Haberler / Film

SineBU ile tanıştınız mı?

SineBU

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki SineBU, İstanbulluları bağımsız sinema örnekleri ile buluşturan bir sinema salonu. Europa Cinemas ağına katılan ve görme engellilere Sesli Betimleme ile seyir eşitliği sunan SineBU’yu proje direktörü Ali Çağlar Özkan ile konuştuk.

 

SineBU nasıl kuruldu?

Öğrenciyken film izlemek için Beyoğlu’ndaki sinemaları tercih ediyorduk fakat öğrenci bütçesiyle sadece ayın en iyi filmlerine bilet alabiliyorduk. Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü üyeleri ve gönüllüleriyle aklımızın bir köşesinde hep ‘Kampüste bir sinemamız olsa, şu tarz filmleri, şu fiyatlara getirtirdik.’ düşüncesi vardı. Daha sonra kulüp gönüllüleri ve danışman hocalar ile birlikte projeyi tasarlamaya başladık. Kampüste inşaat sürecinde olan bir bina vardı, içerisinde bir sinema salonuna yer verileceği söylendi. Proje yazımı, inşaat süreci, aylar süren kontroller ve iyileştirilmelerle beraber SineBU 2015 Mayıs’ta ortaya çıktı.

SineBU ortalama 6 TL gibi düşük bir fiyatla vizyon filmlerini gösteriyor. Diğer salonlarla nasıl rekabet ediyorsunuz? 

Vizyon filmi gösterme hedefiyle bir salon kurup ortalamanın çok altı fiyata bilet satarak hayatta kalmak mümkün değil. SineBU’nun bir kamu kuruluşu bünyesinde olmasının verdiği ticari olmama esnekliği ve dağıtımcılardan filmleri almak için ortaya koyduğumuz yeni bir fikir ile bu sistemi çalışır hale getirdik. Ayda bir ya da iki film izleyen öğrenciler yerine ayın tüm filmlerini takip eden izleyiciyi bir araya getirmek hedefimizdi. Bu aslında film dağıtımcılarına, gelecekteki sinefil seyircisini yaratabilme potansiyeli sunuyor. Biz yola Başka Sinema ile çıktık. Bize ticari kaygılarını ikinci plana atarak yaklaştılar ve bu güven üzerine kurulu bir yazılı anlaşma yaptık.

Görme engelli sinemaseverler Boğaziçi Üniversitesi’nde başlatılan Sesli Betimleme’nin bir sinema salonuna uygulanmasıyla tüm izleyicilerle aynı anda film izleme imkanına erişti. Bize sesli betimleme projesinden bahsedebilir misiniz?

Sesli Betimleme, film içinde sessel karşılığı olmayan görsel aksiyonu seyircinin kulaklığına betimleyerek aktaran bir sistem. Betimlemeli film izleme olanağı, gören ve görmeyen seyircilere, aynı koşullarda aynı filmi izleyebilme şansı veriyor. Sistem şu şekilde işliyor; görme engelli seyirci gişemize geldiği zaman kablosuz betimleme cihazını ve kulaklığını alıyor. Burada şöyle bir kısıt var, film üzerine bir betimleme çalışmasının önceden yapılmış olması gerekiyor. Filmin önceden, betimleme çalışması yapabilen bir yere gitmesi, filmin tüm betimleme metninin yazılması, sonra bu betimleme metninin seslendirilmesi ve uzmanlar tarafından filme senkronlanması gerekiyor. Daha sonra bunlar filmin o kompleks dosyası içerisine, ekstra bir ses kanalı olarak ekleniyor. Bu süreçte Sesli Betimleme Derneği’nin (SEBEDER), Başka Sinema’nın, filmin üzerine çalışılması için izin veren hak sahiplerinin, GETEM’in ve SineBU’nun ciddi emeği var. Ayrıca betimleme bu altyapısal destekle sınırlı değil. Çevrimiçi olarak ve akıllı telefon üzerinden yürütülen çözümler de var. Değinmekte yarar olduğunu düşündüğüm bir konu daha var. Dünyada hakim olan sanat dalları içerisinde görmeyenlerin bu kadar dışlandığı başka bir sanat dalı yok. Film görsel ve işitsel bir iş, tamamen görebilen insanlara sunmak üzere bir eser ortaya koymak amaçlanıyor. Son yıllarda sesli betimleme projeleri sayesinde, görme engelliler de görsel işlerden faydalanmaya başladı. Fakat üretim aşamasında dahi böyle bir dışlayıcı tutum varken, sinema salonlarında görmeyen izleyiciye talep olmadan böyle bir imkan sunmak tabii ki beklenemez. Bu yüzden bu konunun ilk tarafının daha çok tartışılması gerek.

Europa Cinemas ağına dahil olmak ne anlama geliyor?

Eurimages Fonu, AB’nin kültür fonları içerisinde yer alıyor. AB ülkeleri ve Türkiye, Kanada gibi belirlenmiş ülkelerde üretilmiş art house filmlerin gösterimlerini yapıyorsanız, size yıllık bir hibe sağlanıyor. Bu hibeyi salon ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanabiliyorsunuz. Biz zaten Türkiye içinden ve Eurimages kapsamındaki ülkelerden art house filmleri vizyonumuza dahil ediyoruz; bu yüzden fona başvurduk ve fonu almaya hak kazandık. Bu cüzi hibe sayesinde diğer tüm sinemalar gibi acil durumlarda kendimizi daha güvende hissedeceğiz. İzleyiciler Europa Cinemas logosunu gördüklerinde kendilerini daha güvende hissediyor; çünkü Europa Cinemas ağı kültürel aidiyet yaratan bir atmosfere sahip. Biz de bu hibeyi, sadece acil durum güvencesi olarak değil; çeşitli sinema ve seyir projeleri, Sinema Kulübü’nde düzenlenen etkinlikler, söyleşiler, festivaller gibi alanların daha etkin gerçekleşmesini sağlayabileceğimiz bir değer olarak görüyoruz.

Güncel program için bkz. sinebu.boun.edu.tr

 

 

Advertising
Advertising