0 Beğen
Kaydet

Albert Kohen röportajı

Birkaç saatliğine de olsa, canınız da malınız da onlara emanet. Bir etkinliğin güvenliği nasıl koordine edilir Albert Cohen anlattı. Aldığımız yanıtlara bakarak artık içimiz biraz daha rahat diyebiliriz.

Nasıl başladın bu işe?
Baba mesleği diyebilirim. Daha çocukken çelik yeleğin ne olduğunu öğrendim. Müzik sektörüne girmemse 2005 yılındaki Rock’n Coke’ta oldu. Bir şekilde bize ulaştılar, orada kendimizi denedik. Çok zor oldu, beş altı kişilik bir ekiple güvenlik danışmanlığı yaptık. Sonraki yıllarda ekip büyüdü, insanlar bu işi iyi yapabildiğimizi söylediler. Ondan sonra festivallerden U2, Rihanna gibi büyük solo konserlere kadar bir sürü iş yaptık.

Süreç nasıl işliyor?
Üç önemli aşamaya bakmak gerekiyor: Etkinlik öncesi, etkinliğin kendisi ve insanların mekândan çıkarılması. En zor olanı ilk aşamadır, olası riskleri, acil durum planlarını çok iyi analiz etmeniz gerekiyor. Öncelik her zaman insanların canı güvenliğidir, mal mülk sonra gelir. Sadece gerekli belgeler, sertifikalar yeterli değil. Mühim olan bu işe kendini gerçekten vermek. Biraz zahmetli ve maliyetli olabiliyor taleplerimiz ama insan hayatı paha biçilebilecek bir şey değil.

Müşteriyle müzakere etmeniz mi gerekiyor böyle durumlarda?
Şartlarımızı kabul etmeyen, uygun olmayan firmalarla çalışmıyoruz çünkü isteklerimiz ne kişisel ne de lüks. Hepsi insanların güvenliği için gerekli.

Paris’teki Bataclan felaketi işinizi nasıl etkiledi?
Ne yazık ki böyle şeyler oluyor. Güvenliğe çok daha fazla önem verilmeye başlandı bu olaydan sonra. İnsanlar artık iş birliğine daha hazırlar. Biz de profil çıkarma denen şeye çok daha fazla önem veriyoruz çünkü günümüzde terörizm çok fazla kabuk değiştirdi. Öyle eskisi gibi ortama uyumsuz, garip giyimli şahıs, başıboş araba durumları yok. Karşıdaki düşman eğitimli, ne yaptığını biliyor. O yüzden ciddi bir insan sarraflığı da gerekiyor.

Çalışanların durumu nasıl?
Bizim istediğimiz güvenlik görevlisinin düzgün bir maaş alıp kendini işine verebilmesi. En küçük etkinliğe 5000 kişi geliyor, sizin kaçırmamanız gereken tek bir kişi bunların içinde. O yüzden çalışanın kafası açık olmalı, başka derdi olmamalı.

Konser boyunca ne yapıyorsunuz?
Sürekli tetikteyiz. İçeride şüpheli bir durum olduğunda izleyiciyi tedirgin etmeden müdahale etmemiz gerekiyor, çünkü kötü haber tez yayılıyor. Son iki şarkıda, dışarı tekrar çıkıp her şeyi kontrol ediyoruz, başıboş çanta, şüpheli bir durum var mı diye. Sonra insanları nasıl tahliye edeceğimizi planlıyoruz.

Başladığınız günden bu yana deler değişti sizin için?
Son dönemde köpekleri de çok fazla kullanıyoruz, çok yardımcı oluyorlar. Onun dışında teknoloji aldı yürüdü. Tarama cihazları, harekete sensörlü kameralar, zoom’lar. Artık CCTV eskiye göre çok daha önemli, her şeyi oradan takip edebiliyorsunuz.

Siz tadını çıkarabiliyor musunuz etkinliklerin?
Maalesef hiç keyif almıyorum. Bon Jovi hayranıyım, buradaki konserlerine seyirci olarak gittim, gözüm sürekli etrafı kolaçan ediyordu. Şu an oturduğumuz mekâna girerken dikkat ettiniz mi, kapılar içeri doğru açılıyor. Kesinlikle hatalı çünkü bir panik anında insanlar kapıya yığıldığı zaman kapı açılamayacak. Odada bir yangın tüpü de yok. Gördüğün gibi mesleki deformasyon had safhada. 

Yorumlar

0 comments