Dünyanın en hareketli şehirlerinden birinde yaşamanın ayrıcalıklarından istifade etmek için, bugün için seçtiğimiz etkinliklere bir göz atın. Can sıkıntısına son!
Reklâm
Bomontiada, Avusturya çağdaş sanatını temsil eden iki sergiyi ağırlıyor. Avusturya Kültür Ofisi iş birliğiyle gerçekleştirilen sergilerden ilki, fotoğraf sanatçısı Ulrike Köb’ün sanat ve çevresel farkındalık arasındaki benzersiz kesişim noktalarına odaklanan eserlerini bir araya getiriyor. ‘Reuse-Reduce-Rethink’ (Azalt-Yeniden Kullan-Yeniden Düşün) başlıklı sergi, sürdürülebilir ve atıksız bir doğal döngü için gereken tüketim alışkanlıklarına odaklanıyor. Mela Diamant, Susanna Schwarz ve G. Maria Wetter’den oluşan sanatçı kolektifi Die 4 Grazien ise farklı disiplinlerde ürettikleri çalışmalarla, izleyicileri kadın kimliği, temsil, toplumsal roller ve tüketim kültürü üzerine düşünmeye davet ediyor.
Sergi 28 Mart-12 Nisan tarihlerinde Bomontiada’da.
‘Yan Yana’, sanat dünyamızın iki önemli çiftini bir araya getiriyor: Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu. Müzenin iki katına yayılan sergide, Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki eserlerin yanı sıra Eyüboğlu Ailesi, İmren Erşen ve özel koleksiyonlardan seçilmiş resimler, mektuplar, şiirler, karikatürler ve belgeler yer alıyor. Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde hazırlanan Üren sergisi, çiftin birlikte ama bir o kadar da bağımsız üretimlerini görünür kılarken; Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde kurgulanan Eyüboğlu sergisi, yarım asrı aşan üretim süreçlerini ve Anadolu’dan beslenen sanat miraslarını izleyiciyle buluşturuyor. ‘Yan Yana’, yalnızca sanatçıların ortak yaşamını değil, farklı sanat anlayışlarının kesiştiği çok sesli bir tarih anlatısını da ortaya koyuyor.
Sergi 20 Eylül-10 Temmuz tarihlerinde Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde.
Reklâm
Filiz Piyale Onat’ın ‘Omorika’ başlıklı sergisi, Marcus Graf küratörlüğünde, Decollage Art Space’te sizleri bekliyor. Onat’ın peyzajları, manzarayı yalnızca estetik bir görüntü olmaktan çıkararak yalnızlık, yokluk ve insanın doğal dünyadaki değişen konumu üzerine düşünmeye davet ediyor. Romantizm, Çin peyzaj resmi ve sanat ile ekoloji arasındaki çağdaş tartışmalardan beslenen Onat, dinginlik ve tefekkür üzerine kurulu bir görsel dile sahip. Bulanık yansımalar ve sade kompozisyonlar, boşluk ve meditatif duraksama öne çıkarak izleyiciyi hem dünyanın mevcut durumu hem de kendi içsel manzaraları üzerine düşünmeye yönlendiriyor. Kırılgan ve minimal sahnelerde izleyici, doğa ile insan ruhunun kesiştiği zihinsel alanlarda dolaşan bir gezgine dönüşüyor; böylece içsel yaşam ile yaşadığımız çevreler arasındaki hassas bağ görünür hale geliyor. Geleneksel malzemeler ile çağdaş estetik anlayışı ustalıkla bir araya getiren sanatçının, peyzaj sanatına yeni boyutlar kazandırdığını söylemek mümkün.
Sergi 10 Mart-12 Nisan tarihlerinde Decollage Art Space’te.
Sergi, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet'in sıra dışı simalarından Arif Hikmet Koyunoğlu’nu, 1900’lerden başlayarak özellikle 1920’li–1930’lu yıllarda çektiği fotoğraflar eşliğinde anlatıyor. Mimarın kişisel ve mesleki yaşamından kesitler aktaran fotoğraflar, Sanâyi-i Nefîse Mektebi’ndeki öğrencilik yıllarından Erzurum’daki askerlik dönemine, aile hayatı ve Yeraltı Fotoğrafhanesi’ndeki işlerinden Ankara, İstanbul, Bursa, Nevşehir, Kırşehir gibi kentlerin manzaraları, mimarileri ve insanlarına uzanan bir çeşitlilik barındırıyor.
Sergi 19 Haziran-17 Mayıs tarihlerinde İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde.
Reklâm
v
Arter Koleksiyonu'ndan ve koleksiyon dışından video yapıtlarını bir araya getiren ‘Hah!’ başlıklı grup sergisi, hicvin güç yapılarını eleştirme ve günümüz koşullarını sorgulamadaki rolünü araştırıyor. Mizah ile ciddiyet arasında salınan eserler, sanatçıların kurumsal otorite, toplumsal cinsiyet normları ve sermaye odaklı sanat piyasası arasında yol alırken karşılaştıkları zorlukları vurguluyor. Nükteyi eleştirel bir araç olarak benimseyen sergi, hâkim sistemlerin absürtlüklerini ve zaaflarını açık eden katmanlı bir bakış sunuyor. Sergide Özgür Atlagan, Pauline Boudry ve Renate Lorenz, Anetta Mona Chişa ve Lucia Tkáčová, Selin Davasse, Burak Delier, Braco Dimitrijevic, Cem Örgen, Serra Tansel, Berkay Tuncay, Sinan Tuncay ve Kubilay Mert Ural’ın eserleri yer alıyor.
