Jesse Eisenberg röportajı: "Kötü karakterleri oynamayı tercih ederim."

Woody Allen'ın yeni filmi ‘Café Society’nin başrolündeki Eisenberg ile kısa kısa...

Fotoğraf: Jake Chessum

The Social Network’, ‘Now You See Me’ ve ‘Batman v Superman’deki karakterlerini düşününce insan sormadan edemiyor: Şerefsiz tipleri canlandırmak hoşuna mı gidiyor?
Seçme imkânım varsa kötü karakterleri oynamayı tercih ederim.

Mutlu biri misin?
Asla. Hep panik halindeyim. Mutlu olsaydım, şu anda yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım. Tatmin olamamak, üretkenlik açısından çok olumlu bir şey.

Favori millennial’lardan biri olduğunu söylesem, sevinir miydin?
O da ne demek? Ben çok yaşlıyım. Twitter’da bile yokum.

İnsanlar seni sosyal medyada görmek istemiyor mu? Mark Zuckerberg’i canlandırmış bir oyuncusun sonuçta.
Hayır. ‘The Social Network’ teknolojiyi sadece bir fon olarak kullanıyordu. Ben sosyal medyadan korkuyorum. Bilerek ve isteyerek bir fanusta yaşıyorum. ‘The Social Network’e hazırlanırken araştırma yapmak için Facebook’a girmiş olmalısın. Girdim. Ama 20 saniyeliğine filan…

Fotoğraf: Jake Chessum

“Sosyal medyadan korkuyorum.”

Herkes seni oyuncu olarak tanıyor ama pek bilinmeyen bir cevherin daha var: Tiyatro oyunları yazıyorsun.
Tiyatro yaparak büyüdüm. Pek film izleyen bir çocuk değildim. Annem doğum günleri için palyaçoluk yapardı, aynı zamanda Katolik bir lisede koreograftı. Kısacası küçüklüğümde çevremde tiyatro seven çoktu.

Klasik bir oyunda rol almak ister miydin? ‘Sefiller’de mesela.
İstemezdim, çünkü tiyatro benden çok fazla şey alıp götürüyor. Oyunu asla aklımdan çıkaramıyorum. Günlerim oyunda ters gidebilecek şeyleri düşünüp stres olmakla geçiyor. Kariyerimdeki oyunların hepsinde çok kişisel işler oldukları için yer aldım, zira tiyatro beni genel olarak çok strese sokuyor. ‘Sefiller’de oynasam bitmiştim.