Haberler / Film

'Fantastik Canavarlar'ın yıldızlarına büyücülük deneyimlerini sorduk: Katherine Waterston

Katherine Waterston

‘Fantastic Beasts’ filmlerine katılmadan önce ‘Harry Potter’ hakkında bir şey biliyor muydunuz?
O treni kaçırmıştım. Çocuk kitapları okuyamayacak kadar yetişkin olduğumu düşündüğüm garip bir yaştaydım. Küçük kardeşimin kendini kitaplara kaptırıp kaybolmasına ve üç hafta sonra geri dönmesine tanık oldum.

Serinin bir parçası olmak nasıl bir his?
Şimdi bir gelenek gibi çekimlerin başında tüm seriyi okuyorum. Kitaplara kendini adayan ve onları tekrar tekrar okuyan hayranları anlamaya başlıyorum.

JK Rowling çekimler sırasında sette miydi?
Geldiğinde tüm oyuncular ışığa doğru giden sinekler gibi çekimine kapılıyor ve set duruyor. Yani filmi bitirebilmemiz için Rowling’in sette fazla bulunmaması gerekiyor. Gelecek filmde neler olacağına dair küçük ipuçları vermesi çok güzel, çünkü ilk serideki gibi kitaplarımız yok.

Size ne dedi?
Söyleyemem! Kadrodakiler bile Rowling’in neler dediğini birbirine söylemedi. Hepimiz karakterlerimiz hakkında biraz bilgi sahibiyiz.

Sette komik şeyler oldu mu?
Evet, genellikle yeni asa hareketlerinde oldu. Yeni bir hareketi denerken ve etrafınızda tüm ekip varken, aslında karşınızda olmayan bir şeye bakıyorsunuz ve küçük bir sopayla ona karşı savaşıyorsunuz. Utanç verici olabiliyor.

En sevdiğiniz canavar hangisi?
Gönlümü Pickett çaldı. Favorim hep o olacak. Belki aklımı çelecek başka bir canavar yaratırlar ama şu an böyle bir şey olacağını sanmıyorum.

Serinin hayranlarıyla ilginç etkileşimleriniz oldu mu?
Benim kılığıma girenlere bayılıyorum. Başka insanları öyle görmek çok garip.

En iyisi hangisiydi?
İkinci filmi çekerken bir gün Soho’daydım ve sokakta kostümleri içinde yürüyen Eddie [Redmayne] ve Dan [Fogler]’ı gördüm. Bir saniyeliğine neye baktığımı anlayamadım, ama aslında başkalarıydı. Belki de oyunu [‘Cursed Child’] görmeye gidiyorlardı.

Advertising
Advertising