Sergi 27 Kasım-12 Nisan tarihlerinde Arter’de.
artSümer, Fahrettin Örenli’nin galerideki ilk kişisel sergisini ağırlıyor. ‘Denklem: Evrim ve Bilgi / Bilginin Evrimi: İnsan İçinde ve Zihninin Ötesinde’ başlıklı serinin bir parçası olan sergi, insanın dünyayla nasıl etkileşime geçtiğini ve ona nasıl müdahale ettiğini araştırıyor; gündelik yaşamlarımız ile onları biçimlendiren daha geniş küresel sistemler arasındaki bağlantıları haritalandırıyor. Sanatçı, görsel sanat ile bilimsel araştırmayı bir araya getirerek dünyayı anlamanın yeni yollarını ve alternatif gerçeklikler yaratma imkanlarını tahayyül ediyor.
Sergi 28 Mart-30 Nisan tarihlerinde artSümer’de.
Reklâm
Hera Büyüktaşcıyan’ın ‘Hayalet Kuartet’ başlıklı kişisel sergisi, sanatçının kimlik, bellek ve doğa kavramlarını merkezine alan sanatsal pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor. Sergideki eserler, sanatçının Arter binasının aralarında konumlandığı iki semtte, Kurtuluş ve Tarlabaşı’nda köklenen kişisel tarihi üzerinden kent tarihindeki kırılmalara işaret ediyor. Büyüktaşcıyan’ın bu sergi bağlamında ürettiği yeni yapıtlarını, bir bölümü Arter Koleksiyonu’nda yer alan erken tarihli eserleriyle bir araya getiren sergide, varlık ve yokluk, yaşam ve ölüm, beden ve ruh, silinme ve yeniden inşa gibi ikilikler serginin dört ayrı bölümünde ele alınıyor. Küratörlüğünü Nilüfer Şaşmazer’in üstlendiği sergiyi Arter’in üçüncü katında ziyaret görebilirsiniz.
Sergi 27 Kasım-9 Ağustos tarihlerinde Arter’de.
Küratörlüğünü Emre Baykal’ın üstlendiği ‘Kadife Bakış’, Nilbar Güreş’in erken dönem işlerinden yeni eserlerine uzanan geniş bir seçkiyi Arter’de bir araya getiriyor. Öykü anlatıcılığını eleştirel söylemlerle bir araya getiren sergi, insanların, hayvanların, bitkilerin ve mitolojik ögelerin iç içe geçen ve her an yeniden şekillenen ilişkiler içerisinde hayal edildiği çok renkli bir dünya kuruyor. Sanatsal pratiğinin başlangıcından bu yana resim, gravür, kolaj, fotoğraf, heykel ve video gibi farklı mecraları ve üretim biçimlerini ayrım gözetmeksizin kullanan Güreş, kimi zaman sıkı sıkıya tutunduğu bir fikri farklı araçlarla tekrar tekrar işler, kimi zamansa bu mecraları tek bir yapıt içinde buluşturuyor. Güreş’in yapıtının vücut bulmasını sağlayan malzeme, mecra ve üretim yöntemlerindeki bu çeşitlilik, ilgilendiği konuların ortak paydasını oluşturan türlerin bir aradalığı, melez formlar ve ötekileştirilmeye direniş gibi temalara özgü çok katmanlılığı da yansıtıyor. Güreş, toplumsal cinsiyet normlarını sorgulayan yeni söz dağarcıkları kurma yönünde güçlü bir potansiyel taşıyan eserlerinde, alışılagelmiş anlam yapılarını aşındırarak izleyiciyi birlikte yaşamanın alternatif yollarını düşünmeye çağırıyor.
Sergi 11 Eylül-12 Nisan tarihlerinde Arter’de.
Reklâm
Soyut dışavurumcu ressam Fügen Leman, ‘İnsan Olmak’ sergisinde tuvalin alışılmış ölçülerini aşan büyük ve küçük ölçek denemeleri, boya çeşitliliği, farklı malzemelerin bir arada kullanımı ve teknik sınırların zorlanması yoluyla sanatın yerleşik kurallarını ve kuralcılığını sorguluyor. Biçimsel arayışlarla sınırlı kalmayan bu yaklaşım, sanatın ne olduğu, nasıl üretildiği ve hangi düşünsel zeminde var olduğu sorularını da izleyicinin önüne koyan eleştirel bir tutum olarak belirginleşiyor. Leman’ın yaşam biçimiyle olduğu kadar sanat anlayışıyla da doğrudan ilişkili olan kişisel değerlere sahip çıkma, önyargılara ve katı yargı kalıplarına karşı durma yönündeki tavrı, sergide yer alan eserlerde hem içerik düzeyinde hem de kullanılan ifade diliyle güçlü biçimde hissediliyor.
Sergi 29 Ocak-26 Nisan tarihlerinde Baruthane’de.
Discover Time Out original video
Reklâm

















