David Helfgott

Müzik , Klasik & opera
0 Beğen
Kaydet
David Helfgott

Avustralyalı David Helfgott gelmiş geçmiş en büyük piyanistlerden biri. Henüz çocuk yaşlarındayken yapılan dahi müzisyen yakıştırmaları, akıllardan silinmeyen konser performansları, aile içerisinde babasıyla yaşadığı sorunlar ve şizoaffektif bozukluğa sahip olması bir romana ya da büyük bütçeli bir filme konu olmasına yetecek kadar sıra dışı bir hayata sahip olduğunun göstergesi. Scott Hicks de bunu görmüş olacak ki 7 Oscar adaylığı bulunan meşhur ‘Shine’ı beyazperdeye aktararak birçoğumuzun David Helfgott adını ilk kez duymasını sağlamıştı.

 

1949 yılında İkinci Dünya Savaşı’ndan kaçan bir ailenin çocuğu olan Helfgott müzik ve kazanma meraklısı bir babaya sahipti, ki tüm bu hikâyeye ‘Shine’daki efsane oyunculuklardan hakimiz. Babası hakkında “Evde yiyecek pek bir şey yoktu, hatta başımızı sokabileceğimiz doğru dürüst bir evimiz de yoktu, ama piyanomuz ve müziğimiz hep vardı.” diyen David şu an bile ilk piyanoya başladığı yıllarda aynı zamanda öğretmeni olan babasına karşı ne hissettiğini tam olarak bilmediğini söylüyor.

 

Royal College of Music’in daveti ile Londra’ya yerleşen Helfgott’un hayatındaki dönüm noktası efsanevi Royal Albert Hall’e çıkacağı gündür. Sergei Rachmaninoff’un, birçok müzik otoritesince en zor eser olarak kabul gören ve hakkında “Bu parçayı çalabilmek için her elinizde 10 parmağınız ve iki de beyniniz olması gerekir.” denilen ‘3. Piyano Konçertosu’nu seslendirdiği kusursuz performans ile en iyi performans ödülüne layık görülen Helfgott konserde rahatsızlanır. Şizoaffektif bozukluk teşhisi konulan sanatçı uzun yıllar boyunca müzikten uzak kalsa da neyse ki sahneleri bırakmadı. Filmden de hatırlayacağınız üzere tedavi sürecinin ardından önce bir barda piyano çalmaya başlayan Helfgott şimdiki eşi Gillian ile de bu sayede tanıştı. Eski ününe de çok geçmeden kavuşan David Helfgott, Viyana’daki unutulmaz performansı sonrasında “Sis perdesi artık aralandı, yeniden doğdum.” demişti. Bugün 67 yaşında olan Helfgott şu anki şöhretini kusursuz performanslarının yanı sıra ‘Shine’a borçlu.