0 Beğen
Kaydet

İstanbul'daki pasajlar

Yüzyıllardır ayakta kalmayı başaran İstanbul pasajlarının dar, demir kapılarından girip küçük kafe ve dükkânların, sahaf ve müzik mağazalarının, turistlerin akınına uğrayan hediyelik eşya ve antika mağazalarının izini sürdük.

Tarihi Çiçek Pasajı

Şehrin ikonik yapılarından Çiçek Pasajı’nın yerinde Sultan Abdülhamit’in zamanında, kendisinin de pek sevdiği ünlü Naum Tiyatrosu bulunurdu. Beyoğlu’ndaki çoğu binayı yerle bir eden 1870’teki büyük yangından tiyatro binası da nasibini alınca yerine Rum banker Hristaki Zografos Efendi, harap yeri satın aldı ve 1876 yılında Rum mimar Cleanthy Zanno'nın tasarladığı, Paris mimarisini yansıtan 24 dükkân ve 18 lüks daireye sahip Cité de Pera yani Çiçek Pasajı aynı yerde hayat buldu. İlk dönemlerinde girişteki dükkânlar çiçekçilerle kaplıyken zamanla açılan birahanelerle pasaj yavaş yavaş şimdiki çehresini kazandı. Pasajın herkesi kendine hayran bırakan orta kubbesi, kubbe altında daire şeklinde dizili masalar ve duvarları süsleyen-Aydın Boysan başta olmak üzere-müdavim fotoğraflarıyla Çiçek Pasajı öğle saatlerinden itibaren rakı ve biranın su gibi aktığı bir keyif merkezine dönüşüyor. Pasajdaki meyhaneler fiyat ve lezzet açısından birbirinden çok ayrılmasa da, 2009’da vefat eden, her müşteriye madam ve mösyö diye hitap eden ve Entelektüel Cavit olarak tanınan Cavit Güneş’in 1969 yılında işletmeye başladığı Huzur Meyhanesi’nin gönüllerde ayrı bir yeri var. Seviç Restaurant ise sanat dünyasından tanıdık simalardan oluşan Demciler Akademisi’nin buluşma noktası. Masada başköşeye oturamasanız da en azından baldan tatlı muhabbete kulak misafiri olmayı deneyin.

KİM GİDER?
Çiçek Pasajı’nı müdavimlerden sonra en çok ziyaret eden kitle şüphesiz turistler. Her yaş ve kafadan bir müdavim kitlesi olan pasajda sık sık dansözlü özel gün kutlamalarına rastlamak da mümkün.
İstiklal Caddesi 172, Beyoğlu. Her gün 11.00-00.00 arasında açık.

 

Akmar Pasajı

Bir zamanlar rock ve metal dinleyen gençlerin ikinci evi bellediği Akmar Pasajı'nda son dört-beş yıldır eski hareketlilik yok. Polis ve halk tarafından 'satanist yuvası' damgasını yedi yiyeli pasajın tadı kaçtı. Alt kattaki müzik dükkânları bir bir kapandı, giriş katındaki sahaflar ise yerini birinci kalite kâğıda basılı çok satanlara, üniversiteye hazırlık kitaplarına bıraktı. Akmar ruhunu korumaya çalışan birkaç dükkân da yok değil. Antik Ruha Kitabevi ve Nadir Sahaf geleneği sürdürmeye çalışan işletmeler.

KİM GİDER?
Akmar'a artık baskısı tükenmiş, piyasada bulunmayan ya da özel edisyon yayınlar arayanlar dışında pek de kimse gitmiyor. Tabii bir de Metallica ve Sepultura tişörtüyle gezme geleneğini yaşatan gençlerimiz ve motorcu abiler.
Mühürdar Caddesi 70, Kadıköy. Her gün 09.00-22.00 arasında açık.

 

Aslıhan Pasajı

Balık Pazarı’nda, Avrupa Pasajı’nın bir paralelinde bulunan Aslıhan Pasajı iki katlı ve dönemeçli bir sahaf cenneti. Yan yana dizilmiş onlarca sahafın aralarına minik iplik ve kurdele dükkânları serpiştirilmiş. Eski kitap kokusu tüm pasajı sarmış durumda. Edebiyata az da olsa meraklıysanız bu pasaja saatlerinizi vereceğinizi garanti ederiz. Yıllar öncesinin çizgi romanlarından klasiklere, edebiyat incelemelerinden sanat araştırmalarına her telden ve her dilden kitaplarla dergileri raflar arasında bulmak mümkün. Alt katı gezip çıkarsanız ikinci katın girişindeki dev Gezegen Sahaf’ı kaçırırsınız bizden söylemesi.
 

