Dünyanın en hareketli şehirlerinden birinde yaşamanın ayrıcalıklarından istifade etmek için, bu hafta sonu için seçtiğimiz etkinliklere bir göz atın. Can sıkıntısına son!
Reklâm
Sergi, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet'in sıra dışı simalarından Arif Hikmet Koyunoğlu’nu, 1900’lerden başlayarak özellikle 1920’li–1930’lu yıllarda çektiği fotoğraflar eşliğinde anlatıyor. Mimarın kişisel ve mesleki yaşamından kesitler aktaran fotoğraflar, Sanâyi-i Nefîse Mektebi’ndeki öğrencilik yıllarından Erzurum’daki askerlik dönemine, aile hayatı ve Yeraltı Fotoğrafhanesi’ndeki işlerinden Ankara, İstanbul, Bursa, Nevşehir, Kırşehir gibi kentlerin manzaraları, mimarileri ve insanlarına uzanan bir çeşitlilik barındırıyor.
Sergi 19 Haziran-17 Mayıs tarihlerinde İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde.
Kurulduğu günden bu yana sanat öğrencileri, genç sanatçılar, koleksiyonerler ve sanatseverler arasında sürdürülebilir bir bağ kurmayı hedefleyen Bazaart, 15 yıllık yolculuğunda çağdaş sanatın yeni seslerine alan açan bir platform haline geldi. “Her Eve Bir Sanat” mottosuyla hayata geçirilen proje, bu yıl da genç yeteneklerin profesyonel sanat dünyasına adım atmalarına destek oluyor. 1000’i aşkın genç sanatçının başvuru yaptığı Bazaart 2026’da seçici kurul tarafından belirlenen resim, heykel, fotoğraf, seramik, cam, baskı, video art ve yerleştirme işleri sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Yeniköy Rotary Kulübü’nün düzenlediği etkinlik, son dönemde sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaya başlayan 2PLAN Terminal’de. Genç yetenekler keşfetmek isteyenlere duyurulur.
Etkinlik 3-12 Mart tarihlerinde 2PLAN Terminal’de.
Reklâm
Annette Louise Solakoğlu, Elena Tash, Işık Güner ve Yunus Karma’nın üretimlerini bir araya getiren ‘Rooted: The Garden Within’, doğayı yalnızca dışsal bir tema olarak değil; insanın iç dünyasında köklenen, psikolojik ve duygusal bir alan olarak ele alıyor. Sergi, doğayı zihinsel ve bedensel hafızanın bir parçası, içsel hallerimizin yansıması ve kişisel tarihimizin taşıyıcısı olarak yeniden konumlandırıyor. Şule Gazioğlu küratörlüğünde, Ece Balcıoğlu danışmanlığında kurgulanan sergi, galeri mekanını zamansız ve nostaljik bir bahçeye dönüştürüyor. Fotoğraf, botanik resim, heykel ve tekstil disiplinlerini bir araya getiren seçki; doğayı çevresel bir gerçekliğin ötesinde, insanın iç dünyasını şekillendiren kurucu ve dönüştürücü bir güç olarak ele alıyor.
Sergi 26 Şubat-19 Mart tarihlerinde Şule Gazioğlu Gallery’de.
‘Yan Yana’, sanat dünyamızın iki önemli çiftini bir araya getiriyor: Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu. Müzenin iki katına yayılan sergide, Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki eserlerin yanı sıra Eyüboğlu Ailesi, İmren Erşen ve özel koleksiyonlardan seçilmiş resimler, mektuplar, şiirler, karikatürler ve belgeler yer alıyor. Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde hazırlanan Üren sergisi, çiftin birlikte ama bir o kadar da bağımsız üretimlerini görünür kılarken; Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde kurgulanan Eyüboğlu sergisi, yarım asrı aşan üretim süreçlerini ve Anadolu’dan beslenen sanat miraslarını izleyiciyle buluşturuyor. ‘Yan Yana’, yalnızca sanatçıların ortak yaşamını değil, farklı sanat anlayışlarının kesiştiği çok sesli bir tarih anlatısını da ortaya koyuyor.
Sergi 20 Eylül-10 Temmuz tarihlerinde Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde.
Reklâm
‘Biraz Daha Zamana İhtiyacım Var’ başlıklı grup sergisi, fotoğrafın olanaklarını ve sınırlarını merkeze alarak mecranın çeşitlenen ifade biçimlerine odaklanıyor. Arter’in birinci kattaki galerisinde yer alan sergi, müdahalenin ve kavramsallığın ön plana çıktığı fotoğraf temelli sanatsal üretimlerden oluşan kapsamlı bir eser seçkisini izleyiciyle buluşturuyor. Fotoğrafın ânı dondurma ve yakalama işlevleriyle tanımlandığı yerleşik kabulleri sorgulayan ‘Biraz Daha Zamana İhtiyacım Var’, zamanı doğrusal bir akış veya nesnel bir işaretleme biçiminden ziyade hızlanan, yavaşlayan, parçalanan ve üst üste binen katmanlı bir yapı olarak ele alıyor. Küratörlüğünü Oğuz Karakütük’ün üstlendiği sergide Arda Asena, Ruth van Beek, Szilvia Bolla, Rachelle Bussières, Antony Cairns, Orhan Cem Çetin, Görkem Ergün, Alina Frieske, Cemil Batur Gökçeer, Ege Kanar, İbrahim Karakütük, Şahin Kaygun, Lebohang Kganye, Dionne Lee, Alix Marie, Rehan Miskci, Taiyo Onorato & Nico Krebs, Ayako Sakuragi, Dafna Talmor ve Rodrigo Valenzuela’nın işleri yer alıyor.
