Mark Lanegan Band

Müzik, Folk, Country & Blues
0 Beğen
Kaydet
Mark Lanegan Band

Kimilerimiz onu Queens of the Stone Age’le söylediği şarkılardan, kimi Belle and Sebastian’ın Isobel Campbell’ı ile ortaklılarından, bazılarımız Tom Waits’le kıyaslanan karakteristik sesinden, yaşı yetenlerimiz ise Seattle’daki grunge mahşerinin dört atlısından biri olan Screaming Trees’den tanıyoruz. Zaten bunlar da yıllar içinde katkıda bulunduğu işlerin yalnızca bir kısmı, Mark Lanegan üzerine yapıştırılan grunge veteranı gömleğiyle hiçbir zaman barışık olmadı, grunge’ın ortalığı kasıp kavurduğu 90’ların başında bile hep farklı işler peşinde koşuyordu. Oldu da bu koşuşturma içinde bir kez bile onunla karşılaşma şansınız olmadıysa bu ay kendisi bir kez daha ayaklarınıza kadar geliyor.

 

Cobain’in ölümünün ardından Seattle ruhunun yavaş yavaş solduğu 90’ların ikinci yarısını alkolle karışık ağır bir ataletle geçirdi, ancak bu uzun bekleyiş 2000’den sonra büyük bir arayışa ve zenginliğe dönüştü. Herhalde Lanegan’ın müzikal yaşamını en iyi anlatacak sözcük arayış olurdu. Şimdiye dek, Melissa Auf der Maur’dan Baldwin Brothers’a birçok müzisyenle iş birliği yaptı, kimi zaman en ham haliyle blues söyledi kimi zamansa Soulsavers’la yaptığı gibi elektronik müziğe el attı. Lanegan kalibresindeki bir vokalist için bu projelerden herhangi biri kolaylıkla sırtlayıp son durağa kadar gidebileceği işler olabilirdi, ancak o her seferinde kararında bırakıp başka sulara yelken açtı, hep acemi kalmayı tercih etti. Müzik konusundaki hevesi ve farklı türlere olan iştahı düşünüldüğünde kendi şarkılarını uçsuz bir müzik tarihi içerisinde büyük bir bütünün ufak parçaları olarak gördüğünü kolaylıkla söyleyebiliriz; Hank Williams’la Ian Curtis arasında bir yerde Captain Beefheart’a yakın bir rafta duruyor Lanegan şarkıları.

 

2013 tarihli albümü ‘Imitations’la Kurt Weill ve Andy Williams gibi müzik tarihinin köşe taşı müzisyenlerinin yanında Chelsea Wolfe ve Nick Cave gibi çağdaşı müzisyenlerin şarkılarını da yorumladığı bir cover albümüne imza attı. Hemen ardındansa 80’lerin post-punk sound’undan ilham aldığı son albümü ‘Phantom Radio’yu yayınladı. Albüm dini göndermelerden, alkolizmden ve ölüm korkusundan oluşan karanlık bir referans dünyasına sahip şarkı sözleri ve Alain Johannes’in muazzam ses işçiliğiyle Lanegan diskografisinde kendine has bir yere şimdiden oturdu. İstanbul konseri ‘Phantom Radio’ turnesi kapsamında gerçekleşse de Lanegan’ın zengin bir setlistle sahneye çıkacağına şüphe yok, neticede Kurt Cobain’e Leadbelly şarkıları söyleten bir adamdan bahsediyoruz.

Yayınlandı: