0 Beğen
Kaydet

Skrillex röportajı

Ayın en çok konuşulacak müzik olaylarından biri kuşkusuz pek çoklarının yolunu gözlediği Skrillex’in İstanbul performansı.

Marta Salicrú, basınla arası pek iyi olmayan elektronik müzik idolü Skrillex ile özel bir röportaj gerçekleştirmeyi başardı ve emin olun bu röportaj için gece 2’ye dek beklediğine değdi. 

Şubat 2014 sonları. Barselona’daki konser mekânı BeCool tıka basa dolu. Burası San Francisco, New York ve Amsterdam ile birlikte Skrillex’in takeover turnesi (her kentte birden fazla kulüpte peş peşe çaldığı büyük organizasyon, ancak İstanbul’a bu turne kapsamında gelmiyor) için seçtiği yerlerden biri. Ve Diagonal Bulvarı üzerinde bulunan bu salon Sonny Moore, namıdiğer Skrillex’in çalacağı mekânların en küçüklerinden biri.

Sónar 2013’te gerçekleştirdiği ilk etkinliğine tanıklık eden onbinlerce yüreğin -ve bu yüreklerin içerisinde bulunduğu sırılsıklam vücutların- arasındaydık. EDM (Elektronik Dans Müziği’nin kısaltması, Amerika Birleşik Devletleri’nde kitlelere ulaşmayı başaran elektronik müziği tarif etmek için kullanılıyor) süperstarını 350 kişilik bir salonda çalarken görmek -her ne kadar görsel etki ve seyirci sayısı bu gerçeği pek yansıtıyor gibi durmasa da- büyük bir olay. Salon o kadar dolu ki bir arkadaşımız ancak bir yabancının kendisini omzuna alma teklifini kabul ederek retinasına idolünün bir anlık görüntüsünü kazıyabilme şerefine ulaşabildi. “Skrillex’i izliyoruz,” yerine onun asimetrik kesilmiş uzun saçlarını ve varlığını, salonun ağır havasında havan topu etkisiyle vuran drop’ların arkasından “Kafamızda canlandırıyoruz,” demek daha doğru olur. 

Uluslararası bir yıldız

Sónar’da çaldıktan bir yıl sonra ve Sónar 2015’in birkaç hafta öncesinde, takeover’lar hakkında “Bu şekilde çalmayı bazı şehirlerde seviyorum,” diyor Moore. 1988 yılında doğduğu, karargâhının ve OWSLA isimli plak şirketinin merkezinin bulunduğu Los Angeles’ta saat akşamüstü 5’e geliyor, fakat röportajı gerçekleştirdiğimiz Barselona’da neredeyse gece 2: Fazla röportaj vermeyen, fakat aracılarla gerçekleşen transatlantik telefon bağlantıları çuvallayınca size kişisel telefon numarasını vermekten de çekinmeyen uluslararası bir yıldızla konuşmak isterseniz yüzleşmeniz gereken bir durum. “Bir şehre sadece bir günlüğüne gittiyseniz, küçük bir kulüpte çalmanız çok zor, çünkü sizi izlemek isteyen çok fazla insan oluyor, bu yüzden de olabildiğince fazla hayranınızın önünde çalmaya gayret gösteriyorsunuz. Takeover turnesi bu bağlamda bana farklı bir deneyim yaşama fırsatı verdi. Asıl sevdiğim şey bu, çünkü böyle başladım. Artık büyük salonlarda çalıyorum diye neden sevdiğim şeyi yapmaktan vazgeçeyim?” Bu büyük kalabalıklar karşısında çalmaktan hoşlanmadığı anlamına da gelmesin: “Prodüksiyon basit de olsa, büyük mekânlarda çalsam da hep atmosferi ve dostça ortamı korumaya çalışıyorum. Her durumda en iyisini gerçekleştirmek için çaba harcıyorum.”

From First to Last isimli screamo (hardcore müziğin ilginç bir biçimi) projesinde boğazını patlatırcasına bağırdığı günlerden, ‘My name is Skrillex’i yayınlayıp (2010) ismini de değiştirerek elektronik müziğe transfer olup günümüze ulaşırken geçtiği 11 yıllık sürecin başından beri turneye çıkıyor. O günlerden beri hiç durmuyor, fakat yorgun da değil. “Kendime iyi bakıyorum, bir partiden diğerine koşmuyorum,” derken çalışma ritmini gözünde büyütmüyor. “İnsanlar her gün işe gidebilmek için bir düzen kuruyor değil mi? Eğer müziğe profesyonel olarak yaklaşmasaydım da seyahat ederdim. Hep biraz göçebe olduğumu hissetmişimdir.” 2008 yılında, sadece Sonny Moore diye biri iken, Avrupa’yı gezdiği seyahatinden bahsediyor: “Elimde bilgisayarım, orada burda uyuyup müzik yaparak yeni insanlarla tanışıyordum.”

