı takımı oluşturuyor. Mekandaki tostlar hem doyurucu, hem de cep yakmıyor. Tezgahın arkasında tostlarınız hazırlanırken Altınel’in evine misafirliğe gitmiş gibi hissediyorsunuz. Shake & Toast sabah kahvaltısı ya da öğle yemeği için ideal. Jambon Dijon (21 TL), sucukiss (17 TL), baby ıspanak (19 TL) gibi seçenekleriniz yanında salata ile sunuluyor. Strawberry kiss (13 TL) ve Oreo crush (14 TL) gibi milkshake’lerin görüntüsü baştan çıkarıcı. Shake & Toast ziyaretinizin hem

Suppla Broth Co.
icon-location-pin Kalamış
Suppla Broth Co.

Ayurveda sağlık sistemini benimsemiş olan Simge Uzkurt Bodur önce kemik suyunun kendi bedenindeki iyileştirici etkisini keşfetmiş. Vücudunun kemik suyuna çok hızlı tepki verdiğini görünce bu besinin şifasına hayran kalmış. Şimdi açtığı mekanla başkalarını da kemik suyu konusunda bilinçlendiriyor. Suppla Broth Co. Fenerbahçe’de açılan bir kemik suyu barı ve ülkemizde örneği bulunmayan bir konsepte sahip. Simge Hanım ve eşi Alper Bodur bu küçük mekanda kemik suyunu bizzat üretiyor. Antibiyotik kullanılmamış hayvanların kemiklerinin kullanılmasının öneminin altını çiziyorlar. Kemik suyunun içimini kolaylaştırmak ve daha eğlenceli hale getirmek için birbirinden ilginç tarifler hazırlamışlar. Bardakta gelen içecekler oldukça lezzetli. Artizan kemik suyu adı altında sıcak ve soğuk seçenekler sunuluyor. Adını zerdeçalın metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden alan hızlan (16 TL) sıcaklara bir örnek. Yaz aylarında serin içecekleri sevenler de Hindistan cevizi sütü, dut pekmezi ve ham kakao ile hazırlanan terapi (25 TL) ile şifa bulabilir. Tabii, kemik suyunuzu çorba olarak da içebilirsiniz. Gazpacho çorba (24 TL) ilikli kuzu kemik suyu içeriyor. Kolajen, amino asit, mineral, glukozamin, vitamin ve sağlıklı yağlar içerdiği için farklı ihtiyaçlara cevap veriyor kemik suyu. Kalın bağırsak tembelliği olanlar ya da kemoterapi görenler için çok faydalı. Ancak kolajen sebebiyle cilde de çok iyi geliyor. Aile büyüklerinin kaynattığı kemik suyu çorbası geleneği tekrar canlanırken, güzelliğine d

icon-chevron-right
icon-chevron-right

Güncel

Bill Viola: Geçici

Sanat

Bill Viola: Geçici
Canan Tolon: Sen Söyle

Sanat

Canan Tolon: Sen Söyle
Mutluluk Resimlerimiz

Sanat

Mutluluk Resimlerimiz
Avni Lifij. Çağının Yenisi

Sanat

Avni Lifij. Çağının Yenisi
Sirk

Tiyatro

Sirk
Ionesco Dosyası

Tiyatro

Ionesco Dosyası
Mac deMarco

Müzik

Mac deMarco
An Ode to Time

Dans

An Ode to Time
icon-chevron-right
icon-chevron-right

Haftanın En İyileri

Sirk
icon-location-pin Beşiktaş
Sirk

Theatre of Nations Yönetmeni Maxim Didenko’nun, retro-fütüristik bir şov olarak tanımladığı performans, sinema yönetmeni Grigory...

Andrey Pisarev
icon-location-pin Sarıyer
Andrey Pisarev

Rus piyanist Andrey Pisarev, Schubert eserlerine adanmış bir akşam için İstanbul’u ziyaret ediyor. Moskova Konservatuvarı’nın piyano...

Her Yol Kuzeye Çıkar
icon-location-pin Beşiktaş
Her Yol Kuzeye Çıkar

Ballet Moscow Rus dans ekipleriyle sayısız iş birliğine imza atan Belçikalı koreograf Karine Ponties, 2016’da Moskova Bale Tiyatrosu’nun...

Aşk Geçmişim
icon-location-pin Sarıyer
Aşk Geçmişim

Pangea ve Tatlı Ekşi Tiyatro’nun ortak prodüksiyonu olan ‘Aşk Geçmişim’de başrolleri Şebnem Bozuklu, Rıza Kocaoğlu ve Melisa...

