Film

Vizyon filmleri, röportajlar, eleştiriler ve haberler

Mart ayı filmleri

Captain Marvel
Film

Captain Marvel

Marvel sinematik evreninin son halkası, Captain Marvel lakaplı süper kahraman Carol Danvers’in hikayesini anlatıyor. Filmde Captain Marvel’ı ‘Room / Gizli Dünya’ (2015) filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ı kazanan Brie Larson ete kemiğe büründürüyor. Film aynı zamanda başrolünde bir kadın süper kahramanın yer aldığı ilk Marvel yapımı. Yönetmen koltuğunda ise ‘Half Nelson / Tepetaklak Nelson’ın (2006) da senaristliğini beraber üstlenen Anna Boden ve Ryan Fleck oturuyor.   Film Carol Danvers’ın dünyaya gelişiyle başlıyor. Geçmişte dünyada bir yaşamı olduğunu hatırlamaya başlayan Danvers’ın zihninde çeşitli görüntüler canlanmaktadır. Bu süreçte güvenebileceği tek kişi ise Shield ajanı Nick Fury’dir. Danvers, Skrull ve Kree ırkı arasındaki savaşta bir taraf seçmek zorundadır. Bu süreç aynı zamanda süper güçlerinin anlamını çözmeye başladığı bir yolculuğa dönüşür.

Woman at War
Film

Woman at War

Çevre aktivisti olan Halla adında bir kadının hikayesini anlatan bu film ‘Hross í oss’ ile tanınan İzlandalı yönetmen ve oyuncu Benedikt Erlingsson’un ikinci uzun metrajı. Film, politik arka planını sıra dışı bir gerilim atmosferiyle ustaca birleştiriyor.  Halla, sakin ve kendi halinde gözükmesine rağmen aslında tutkulu bir çevre aktivistidir. Bir gün tüm çekincelerini bir kenara bırakarak yerel alüminyum sektörü ile bir mücadeleye girişmeye karar verir. Gizlice planladığı ve hayata geçirdiği eylemler şehirde de ses getirmeye başlamıştır. Ancak evlat edinme başvurusunun reddedildiğini haber veren bir mektupla tüm eylemlerini yarıda bırakmaya karar verecektir. Çevreci güdülere sahip, güçlü ve bağımsız kadın karakteriyle ‘Pokot / İz’ (2017) filmini anımsatan politik bir gerilim. 

Herkes Biliyor
Film

Herkes Biliyor

‘Darbareye Elly / Elly Hakkında (2009), ‘A Separation / Bir Ayrılık’ (2011), ‘Le passé / Geçmiş’ (2013) ve ‘Forushande’ (2016) gibi filmleriyle tanınan, İranlı usta yönetmen Asghar Farhadi’nin son filmi ‘Todos lo saben’, Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olarak gösterilmişti. Toronto Film Festivali’nde de gösterilen filmin başrollerini Penélope Cruz, Javier Bardem ve Ricardo Darín paylaşıyor.      Yönetmenin İspanyolca çektiği ilk film olan ‘Todos lo saben’, kız kardeşinin düğünü için Buenos Aires’ten memleketi İspanya’ya dönen Laura’nın hikayesine odaklanıyor. Laura ve ailesi İspanya’da umulmadık olaylarla karşılaşırlar ve gizli kalmış pek çok sır açığa çıkarak bir tür aile krizine neden olur. Yönetmenin diğer filmlerine göre daha zayıf bulunan ‘Todos lo saben’, festivallerdeki gösterimleri sonrası olumsuz eleştiriler almıştı.   

Time Out diyor ki
3 5 yıldız üzerinden
Biz
Film

Biz

ABD’deki ırkçılığı kendine has bir mizahla ele alan ve korku türünün konvansiyonlarını ustaca dönüştüren bir önceki filmi ‘Get Out / Kapan’ (2017) ile büyük beğeni toplayan Jordan Peele’nin son filmi, yine politik alt metni güçlü bir korku-gerilim. Filmin oyuncu kadrosunda ‘12 Years a Slave / 12 Yıllık Esaret’ (2013) ve ‘Black Panther’ (2018) gibi yapımlardaki rolleriyle tanıdığımız Lupita Nyong’o ile ‘The Handmaid’s Tale’in yıldızı Elisabeth Moss da yer alıyor.  Wilson ailesi, yaz tatillerinde arkadaşlarıyla iyi vakit geçirmek amacıyla bir sahil evine gider. Ancak tatil sandıkları gibi gitmez ve birtakım davetsiz misafirler kapılarına dayanır. Ancak oldukça tekinsiz bir ayrıntı vardır, misafirler Wilson ailesinin tıpatıp aynısıdır. Senaryosu da Jordan Peele imzalı olan film, yılın en heyecanla beklenen yapımlarından biri.  