Jack Ü, Diplo ile giriştiği macera

2015’in başlarında, Diplo ile paylaştığı Jack Ü projesinin çıkış albümünü yayımlamıştı. Kendisi gibi ABD vatandaşı olan prodüktör ve DJ ile 10 yıllık bir geçmişe sahip. Moore ayrılmaz ikilinin daha genç olanı. Major Lazer ile yaptığı işlerin de karakterini oluşturan tropik şehir müziği tadını parçalara ekleyen ise Diplo. “Jack Ü projesinin arkasında yatan fikir pop müzik üretmek, ancak bunu yaparken tüm kuralları altüst ederek asi bir ürün ortaya çıkarmak. Old-School dubstep ritminin üzerine Justin Bieber’a vokal yaptırmak gibi, aklınıza gelebilecek en kötü fikirmiş gibi gözükeni, hayal edebileceğiniz en saf olmayanı aramak.” Başarılı single’ları ‘Where are Ü now’ da bu küfür gibi fikrin maddeye dönüşmüş hali. “Sürekli bir evrim içerisindeyim, ilk grubumdan ikincisine, Skrillex’in ilk zamanlarından bugüne... Yaptığım işle ilgili kurallarım yok. Ve başarısızlıktan korkmuyorum. Her yaptığım yeni şeyden sonra birçok eleştiri alıyorum. Fakat insanlar zamanla anlıyor.” A$AP Rocky’nin çıkış albümü ‘Long. Live. ASAP’deki (2013) ‘Wild for the Night’ı örnek vererek ekliyor: “Daha önce duyduğum hiçbir şeye benzemiyordu. Trap’i biliyorsun, şu anda çok moda. İşte o parça, trap moda olmadan önceki trap. Çok başarılı oldu, ve şimdi hip-hop ile bass müziği bir arada duymak gayet normal. Tahtaya vurayım, şimdiye kadar hiç başarısız olmadım. Fakat bir sanatçı müzik yaparken başarısızlıktan korkamaz, bu çok önemli.”

Kendini fazla önemsemiyor

Skrillex, telefonun öbür ucunda açık ve yakın tınlıyor. Sadece kendisini eleştirenlere cevap verirken ufak bir küstahlık kırıntısı beliriveriyor ve Jack Ü albümünün bir albümün olması gerektiğinden çok daha kısa olduğunu iddia edenlere kızıp “Nasıl adlandırmak istersin o zaman?” diye alaycı bir sesle sitem ediyor. “Ne bir albüm ne de EP çıkartmaya niyetimiz vardı. Sadece elimizdeki parçaları yayımlamak istiyorduk. İnsanların ürettiği müziği nasıl istiyorsa o şekilde piyasaya sürmesini seviyorum. Sonuçta müzik hoşça vakit geçirmek için, ve eleştirilerde çok fazla politika var... İnsanların hatırlaması gereken şey, bizlerin de evlerimizde veya arkadaşlarımızla buluştuğumuzda, güzel vakit geçirmek için müzik yapıyor olduğumuz.”

Kendi başına yayımladığı tek LP ‘Recess’i (2014) -daha önceki çalışmalarını single ve EP’ler şeklinde piyasaya sürmüştü- bir oyun uygulamasının içine saklı olarak sürpriz hediye şeklinde sunmanın ‘çok eğlenceli’ olduğunu söylüyor. Uygulama içerisindeki geri sayım sıfıra ulaştığında kullanıcılar 11 yeni Skrillex parçasıyla karşılaşmıştı. “İşlerime çok fazla önem vermekten hoşlanmıyorum,” diyen Moore’un bu sözleri, müziklerinin SoundCloud ve YouTube gibi mecralardan yayılmasına olumlu bakan duruşuyla da örtüşüyor. Hatta yasal olmayan yollarla müziğinin indirilmesine de karşı olmadığını belirtiyor. Tutkulu bir sesle “Hiçbir şeye karşı mücadele etmiyorum,” dedikten sonra ekliyor: “İnsanlar berbat hayatlarını bir şeylere karşı mücadele ederken boşa harcıyorlar. Yapılması gereken şey çatışmaları önlemekken, kendileri üretiyorlar. Diğer yol çok daha kolay. Eğer bir şeylerin yolunda olmadığına inanırsam, inandığım şeyi savunuyorum. Fakat asla, ama asla korsanı durduramazsınız. Bu iş böyle. Ve korsan müzik indirmenin hırsızlık olmadığını düşünerek büyüyen çocukları anlıyorum. Bu başka bir kültür ve koca bir kültüre karşı savaşamazsınız. Yapmanız gereken savaşmak değil, evrilmek. Beni endişelendiren bir şey değil. Müzik indiren çocuklar asla albüm satın almayacaklar. Onları satın almaya da zorlayamazsınız. Bu başka bir piyasa. Ve bu konuda açık görüşlü olmak zorundasınız, çünkü o kapıyı kapatırsanız sizin müziğinize ulaşamazlar ve alacak olsalar bile alamazlar. Binlerce genç asla satın almayacakları müzikler indiriyor. Eğer yaptıklarınızı oradan kaldırırsanız, binlerce insanla temas kurma ihtimalinin de üzerini çizmiş olursunuz. Herkes için orada olmanız lazım.” Ve Skrillex herkes için orada; kulise sızan hayranları için bile.

 

Yorumlar

0 comments