0 Beğen
Kaydet

Ost & Kjex röportajı

İsimleri ‘peynir ve bisküvi’ anlamına gelen şakacı ikili Ost & Kjex, taze albümleri ‘Freedom Wig’ şerefine çıktıkları turnede İstanbul’a da uğruyor. Petter Haavik namıdiğer Kjex’i ciddiyete davet ettik ve kendisiyle yeni albümü masaya yatırdık.

Cajun Launch’ albümünün üzerinden beş sene geçmişken bu ay sonunda ‘Freedom Wig’ adlı üçüncü stüdyo albümünüz piyasada olacak. Yeni bir albüm için neden bu kadar uzun süre beklediniz?
Haklısın, epey uzun bir ara verdik. Turneye çıkmak ve dört çocuk büyütmek (ikimizin de iki çocuğu var), hem zaman istiyor hem de yaratıcılığımızı yiyip bitiriyor. Üstüne üstlük bir de albümü bitirmemize çok az bir zaman kala, neredeyse tüm parçaları yeniden yazmaya karar verdik. Başladıktan sonra hızlıca ilerledik neyse ki ve şu anda albümün zamanlaması daha iyi olamazdı diye düşünüyoruz. Albüm için ekstra zaman harcadığımız için memnunuz bile.

Yeni albüm yapma kararını ne zaman verdiniz?
Aslına bakarsınız ‘Cajun Lunch’u yayınladıktan hemen sonra aldık bu kararı. Parçalar için bazı taslaklar ikinci albüm yayınlandığında oluşmuştu bile. 

‘Freedom Wig’den biraz daha detaylı bahsedelim o halde. Kimlerle çalıştınız, kayıtlar nerede gerçekleşti? Bu albüme dair bilmemiz gerekenler nedir?
Pek çok müzisyenle güçlerimizi birleştirdik. Bugge Wesseltoft piyano çaldı, dOP’tan JAW ise Ost ile bir düet yaptı, kayıtlarını beş sene önce bizim stüdyoda yapmıştık bu parçanın. ‘Lulu’ EP’mizdeki ‘Indie’ adlı parçada vokal yapan Anne Lise Frøkedal bu albümde de bazı parçalarda vokalleri üstlendi, Hanne Kolstø’nun vokalini de bir parçada duymak mümkün. Norveçli çağdaş besteci Ole-Henrik Moe muhteşem yaylı aranjmanları ile katkıda bulundu, Norveçli bir grubun üyeleri olan Jens Carelius ve Arild Hammerø ise birkaç parçada hem vokallerden hem de gitarlardan katkılarını esirgemedi. Mungolian Jet Set’ten Tore Brevik ise muazzam perküsyonu ile katıldı albüme.

Berlin’de çeşitli yerlerde, Oslo’nun dışında ormanlık alandaki bir kır evinde, kendi stüdyomuzda ve yollarda kaydettik albümü. Genelde Ost ile birlikte oturup çalışmayız, tek başımıza çalışır ve sonrasında parçaları birbirimize paslarız. Albüm sürecinin sonuna geldiğimizde Martin Stimming aramıza katıldı ve son düzenlemeler, parçaların yapısı gibi konularda bize yardımcı oldu. Albüm üzerinde çok uzun bir süre çalıştığımız için biraz yolumuzu kaybetmiştik, o nedenle Stimming’in yardımları bizim için altın değerinde.

Ost & Kjex Norveç dilinde ‘peynir ve bisküvi’ anlamına geliyor. Biyografinizde yemeklerden ilham aldığınız yazıyor, ilk iki albümünüzün isminde de hep birtakım yiyeceklere göndermeler vardı. Yemeğe olan bu takıntınız nereden geliyor?
Yemek yemeyi çok seviyoruz elbette. Ama işin aslı şöyle: Zamanında bir animasyon şirketi için bir proje yapmamız istenmişti. Biz de bir peynir ve bir bisküvi karakteri yaratmaya ve onları ses kaynağı olarak kullanmaya karar vermiştik, Ost & Kjex ismi de bu şekilde ortaya çıktı. Bu isim bizim için gastronomik bir evren yaratarak hem şarkı sözlerimiz hem de müziğimiz için bir çeşit ilham kaynağı oldu. Bu arada ikimiz de fena aşçılar değiliz.

İlk tanıştığınızda Beyond Dawn adlı bir metal grubunuz varmış. Biraz o günlere dönerek nostalji yapalım mı? Metalden elektroniğe geçişiniz nasıl oldu mesela?
Birlikte çalmaya ilk başladığımızda 15 yaşındaydık sanırım. İnanılmaz… Sene 1988 filandı herhalde. Kaykay ortamlarından Ost’u tanıyorduk ve grubumuza basçı olarak davet ettik. Şansımız yaver gitti de kaykayda bacağını kırdı, uzun süre evde oturmak zorunda kaldı ve o esnada bas çalmayı öğrendi. Hep yeni müzik türlerine merakımız vardı, death metal de o zamanlar bizim için yeni ve taze bir şeydi. 90’larda Warp Records’ın da etkisiyle elektronika sahnesi alevlenince, bu durum bizim de ilgimizi çekti tabii.

‘Freedom Wig’ de bir önceki albümünüz gibi Diynamic etiketiyle yayınlanıyor. Diynamic elektronik müzik sahnesi için önemli bir plak şirketi, yollarınız nasıl kesişti?
Beyond Dawn zamanında Ost ile bir yandan elektronik müzik yapıyorduk. O ara Myspace’te Solomun ve Diynamic’e denk geldik, sound’larını sevince iletişime geçmeye karar verdik. Sonrasında olaylar gelişti ve birlikte bir EP yayınladık, işte o EP ‘Federgewicht’ti. Diynamic gerçekten muhteşem bir plak şirketi, başka bir plak şirketinde barınamazdık. Ekiple yakın arkadaşız aynı zamanda.

‘Cajun Lunch’ yayınlandığında Diynamic gibi bir plak şirketinin sizinle çalışmak istemesine şaşırdığınızı söylemiştiniz. Avrupa’nın dört bir yanında çalmak veya üçüncü albümünüzü yayınlamak hâlâ şaşırtıyor mu sizi?
Tabii ki! Bir şeylere şaşırmayı hiçbir zaman bırakmamalı insan. Uzun süre aynı işle meşgul olduğunuzda hâlâ bir şeylere şaşırabiliyorsanız bu muhteşem bir his.

Yorumlar

0 comments