Sergi 11 Eylül-8 Mart tarihlerinde Arter’de.
OG Gallery, sanatçı Zeynep Solakoğlu’nun galeriyle ilk kişisel sergisi olan ‘Late Bloomer’ı izleyiciyle buluşturuyor. Doğada “geç kalmak” diye bir kavram yoktur; yalnızca kendi ritmi, döngüsü ve kurallarıyla işleyen zaman vardır. Modern dünyanın “late blooming” olarak adlandırdığı anlatı ise insanın bu doğal ritimden kopuşuyla şekillenir; zamanı evrelere ayıran, karşılaştırmalar üzerinden ilerleyen ve rekabet ile mükafat etrafında kurulan düzen arzusunu gözler önüne serer. ‘Late Bloomer’, bu mantığa karşı durarak her varlığın, her dönüşümün ve her hikâyenin kendi zamanında açıldığını hatırlatan bir masal sunuyor.Sergi 5 Şubat-14 Mart tarihlerinde OG Gallery’de.
Reklâm
Alternatif müziğin karanlık ve duygusal tonlarıyla öne çıkan isimlerinden A.A. Williams, Blind sahnesinde dinleyiciyle buluşuyor. Post-rock, alternatif ve klasik müzik etkilerini karanlık bir sound’la harmanlayan müzisyen, kendi adını taşıyan ilk EP’sinin ardından prestijli Roadburn Festivali’nde sahne alarak canlı performans kariyerine güçlü bir başlangıç yapmıştı. Cult of Luna, Explosions In The Sky, Russian Circles, Sleep Token ve The Sisters of Mercy gibi önemli gruplarla turnelere çıkan sanatçının 2022’de yayımlanan ‘As The Moon Rests’ albümü, eleştirmenlerden de aldığı olumlu yorumlar almıştı.
Nahçıvan doğumlu sanatçı Yahya Perviz Tan, figüratif anlatımı merkeze alan ilk solo sergisi ‘Bir Sıfat …’ ile izleyiciyi bakışın doğasına dair bir yüzleşmeye davet ediyor. Florya’daki atölyesinde üretimini sürdüren Tan, bu sergide kimliğin nasıl kurulduğunu, izleyen ile izlenen arasındaki o görünmez hattı sorguluyor. “Neden buradayım? İzliyor muyum, izleniyor muyum?” gibi sorular etrafında şekillenen işlerinde şehir, toplum ve birey üçgeninde dolaşan sanatçı; kültürel kökler, aidiyet ve içsel çatışmalar üzerinden modern insanın ruh halini resmediyor.
Sergi 14 Şubat-8 Mart tarihlerinde Red Rouge Art Gallery’de.
Reklâm
İstanbul’un çeperinde, Uskumruköy’ün ormanla çevrili atmosferinde konumlanan Hara, 1 Mart-26 Temmuz tarihleri arasında sınırları zorlayan bir sergiye ev sahipliği yapıyor. ‘Canavarların Vaatleri’, küratör Ezgi Hamzaçebi imzasıyla, “canavar” olarak görülen insan ve insan-olmayan bedenlerin, hallerin ve varoluş biçimlerinin temsillerini mercek altına alıyor.
Sergi, farklı disiplinlerden on sanatçıyı bir araya getiriyor: Canavar, Hilal Polat, İrem Aydın, Lara Ögel, Ömer Tevfik Erten, Seçil Epik, Serkan Aka, Şafak Şule Kemancı, Yaşam Şaşmazer ve Zeynep Kılınç. Heykelden yerleştirmeye, fotoğraftan videoya uzanan ve çoğu bu sergi için üretilmiş işler; bedenleri ve kimlikleri sabit kategorilere hapsetmek yerine, eşikte ve askıda kalma halleriyle ele alıyor.
Sınırların bulanıklaştığı bir alan
İnsan ile insan-olmayan, canlı ile cansız, doğal ile yapay, işlevsel ile atık, görünür ile bastırılmış olan arasındaki sınırlar bu sergide sürekli yer değiştiriyor. Parçalanmış bedenler, hayaletimsi bitkiler, canavarlaşmış imgeler, işlevsizleştirilmiş formlar ve ritüel kalıntıları; varlıkların “vücuda gelme” süreçlerine dikkat çekerken, izleyiciyi tanımlama arzusunun ötesine geçmeye davet ediyor. Burada kusur, mutasyon, hibritlik ve karanlık birer sapma değil; potansiyelin, direncin ve başka türlü var olma ihtimallerinin izleri. Canavar figürü tehditkar bir öteki olarak değil, sınıflandırmaya direnen ve henüz tam olarak tanımlanamayan gelecekleri sezdiren bir eşik figürü olarak karşımıza...
Galerie Aga, sosyal medya fenomeni Trexit Salvador küratörlüğünde gerçekleşen bir grup sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergide Şeyma Barut, Uğur Güler, Fuat Özsezer, Meltem Sarıkaya, Mehmet Sinan Kuran, Şeyma Türk ve Superlinox’un farklı disiplinlerde ürettikleri işleri görebilirsiniz. ‘Bir Şeyler Ters Gitti’, gündelik akışın içinde gözden kaçan kırılma anlarını, bozulan dengeleri ve yerinden kaymış algıları merkeze alarak izleyiciyi beklenmedik bir görsel ve düşünsel alanın içine davet ediyor. Sergideki her bir iş, tanıdık olanla tuhaf olan arasındaki ince sınırı görünür kılarak, ters gidenin aslında yeni bir ihtimal alanı yaratabileceğini hatırlatıyor.
Sergi 7 Şubat-7 Mart tarihlerinde Galeri Aga’da.
Discover Time Out original video
Reklâm



