Being Faust - Enter Mephisto
icon-location-pin Üsküdar
Being Faust - Enter Mephisto

Goethe Institut & Nolgong Goethe’nin ‘Faust’undan uyarlanan ya da aslında sadece bu eseri temel alan ‘Being Faust - Enter...

Kadar
icon-location-pin Üsküdar
Kadar

Proje Difüzyon & Yoğunluk 2016 yılında Zinnure Türe tarafından kurulan ve disiplinler arası üretim yapmayı hedefleyen Proje Difüzyon & Yoğunluk, seyirci ile...

Bir Rus Masalı: Yevgeni Onegin
icon-location-pin Beşiktaş
Bir Rus Masalı: Yevgeni Onegin

Eugene Vakhtangov Theatre Puşkin tarafından şiirsel bir dille yazılan ‘Yevgeni Onegin’, Rus yıldızların performansıyla ve dünyaca...

İran Konferansı
icon-location-pin Beşiktaş
İran Konferansı

Theatre of Nations Rusya’nın en bilinen ve sık sahnelenen çağdaş Rus oyun yazarı Ivan Vyrypaev’in kaleme aldığı, Viktor Ryzhakov...

Ionesco Dosyası
icon-location-pin Ataşehir
Ionesco Dosyası

Théâtre de la Ville, Paris Daha önce ‘Gergedan’ ile İstanbul Tiyatro Festivali’ne konuk olan Emmanuel Demarcy-Mota, bu yıl festival...

Kaldırım Serçesi
icon-location-pin Caddebostan
Kaldırım Serçesi

Altıdan Sonra Tiyatro Fransa’nın Kaldırım Serçesi lakaplı büyülü sesi Edith Piaf, ölmeden önce “Şimdi...

icon-chevron-right
icon-chevron-right

İstanbul'un en iyileri

İstanbul'un Favori Havuzları
Seyahat ve oteller İstanbul'un Favori Havuzları

Güneye gidemiyorsanız, üzülmeyin. İstanbul’un dört bir yanındaki havuzlar tatil ihtiyacınızı bir nebze olsun gidermeye hazır.

İstanbul'un Favori Dondurmacıları
Restoranlar İstanbul'un Favori Dondurmacıları

Yaz sıcağında iştahınız azalıyor olabilir ancak hiçbirimiz dondurmaya hayır diyemeyiz. Sıcak hava dalgasıyla mücadelede galip gelmeniz için şehrin vazgeçilmez dondurmacılarını hatırlatmak istedik.

İstanbul'un En İyi Barları
Barlar ve pub'lar İstanbul'un En İyi Barları

Farklı semtlerdeki favori barlarımızı derledik.

İstanbul'un en iyi 10 kafesi
Restoranlar İstanbul'un en iyi 10 kafesi

Aradığınız şey doyurucu bir salata ya da sadece bir fincan kahve de olsa çözüm bir kafede saklı. İstanbul’un kafeleri arasında öne çıkanları derledik.

Şehrin en iyi kahvaltı mekânları
Restoranlar Şehrin en iyi kahvaltı mekânları

Sucuklu yumurta mı menemen mı?

Ortak çalışma alanları
Görülmesi gereken yerler Ortak çalışma alanları

Evden ya da ofisten çalışmak bir süredir kulağa banal gelir oldu. Sebebi ise ortak çalışma alanlarının sayısındaki artış. Soluğu bu alanların en popülerlerinde aldık.

İstanbul'un en iyi terasları
Restoranlar İstanbul'un en iyi terasları

İstanbul'un en iyi teras barları ve restoranlarını keşfedin.

İstanbul'un en iyi Adana kebabını yapan 4 mekân
Restoranlar İstanbul'un en iyi Adana kebabını yapan 4 mekân

Adana'yı İstanbul'a taşıyan mekânlar.

