Bu Bir Aşk Şarkısı Değil: Video Sanatı ve Pop Müzik İlişkisi

0 Beğen
Kaydet
Bu Bir Aşk Şarkısı Değil: Video Sanatı ve Pop Müzik İlişkisi

Geçtiğimiz aylarda bir konser öncesinde söyleşi yaptığımız genç bir müzisyen kendisini “video klipleriyle öne çıkan bir sanatçı” olarak tanımlıyordu. Hayatını şarkılar besteleyip onları icra ederek kazanan birinin öncelikli niteliğini video klipler olarak tanımlaması hiç kimsenin garibine de gitmedi. Müzik dinleme alışkanlığımızın ciddi bir kısmını YouTube’un kapladığı ahir zamanlarımız için video ve müzik birlikteliği pek de sorgulanan bir şey değil, fakat durumun hep böyle olmadığını anlamak için durup birkaç dakika düşünmek yeter de artar bile. 

Pera Müzesi 10. yılını kutladığı şu günlerde video sanatı ve popüler müzik ilişkisinin soy ağacını çıkaran detaylı bir sergiyle karşımızda. İsmini Public Image Ltd’ın ‘This Is Not a Love Song’undan ödünç alan ‘Bu Bir Aşk Şarkısı Değil’in küratörlüğünü Javier Panera Cuevas üstleniyor. Pop art’ın altın çağı olan 60’ları kendine milat olarak seçen sergi beş bölümden oluşuyor. Müzik videolarının yanında video sanatçılarının müzikle ilişkisine de odaklanan ‘Rock ve Kavramsal Sanat’; pop müziğin sanatı nasıl yönlendirdiğini irdeleyen ‘Pop İçinde Sanat / Sanat İçinde Pop’; rock ve punk’ın ayinsel yönünü sergileyen ‘Histeri ve Din’; ‘Rock ve İkizi’ ve ‘Dans Müziği Politikaları’ serginin ana bölümleri.

 

Javier Largen’in rock müzikteki yıkıcılığı ve kendine zarar verme eğilimini işlediği ‘Clash!!!’, John Baldessari’nin sanat kuramcısı Sol LeWitt’in metinlerini Amerikan Milli Marşı gibi okuduğu ‘Baldessari LeWitt Söylüyor’ ve Dan Graham’ın Sonic Youth’la işbirliği yaparak oluşturduğu ‘İnancımı Sars’ serginin en dikkat çekici işleri. Video art dendiğinde akla ilk gelen isimlerden olan Andy Warhol ve Douglas Gordon gibi isimlerin işleri de elbette sergide kendine yer buluyor. Kulaklıklarınızı takıp sergi alanına yerleştirilmiş monitörlerden videoları izleyebiliyorsunuz. “İyi de bunu evde bilgisayarımın başına oturup da yapabilirim zaten,” diyeceksiniz muhakkak, haklısınız ancak videolar serginin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Enstalasyonlara, resimlere, grafitilere de yer var sergide. Sergi süresince müzik tarihinin köşe taşı olmuş video klipler de ‘Video Killed the Radio Star’ başlığı altında altı bölüm halinde Pera Film’de gösteriliyor. 

 

‘Bu Bir Aşk Şarkısı Değil’ aydınlatıcı, renkli ve kederli bir sergi. 60’larda yerleşik kalıplara karşı tüm olanakları birer silah olarak kullanıp yüksek sanatı yerinden eden, kuralları değiştiren bir iş birliğinin birkaç on yıl içinde nasıl kendi kendini tekrarlayan bir klişeler ağına dönüştüğüne şahit olmak çok da tatlı bir deneyim değil. Video ve pop müziğin iş birliğinden doğan imajlar, teknikler ve montaj biçimleri başta reklam endüstrisi tarafından olmak üzere hızla tüketilip kendinin boş bir kopyasına dönüşmüş durumda bugün. Bu açıdan sergideki işlerin bir kısmının post prodüksiyonu ve parodiyi tek çıkış olarak göstermesi ancak kendini akıntıya bırakmak olarak yorumlanabilir. İnternetin nimetleri sayesinde her gün yeni örneklerinin üretimine şahit olduğumuz devrimci videoların varlığı ve müziğin var olmak için imajlara ihtiyaç duymaması neyse ki bizi olası bir umutsuzluktan kurtarıyor.  

Yayınlandı: