Sonbahar Güneşi

Önümüzdeki aylarda daha çok konuşulacak filmler Filmekimi sayesinde İstanbul’a uğramaya başlıyor.

Advertising
It must be heaven
1/4
It must be heaven
Swallow
2/4
Swallow
Babyteeth
3/4
Babyteeth
The Lodge
4/4
The Lodge

Yurt dışındaki festival sezonu kapanırken, önümüzdeki aylarda daha çok konuşulacak filmler Filmekimi sayesinde İstanbul’a uğramaya başlıyor. Türkiye’de vizyona girmesi kesinleşen filmleri şimdilik göz ardı ettik ve geri kalanlarından göze çarpanları derledik.

Onur Aymete

 

A Hidden Life / Gizli Bir Yaşam

Son dört sene içindeki üçüncü filmiyle karşılaştığımıza göre belli ki Terrence Malick harıl harıl çalışmaya devam ediyor. Ancak bu filmin, yönetmenin ‘Tree of Life / Hayat Ağacı’ (2011) ile zirveye çıkan tarzından farklı bir yönü var. Malick, hayat hakkında sorular sormak yerine bu sefer gerçek bir hikayeden yola çıkıyor ve II. Dünya Savaşı’nda savaşmayı reddeden bir çiftçiyi anlatıyor. Yoksa yeni bir ‘The Thin Red Line / İnce Kırmızı Hat’ (1998) bizi mi bekliyor? Pek sanmıyoruz, ama Malick’in böyle bir senaryoyu seçmesinde bir hayır vardır diyoruz.

8 Ekim Salı, Kadıköy, 16.00 / 10 Ekim Perşembe, Atlas, 21.30 / 11 Ekim Cuma, City’s, 16.00 / 13 Ekim Pazar, Rexx, 21.30

A Vida Invisível / Görünmez Yaşam

Brezilyalı yönetmen Karim Aïnouz, ‘A Vida Invisível / Görünmez Yaşam’ı aynı isimli çok satan bir romandan uyarlarken, kendi çocukluğundan ve annesinin yaşamından da esinlenmiş. Biri kariyerinin, diğeri aşkın peşinden giden iki kız kardeşin hikayesini izliyoruz. Kostümler, setler ve renk tercihleriyle en az hikayesi kadar etkileyici bir dünya kurulmuş. Portekizcede ‘saudade’ denilen, derin bir yokluğun yol açtığı duyguları anlatan film, Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde büyük ödülü aldı ve Brezilya’nın Oscar adayı oldu.

4 Ekim Cuma, Atlas, 16.00 / 6 Ekim Pazar, Rexx, 21.30 / 7 Ekim Pazartesi, Beyoğlu, 16.00 / 8 Ekim Salı, City’s, 21.30

Babyteeth / Süt Dişi

Memleketi Avustralya’da başarılı bir kariyeri olan televizyon ve tiyatro yönetmeni Shannon Murphy, ilk uzun metrajı ‘Babyteeth / Süt Dişi’ ile dünyaya açılıyor. 15 yaşındaki kanser hastası Milla’nın, evsiz bir uyuşturucu satıcısıyla sevgili olmasını ve anne babasının bu durum karşısındaki tepkilerini anlatıyor film. Eğlenceli unsurların eksik olmadığı, trajik bir hikaye anlatsa da film rejisi veya öyküsünden çok başrollerdeki gençlerle öne çıkıyor. Milla karakterindeki Eliza Scanlen, Jean-Marc Vallée dizisi ‘Sharp Objects’de (2018) de rol almıştı; sevgilisi rolündeki Toby Wallace ise Venedik Film Festivali’nde En İyi Genç Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü.

