90BPM röportajı

Röportaj için buluştuğumuzda soundcheck’le uğraşıyor 90BPM. Kayra mikrofonu kontrol etmek için Fenerbahçe’nin 1994-95 kadrosunu eksiksiz sayarken bu adamların yaptıkları müziğin hayatlarının bir uzantısı olduğunu anlıyorsunuz, yapmacık hiçbir şey yok.
90BPM
Time Out Istanbul editors |
Advertising

Nasıl buluştunuz, 90BPM nasıl başladı?
Da Poet Zaten arkadaşız, aynı müzikal anlayışta olan insanlarız. Bir stüdyoya, atölyeye ihtiyacımız vardı. Voltran oluşturalım dedik ve 2013’te stüdyoyu kurduk. Stüdyo bizi motive etti, sonra da ‘Kötülük Bizim İşimiz’ geldi.

Albüm kapağı biraz manidar oldu son muhabbetlerin üzerine. Kapakta bir beyaz Toros var, yanında da ‘Kötülük Bizim İşimiz’ yazıyor.
Da Poet Tamamen tesadüfi. Albümü bir yol gibi düşünürsek amacımız yolun sonunda varılan belirsiz, muğlak noktayı anlatmaktı. Arabaya gelirsek, orada bir cip ya da bir lüks araba olamazdı. Bizim için anlamlı bir şey olmalıydı.
Savai Kapaktaki benim arabam. Toros değil, Renault 12.

Şarkıları birbirine bağlayan muhabbetler doğaçlama mıydı yoksa önceden mi yazıldılar?
Sorgu Telefon kayıtları da var, sonradan kurgulanan hikâyeler de. Şarkılar bir izlek üzerinden birbirlerine bağlanıyorlar, dinleyicinin buna nüfuz edebilmesini istedik.
Da Poet Old school albümlere de güzel bir referans oldu.

Hip-hop piyasasındaki sürtüşmelerden uzaksınız.
Kayra Bu bir tercih meselesi aslında, biz hep alternatif anlatım yollarını tercih ettik, konu olarak da sıradan insanların sıradan hayatlarını anlatmayı seçtik.
Da Poet Dinlemeyi sevsek de 90BPM olarak ‘battle rap’ yapmaktan kaçınıyoruz. Derdimiz bir şeyler anlatmak.

Artık alternatif mekânlar hip-hop’a kapılarını açıyor, çok daha farklı ses var ortada; ama bir taraftan da 90’lardaki işlerin enerjisi yok diye yakınılıyor.
Da Poet Bu yakınma yalnızca hip-hop’ta değil, tüm müzik türlerinde var. On yıl sonra da “Abi 2015’teki müzikler yok artık,” diyecekler. Bu kaçınılmaz bir geyik. Bir şeyler gelişiyor, mesela enstrümental hip-hop.
Farazi Zamanın ruhu gibi bir durum, ayak uydurmalı.
Savai Ana akımın kendini toparlayıp nitelikli işler çıkarmasıyla hip-hop daha saygın bir şeye dönüşüyor. Bunun da etkisi var alternatif kapıların açılmasında.

Türk sinemasına ve özellikle çocukluğu 90’larda geçen insanların deneyimlediği popüler kültüre çok fazla referans gösteriyorsunuz.
Farazi Seni besleyen şeyi yüceltmek gibi. Sample almak da böyle bir şey, sevdiğim şarkıları, unutamadığım replikleri sample’lıyorum. Bu benim saygımı gösterme biçimim.
Sorgu Bazen dört-beş cümleyle anlatabileceğin bir şeyi tek bir replikle tak diye anlatabiliyorsun.
Kayra Yolumuzu çok kısaltabiliyor. Zaten hip-hop metinler arası göndermelere çok açık. Yalnızca müzik ya da edebiyat değil, her türlü metin buna dâhil. Büyük bir cevher orada duruyor, neden kullanmayalım ki?

Bağımsız piyasada dönen paranın büyük olmaması kendinizi istediğiniz gibi ifade edebilmeniz açısından bir özgürlük alanı da açıyor mu?
Farazi İstediğimiz her şeyi yapabiliyoruz. En çok telif meselesi kısıtlayabiliyor bizi. Yasal albüm yapmak zorunda bile değiliz, işlerimizi istediğimiz gibi yayabiliyoruz. Başımızda durup ne yapacağımızı söyleyen kimse yok.
Sorgu Bu işe neredeyse çocukluğumda başladım, on yıldır hiçbir şey kazanmadım, hâlâ da devam ediyorum. Kim bana ne yapıp yapmayacağımı söyleyebilir ki? Düzenimiz tamamen kendi zevkimize göre müzik yapma üzerine kurulu.

Beyaz yakalı var mı aranızda?
Kayra Aramızda mavi yakalı işçi olmadığına göre hepimiz öyleyiz. Her sabah işe gitmek zorundayız. Bir tek Poet sadece müzikle hayatını kazanıyor.
Da Poet Zor da olsa inatla devam etmeye çalışıyorum.

Advertising