Joanna Kulig'in 10 parmağında 10 marifet

Zimna wojna (Cold War) / Soğuk Savaş’ın ana karakterlerinden birini canlandıran Polonyalı Joanna Kulig filmde aynı zamanda şarkı söylüyor ve dans ediyor. Üstelik bu işlerin hepsinde çok başarılı.

Joanna Kulig
1/3
Joanna Kulig
2/3
Joanna Kulig
3/3
Time Out editors |
Advertising

Paweł Pawlikowski’nin yönettiği ‘Zimna wojna / Soğuk Savaş’taki performansıyla büyüleyen Joanna Kulig, gerçek hayatta yerinde duramayan biri. Yarım saatlik buluşmamız boyunca hop oturup hop kalkıyor, kahkahalar atıyor ve hatta bir noktada Stevie Wonder’dan bir şarkı söylemeye başlıyor. ‘Zimna wojna’daki karakteri Zula gibi, özgürlüğüne düşkün ve geleceği parlak biri Joanna Kulig. 

 Bu rolde sizi çeken neydi?

Senaryo çok özeldi, hakiki duygularla dolu evrensel bir hikaye. Ayrıca Zula dans ettiği ve şarkı söylediği için bu film müzikal yönümü göstermem için bir fırsattı. Senenin yarısını bu role hazırlanarak geçirdim, haftada sekiz saat bir halk dansı topluluğuyla çalıştım.

 Pawlikowski ile şimdiye kadar üç kez çalıştınız. İlk nasıl karşılaştınız?

Onunla tanışmadan önce büyük bir bunalıma girmiştim ve oyunculuğun bana göre olmadığına karar vermiştim. Bir e-posta attı ve bana uygun bir rolü olduğunu söyledi. Söz konusu film ‘La femme du Vème / Gizemli Kadın’ idi. Bu senaryo fikrimi değiştirdi. “Belki de oyunculuk yapmak iyi bir fikirdir,” diye düşündüm.

 İş birliğinizin sırrı nedir?

Müziği ve dans etmeyi çok sevdiğimi biliyor. Onun için bir sahnenin ritmi çok önemli. Sette bana “Joanna, çok düşünme: Müziğe, caza odaklan,” der. İngilizce öğrenmem için de beni cesaretlendirdi. Altı dil konuşabiliyor, bu nedenle ben de “Bunu yapmam gerek!” dedim.

 Oyuncu olmayı hep istemiş miydiniz?

Hayır, caz şarkıcısı olmak istemiştim, ama kimse beni işe almadı [gülüyor]. Ben de tiyatro oyunculuğunu ve şarkı söylemeyi öğrenmek için üniversiteye [Ludwik Solski Oyunculuk ve Sanat Akademisi] gittim. Müzik kısmını sevmiştim ama oyunculuğun nasıl bir şey olduğunu bilmiyordum. Suya atılıp yüzmeyi öğrenmek zorunda kalmak gibi bir deneyimdi.

 İlk profesyonel rolünüzü nasıl buldunuz?

Okulum bir film için seçme düzenledi ve rolü ben kaptım. Kanserden ölmekte olan bir karakteri oynuyordum. Çekim sırasında “Aman tanrım! Neden bunu yapmaya karar verdim?” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Ama insanların dikkatini çektim ve seçmelere davet edilmeye başladım. Bir yıl önce filmi tekrar izlediğimde fena olmadığımı düşündüm. Elimden ne geliyorsa yapmıştım.

 Çocukken oyunculuk yaptınız mı?

Bir arıyı oynamıştım! Yedi-sekiz yaşlarındayken okulda oynadığımız yerel bir peri masalıydı. Bana kanat takmışlardı.

 Artık İngilizce roller için teklif geliyor mu?

‘Hanna’nın dizi uyarlamasında yeni rol aldım. Film versiyonunda ‘Phantom Thread’den Vicky Krieps’in oynadığı karakteri canlandırıyorum. Ayrıca ‘Hansel & Gretel: Witch Hunters / Hansel ve Gretel: Cadı Avcıları’nda tek gözlü ve kızıl saçlı bir cadıyı oynadım. O kadar fazla plastik makyaj yapmışlardı ki yüzümü tanıyamıyordum!

 Son olarak, en sevdiğiniz film nedir?

‘The Godfather / Baba’yı çok seviyorum. Televizyonda ise ‘The Crown’a bayılıyorum. ‘The Affair’i de çok severim, çok psikolojik bir dizi.

‘Zimna wojna’ vizyonda.

 

Advertising