İstanbul'da bu hafta yapılacak ne var?

İstanbul'da bu haftanın en iyi konserleri, etkinlikleri, filmleri, sergileri ve daha fazlası

Reklâm

Dünyanın en hareketli şehirlerinden birinde yaşamanın ayrıcalıklarından istifade etmek için, bu hafta için seçtiğimiz etkinliklere bir göz atın. Can sıkıntısına son! 

  • Sanat
‘Yan Yana’, sanat dünyamızın iki önemli çiftini bir araya getiriyor: Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu. Müzenin iki katına yayılan sergide, Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki eserlerin yanı sıra Eyüboğlu Ailesi, İmren Erşen ve özel koleksiyonlardan seçilmiş resimler, mektuplar, şiirler, karikatürler ve belgeler yer alıyor. Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde hazırlanan Üren sergisi, çiftin birlikte ama bir o kadar da bağımsız üretimlerini görünür kılarken; Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde kurgulanan Eyüboğlu sergisi, yarım asrı aşan üretim süreçlerini ve Anadolu’dan beslenen sanat miraslarını izleyiciyle buluşturuyor. ‘Yan Yana’, yalnızca sanatçıların ortak yaşamını değil, farklı sanat anlayışlarının kesiştiği çok sesli bir tarih anlatısını da ortaya koyuyor. Sergi 20 Eylül-10 Temmuz tarihlerinde Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde.
  • Sanat
Soyut dışavurumcu ressam Fügen Leman, ‘İnsan Olmak’ sergisinde tuvalin alışılmış ölçülerini aşan büyük ve küçük ölçek denemeleri, boya çeşitliliği, farklı malzemelerin bir arada kullanımı ve teknik sınırların zorlanması yoluyla sanatın yerleşik kurallarını ve kuralcılığını sorguluyor. Biçimsel arayışlarla sınırlı kalmayan bu yaklaşım, sanatın ne olduğu, nasıl üretildiği ve hangi düşünsel zeminde var olduğu sorularını da izleyicinin önüne koyan eleştirel bir tutum olarak belirginleşiyor. Leman’ın yaşam biçimiyle olduğu kadar sanat anlayışıyla da doğrudan ilişkili olan kişisel değerlere sahip çıkma, önyargılara ve katı yargı kalıplarına karşı durma yönündeki tavrı, sergide yer alan eserlerde hem içerik düzeyinde hem de kullanılan ifade diliyle güçlü biçimde hissediliyor. Sergi 29 Ocak-26 Nisan tarihlerinde Baruthane’de.
Reklâm
  • Müzik
  • Beşiktaş
Minimalist müziğin çağdaş sahnedeki en etkileyici isimlerinden Joep Beving, İstanbullu hayranlarıyla buluşuyor. Kaçırmamanızı tavsiye edeceğimiz bu konser, Beving’in son yıllarda irdelediği belirsizlik, dönüşüm ve yenilenme temalarını merkezine alan albümü ‘Liminal’ın ruhunu İstanbul’a taşıyor. Piyanoyla kurduğu ilişki çocukluk yıllarına uzanan Beving’in müzikal yolculuğu, klasik bir kariyer çizgisinden saparak bambaşka bir yöne evrildi. Konservatuvar eğitimini yarıda bırakmasının ardından müziğe olan bağlılığını hiç kaybetmeyen sanatçı, büyükannesinden miras kalan bir piyano ile yeniden beste yapmaya başladı. Kendi deyimiyle “karmaşık duygular için basit müzik” anlayışıyla şekillenen bu süreç, 2015’te bağımsız olarak yayımladığı ‘Solipsism’ albümüyle uluslararası bir karşılık buldu ve Beving’i kısa sürede milyonlara ulaştırdı. İstanbul konseri Beving’in evrilen müzikal dilini canlı dinlemek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Meditatif derinliği ve duygusal yoğunluğuyla bu gece, uzun süre hafızalarınızdan çıkmayacak.
  • Sanat
  • Beyoğlu
artSümer, Fahrettin Örenli’nin galerideki ilk kişisel sergisini ağırlıyor. ‘Denklem: Evrim ve Bilgi / Bilginin Evrimi: İnsan İçinde ve Zihninin Ötesinde’ başlıklı serinin bir parçası olan sergi, insanın dünyayla nasıl etkileşime geçtiğini ve ona nasıl müdahale ettiğini araştırıyor; gündelik yaşamlarımız ile onları biçimlendiren daha geniş küresel sistemler arasındaki bağlantıları haritalandırıyor. Sanatçı, görsel sanat ile bilimsel araştırmayı bir araya getirerek dünyayı anlamanın yeni yollarını ve alternatif gerçeklikler yaratma imkanlarını tahayyül ediyor. Sergi 28 Mart-30 Nisan tarihlerinde artSümer’de.
Reklâm
  • Etkinlikler
  • Tepebaşı
Sergi, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet'in sıra dışı simalarından Arif Hikmet Koyunoğlu’nu, 1900’lerden başlayarak özellikle 1920’li–1930’lu yıllarda çektiği fotoğraflar eşliğinde anlatıyor. Mimarın kişisel ve mesleki yaşamından kesitler aktaran fotoğraflar, Sanâyi-i Nefîse Mektebi’ndeki öğrencilik yıllarından Erzurum’daki askerlik dönemine, aile hayatı ve Yeraltı Fotoğrafhanesi’ndeki işlerinden Ankara, İstanbul, Bursa, Nevşehir, Kırşehir gibi kentlerin manzaraları, mimarileri ve insanlarına uzanan bir çeşitlilik barındırıyor. Sergi 19 Haziran-17 Mayıs tarihlerinde İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde.