KİM GİDER?
Kuşkusuz kitap düşkünleri. Sahaflar arasında gezinirken edebiyat meraklılarının satıcılara yönelttiği sorulara dikkat kesilip aklınıza hiç gelmeyecek yepyeni yazar ve dünyalara açılmanız kuvvetle muhtemel.
Meşrutiyet Caddesi 18, Beyoğlu. Her gün 08.00-20.00 arasında açık.

 

Atlas Pasajı

Atlas Pasajı girişte iki yandaki efsanevi Atlas Sineması ve İstanbul Devlet Tiyatrosu Küçük Sahnesi ile şehrin kültür sanat aktivitelerinin vazgeçilmez adresi. Atlas da yangından nasibini alıp 1900’lü yıllarda onarılan binalardan. Çok değil altı-yedi yıl öncesine kadar D-Tone, Pulp, Çalıntı gibi alternatif giyim mağazalarıyla ‘serseri’ gençliğin toplanma noktası olan pasaj şimdilerde şaka t-shirt’ü, çeşitli maske ve kostümler, renkli duvar saati ve çakmaklar satan dükkânların istilasına uğramış durumda. Neyse ki pasaj girişindeki, sanatseverlerin buluşma noktalarından biri olan Sefahathane’nin kapıları hep açık. Girişteki Kanka Shop’un dev Batman ve şövalye figürlerini, Poseidon’daki ilginç bibloları ve PopArt’ın festival maskelerini görmek için sinema ve tiyatro girişlerinden daha ileri gidilir.
 

KİM GİDER?
Öğle ve akşamüstü saatlerinde pasajın iç kısımlarında yaş ortalaması 17’yi pek geçmiyor. Biraz daha geç saatlerde girişte soldaki Arnas Tobacco’da çakmak ve çakı bakanları, vitrinlerdeki maskelerle fotoğraf çektirenleri ve kıyafet avındaki gotik kızları görebilirsiniz.
Atlas Pasajı İstiklal Caddesi 131, Beyoğlu. Her gün 08.00-23.00 arasında açık.

 

Avrupa Pasajı

Büyük Beyoğlu yangınından önce içerideki 22 dükkânı birbirinden ayıran aynalar nedeniyle Aynalı Pasaj olarak bilinen Avrupa Pasajı, 19. yüzyılın sonunda yapılan çalışmalarla hayata dönmüş. Karşılıklı dizilmiş onlarca antika ve turistlere yönelik çini, yemeni, kartpostal, cam lamba ve halı gibi hediyelik eşyalar satan dükkân bulunuyor pasajda. Baytaş’ta oyma Mevlana başlıklı pipolar, işlemeli çini ve tavlalar bulabilir, Lilyum’daki yemeni, kilim ve lambaları saatlerce inceleyebilirsiniz. Antika meraklılarının bayıldığı Bedestan ve Can Shop, Avrupa ve Amerika’dan özenle seçilmiş yüzlerce parçayı yere kadar camekân vitrinlerinde sergiliyor.
 

KİM GİDER?
Pasaj, turist ve antikaseverleri hedef alsa da dar girişi nedeniyle yoldan geçerken pek göze çarpmıyor. Bu nedenle içeride işini bilen az sayıda turiste ve satıcıları soru yağmuruna tutan koleksiyonculara rastlamanız olası.
Meşrutiyet Caddesi 8, Beyoğlu. Her gün 10.30-22.00 arasında açık.

 

Aznavur Pasajı

1900’lü yılların başında inşa edilen pasaj, 1994 yılında aslına sadık kalınarak yenilendiğinden beri İstiklal Caddesi’nin gözbebeklerinden. Giriş ve bodrum katlarında el yapımı takı ve çantalar, ikinci el kıyafet ve aksesuarlar satılıyor. Bodrum katındaki Arty’s onlarca çeşit ve renkte şapka ve fularla, renkli maskeler deryası. Yine bodrum kattaki Labor, renkli çoraplar ve kışkırtıcı iç çamaşırları ile dolup taşıyor. Köstebek ise dantelli gotik etek ve botlarla, renkli çanta ve bilekliklerle doldurmuş raflarını. Pasajın üst katında alışverişten yorulanların dinlenebileceği küçük bir çay bahçesi de mevcut.
 

