Film

Vizyon filmleri, röportajlar, eleştiriler ve haberler

En çok okunan röportajlar

The Beatles’ın son hayranı
Film

The Beatles’ın son hayranı

Ünlü İngiliz dizisi ‘EastEnders’ın oyuncularından Himesh Patel, Danny Boyle’ın yönettiği ‘Yesterday’de kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir müzisyeni canlandırıyor. Karakteri Jack Malik, tuhaf bir kazanın ardından uyandığında tüm dünyada The Beatles’ı hatırlayan tek kişi olduğunu fark ediyor. Jack Malik, yakaladığı ani ünle başa çıkmaya çalışırken, usulca konuşan ve düşünceli bir havası olan Patel ise şöhreti gayet iyi taşıyormuş gibi görünüyor.   ‘Yesterday’ teklifini ne zaman aldınız? 2017 sonlarında New York’ta bir oyunda rol alıyordum ve menajerimden müzikal yönleri olan bir Danny Boyle filmi hakkında bir e-posta aldım. Seçtiğim bir Coldplay şarkısını söylemem gerekiyordu. Seçmeler için video çektim, gönderdim ve ardından beni çağırmak istediler. Londra’ya geri döndüm, Danny ve Richard [Curtis, filmin senartisti] ile tanıştım. Bu ana kadar zaten senaryonun bir taslağı elime geçmişti ve aklımı almıştı. O odaya adım atmak çok korkutucuydu, ama o kadar müthiş insanlar ki, birer sinemacı olarak başarıları akla gelmiyor bile. Hemen rahatladım.     Danny Boyle’un işleriyle ne zaman tanıştınız? Danny’nin izlediğim ilk filmi ‘28 Days Later / 28 Gün Sonra’ydı, ardından ‘Sunshine / Gün Işığı’nı, sonra hepsini seyrettim, nasıl bir deha olduğunu anladım. Olimpiyat Töreni çok etkileyiciydi. Richard Curtis’e gelince, evdeki bir dolapta ‘Four Weddings and a Funeral / Dört Nikah, Bir Cenaze’nin video kasetinin olduğunu hatırlıyorum, ama izlememe izin verilmiyordu. Garip bir

Anıların gücü
Film

Anıların gücü

Alfonso Cuarón Roma
Film

Alfonso Cuarón Roma

Aile bağları Alfonso Cuarón, çoğu yönetmene nasip olmayacak bir başarıya imza attı ve ailesinden ilham ilan ‘Roma’yla tüm dünyanın ilgisini çeken ama aynı zamanda hayli bireysel olan bir hikaye anlattı. Yönetmenle, 10 dalda Oscar’a aday olan filmin perde arkasını konuştuk. “Aile söz konusu olunca derinlere inmekten korkuyoruz.”  Alfonso Cuarón’un etkileyici CV'sinde ona En İyi Yönetmen Oscar’ını kazandıran ‘Gravity / Yerçekimi’nin yanı sıra en iyi Harry Potter filmi (‘The Prisoner of Azkaban / Azkaban Tutsağı’), klasikleşen bir distopya eseri (‘Children of Men / Son Umut’) ve bir yol hikayesi anlatan bağımsız cevher (‘Y Tu Mamá También / Ananı da!’) de yer alıyor. Yani Cuarón, kendi geçmişine dönüp bakma hakkını çoktan elde etti. Meksikalı yönetmen, usta işi otobiyografik filmi ‘Roma’ ile işte bunu yapıyor ve 1970’lere dönerek çocukluğunun Meksiko’sunda geçen bir hikaye anlatıyor. Sinemada hiç duygulanmayanların bile gönül tellerini titreten film, Cuarón’u büyüten kadına bir saygı duruşu niteliğinde.  ‘Roma’ çocukluğunuzdan ilham almasına rağmen neden 10 yaşındaki Alfonso hakkında değil? Kendi gözümden çocukluğumu incelemek ilgimi hiç çekmiyordu. Daha çok dünyada en çok sevdiğim insanlardan biriyle aramdaki ilişki ve birbirinden tamamen farklı iki evrenden gelmemizle yüzleşmeye çalışıyordum. Her şeyi şekillendirmeye başlayan bu oldu. Annemle babamın boşanmasını içeren bir dönemdi ve bir şekilde bunu ele almak istedim.  Gerçek hayattaki Cleo olan Libo, ona “Senin hakkın

