Róisín Murphy ile yeni albümü 'Take Her Up to Monto' üzerine

Yeni albümü ‘Take Her Up to Monto’ vesilesiyle disko kraliçesi Róisín Murphy’nin ifadesini aldık.
roisin murphy
Andy Parsons
Nick Levine |
Advertising

Róisín Murphy’nin kariyerine bakınca görkemli ve şaşırtıcı bir hikâyeyle karşılaşıyoruz. 90’ların ortalarında ‘The Time Is Now’ ve ‘Sing It Back’ ile özdeşleşen Moloko’nun yarısı olarak başladı Murphy’nin müzik yolculuğu. ‘Sing It Back’ hâlâ o kadar meşhur ki Murphy’nin altı yaşındaki kızının bile bir gün okuldan gelip, şarkının adını karıştırarak “Anne ‘Bring It Back’i sen mi yazdın?” diye sorduğunu anlatıyor.

2004 yılında Moloko’dan ayrılıp yoluna tek başına devam etmeye karar verdiğinden bu yana caza göz kırpan ‘Ruby Blue’ ve şahane pop parçaları barındıran ‘Overpowered’ albümlerini yayınladı Murphy. Geçtiğimiz yıl raflara düşen ve Mercury Ödülü’ne aday gösterilen elektro-disko başyapıtı ‘Hairless Toys’un ardından ise arayı açmayarak geçen ay dördüncü stüdyo albümü ‘Take Her Up to Monto’ ile çıkageldi. Bundan iyi fırsat olamaz diyerek Murphy’ye bağlandık.

Müzik kariyerin nasıl başladı?
Tamamen rastlantı. Bir gün tanımadığım birine “Kazağımı beğendin mi?” diye sorarken kendimi Moloko’nun solisti olarak buldum. Şarkıcı olmak aklımda bile yoktu. Şarkı yazarlığını da yorumculuğu da deneye yanıla öğrendim. O yüzden hep güvenli bölgemden çıkma ihtiyacı hissediyorum. Yeni şeyler denemeyi bırakamam çünkü zaten kariyerimin başlaması bile bir deney.

‘Take Her Up to Monto’daki şarkılar geçen yıl yayınladığın ‘Hairless Toys’dakilerle aynı zamanda kaydedilmiş. Hangi şarkının hangi albümde yer alacağına nasıl karar verdin?
‘Take Her Up to Monto’ biraz daha uçlarda dolaşıyor. Daha dinamik, daha kompleks ve daha pop. Sanırım farkına varmadan bu aşırılıklardan biraz ürktüm, o yüzden bir önceki albüme girmediler. ‘Hairless Toys’ iyi evlat, ‘Take Her Up to Monto’ ise adeta bir problem çocuk.

‘Mastermind’ single’ı hızla biçim değiştiren muazzam bir disko parçası. Şarkının anlattığı hikâye nedir?
Erkek arkadaşımı iğneliyorum. Kendini bizim ailenin beyni (mastermind) olarak görmekten hoşlanıyor. Bütün albüm onunla ilgili, her ne kadar ona laf soksalar da şarkılardan memnun. “Bu albüm muhteşem çünkü tamamen benim hakkımda,” bile diyebilir.

“Bütün ev kostümlerle dolu ve çocuklarım bunun olağan bir şey olduğunu düşünüyor.”

Görkemli sahne kostümlerinle biliniyorsun, moda senin için ne kadar önemli?
Bütün ev kostümlerle dolu ve çocuklarım bunun olağan bir şey olduğunu düşünüyor. Bu da beni biraz kaygılandırıyor. Ama sahne kostümleri imajımın önemli bir parçası, ben de biraz buraya oynuyorum zaten. Bu takıntı gittikçe artıyor, istersem bir şarkıda beş farklı kostüm bile giyebilirim. Yıllar önce bir arkadaşım bana aslında bir drag queen olduğumu söylemişti. O zaman garipsemiştim ama şimdi bakınca haklı olduğunu görüyorum. Kıyafetler, ayakkabılar, ışıklarla sahnede bir tür dönüşüm geçirmeyi seviyorum ve bu kesinlikle saklanmak için kılık değiştirmek değil. Gerçekten içimde hissettiğim hakiki bir şey. Her zaman hakikati anlatmaya çalışırım. En önemli özelliğim bu herhalde.

Kariyerinde en gurur duyduğun şey nedir?
Bir kariyerimin olması bile gurur duyabileceğim bir şey aslına bakarsanız. Ama gurur ilk aklıma gelen kelime olmazdı. Şanslı demek daha doğru olur. 12 yaşımdayken İrlanda’dan Manchester’a taşınmasam asla böyle bir hayatım olmazdı. 16 yaşımdan, ilk plak anlaşmamı yaptığım 19 yaşıma dek devlet bana arka çıktığı için gerçekten çok şanslıyım. Hayatta ne yapmak istediğim konusunda o zamanlar hiçbir fikrim yoktu. Ama meraklı bir gençtim, risk almayı seviyordum ve sosyal yardımlar sayesinde hiçbir zaman züğürt kalmadım. Topluma bu borcumu ödemek için elimden geleni yaptım ama günümüz gençlerinin böyle imkânları ne yazık ki yok. Şu anda kendi videolarımı yönetebildiğim ve kariyerimin kontrolünü elimde bulundurabildiğim için şanslıyım.

‘Take Her Up to Monto’ piyasada.

 

Advertising