The Informer
Film

The Informer

Daha çok oyuncu kimliğiyle tanınan Andrea Di Stefano’nun yönettiği ikinci uzun metraj ‘The Informer’, Borge Hellström ve Anders Roslund imzalı romandan uyarlanan bir suç filmi. Başrollerde ise ‘Gone Girl / Kayıp Kız’ (2014) filminde izlediğimiz Rosamund Pike ve İsveçli oyuncu Joel Kinnaman yer alıyor. Eski bir ajan olan Pete Koslow, karısını korumak için hapse girer. Eğer FBI için ajanlık yapmayı kabul ederse şartlı tahliye hakkı elde edecektir. Böylece hapishanedeki bir mafya örgütünü açığa çıkaracaktır. Ancak işler ters gider ve kendisini mafyayla polis arasında sıkışmış halde bulur. Koslow ailesini kurtarmak için amansız bir mücadeleye girişecektir. 

Vizyonda başka ne var?

Öldür Beni Sevgilim

Öldür Beni Sevgilim

Piyango biletlerine çıkan büyük ikramiyeyle hayatıı değişen evli çift Demet ve Okan’ın hikayesini anlatan film, bir romantik komedi. Başrollerde Murat Boz ve Seda Bakan var.

Güven

Güven

Meryem ve Ali’nin hayatı, Meryem’in eski aşkı Ferit’in yıllar sonra çıkagelmesiyle altüst olur. Başrollerinde Bülent Çolak, Serkan Keskin ve Feride Çetin’in yer aldığı bir suç filmi.

Kıyamet

Kıyamet

İsveçli bir film kolektifinin ürettiği film, aşkına kavuşmaya çalışırken bir saldırının ortasında kalan Alex’in hikayesine odaklanıyor.

Captive State

Captive State

Bir uzaylı istilasının ardından Chicago’da yaşananları konu edinen filmin yönetmeni Rupert Wyatt.

Şeytanın Kapısı

Şeytanın Kapısı

Tuhaf bir olayı araştırmak için İrlanda’ya gönderilen iki rahip, bir manastırın bodrumunda zincirlenmiş hamile bir genç kadınla karşılaşırlar. Filmin yönetmeni Aislinn Clarke.

En çok okunan röportajlar

Alfonso Cuarón Roma
Film

Alfonso Cuarón Roma

Aile bağları Alfonso Cuarón, çoğu yönetmene nasip olmayacak bir başarıya imza attı ve ailesinden ilham ilan ‘Roma’yla tüm dünyanın ilgisini çeken ama aynı zamanda hayli bireysel olan bir hikaye anlattı. Yönetmenle, 10 dalda Oscar’a aday olan filmin perde arkasını konuştuk. “Aile söz konusu olunca derinlere inmekten korkuyoruz.”  Alfonso Cuarón’un etkileyici CV'sinde ona En İyi Yönetmen Oscar’ını kazandıran ‘Gravity / Yerçekimi’nin yanı sıra en iyi Harry Potter filmi (‘The Prisoner of Azkaban / Azkaban Tutsağı’), klasikleşen bir distopya eseri (‘Children of Men / Son Umut’) ve bir yol hikayesi anlatan bağımsız cevher (‘Y Tu Mamá También / Ananı da!’) de yer alıyor. Yani Cuarón, kendi geçmişine dönüp bakma hakkını çoktan elde etti. Meksikalı yönetmen, usta işi otobiyografik filmi ‘Roma’ ile işte bunu yapıyor ve 1970’lere dönerek çocukluğunun Meksiko’sunda geçen bir hikaye anlatıyor. Sinemada hiç duygulanmayanların bile gönül tellerini titreten film, Cuarón’u büyüten kadına bir saygı duruşu niteliğinde.  ‘Roma’ çocukluğunuzdan ilham almasına rağmen neden 10 yaşındaki Alfonso hakkında değil? Kendi gözümden çocukluğumu incelemek ilgimi hiç çekmiyordu. Daha çok dünyada en çok sevdiğim insanlardan biriyle aramdaki ilişki ve birbirinden tamamen farklı iki evrenden gelmemizle yüzleşmeye çalışıyordum. Her şeyi şekillendirmeye başlayan bu oldu. Annemle babamın boşanmasını içeren bir dönemdi ve bir şekilde bunu ele almak istedim.  Gerçek hayattaki Cleo olan Libo, ona “Senin hakkın