KİM GİDER?
Geleneksel Türk motifleriyle bezeli biblo, nargile tipi süs eşyalarına meraklı olan turistler, alternatif giyim arayışındaki gençler ve incik boncuk meraklıları pasajın klasik ziyaretçileri.
İstiklal Caddesi 108, Beyoğlu. Her gün 10.00-00.00 arasında açık.

 

Bahariye Kafkas Pasajı                     
Kadıköy'ün sahaf cenneti olarak bilinen Kafkas Pasajı, Kadıköy'den Moda'ya doğru ilerlerken Bahariye Caddesi üzerinde, sol tarafta kalıyor. Pasaj, Moda Sineması'nı da içinde barındırdığından Moda Sineması binası olarak da biliniyor. Seans saatinden biraz erken gidip sahaflara bir göz atmaya karar verirseniz büyük hata olur, filmi kaçırırsınız. Kafkas Pasaj’ına en az bir gün ayırmak gerek, hatta ayda bir gün.

KİM GİDER?
Sanat, edebiyat, tarih, çizgi roman, dergi, plak, eski albüm ve fotoğraflar... Kısacası eski ve az bulunur sanat ve edebiyat eserlerine meraklı her yaştan insan gider Kafkas Pasajı'na.
Bahariye Caddesi 37, Kadıköy. Her gün 09.00-21.00 arasında açık.

 

Milli Reasürans Çarşısı

Abdi İpekçi ve Teşvikiye caddelerini birbirine bağlayan Milli Reasürans Çarşısı için Nişantaşı'nın en işlek binası desek yalan olmaz. Mimari açıdan da İstanbul’un en güzel modern binalarından burası. Samimi ama boğuk olmayan ortamı ve küçük mağazalarıyla günün her saati kıpır kıpır olan Reasürans, Nişantaşı'na dolaşmaya gelenlerin uğramadan geçmediği mekânlardan. Çarşının en kalabalık noktaları arasında Meksika lezzetlerini İstanbul'a taşıyan Ranchero, Aşşk Kahve, Café Zanzibar ve Gourmet Burger Kitchen'ı sayabiliriz. Touchdown ve Corridor gibi klasikleri de anmadan olmaz.

KİM GİDER?
Çarşıda günün her saati sanat camiasından tanıdık yüzlere rastlamak mümkün. Semtin iki en önemli caddesi arasında kestirme bir yol olması kalabalığın iyice yoğunlaşmasına neden olabiliyor. Hafta sonu akşamları, hava da güzelse Reasürans’ın tadına doyum olmuyor.
Abdi İpekçi Caddesi, Nişantaşı. Her gün 09.30-00.00 arasında açık.

 

Rumeli Pasajı

İstiklal Caddesi'nde Galatasaray'a doğru ilerlerken sağda, dar bir sokak görünümündeki Rumeli Pasajı ve Rumeli Han, 1894 yılında Ragıp Paşa tarafından konak olarak kullanılmak üzere yaptırılmış. Pasajın giriş katında başlarda çeşitli aksesuarlar satan tezgâhlar sıralı, ileri kısım sakin, bu kısımda üst katlara çıkan asansörler bulunuyor. Binanın üç bloğundan biri restorasyon çalışmaları için boşaltıldığından pasajın eski hareketliliği yok. Ama oyuncuların vazgeçilmezi Oyuncular Tiyaro Kahve hâlâ binada. Rumeli Pasajı'nın sonu ise barların yoğunlukta olduğu Öğüt ve Mayacı sokaklarına açılıyor.

KİM GİDER?
Rumeli Han, halk arasında TKP binası olarak da bilindiğinden parti üyeleri binaya sıkça girer çıkar, Oyuncular Tiyatro Kahve müdavimleri de günün her saati binayı ziyaret ederler. Bunun yanı sıra şehrin en güzel binalarından biri olduğundan Han, mimari meraklıları ve fotoğrafçıların da uğrak noktasıdır.
İstiklal Caddesi 78, Beyoğlu. Her gün 08.00-00.00 arasında açık.

