0 Beğen
Kaydet

Yönetmen Nicolas Winding Refn ile 'The Neon Demon' ve moda dünyası üzerine

Nicolas Winding Refn, moda dünyasını odağına alan son filmi ‘The Neon Demon’ ile Cannes’da Altın Palmiye için yarışmıştı. Los Angeles’ta genç ve masum bir modeli takip eden bu provokatif filmi vesile ederek sözü Refn’e bıraktık

Fotoğraf: Gunther Campine

İngiltere menşeli Daily Mail gazetesinde ‘The Neon Demon’ın yasaklanmasını talep eden bir makale yayınlandı. Ne düşünüyorsun bu konu ile ilgili?
Çok hoşuma gidiyor. “Reklamın iyisi kötüsü olmaz,” diyenlerden değilim. Asıl önemli olan bir sanat eserinin, skandallar sayesinde daha enteresan hale gelmesi.

Skandal yaratmak hiç de zor bir şey değil aslında. İnsanları ürkütecek bir şeyler yapmak yetiyor da artıyor çoğu zaman. Senin bu konuda kendine koyduğun kurallar var mı?
Kendime sadece ekranda ne görmek istediğim konusunda sınırlar çiziyorum. İzleyici olarak kriterim sadece kendimim. Eğer kendim izlemek isteyeceğim bir film yaptıysam, sonuçtan memnun oluyorum. İzlemek istemeyeceğim bir filmi zaten yapmıyorum.

Bu etik bir kural mı yoksa daha ziyade filminin estetiğiyle mi ilgili?
İkisinin bir karışımı. Mesela bazı ürünler için asla reklam filmi çekmem. Oyuncak, meşrubat gibi hedef kitlesi çocuklar olan ürünlerin reklamlarını tamamen etik kurallarım sebebiyle çekmiyorum.

Kendini düzen karşıtı bir figür olarak görüyorsun. Büyük prodüksiyonlar yaratıp düzene karşı gelinebilir mi gerçekten?

Kesinlikle. Çünkü ben bu filmleri ucuza yapıyorum. Sanat ve ticaret el ele bence. İstediğiniz kadar yaratıcı güce sahip olun, harcadığınız ve geri kazanmanız gereken para ne kadar az ise özgürlüğünüz de o kadar fazladır. Benim de istediklerimi hayata geçirebilmek için bir denge kurmam gerekiyor.

Yani filmlerinin kötü eleştiriler alması hiç umurunda olmuyor.
Oturup ağladığımı mı düşünüyordunuz? Olay tam da insanların bana saldırması zaten. Filmime bir tepki göstermeyecekseniz neden benimle iki saat geçirmek isteyesiniz ki? Evde oturup televizyon izleyin çok daha iyi. ‘Only God Forgives’ çok sert tepkiler almıştı. İnsanlar çok negatif yaklaşmıştı filme. Ama güzel olan neydi biliyor musun? Ruhu genç olanlar filmde ne anlatmak istediğimi anladı.

Fotoğraf: Gunther Campine

“Filmlerim, fantezilerimin bir yansıması.”

Her erkeğin içinde 16 yaşında bir genç kız olduğuna inandığın için ‘The Neon Demon’ı çektiğini söylemişsin bir röportajında.
Güzellik insanı sarhoş eden çok güçlü bir kavram. Sanat eserlerinin en büyüğü. Aynı zamanda çok sığ bir kavram ama tam da bu yüzden çok karmaşık. Zira kim olduğumuz, hayatlarımızı nasıl yaşadığımız ve diğer insanları nasıl gördüğümüz hakkında bize ipucu veriyor. Ben güzel değilim ve güzel olmanın insana ne hissettirdiğini merak ediyorum. Bir yanım güzel olduğuma dair fanteziler kuruyor. Filmlerim de fantezilerimin bir yansıması...

Filmde başrol oyuncusuna çok fazla iş düşüyor. Elle Fanning’de nasıl karar kıldın?
Onun gibisi yoktu. Onun bu filmde oynaması için elimden geleni ardıma koymadım. Benim evde buluştuk. Tek amacım onu filmde rol alması için ikna etmekti. Onun tek istediği de başrolü kapabilmekmiş meğerse. Yarım saat sonra el sıkışmıştık. Ryan (Gosling) ile ilk buluşmamız da benzer bir şekilde sonuçlanmıştı.

Moda dünyası hakkında ne düşünüyorsun?
Hiç ilgimi çekmiyor. Moda dergilerini de okumuyorum. Ama moda dünyasına çok büyük bir saygım var. Moda sektörü için reklam filmi çektiğim oldu, bence çok eğlenceli ama aynı zamanda yapmacık ve saçma bir dünya. Baştan çıkarıcı ve seksi. ‘The Neon Demon’ı çekerken bir belgesel yapmak değildi derdim. Moda dünyasını asla eleştirmem çünkü gerçekten çok eğlenceli olduğunu düşünüyorum. 

Yorumlar

0 comments