1/3
2/3
3/3

Ustanın yeni işi

İşçi sınıfının yönetmeni Ken Loach, son filmi ‘Sorry We Missed You / Üzgünüz, Size Ulaşamadık’da toplumsal gerçekçi tavrından ödün vermeden etkileyici bir yapıma imza atıyor.

Phil de Semlyen
Advertising

Hikayeye ilham veren neydi?

‘I, Daniel Blake / Ben, Daniel Blake’deki aşevlerini ziyaret ettiğimde, buralara giden insanların aslında çalışan kesimden olduğunu fark ettim. Meslekler güvenilir olmaktan çıktı. Yeni teknolojiler ise insanların daha fazla sömürüldüğü anlamına geliyor. 

Sıfır süreli sözleşmeyle [işverenin asgari çalışma saati sağlamadığı, işçinin teklif edilen işleri kabul etmek zorunda olmadığı sözleşme türü] çalışan şoför Don Lane’in ölümünden etkilendiniz mi?

Filmi çekerken bundan haberimiz yoktu. Don’un durumu şok edici ve filmde izlediklerinize kıyasla çok daha uç noktadaydı. Cesur bir kadın olan eşiyle tanıştık. [Senarist] Paul Laverty de birçok şoförle tanıştı ve birkaçıyla yollara düştü. 

‘Sorry We Missed You’da Ricky karakteri beyaz bir minibüs kullanıyor. Agresif araç kullanan işçi klişesine bir tepki olarak mı doğdu bu karakter?

Bilinçli bir şekilde bu klişeyi ortadan kaldırma niyetimiz yoktu ama şimdi görüyorum ki belki de içten içe öyle bir amacımız vardı. İşçilere odaklanmak ve ne denli tükenmiş olduklarını göstermek istedik.

Karakterin tuvalete gidecek vakti olmadığı için yanında şişe taşıması çok çarpıcı.

Şoförler çok şiddetli bir kontrol mekanizması altında çalışıyor. Tuvalete gitmelerine zaman tanınmıyor. Bu onur kırıcı bir durum. 

Oyuncularınızın hazır olmadıkları sahnelere tepki göstermesini istemenizle biliniyorsunuz. Bu yöntem işe yarıyor mu?

Kesinlikle yarıyor. Bir sahnenin çekiminde kötü sonuç alırsan, onu tekrar edersin. Oldukça pragmatik bir yaklaşım. Önemli olan oyuncuları bir hikayenin parçası haline getirmek. Öykünün en başından başlamalı, sonuna kadar gitmelisin; böylece oyuncuları bir yolculuğa çıkarmış olursun. Kronolojik sırayla çekim yapmak esastır. 

Sizce sinema sosyal meselelere dikkat çekmek konusunda üzerine düşeni yapıyor mu?

Bu dengeyi kurmak zor, ancak toplumsal gerçekçiliğin karşısında süper kahramanlar var deyip işin içinden çıkamayız. Bir kütüphane çeşitliliğine sahip filmlerimiz olabilirdi ama ne yazık ki yok. Filmler ürün olarak tasarlandığı için mesaj da iletmiyor. 

Daha önce bir devam filmine imza atmadınız. Peki, filmlerinizde tekrar yer vermek istediğiniz bir karakter var mı?

Yok, çünkü iyi bir filme imza attığınızda, o hikayede karakter hakkında söylemek istediğiniz her şeyi söylemiş olursunuz. Eğer istediğiniz her şeyi söylemediyseniz, iyi bir film çekmemişsiniz demektir. 

‘Sorry We Missed You’nun çekimleri Newcastle’da gerçekleşti. Bu şehirle güçlü bir bağınız mı var?

Çalışmak için muhteşem bir yer. İnsanlar çok misafirperver. ‘Sorry We Missed You’nun ‘I, Daniel Blake’i tamamlayan bir yapım olmasını istedik. 

Son yıllarda emeklilikten söz etmeye başlamıştınız. Ancak ‘Sorry We Missed You’ hiç de…

Keçileri kaçırmış bir adamın çekeceği filme benzemiyor [gülüyor]. 

Sinema tutkusunu kaybetmiş bir adamın diyecektim.

Bu, Paul’ün [Laverty] yazdığı bir hikaye. Kendimi bu hikayeyi anlatmak zorunda hissettim. Bir sonraki projemiz hakkında konuştuk mu diye soracak olursan, cevabım hayır. Bahçeyi düzenleyeceğim. Dağılmış durumda.

‘Sorry We Missed You’ vizyonda.

Tavsiye edilen

    İlginizi çekebilecek diğer içerikler

      Advertising