Bihter Yasemin Adalı, Art On İstanbul’daki yeni sergisinde izleyiciyi yaşamla ölüm, bilinen ve bilinç dışına itilen, iç ve dış dünya arasındaki eşiklere çağırıyor. Pinot Gallizio’nun üretim bantlarını andıran endüstriyel resimleri ya da Niki de Saint Phalle’ın savaşın yankılarını taşıyan vurulmuş tuvalleri gibi, Adalı’nın işleri de hem kişisel hem de kolektif hafızanın somatik sızısını yüzeye çıkarıyor. Resimlerden sarkan avizelerden yükselen seslere kulak verdiğimizde, gündelik hayattan yükselen iç ve dış sesleri duyuyoruz. Adalı nesneleri zamanın içinde trans halinde, tam da bir başka şeye dönüşmek üzereyken yakalıyor; bir mektup zarfını bir eve, bir asma kilidi bir lahite veya bir tapınağa dönüştüğü eşikte çiziyor. Sanatçının pratiği hem toprağın hem de ruhun zemininin oyulduğu bir çağda, stabilite arayışına, hiperdinamizm içinde kendi zeminini, yerini, yönünü ve yolunu bulma mücadelesine alan açıyor. ‘Haz ile Göklenir Dünya’, zamanın akışını, unutmak ve hatırlamayı, duyusal bir zenginlik ve karşı konulmaz bir deneysellik içinde ele alıyor.
Sergi 7 Şubat-7 Mart tarihlerinde Art On İstanbul’da.