Islığın ritmi
Film

Islığın ritmi

Damla Sönmez’in başrolünü üstlendiği ‘Sibel’, hayli bereketli bir festival turnesinden sonra bu ay gösterime giriyor. Sönmez ile yalnızca ıslıkla anlaşabilen Sibel karakterini ve filmin arka planını konuştuk. “Farklı olandan korkuyoruz.” Adana Film Festivali’nden Locarno Uluslararası Film Haftası’na kadar, ziyaret ettiği sinema etkinliklerinden bolca methiye ve hatırı sayılır sayıda ödülle dönmüştü ‘Sibel’. Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti ikilisinin yönettiği film, sakinlerinin kuşdiliyle iletişime geçtiği Giresun, Kuşköy’de geçiyor. Gerçekte olduğu gibi filmde de artık köylüler, yayladayken eskisi kadar sıklıkla ıslık çalarak haberleşmiyorlar. Ama Damla Sönmez’in canlandırdığı Sibel karakteri, çocukken geçirdiği bir hastalık yüzünden konuşamıyor ve yalnızca ıslıkla iletişim kurabiliyor. Sibel’i diğer köylülerden ayıran tek fark bu değil. Asi ruhlu genç kız, tüfeğini yanına alarak tek başına köyün belası olan kurdu avlamaya çalışıyor ve bu sırada bir adamla karşılaştıktan sonra, köylüler ile arası iyice açılıyor. Konuşamaması, ne Sibel’in ne de Damla Sönmez’in önünde bir engel. Sibel tüm köye kafa tutarken Sönmez de filmin ritmini belirleyen kusursuz bir performansla ıslık çalıyor, koşuyor ve sessiz çığlıklar atıyor. Şimdi sözü Adana Film Festivali ve Londra Film Haftası’nda en iyi oyuncu ödüllerini kazanan Sönmez’e bırakıyoruz ve sessiz bir karakteri nasıl dile getirdiğini dinliyoruz.  Köyde kuşdiliyle haberleşenler ile tanışma, vakit geçirme fırsatı buldunuz mu?

Muhafız’ın perde arkası
Film

Muhafız’ın perde arkası

1) İlhamı bir roman Dizinin tanıtımı sırasında pek duyurulmasa da aslında hikaye, Nilüfer İpek Göndel’in ‘Karakalem ve Bir Delikanlının Tuhaf Hikâyesi’ adlı romanını temel alıyor. Ama ‘Hakan: Muhafız’, kitabın birebir uyarlaması değil. Aksine, pek çok detay ve karakter değiştirilmiş. Kahramanımızın adı bile farklı; kitaptaki Yavuz, dizide Hakan ismiyle karşımıza çıkıyor. Diziye rehberlik eden malzeme bu roman olsa da bölümleri Jason George’un önderlik ettiği bir yazar ekibi tarafından kaleme alınmış. (George’un yalnızca ilk bölümü bizzat yazdığını, diğer bölümlere ise yerli yazarların imza attığını not düşelim.) Kitap ile dizi arasındaki en büyük ortak nokta ise İstanbul’un merkezde olduğu fantastik hikayeler anlatmaları.   2) Kamera arkasındaki isimler ‘Hakan: Muhafız’ uluslararası bir platformun geliştirdiği bir dizi olsa da kamera arkasında yerli yapımlardan tanıdığımız pek çok isim var. Netflix yapımlarında ve uluslararası dizi sektöründe sık sık görüldüğü gibi, yönetmenlik tek bir kişiye emanet edilmemiş. İlk üç ve son iki bölümde, yerli korku filmi ‘Baskın’ın yönetmeni Can Evrenol’un imzası var. Dördüncü, beşinci ve altıncı bölümde ‘İyi Oyun’un yönetmeni Umut Aral, diğer iki bölümde ise pek çok reklam filminin yanı sıra Athena’nın ‘Ses Etme’ videosunu da çeken Gönenç Uyanık kamera arkasında. Farklı yönetmenlerin ortak görsel dilini kuvvetlendiren isim ise Nuri Bilge Ceylan’la sık sık çalışan görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki.   3) Melez prodüksiyon ‘Hakan: Muhafız

Vizyonda başka ne var?

Öldür Beni Sevgilim

Öldür Beni Sevgilim

Piyango biletlerine çıkan büyük ikramiyeyle hayatıı değişen evli çift Demet ve Okan’ın hikayesini anlatan film, bir romantik komedi. Başrollerde Murat Boz ve Seda Bakan var.

Güven

Güven

Meryem ve Ali’nin hayatı, Meryem’in eski aşkı Ferit’in yıllar sonra çıkagelmesiyle altüst olur. Başrollerinde Bülent Çolak, Serkan Keskin ve Feride Çetin’in yer aldığı bir suç filmi.

Kıyamet

Kıyamet

İsveçli bir film kolektifinin ürettiği film, aşkına kavuşmaya çalışırken bir saldırının ortasında kalan Alex’in hikayesine odaklanıyor.

Captive State

Captive State

Bir uzaylı istilasının ardından Chicago’da yaşananları konu edinen filmin yönetmeni Rupert Wyatt.

Şeytanın Kapısı

Şeytanın Kapısı

Tuhaf bir olayı araştırmak için İrlanda’ya gönderilen iki rahip, bir manastırın bodrumunda zincirlenmiş hamile bir genç kadınla karşılaşırlar. Filmin yönetmeni Aislinn Clarke.