4 Ekim Cuma, City’s Salon 7, 19.00 / 5 Ekim Cumartesi, Rexx, 13.30 / 9 Ekim Çarşamba, Beyoğlu, 16.00 / 12 Ekim Cumartesi, Atlas, 11.00

Bacurau

Cannes’da Altın Palmiye için yarışıp Jüri Özel Ödülü’yle dönen ‘Bacurau’, alışık olmadığımız bir zamanda ve mekanda geçen bir bilim kurgu filmi. Kadınların sözünün geçtiği bir Brezilya köyünü mesken edinen ‘Bacurau’ ülkedeki vahim eşitsizlikler hakkında bir şeyler söylüyor aslında. Kült oyuncu Udo Kier’in önderlik ettiği bir Amerikalı çetesi, uzay gemileri, doğaüstü olaylar gibi unsurların eleştirel bir çatı altında bir araya gelmesi aslında her zaman işe yarayacak bir fikir değil. Ama ‘Bacurau’da, karşı konulamaz tuhaflıkta bir şeytan tüyü var neyse ki.

4 Ekim Cuma, Rexx, 21.30 / 5 Ekim Cumartesi, Beyoğlu, 21.30 / 6 Ekim Pazar, Atlas, 16.00 / 10 Ekim Perşembe, City’s, 16.00

Hutsukoi / İlk Aşk

Takashi Miike ismi sizi heyecanlandırıyorsa doğru yerdesiniz. Neslimiz tarafından en bilindik işi büyük olasılıkla ‘Ôdishon / Ölüm Provası’ (1999) olan Japon yönetmen, kan ve vahşet dolu işlerin ustası. Bugüne kadar irili ufaklı, 100’den fazla film çekti Miike; bunlardan birini bile izleyip hoşlanmadıysanız, yönetmene bir şans daha şans vermenizi öneremeyiz. Ancak Tarantino ve nice sinemacı Miike’den boşuna etkilenmiyor, çünkü korku ve aksiyon söz konusu olduğunda hedefi sık sık 12’den vuruyor. ‘Hutsukoi / İlk Aşk’ ise abartılı bir gangster filmi. Beyninde tümör olan bir boksör, bir kolunun yerine pompalı tüfek takmış bir suçlu ve ruhlar dünyasıyla başı dertte olan bir hayat kadını gibi ilginç karakterler bir araya geliyor; kendini ciddiye almayan bir eğlence anlayışıyla çekilen şiddet dolu sahneler gözümüzün önünden geçiyor.

5 Ekim Cumartesi, Kadıköy, 21.30 / 7 Ekim Pazartesi, Beyoğlu, 11.00 / 9 Ekim Çarşamba, Atlas, 19.00 / 10 Ekim Perşembe, City’s, 13.30

It Must Be Heaven / Burası Cennet Olmalı

Filistinli ünlü yönetmen Elia Suleiman, memleketi Nasıra’dan yola çakıp Avrupa’dan Amerika’ya yolculuk ederek, yönetmenliğe devam edebileceği yeni bir yuva arıyor. Tek söz sarf etmediği bu seyahat boyunca Suleiman, Filistin’i hatırlatan adaletsizliklerle karşılaşıyor; ama kendine özgü tarzıyla komediden şaşmıyor. Güldürse de yürek burkan bir film ‘It Must Be Heaven’.

6 Ekim Pazar, City’s, 11.00 / 7 Ekim Pazartesi, Rexx, 19.00 / 9 Ekim Çarşamba, Atlas, 16.00 / 13 Ekim Pazar, Beyoğlu, 21.30

The Lodge / Dağ Evi

Ich seh ich seh / Ölümcül Oyun’un (2014) yönetmenleri Veronika Franz ile Severin Fiala, yine aile temalı bir korku filmine imza atmış. Avustralyalı yönetmenleri bundan sonra İngilizce filmlerle de göreceğimizi işaret eden ‘The Lodge’, üvey anneleriyle yakınlaşmaları için bir dağ evi tatiline çıkan iki çocuğu korkunç olayların ortasına atıyor. Gergin ortamlardan, korku sahnelerinden ve tatsız sürprizlerden hoşlananlar pişman olmayacak.