  • Sanat
İstanbul’un çeperinde, Uskumruköy’ün ormanla çevrili atmosferinde konumlanan Hara, 1 Mart-26 Temmuz tarihleri arasında sınırları zorlayan bir sergiye ev sahipliği yapıyor. ‘Canavarların Vaatleri’, küratör Ezgi Hamzaçebi imzasıyla, “canavar” olarak görülen insan ve insan-olmayan bedenlerin, hallerin ve varoluş biçimlerinin temsillerini mercek altına alıyor. Sergi, farklı disiplinlerden on sanatçıyı bir araya getiriyor: Canavar, Hilal Polat, İrem Aydın, Lara Ögel, Ömer Tevfik Erten, Seçil Epik, Serkan Aka, Şafak Şule Kemancı, Yaşam Şaşmazer ve Zeynep Kılınç. Heykelden yerleştirmeye, fotoğraftan videoya uzanan ve çoğu bu sergi için üretilmiş işler; bedenleri ve kimlikleri sabit kategorilere hapsetmek yerine, eşikte ve askıda kalma halleriyle ele alıyor. Sınırların bulanıklaştığı bir alan İnsan ile insan-olmayan, canlı ile cansız, doğal ile yapay, işlevsel ile atık, görünür ile bastırılmış olan arasındaki sınırlar bu sergide sürekli yer değiştiriyor. Parçalanmış bedenler, hayaletimsi bitkiler, canavarlaşmış imgeler, işlevsizleştirilmiş formlar ve ritüel kalıntıları; varlıkların “vücuda gelme” süreçlerine dikkat çekerken, izleyiciyi tanımlama arzusunun ötesine geçmeye davet ediyor. Burada kusur, mutasyon, hibritlik ve karanlık birer sapma değil; potansiyelin, direncin ve başka türlü var olma ihtimallerinin izleri. Canavar figürü tehditkar bir öteki olarak değil, sınıflandırmaya direnen ve henüz tam olarak tanımlanamayan gelecekleri sezdiren bir eşik figürü olarak karşımıza...
Reklâm
  • Sanat
  • Beyoğlu
Hera Büyüktaşcıyan’ın ‘Hayalet Kuartet’ başlıklı kişisel sergisi, sanatçının kimlik, bellek ve doğa kavramlarını merkezine alan sanatsal pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor. Sergideki eserler, sanatçının Arter binasının aralarında konumlandığı iki semtte, Kurtuluş ve Tarlabaşı’nda köklenen kişisel tarihi üzerinden kent tarihindeki kırılmalara işaret ediyor. Büyüktaşcıyan’ın bu sergi bağlamında ürettiği yeni yapıtlarını, bir bölümü Arter Koleksiyonu’nda yer alan erken tarihli eserleriyle bir araya getiren sergide, varlık ve yokluk, yaşam ve ölüm, beden ve ruh, silinme ve yeniden inşa gibi ikilikler serginin dört ayrı bölümünde ele alınıyor. Küratörlüğünü Nilüfer Şaşmazer’in üstlendiği sergiyi Arter’in üçüncü katında ziyaret görebilirsiniz. Sergi 27 Kasım-9 Ağustos tarihlerinde Arter’de.
  • Sanat
Meriç Öner ve Merve Elveren küratörlüğünde gerçekleşen ‘VarYok’ başlıklı sergi, kamusal alanı odağına alıyor. Üç bölümden oluşan sergi, tüm seneye yayılıyor. Programa davet edilen katılımcılar araştırma ve işlerini temelsizleştirilmiş özel/kamusal gerilimi üzerinden yeniden yorumluyorlar. Kurumun güncel incelemelerine tali yollar açan çalışmaların sunumu, farklı an ve coğrafyalara sıçrayan üç bölüme sahip. Sergide Gürbey Hiz, Emre Hüner, Metehan Özcan, Mona Mahall, Aslı Serbest, Deniz Tortum ve Efe Murad’ın işlerini görebilirsiniz. Sergi 11 Ekim-16 Ağustos tarihlerinde Yunt’ta.
Reklâm
  • Sanat
  • Sarıyer
Kanadalı sanatçı Edward Burtynsky, 40 yılı aşkın kariyerinde uygarlığın doğayla kurduğu ilişkiyi büyüme hırsının çevreyi nasıl dönüştürüp şekillendirdiğini, kimi zaman da onarılması güç izler bırakarak nasıl tahrip ettiğini çarpıcı karelerle belgeliyor. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişiyle hayata geçirilen ve Türkiye’nin farklı coğrafyalarında erozyona odaklanan yepyeni projesi, serginin başlangıç noktasını oluşturuyor. Daha önce hiç görülmemiş fotoğraflardan oluşan bu bölüm, Perili Köşk’ün tüm katlarına yayılan geniş serginin kapılarını aralıyor. ‘Su ve Tuz’, ‘Afrika Çalışmaları’, ‘Doğa’, ‘Taş Ocakları’, ‘Madenler’ ve ‘Petrol’ başlıkları altında Burtynsky’nin en önemli projelerine yer veren ‘Dönüşen Yeryüzü’, gezegenin günümüzdeki halini gözler önüne seren büyüleyici manzaraları bir araya getiriyor. Sanatçının benzersiz bakışı, izleyiciyi yalnızca estetik bir yolculuğa çıkarmakla kalmıyor; aynı zamanda yeryüzünde bıraktığımız izleri, kaybettiklerimizi ve geleceğe nasıl bir dünya bırakmak istediğimizi sorgulamaya davet ediyor. Sergi 20 Eylül-16 Ağustos tarihlerinde Borusan Contemporary’de.
Tavsiye edilen
    Son haberler
      Reklâm