0 Beğen
Kaydet

Murat Öztürk / Babylon Bodyguard’ı

Bodyguard'lık yapan Murat Öztürk ile gece hayatına dair konuştuk...

Bodyguard’lığa nasıl başladın? 
Şans eseri... Babylon yeni açılmıştı, ben de askerden yeni gelmiştim. Bir arkadaşım Babylon’da işe başlamıştı. Bir kişiye ihtiyaç olduğunu söylediler, ben de hafta sonları vestiyerde çalışmaya başladım. Babylon’da çalışmak çok zevkli oluyordu o zamanlar dünyaca ünlü grupları dinleme şansı buluyorduk. Daha sonra beni kadroya aldılar ben de devam ettim. İki sene sonra kapıya geçtim ve 12 senedir buradayım.

Bu iş için özel bir eğitim aldın mı?
İlk başlarda bir eğitimim yoktu, çalışırken öğrendim ve müşteriyi zamanla tanıdım onlar da beni tanıdı. Ama ben bu işi sadece Babylon’da yapabilirim. Buraya ve buraya gelen kitleye alıştım. Daha sonra özel güvenlik yasası çıkınca uzun bir kursun ardından sınavla özel güvenlik sertifikası ve kimliği verildi valilik tarafından.

Bodyguard olmanın altın kuralı nedir?
Aslında bakarsanız Babylon’da hiçbir zaman bodyguard sistemi olmadı. Bodyguard deyince akla iri yapılı, vücut geliştirmiş, yakın dövüş teknikleri bilen kişiler geliyor. Ama benim yaptığım iş biraz daha farklı ben müşteriyi karşılıyorum. Bu işi özel güvenlikten gelen arkadaşlarla birlikte yürütüyoruz. Altın kurala gelince müşteriyi tanımak bu sektördeki en hayati şey.

Neredeyse her gece Babylon'un kapısındasın. Şimdiye kadar karşılaştığın en ilginç olay neydi?
Babylon kapısında her türlü insana rastlıyorsun. Daha önce içeride birkaç kez sorun yaratan bir müşterinin girişi yasaklanmıştı o da bunu biliyordu. Bir gece peruk ve topuklu ayakkabı ile kadın kılığına girerek içeri girmeyi başardı.

Tatsız bir olayla karşılaştığın zaman olay çirkinleşirse ne yapıyorsun?
Tatsız olaylar Babylon’da çok nadir olur, tabii hiç olmuyor diyemeyiz. Nadir de olsa olay çıktığında özel güvenlik ekibiyle olayı yatıştırmaya çalışıyoruz. Olay büyürse, sorumluları dışarı alıyoruz. Biri olay çıkarırsa ve bunu birkaç kez tekrarlarsa içeri almama politikası uyguluyoruz. Sayıları üçü-dördü geçmese de öyle kişiler var, onlar kendilerini biliyor.

Gece çalışmanın en zor tarafı sence ne?
Gece çalışmanın en zor tarafı gündüz sosyalleşmek zorundasın, akşamları evde olamıyorsun ve herkesin uyuduğu saatlerde sen çalışıyorsun. Böylece uyku düzenin bozuluyor. Gündüz de dinlenmek zorundasın geceye hazır olmak için. Ailenle ve arkadaşlarınla akşamları vakit geçiremiyorsun evde ya da dışarıda.

Gündüzleri ne yapıyorsun?
Gece çalıştığım için gündüzlerimi yatarak geçirmemeye çalışıyorum, gündüz sosyalleşmenin yollarını arıyorum. Kişisel işlerimi yapıyorum yani kısaca gündüzü değerlendiriyorum ama gece iş olduğu için de dinlendiriyorum kendimi.

Canını en çok sıkan müşteri tipi hangisi?
O geceki etkinliğe bilet kalmadığı halde bilet isteyen ve bunu ısrarla soranlara dakikalarca bilet olmadığını anlatmak çok sıkıcı olabiliyor.  

İstanbul'un gece hayatını üç kelimeyle anlat desek.
Bol müzik, bol eğlence ve bol alkol.

Yorumlar

0 comments