7 Ekim Pazartesi, Kadıköy, 11.00 / 8 Ekim Salı, City’s, 13.30 / 10 Ekim Perşembe, Beyoğlu, 21.30 / 13 Ekim Pazar, Rexx, 19.00

Swallow / Saplantı

Ana karakterimiz Hunter, tehlikeli nesneleri yutma arzusuna boyun eğmeye başlıyor. Hamile kalmasının ve hayırsız kocasının da gösterdiği gibi, bedeni üzerinde daha fazla söz sahibi olması için bir savunma mekanizması mı acaba bu? ‘Swallow / Saplantı’, bu gibi soruları ortaya atarken başroldeki Haley Bennett’ın performansıyla öne çıkıyor. Tuhaf gerilim filmlerinden hoşlananlara göre.

4 Ekim Cuma, City’s, 16.00 / 5 Ekim Cumartesi, Beyoğlu, 16.00 / 6 Ekim Pazar, Kadıköy, 21.30 / 7 Ekim Pazartesi, Atlas, 13.30

Zombi Child / Zombi Çocuk

‘Saint Laurent’ın (2014) yönetmeni Bertrand Bonello imzalı bu zombi filmi, korku unsurları taşımasına rağmen korkutmayı amaçlamıyor. Bunun yerine yönetmen, ayrıcalıklı öğrencilerin okuduğu modern bir yatılı okulun yanı sıra 60’lı yılların Haitisini de mesken edinerek sömürgecilik hakkında bir hikaye anlatıyor. Hikayenin Haiti kısmı, gerçekten yaşandığı iddia edilen bir zombi vakası; modern tarafı ise atalarının günahları sayesinde bulundukları yere gelen Fransız gençlerin öyküsü. Haiti bölümü etkileyici vudu sahneleriyle öne çıkarken, diğer kısım Fransız rap parçalarına ayak uydurmaya çalışan bir ritimle filmi hareketlendiriyor.

4 Ekim Cuma, Rexx, 11.00 / 5 Ekim Cumartesi, Kadıköy, 16.00 / 7 Ekim Pazartesi, Atlas, 11.00 / 9 Ekim Çarşamba, Beyoğlu, 21.30

KUTU

Filmekimi programından önümüzdeki günlerde vizyona da girecek olan filmler...

 

Dolor y gloria / Acı ve Zafer

11 Ekim’de vizyonda

 

Le daim / Deri Ceket

25 Ekim’de vizyonda

 

Gisaengchung / Parazit

1 Kasım’da vizyonda

 

Marriage Story

15 Kasım’da Netflix’te

 

And Then We Danced / Ve Sonra Dans Ettik

15 Kasım’da vizyonda

 

Sorry We Missed You / Üzgünüz, Size Ulaşamadık

22 Kasım’da vizyonda

 

Monos

29 Kasım’da vizyonda

 

Matthias & Maxime

6 Aralık’ta vizyonda

 

Little Joe / Küçük Joe

13 Aralık’ta vizyonda

 

La vérité / Saklı Gerçekler

27 Aralık’ta vizyonda

 

La Gomera/ Islıkçılar

10 Ocak’ta vizyonda

 

Portrait de la jeune fille en feu / Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi

10 Ocak’ta vizyonda

 

Jojo Rabbit / Tavşan Jojo

31 Ocak’ta vizyonda

 

4-13 Ekim; gösterimler Atlas Sineması, Beyoğlu Sineması, Cinemaximum City’s, Rexx Sineması ve Kadıköy Sineması salonlarında. Hafta içi gündüz seansları (11.00, 13.30, 16.00) 12 TL; hafta içi 19.00 ve hafta sonu seansları (11.00-13.30-16.00-19.00) tam 30 TL, indirimli 18 TL; tüm 21.30 seansları ise 30 TL; biletler satışta. filmekimi.iksv.org

 

 

 

 

 

 

 

You may also like

    Advertising