0 Beğen
Kaydet

Yasemin Keretli Çavuşoğlu röportajı

Sponsorlu ya da sponsorsuz işte bütün mesele bu. İKSV’de sekiz yıldır Sponsorluk Programı Direktörü olarak çalışan Yasemin Keretli Çavuşoğlu, etkinliklerin seyirciye yansımayan tarafını anlattı.

Yaptığın işi kısaca özetleyebilir misiniz?
İKSV’nin düzenlediği İstanbul Film, Tiyatro, Müzik ve Caz Festivalleri, İstanbul Bienali, İstanbul Tasarım Bienali, Filmekimi, Salon İKSV etkinlikleri ve diğer tüm özel etkinlikler için kaynak yaratıyorum, sponsorluk ilişkilerini yönetiyorum.

Ne kadar zamandır bu alanda çalışıyorsun? Nasıl başladın, müzik sevgisi var mı işin özünde?
İKSV’de sekizinci yılım. Daha önce özel sektörde birbirinden bağımsız farklı alanlarda çalıştım. İKSV’ye başlamam uzun ve komik bir hikâye aslında. Üniversiteyi bitirdiğimde ilk iş görüşmesi yaptığım kurum İKSV’ydi. İş görüşmem olumlu sonuçlandı. Ancak önerdikleri maaş, beklentimin altında olduğu için kabul edemedim. Yıllar sonra doğum iznindeyken liseden bir sınıf arkadaşımla karşılaştım. İKSV’de çalıştığını ve yerine birini bulmadan işten ayrılmasına izin vermediklerini söyledi. Böylece İKSV hikâyem başladı. Sadece müzik değil kültür-sanata dair her dala tutkuyla bağlıyım. İşin özünde kültür-sanat sevgim ve işime tutkuyla bağlı oluşum var. Bir diğer güçlü motivasyonum İKSV’nin sonraki nesillere sağlam bir şekilde taşınması.

Bu işin zorlukları neler?
İKSV’nin üstlendiği uluslararası düzeydeki etkinliklerin ve projelerin maliyetleri çok yüksek. Biliyorsunuz İKSV kâr amacı gütmüyor. Ekonomik şartlara bağlı olarak değişen devlet desteğinin dışında bütçesinin % 60-65’ini sponsorların katkılarıyla karşılıyor. Dolayısıyla sırtımızı ağırlıklı olarak ticari kurum ve şahsi desteklere dayıyoruz. Ülkemizdeki ekonomik koşulların yanı sıra konjonktürel değişiklikler yaşadığımız zorlukların en büyüğü.

Sponsorlar yalnızca maddi destek mi veriyor, yoksa etkinliklerin planlanması aşamasına, örneğin Caz Festivali’nde kimlerin çalacağına dâhil oluyorlar mı?
Sponsorların içerik konusunda bize güvenleri tam. 44 yıllık bir kurum olarak sponsorlarımız dâhil kimsenin içeriğimize müdahale etmesine izin vermiyoruz. Her festival ve bienalin kendi içinde bir danışma kurulu ve programlamaları yapan profesyonel müzik, film veya tiyatro bilgisine sahip ekipleri var.

Sponsorlar konserleri, müzik festivallerini desteklemek konusunda ne derece hevesli? Bu yıl sektörde gündem nedeniyle esen olumsuz rüzgârlar sizin işinize nasıl yansıdı?
Ülke olarak kat edecek daha çok yolumuz var. Ancak Türkiye’nin önde gelen belli başlı kurumları, kültür-sanat ve İKSV’nin hayatına güçlü bir şekilde devam etmesi konusunda çok hassaslar. Ülkemizin ekonomik koşulları ve konjonktürel durumu nedeniyle her yıl belli sorunları göğüslemek zorunda kalıyoruz. Yani her yıl işimiz daha da zorlaşıyor.

Sponsorların müzik festivallerini, konserleri desteklemesinin ardında tanıtım dışında nasıl bir motivasyon var?
Her kurumun motivasyonu ayrışabiliyor. Tamamen İKSV ismi ile yan yana durmak isteyen kurum ve markalar varken söylediğiniz gibi sadece pazarlama iletişimi yoluyla tanıtımını yapmak isteyen kurum ve markalar da olabiliyor. Ancak özünde her zaman en büyük motivasyon kültür-sanatı sevmek, korumak ve yaşatmaktır. Bu şekilde yaklaşan kurumların sponsorlukları da uzun soluklu ve başarılı olur. İKSV olarak en büyük güçlerimizden biri de kurum ve markaların uzun yıllar bizim yanımızda sağlam bir şekilde durması.

Sponsorsuz sanat etkinlikleri mümkün mü, yoksa bunu anca rüyamızda mı görürüz?
Ne yazık ki ülkemizde mümkün değil. Devlet desteğinin arttığı bir ortamda ticari kurumların desteği oransal olarak düşebilir. İKSV dünyada minimum düzeyde devlet desteği alarak tamamen sponsorluk gelirleri, bilet gelirleri ve Lale Kart Üyelik Programı gibi ek gelirlerle kendini var eden tek vakıf. 

Yorumlar

0 comments