Klein Garten’da gözler onun üzerinde

Gece mesailerinde soluğu Pera’daki Klein Garten’da alanlar, Esma Er’in canlı performansını hayranlıkla izliyor. Er’e kariyerine dair merak ettiklerimizi sorduk.

Esma Er
1/2
Klein Garten
2/2
Cansu Oral |
Advertising

Müzikal yolculuğunuz nerede ve nasıl başladı? 

Çok sevdiğim haber spikeri ve müzisyen bir arkadaşımın ısrarıyla sınavını kazandığım TRT İstanbul Radyosu Batı Müzik Korosu bölümüne girerek başladı aslında. Üç yaşımda elime saç fırçası alarak başlamasam da denemelerim oldu tabii. Okul korolarında ve törenlerde şarkı söyletirdi öğretmenlerim. Fakat mesleğim olacağını hiç düşünmemiştim o zamanlar. Ben esasında üniversite ve lisede resim eğitimi aldım. Araya tiyatro çalışmaları, aktörlük stüdyosu, sinema, televizyon spikerliği ve oyunculuk eğitimleri girdi. TRT okul gibiydi zaten ve orada sesimin gücünü fark ettim. Zaten çok kısa süre sonra jingle çalışmalarına başladım ve sahneye çıktım.

 

Kariyerinizin dönüm noktaları neler? 

İlk sahneye çıkışım sanırım. Kıbrıs’a gittik. Üniversitedeydim. Bir arkadaşımın kafe açılışında tanıştırıldığım ünlü bir yapım şirketinden albüm teklifi gelmişti. Fakat öğrenci olduğum için babam o dönem onaylamamıştı. Dediler ki, sen ufak ufak sahneye çık, tecrübe edinirsin. Neyse, bir gün Kıbrıs’a gidiyoruz. Annem biliyor gittiğimi ama babamın haberi yok. Vokal yapacağım diye gittim, “Sahneye çıkıyorsun, program yapacaksın,” dediler. Titrediğimi hatırlıyorum. İçerisi nasıl kalabalık ve 10’a yakın şarkı söyledim. Rüyada gibiydim, tarifsiz bir duygu. İkinci dönüm noktam da bir arkadaşım vasıtasıyla Ozan Çolakoğlu’nun stüdyosuna gitmemle başladı. Hemen konuştuk, anlaştık ve birdenbire albüme başladık. Çok sevilen ‘Kimi Kimi’, albüme en son giren şarkı olmasına rağmen sektöre sağlam bir giriş yapmamı sağladı. 

 

Geçen kış Vor Klein’da gerçekleştirdiğiniz performanslar büyük ilgi gördü. Klein ile yollarınız nasıl kesişti? 

Serhan’cığım (Sokulgan) beni aradı. “Vor Klein tam senlik, açılışı seninle yapalım,” dedi ve beni Klein’ın ortaklarından İsmail Alper ile tanıştırdı. “Şöyle kaliteli vizyonu olan bir mekan olsa da sahne yapsam,” dediğim yeri tam anlamıyla bulmuş oldum. Gönlümdeki yer orasıydı. Mekanda herkesle mi aşka düşersin? Yani İsmail’e ayrı bir hayranlığım oluştu, çalışanlara ayrı. İşletme, personel, dekor, yani her şey çok doğru yolda buluşmuştu. Sanki benim için hazırlanmıştı. Yolumuz iyi ki kesişmiş. Çok özel bir sezon oldu. Sezon finali yaparken ağlaştık hepimiz.

 

Şimdi de her salı Klein’ın yazlık terası Klein Garten’da sahne alıyorsunuz. Bu performanslara nasıl hazırlandınız? 

Çok büyük bir heyecan tabii. İsmail Alper bana söylediğinde büyük sürpriz oldu. Klein markasının çok sevilen konseptini bilenler bilir. DJ müziği yapılan çok özel bir mekan. Ve Klein tarihinde canlı müzik yapan ilk ve tek kişi benim. Onur Baştürk yazdı ilk gecemden sonra “Sadece salı gecelerine özel Esma Er sahnede. Yoksa orda canlı müzik falan yapılmıyor,” diye. Çok hoşuma gitti, çok net ve açıklayıcı bir yazıydı. Tabii ekiple toplandık, provalara başladık. Her zamanki repertuvarıma eklemeler yaptım. Sevdiğim yabancı şarkıları da dahil ettik. Sahne kıyafetlerim için de çok sevdiğim Bahar Korçan ile hazırlandık. Onun muhteşem tasarımlarını anlatmama gerek yok zaten. Ara ara üzerimde göreceksiniz. Gururla taşıyorum. Yaz bitene kadar da Klein Garten’da büyük bir heyecanla  şarkılarımı söyleyeceğim.

 

Gelenleri nasıl bir program bekliyor? 

Samimi, içten ve gerçek bir performans. Merak edenlere gelin kendi gözünüzle görün, kulağınızla duyun diyorum.

 

İlham aldığınız, çok sevdiğiniz isimler kimler? 

Çok var. Sevgi herkesi sevebilmekle başlıyor. En sevilmez dediğimiz insanda bile sevilecek bir şey görebilmek aslında sevgi. Ama spesifik olarak ilk aklıma gelenler annem, Müzeyyen Senar, Muazzez Abacı, Hamiyet Yüceses, Aretha Franklin, Patti Labelle, Shirley Bassey, Liza Minnelli ve Marlene Dietrich. Türkiye’den ayrıca Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Barış Manço ve daha niceleri… Bu insanların gücünü seviyorum, dünyaya hediye gibi gelen hayatlarımızda fark yaratan insanlar. Benim de kendimde gönülden istediğim şeylerden biri de bu aslında. 

 

Sizce eğlence dünyası nasıl evriliyor? Neler ön planda şu an? 

Bence samimiyet kavramının çok daha öncelikli olduğu bir dönem. Ve bunun önemi ileride çok daha iyi anlaşılacak diye düşünüyorum. Canlı müzik mekanları yeniden yükselişte, yeni isimler ve farklı müzik türleri sektörde kendine yer bulabiliyor. Bu da müzik ve çok seslilik adına sevindirici bir durum açıkçası. 

 

Siz eğlenmek için nereleri tercih ediyorsunuz? 

Son zamanlarda Klein Garten. Bana çok iyi geliyor manzarası ve ambiyansı. 

 

Yeni sezonda sürprizler var mı? Albüm ya da program yapacak mısınız? 

Var var. Bu ara kafamda ampuller yanıyor. Yeniden heyecanlıyım. Güzel fikirler oluştu. Hem single hem sahne için güzel sürprizlerim olacak. Bambaşka bir proje üzerinde de çalışıyorum. Düşlediğim gibi olursa, çok acayip bir şey ortaya çıkacak. Heyecanla koşturuyorum. 

Esma Er her Salı Klein Garten’da sahnede. instagram.com/kleingartenistanbul

 

Advertising