0 Beğen
Kaydet

Etna’nın eteklerinde

Sicilya’nın en can alıcı kentlerinden biri olan Katanya, doğası ve Güney İtalyan stili kaotik ve gürültücü kent hayatıyla bölgede kapsül bir deneyim arayanların tercihi.

Akdeniz’de, Sicilya’nın doğusunda İyonyen Denizi sahillerine dayanmış bir kent. Bir yanı tarihte sık sık esip gürleyen Etna’nın eteklerinde. MÖ 8. yüzyıla dayanan tarihi pek çok faciaya sahne olsa da burası Sicilya’nın 2., İtalya’nın 10. büyük şehri. Öyle ki Sicilya’nın ilk üniversitesi bile burada 1400’lerde kurulmuş. İsmi Palermo kadar öne çıkmasa da seyahat ajandasında Sicilya olan her gezginin teneffüs etmesi gereken bu şehir belki de gücünü Avrupa’nın en büyük yanardağı olan Etna’ya komşu olmasından alıyor. Şehrin kodlarını çözüyoruz.

 

İlk bakış

Yunanlılar, Romalılar, Araplar, Normanlar, İspanyollar... Limanının kilit ol oynadığı bu zengin ticari topraklar, tarih boyunca pek çok farklı kültürün egemenliği altına girdi.  Şehrin modern zamanlardaki atılımıysa 1970’lerde gerçekleşmiş; ekonomik büyümeyle, volkanik bölge ve deniz arasındaki Etnapolis başta olmak üzere Avrupa’nın en büyük ticari merkezleri şehirde yayılmaya başlamış. Bu arada 17. yüzyıla tarihlendirilen eski merkez, bugün hâlâ Katanya’da günlük hayatın merkezi konumunda. Avrupa’nın en büyük aktif yanardağının eteklerinde bulunan şehir, tarih boyunca pek çok yıkım da yaşamış. Bunun sonucunda Katanya mimarisi ve peyzajıyla çeşitlilik sunan bir yer halini almış. Bir yandan Güney İtalya’ya özellikle dağlara yayılmış gettolaşmış mahalleriyle de dikkat çeken şehir, Dünya Mirası listesine girdiğinden bu yana başarılı renovasyonların adresi konumunda. Bugün Katanya özellikle geceleri ve festival dönemlerinde nostalji ve yaşama sevincinin iç içe geçtiği bir atmosfer sunuyor.

 

Kaçırma: Sicilya stili barok

Şehrin en çarpıcı yanlarından biri ağırlıklı Barok etkisi taşıyan mimarisi. Tiyatrallığın ön planda olduğu barok mimari, burada da kendine has unsurlarla şaşalı yapıları sivriltiyor. Koyu renkli bazalt taşlar, grotesk masklar, çarpıcı çan kuleleri ve cepheleriyle burada gördüğünüz tüm o çarpıcı yapılarda Sicilya stili barok etkilerin izini sürüyor olacaksınız.


Şehrin simgeleri

Özellikle şehir merkezideki mimari örnekler.

Pazar günleri hariç her sabah açılan iki pazar yerini sakın kaçırmayın; biri barok etkisiyle  öne çıkan güzeller güzeli Piazza del Duomo’daki balık pazarı, diğeriyse Via Etnea’da yemek ve kıyafet satılan hareketli pazar yeri. Bu arada balık pazarı tüm Sicilya’nın en egzotik ve hareketli adresi olurken ünlü şefler tarafından da Avrupa’nın bu alandaki en iyisi diye nitelendiriliyor.

Şehri defalarca şekillendiren Etna Dağı’na düzenlenen turlardan birine de katılmak gerek.

Şehir ahalisinin kahveden Lemoncello’ya ya da buraya has serinleten içeceklerden “seltz al limone” ve "mandarino al limone" sattıkları büfelere sakın ola sırt çevirmeyin.

Piazza Duomo ‘da 17. yüzyıldan kalma filli çeşme, aynı zamanda şehrin ana alışveriş caddesinin girşindeki konumuyla şehrin en akılda kalan simgesi.

Pek çok plaja sahip olsa da şehrin bu alandaki simgesi, kumsallarıyla kentin güneyinde körfez boyu devam eden  La Plaja.

Vahşi kayalık manzarasıyla şehrin kuzeyinde volkanik bir kumsal manzarası içinse adres Riviera dei Ciclopi.

 

Görmeden dönmeyin

Normandiyalılar döneminden kalan katedral (Duomo), heybetli mimarisiyle ziyareti hak ediyor.

Via Etnea, sadece alışverişten üzerinde devam eden kiliselerine Katanya’nın İstiklal Caddesi.

Roma döneminden kalan amfityatrıyla Piazza Stesicoro, şehrin belki de en eski ve hâlâ bir miktar ayakta kalmış eski merkezi. Burası aynı zamanda  ana pazar yeri olan Mercato de la Fiera’nın da girişi ki bu pazar yerini de görmeden şehri terk etmemek gerek.

Piazza Teatro’daki 19. yüzyıldan kalma Teatro Massimo. Burası şehrin gençlerinin de buluşma noktalarından. Gece hayatı burada ve yakın mahallelerde oldukça canlı.

 

Kente özgü lezzetler

Katanya, bölgeye has lezzetleriyle bilinen bir yer. En ünlü spesiyallerden biri külah şekli verilmiş pirinç kroket içine etli, domates soslu, peynirli bir harçla doldurulan “Arancino”. Kafetarya tarzı tipik buna benzer pek çok vurucu lezzetleri var. Büyük bir liman kültürleri olduğu için balık çeşitleri de burada yenmesi gereken bir çeşitlilik sunuyor. At etiyle de ünlü olan şehirde bu yeme kültürü Benedictine Monastery çevresinde yaygın. Domates sosu ve kızarmış patlıcan dilimleriyle servis “Pasta alla Norma” isimli makarnayı da tatmadan dönmeyin; yanında genellikle ricotta salatası ve taze fesleğenle servis ediliyor. Katanya’nın hamur işi dünyasına dalmak isteyenler dünya çapında isim “Cannolo alla Ricotta” ve “Pasta di Mandorla” isimlerini de not etsin. Sabah kahvaltısı niyetineyse neredeyse şehirdeki her mekânda bulabileceğiniz bir çeşit bademli ya da karadutlu sorbe “Granita”yı es geçmeyin; özellikle yazın güne besleyici ve ferahlatan bir şekilde başlamak isteyenler için.

Yorumlar

0 comments