Blow up

0 Beğen
Kaydet
Blow up

En son Akbank Sanat’ta Gisela Winkelhofer küratörlüğündeki sergisinde buluşmuştuk Wurm ile. Hemen akabinde de Contemporary’09 da samimiyetimizi pekiştirmiştik. Aradan geçen üç yılda “acaba Wurm neler yaptı?” merakınızı gidermek, hâlâ tanışmadıysanız bu büyük buluşmaya tanıklık etmek için bu ay Galerist Tepebaşı’na koşun. Şaşırmayın, son dönemde az biraz kimyasal meselelere kafa yormuş, vücutta yaratabileceği tepkimelerle ilgilenmiş Wurm. ‘Me Under LSD’ (LSD Etkisinde Ben) heykeliyle çıkacak karşınıza. Jérome Sans küratörlüğündeki sergi aynı zamanda Wurm’un İstanbul’daki ilk kapsamlı sergisi. Büyülü dünyasının en önemli serilerinden mahsuller de sere serpe yayılmış Galerist Tepebaşı’ndaki sergi mekânına.

Red Hot Chili Peppers’ın ‘Can’t Stop’ videosuna grubun canlandırdığı ‘One Minute Sculpture’ları ile ilham kaynağı olmuş, ‘One Minute Sculptures’ (Bir Dakikalık Heykeller) ve ‘Fat Sculptures’ları (Şişman Heykeller) ile hayran kitlesini genişletmiş, coşkulu bir taraftar kitlesi kazanmış bir sanatçı Erwin Wurm aynı zamanda  güncel sanatın en önemli isimlerinden biri.

 

Erwin Wurm, zamanın ve toplumun ikonlarını inceliyor, Zeitgeist meselesine balıklama dalıyor heykellerinde. Çizgi romanlardan, bilim kurgu filmlerden ilham alıyor. Kendisi dahil olmak üzere insan doğasının hep karanlık taraflarına ilgi duyuyor. Koca evren ve yaşadığımız dünya ile bireyin kendini nasıl ilişkilendirdiğine kafa yoruyor. Dünya tarihindeki epik figürleri düşününce ümitsizliğe kapılması normal sıradan insanın da böylelikle en büyük dostu oluyor. Wurm’un tüm bu saydıklarımı harekete geçirmekte kullandığı tetikleyicisi ise mizah. Mizahla olan flörtün ciddiye alınmamak ile eşleştirilmesine bozuk atıyor. Olayları kabullenmekte, bir şeylerin üstesinden gelmekte ve idare etmekte alaycı bir mizah ile yaklaşmanın işleri kolaylaştırdığına inanıyor. “You don’t always have to be deadly serious.” (Her zaman ölümüne ciddi olmak zorunda değilsiniz) lafını ettiği, burnunu karıştırırken bir fotoğrafını sergiye dahil ettiği de görülmüştür.

 

Bana sorarsanız Wurm’un en etkileyici taraflarından biri de Avusturyalı olması. Klasik müziğin ana vatanı, ihtişamlı yapılar, altın varak, porselen.. Akla getirdiği birçok çağrışımın genleri bu saydıklarım gibi mesafeli ve edepli kelime gruplarıyla kesişecek kadar uyumludur. Heykele yepyeni bir form ve tanım kazandıran, heykelin tanımı ve temel nitelikleri konusunda araştırmalar ve deneyler yapan, “kilo alıp vermek de bir heykel olabilir “ diyen sıra dışı mizah anlayışına sahip Erwin Wurm dışında! (Yeri gelmişken anmakta fayda var. Aynı topraklardan bir şaşırtıcı isim daha var kategori dışı. Bambaşka bir kulvarda boy gösteren, ilik-kemik kurutan Haneke.)

Wurm’un zekası kıvrak, sanat anlayışı büyüleyici ve kucaklayıcı. Dünyası hepimizin ihtiyaç duyduğu dozda edepsiz, alaycı ve gündelik. Sempatizanı, taraftarı olmamak mümkün değil. Platon’un adını verdiği bir ‘platonik’ kavramı varken, Wurm’un bu muzır, müthiş ve ona özgü mizah anlayışının hâlâ literatüre geçmemiş olması ne yazık.

Ay sonuna kadar bu dünyevi zevkten mahrum etmeyin kendinizi. Wurm sevdalılarına müjde, bu müthiş dehayla henüz tanışmamış olanlara selam olsun.

 

Salı-cumartesi 11.00-19.00 arasında açık. www.galerist.com.tr