 

Suriye Pasajı

20. yüzyılın ilk yıllarında üç ayrı bina olarak inşa edilen bugün Suriye Pasajı olarak bildiğimiz Cité de Syrie. Daha sonra bu binalar birleştirilmiş ve bugün hâlâ ayakta kalmayı başaran Suriye Pasajı doğmuş. Yıllar boyunca tarihî sinema ve basım- evlerinin mesken tuttuğu pasaj şimdi kapanmanın eşiğinde. Birkaç yıl öncesine kadar Suriye’den ihraç edilen çeşit çeşit ürünü bulabileceğiniz pasaj uzun süredir inşaattan bozma bir haldeydi, içeride in cin top oynuyordu. Neyseki yakınlarda umut verici bir gelişme yaşandı. Dilekçeler toplandı, raporlar hazırlandı ve nihayet pasajın renovasyonu ufaktan başladı. Umuyoruz bu iyi niyetli bir girişimdir. Esnafın bunca yıllık direnişine rağmen kepenklerini açık tutabilen az sayıda dükkân var. Küçük bir-iki kürkçü dükkânı ile berberi saymazsak pasajın en kayda değer sakini By Retro. Pasajın giriş katında sağdaki merdivenlerden inerek ulaşabileceğiniz By Retro, onlarca yerli diziye kostüm veriyor. Daracık bir merdivenin açıldığı bu dev vintage vahasının alt katı öyle geniş ki, Retro Sokağı diye bir tabela bile koymuşlar. Her dönem ve türe ait kostüm, ayakkabı ve aksesuarı By Retro’da bulmak mümkün. 
 

KİM GİDER?
Birkaç yıl öncesine kadar içeride Suriye’den gelen ürünleri almak için uğrayan birçok Gaziantepli olurdu ama artık gündüz saatlerinde vintage aşıkları ile dizi kostüm ekipleri boy gösteriyor pasajda.
İstiklal Caddesi 348, Beyoğlu. By Retro her gün 10.30-21.00 arasında açık.

 

Hazzopulo Pasajı

Daracık bir kapıyla başlayıp ferah bir avluya açılan Hazzopulo Pasajı neredeyse 150 yıllık geçmişe sahip. Bu sene açılan Grande Boulevard Cafe ile iyice hareketlenen avluya ulaşmak için önce sağlı sollu uzanan onlarca gümüş, mevsimine göre atkı, bere ya da güneş gözlüğü ve aksesuar tezgâhlarını geçmeniz gerekiyor. Avluya varmadan önce el yapımı dev yüzük ve rengârenk taşlarla süslü kendi tasarımı kolyeleri sergileyen Chris Kami Handmade Jewelry’ye uğramakta yarar var. Ardından Grande Boulevard ya da Haco Pulo Café de çayınızı içip masalardan eksik olmayan tavla sesleri eşliğinde muhabbet edebilirsiniz. Masalar avlunun her yerine yayılmış olduğundan sol köşedeki Sahaf Kitap İçin gözünüzden kaçabilir, oraya da bir yolunu bulup ulaşmayı ihmal etmeyin, özellikle üst katında ikinci el muhteşem kitaplar var.
 

KİM GİDER?
Avludaki alçak masalar pasajda zaman zaman edebi söyleşiler de yapıldığından entelektüellerin istilasına uğruyor. Özellikle yaz günlerinde Tepebaşı’ndan İstiklal’e doğru gidenler oturup bir çay içiyor, gün içinde sürekli değişen renkli bir kalabalığa sahip.
İstiklal Caddesi 116, Beyoğlu. Her gün 10.00-22.30 arasında açık.

 

Pasaj Markiz

Pasaj Markiz değil, Darty. Aynalı Çarşı olarak da bilinen Pasaj Markiz de Beyoğlu’na açılan dev mağazalardan nasibini alanlardan. 1840 yılında kurulan pasajdan geriye kalan yegâne şeyler mağaza giriş yolunda sağda kalan boyalı bir cam ve adı Yemek Kulübü’ne dönüşen Markiz Pastanesi. İstanbul’un ilk pastanesi olarak bilinen ve 1940 yılında açıldığı düşünülen Markiz 1980 yılında kapandı ve 23 yılın ardından 2003 yılında eski dekorasyonuna sadık kalınarak restore edilip yeniden şansını denedi. Ancak talihsizlik yakasını bırakmadı. Şimdilerde bu mekân, Yemek Kulübü isimli bir restorana dönüştü. Vitrini dev, ışıklı makarna ve tavuk resimleriyle doldurulsa da kapıdan girince o nostaljik havayı hissetmek hâlâ mümkün.

KİM GİDER?
Yeniden açıldığı ilk yıllarda eskiye özlemle mekânı dolduran takım elbiseli İstanbul beyefendilerine artık pek rastlanmıyor. Uygun fiyatlı menüleri nedeniyle tercih edilen Yemek Kulübü gün boyunca karnını doyuracak yer arayan her çeşit insanla dolup taşıyor sadece.
İstiklal Caddesi 172, Beyoğlu. Her gün 10.00-23.00 arası açık.

Yorumlar

0 comments