Islığın ritmi
Film

Islığın ritmi

Damla Sönmez’in başrolünü üstlendiği ‘Sibel’, hayli bereketli bir festival turnesinden sonra bu ay gösterime giriyor. Sönmez ile yalnızca ıslıkla anlaşabilen Sibel karakterini ve filmin arka planını konuştuk. “Farklı olandan korkuyoruz.” Adana Film Festivali’nden Locarno Uluslararası Film Haftası’na kadar, ziyaret ettiği sinema etkinliklerinden bolca methiye ve hatırı sayılır sayıda ödülle dönmüştü ‘Sibel’. Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti ikilisinin yönettiği film, sakinlerinin kuşdiliyle iletişime geçtiği Giresun, Kuşköy’de geçiyor. Gerçekte olduğu gibi filmde de artık köylüler, yayladayken eskisi kadar sıklıkla ıslık çalarak haberleşmiyorlar. Ama Damla Sönmez’in canlandırdığı Sibel karakteri, çocukken geçirdiği bir hastalık yüzünden konuşamıyor ve yalnızca ıslıkla iletişim kurabiliyor. Sibel’i diğer köylülerden ayıran tek fark bu değil. Asi ruhlu genç kız, tüfeğini yanına alarak tek başına köyün belası olan kurdu avlamaya çalışıyor ve bu sırada bir adamla karşılaştıktan sonra, köylüler ile arası iyice açılıyor. Konuşamaması, ne Sibel’in ne de Damla Sönmez’in önünde bir engel. Sibel tüm köye kafa tutarken Sönmez de filmin ritmini belirleyen kusursuz bir performansla ıslık çalıyor, koşuyor ve sessiz çığlıklar atıyor. Şimdi sözü Adana Film Festivali ve Londra Film Haftası’nda en iyi oyuncu ödüllerini kazanan Sönmez’e bırakıyoruz ve sessiz bir karakteri nasıl dile getirdiğini dinliyoruz.  Köyde kuşdiliyle haberleşenler ile tanışma, vakit geçirme fırsatı buldunuz mu?

Muhafız’ın perde arkası
Film

Muhafız’ın perde arkası

1) İlhamı bir roman Dizinin tanıtımı sırasında pek duyurulmasa da aslında hikaye, Nilüfer İpek Göndel’in ‘Karakalem ve Bir Delikanlının Tuhaf Hikâyesi’ adlı romanını temel alıyor. Ama ‘Hakan: Muhafız’, kitabın birebir uyarlaması değil. Aksine, pek çok detay ve karakter değiştirilmiş. Kahramanımızın adı bile farklı; kitaptaki Yavuz, dizide Hakan ismiyle karşımıza çıkıyor. Diziye rehberlik eden malzeme bu roman olsa da bölümleri Jason George’un önderlik ettiği bir yazar ekibi tarafından kaleme alınmış. (George’un yalnızca ilk bölümü bizzat yazdığını, diğer bölümlere ise yerli yazarların imza attığını not düşelim.) Kitap ile dizi arasındaki en büyük ortak nokta ise İstanbul’un merkezde olduğu fantastik hikayeler anlatmaları.   2) Kamera arkasındaki isimler ‘Hakan: Muhafız’ uluslararası bir platformun geliştirdiği bir dizi olsa da kamera arkasında yerli yapımlardan tanıdığımız pek çok isim var. Netflix yapımlarında ve uluslararası dizi sektöründe sık sık görüldüğü gibi, yönetmenlik tek bir kişiye emanet edilmemiş. İlk üç ve son iki bölümde, yerli korku filmi ‘Baskın’ın yönetmeni Can Evrenol’un imzası var. Dördüncü, beşinci ve altıncı bölümde ‘İyi Oyun’un yönetmeni Umut Aral, diğer iki bölümde ise pek çok reklam filminin yanı sıra Athena’nın ‘Ses Etme’ videosunu da çeken Gönenç Uyanık kamera arkasında. Farklı yönetmenlerin ortak görsel dilini kuvvetlendiren isim ise Nuri Bilge Ceylan’la sık sık çalışan görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki.   3) Melez prodüksiyon ‘Hakan: Muhafız

Eddie Redmayne
Film

Eddie Redmayne

Oscar’lı oyuncu, bizi Harry Potter evrenindeki sihirli yaratıkların hikâyesiyle tanıştırdı

Jesse Eisenberg
Film

Jesse Eisenberg

Woody Allen'ın yeni filmi ‘Café Society’nin başrolündeki Eisenberg ile kısa kısa