İstanbul'un en fantastik suflelerini bulabileceğiniz 5 mekân
Restoranlar İstanbul'un en fantastik suflelerini bulabileceğiniz 5 mekân

İstanbul'un en iyi fasıl mekânları
Restoranlar İstanbul'un en iyi fasıl mekânları

İki lafın belini kırıp, felekten bir gece çalabileceğiniz mekânlar

icon-chevron-right
icon-chevron-right

İstanbul'un semtleri

Arnavutköy
Görülmesi gereken yerler Arnavutköy

Sokaklarında hayran hayran gezindiğiniz Arnavutköy’ün yapılaşmadan önce çilek tarlalarına ev sahipliği yaptığını biliyor muydunuz? İsmini Abdülmecid’in getirttiği Arnavut yapı ustalarından alan semtin mazisi uzun, başlarsak ilk çağlara kadar gitmemiz gerek. Biz en iyisi bugüne odaklanalım. Boğaz kenarına gitmek insanı dertlerine mola vermeye itiyor. Arnavutköy’ün içlerine dalınca zamanla bile bağlarınızı koparıyorsunuz. Karşınıza çıkan her şey fotoğraf makinesine sarılmak isteyeceğiniz türden. Akşama hazırlık yapan meyhanelerin mola sırasında laflayan çalışanları, yaşlı sakinlerin kasaba temposundaki yürüyüşleri, son moda tasarımlı kafe ve barların arasında yaşamaya devam eden geleneksel kıraathane ve berberler, balık kokusunu takip eden kediler… Gözünüze çarpan her detay sinematografik, hepsi klişe bir İstanbul belgeseline konu mankenliği yapar gibi. Semtle özdeşleşmiş yalılar, konaklar ve ahşap yapılar eşsiz mimarileriyle tarihe tanıklık etmeyi sürdürüyor tabii. Dairelerin pencere parmaklıklarının ardındaki saksı çiçekleri, semt ahalisinin mutluluğunun simgesi. Çıktıkça sessizleşen yokuşlardaki evler size burada yaşamanın nasıl olduğunu düşündürecek. Emlakçıların camlarında hayalleriniz asılı. Gün içinde insanın ruhunu besleyen semt, akşamları ise cazibe merkezi. Gençler eğlence mekanlarının önünde hararetli ve bol kahkahalı sohbetler ediyor. Yemeğini manzara eşliğinde yemeyi seven aileler, çok katlı balık restoranlarında ayırttıkları masaların etrafına

Yeniköy
Görülmesi gereken yerler Yeniköy

Yalıları ve Monopoly'deki mülk fiyatlarıyla nam salan Sarıyer semtini keşfedin

Yeldeğirmeni
Görülmesi gereken yerler Yeldeğirmeni

Geçtiğimiz yıllarda çehresi hızla değişen Kadıköy semti radarımızda

Fener balat
Görülmesi gereken yerler Fener balat

1988’de UNESCO kültür mirası listesine girmiş Fener ve Balat’ı arşınlayın

Koşuyolu
Görülmesi gereken yerler Koşuyolu

Kadıköy’ün en huzurlu semtinin ağaçlı ara sokaklarında bir yürüyüşe (ya da koşuya) çıkın

Bomonti
Görülmesi gereken yerler Bomonti

Tarihi Bomonti Bira Fabrikası yıllarca atıl durumda kaldıktan sonra, kapsamlı bir restorasyonla Bomontiada’ya dönüştü. Bomontiada’nın varlığıyla şehrin en köklü semtlerinden biri olan Bomonti, bambaşka bir havaya büründü. Semt sakinleri tüm bu gelişmelerden çok memnun ve dönüşümün tadını çıkarıyorlar. Bomonti’yi henüz tanımayanlar ama keşfetmek isteyenler için burada yapılabilecekleri sıraladık.  Babylon Bomonti’de konsere gidinAsmalımescit’i Asmalımescit yapan Babylon, sihirli değneğini bu sefer Bomonti’ye dokunduruyor. Yıllardır olduğu gibi müziğin en iyisini yine Babylon’da dinliyoruz. Dünyanın dört bir yanından gelen yetenekli müzisyenleri, grupları Babylon Bomonti’nin ferah mekanında dinlemek büyük keyif.  Şişli %100 Ekolojik Pazar’la sağlıklı yaşama adım atınCumartesi sabahı erkenden filelerinizi, bez çantalarınızı (naylon poşet kullanmak yasak) organik sertifikalı ürünlerle doldurmak üzere Bomonti’ye yol alın.. Alışverişe başlamadan önce kahvaltıyı da organik gözleme ve taze sıkma meyve suyuyla pazar alanında yapmak adetten. The Populist’in özel biralarını deneyinTarihi Bomonti Bira Fabrikası’nın ruhuna en yaraşır mekan The Populist. Kendi biralarını yapıyorlar ve bu konuda çok başarılılar. Menüde Amerikan mutfağından bira yanına yakışan hamburger, pizzetta gibi lezzetler var. The Populist’in çarpıcı iç mekan tasarımı da Bira Fabrikası’nın mirasını üstlendiğinin en iyi kanıtı.  BomontiAda’nın mekanlarını deneyin (Delimonti, Kiva, Kilimanjaro)Tarihi Bomonti Bira Fab

Topağacı
Görülmesi gereken yerler Topağacı

Topağacı ve civarının nasıl bir geçmişi var?İsmini Osmanlı padişahlarının diktirdiği beş adet nişan taşından alan Nişantaşı semtinin sınırları, nişan taşlarının iki tanesinin de üzerinde yazdığı gibi Eser-i Avatıf-ı Mecidiye Mahalle-i Cedide-i Teşvikiye’nin yani Abdülmecid’in karşılıksız iyilikseverliğinin eseri olan yeni Teşvikiye Mahallesi’nin kurulması ile hem genişler hem de belirsizleşir. 1960’lardan sonra semtin nüfusunun artmasıyla Topağacı sınırları pek de belli olmayan bir yerleşim yerine dönüşür. Son zamanlarda kendisinden bahsedilmeyen yılların acısını çıkarırmışçasına Topağacı mahallesinin adını Nişantaşı’ndan bile sık duyar olduk. Topağacı’nda yeni açılan yerler hangileri?Topağacı ziyaretinizde size eşlik eden bir hayvan dostunuz varsa sizi semtin en yenilerinden Black Shot Cafe’ye (Ihlamur Yolu Sokak 21) alalım. Hayvan dostu kahvecide siparişinize köpeğiniz için lezzetli bir mama ekleyebilirsiniz. Derdiniz bir şeyler yudumlamaksa kokteylleriyle Efendi, (Hacı Emin Efendi Sokak 28) İngiliz pub'ı havası almak için ise Dear Mom Pub & Beergarden (Av.Süreyya Ağaoğlu Sokak 33) tavsiyemiz. Ayaküstü bir şeyler atıştırmak için Sixty Beans’e (Ihlamur Yolu Sokak 23A) uğrayın ve üçgen şeklindeki karabuğday hamurunun üzerine somon, keçi peyniri, pesto sos, carpaccio gibi malzemelerin serpildiği galetleri deneyin. Doymadık, başka nerede ne yenir?Doğaya Dönüş’te (Ahmet Fetgari Sokak 18A) kendinize sağlıklı bir ziyafet çekerek midenizi tabiatla buluşturabilirsiniz. “Fırında pi

Feriköy
Görülmesi gereken yerler Feriköy

Bomonti mi Feriköy mü?Feriköy, 18. yüzyıla kadar çoğunlukla Rumların ikamet ettiği Aya Dimitri Köyü olarak bilinir. Rivayet odur ki, Aya Dimitri’deki ormana avlanmaya gelen Sultan III. Ahmet av sırasında attan düşer ve yaralanır. Civarda av köşkü bulunan Fransız soylusu Pierre Ferry, attan düşenin sultan olduğunu bilmeden yardıma koşar. Sultan da Mösyö Ferry’nin hatırasına o bölgeye Feriköy adını verir. Sonraki yüzyılda Feriköy’de Bomonti kardeşler tarafından kurulan bira fabrikası nedeniyle de fabrikanın etrafındaki alan Bomonti olarak adlandırılır. Aynalı gökdelenlerin arasındaki eski bina bir kilise mi?Dünya üzerinde çok az sayıda bulunan Gürcü Katolik kiliselerinden biri olan ve 1861 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun Gürcü vatandaşları için kurulan Notre Dame de Lourdes Gürcü Katolik Kilisesi’ne (Kazım Orbay Caddesi 25) şimdilerde etrafında yükselen gökdelenlerin gölgesi düşüyor. Pazar günleri saat 11.15 ve 18.15’te ayin düzenleyen kiliseyi yakından görmek isterseniz 17.00’den sonra ziyaret edebilirsiniz. Pazara gidelim, bir pikap alalım, pazara gidip bir pikap alıp n’apalım?Cumartesi günleri organik meyve ve sebzelerin satıldığı tezgâhlarda, pazar günleri sabahın erken saatlerinden itibaren tasarım gözlükler, antika mobilyalar, plaklar, pikaplar ve koleksiyon objeler yeni sahiplerini bekliyor. Bu ganimetleri herkesten önce görmek istiyorsanız pazarı sabahın erken saatlerinde ziyaret edin. Pazardaki meşhur gözlemeciyi de es geçmeyin, pişman olmayacaksınız. Paskalya çör

Moda Caddesi
Görülmesi gereken yerler Moda Caddesi

Neredeyiz ve niye buradayız?Moda’nın göbeğinden meşhur dondurmacılara ve Moda iskelesine kadar uzanan Moda Caddesi’ndeyiz. Sebeb-i ziyaretimiz Moda’nın ve özellikle Moda Caddesi’nin yeni hip semt olarak pazarlanmaya başlaması. Kimler var Moda Caddesi’nde?‘İstanbullu’ unvanını hak etmek için en az 40 senesini vermiş olanlar mahalleli profilini oluşturuyor. ‘Birkaç arkadaşla Moda’da eve çıkanlar’ da hem semtin hem caddenin çehresini gençleştirmeye devam ediyor. Sahile yaklaştıkça apartmanlar kısalıyor, daha lüks oluyor fakat tüm cadde boyunca bir değişim söz konusu. Neler oluyor Moda’da?Yeni mekânlar açılıyor, kiralar da, caddenin ziyaretçisi ve rağbeti de giderek artıyor. Mahalle kasapçısı havalı bir kafeye dönüştüğü için caddenin ‘eski halini’ özleyenler kadar ziyaretçi akınının tetiklediği kafeleşme sürecinden memnun olanlar da var. Her köşede karşımıza çıkan ve kimi endüstriyel, kimi etnik mekân tasarımlarıyla dikkat çeken kahveciler özellikle üniversitelilerin, sanatçıların ve bağımsız çalışanların uğrak yerleri. Sergi alanı özelliği de taşıyan Page Cafe & Gallery (No: 121-1 A) bunlardan biri, bol kremalı Brauner’ini içmeyi eksik etmeyin. Karaköy’de olduğu gibi adım başı başka bir kafeyle mi karşılaşıyoruz yani?Tam sayılmaz. Caddede 11 senedir birbirinden leziz ve sağlıklı ev yemekleri yapan Bizim Ev (No: 95/A) de var; ABD’den ithal hevesimiz cupcake dükkânı Tatlı Köşem’in yeni şubesi de.

Kuzguncuk
Görülmesi gereken yerler Kuzguncuk

Burası dizi ve filmlerde sık sık gördüğümüz yer mi?Ta kendisi. Kuzguncuk başta Perihan Abla olmak üzere, Ekmek Teknesi, Hayat Bilgisi ve Bir Dilim Aşk gibi birçok unutulmaz dizi ve filme plato oldu. Ekmek Teknesi’nin dünyasını yaşatan İcadiye Caddesi’nden, pencereleri petunyalarla kaplı Perihan Abla Sokağı’na dönmenizi ve cumbalardan yükselen komşu sesleri arasında huzurla yürümenizi tavsiye ederiz. Kuzguncuk’tan kimler geldi, kimler geçti?Mustafa Kemal Atatürk’ün Harbiyeli olduğu dönemde, hafta sonu tatillerini Kuzguncuk’ta oturan Ali Fuat Cebesoy’un evinde geçirdiği biliniyor. Can Yücel, Rıfat Ilgaz, Nazım Hikmet, Uğur Yücel, Bihrat Mavitan ve Hülya Koçyiğit de mahalleliler arasında… Kuzguncuk’ta nerelere uğramalı?Samimiyetten doğan rahatlığı ve meşhur beğendili kebabıyla Sitare semtin gözdeleri arasında yer alıyor. Davetkâr vitrininden çok daha fazlasını sunan efsanevi Dilim Pastanesi (Paşa Limanı Caddesi 38) glutensiz yaşamayı anlamsız bulanlar için birebir. Başka hayatlara ve zamanlara çıkan yokuşların tatlı yorgunluğunu atmak için bir Türk kahvesi içmek isterseniz Kafe Lâ Mekan (İcadiye Caddesi 37/A) sizi güleryüzüyle karşılıyor. Organik yaşamın moda olmadığı günlerden bugüne gelen İnebolu Evrenye Köy Pazarı’na göz atmakta da fayda var. Kuzguncuk Bostanı’na neler oluyor?Şehrin yeşil alanlarının malum akıbetleri arasında bir umut ışığı, semt halkının İlia’nın Bostanı olarak da bildiği Kuzguncuk Bostanı. Bostanın betonlaşmasına karşı çıkan Kuzguncukluların çabaları mey

icon-chevron-right
icon-chevron-right