İnsanoğlu Kuş Misali

0 Beğen
Kaydet
İnsanoğlu Kuş Misali

Bizim gazetelerde çizimlere ayrılan yerler gün geçtikçe azalırken Paris’te yaşayan çizerimiz Selçuk Demirel son 40 yılda Le Monde’dan The New York Times’a, dünya basınında çıkmış çizimleriyle yanı başımızda tokat gibi bir sergi açtı.

 

Selçuk Demirel, kaleminin değeri Türkiye’nin dışına taşmış en başarılı çizerlerimizden. Le Monde, Le Monde diplomatique, The New York Times, The Washington Post, Time, The Wall Street Journal ve The Nation, bu yıl 60 yaşına basan Demirel’in çizimlerine yer ayıran prestijli yayınlardan sadece birkaçı.

 

Dünyaya siyasi ve insani vicdanıyla bakan Demirel’in hayatında dört şehrin büyük önemi var. Ona ve çizimlerine yön veren kentlerden ilki doğduğu Artvin; henüz 19 yaşında ilk çizimlerinin yayınlandığı Ankara; açtığı sergiler nedeniyle bir anlamda vitrini olan, sık sık uğradığı İstanbul ve son olarak 24 yaşından bu yana hayatını sürdürdüğü, eserlerinin büyük bir bölümünün can bulduğu Paris. Daha çok siyasi ve sol görüşlü yayınlarda işin güldürü tarafını da kullanarak kaleme aldığı eserlerde rastlıyoruz ‘Selçuk’ imzasına, ancak Demirel’in 40’tan fazla kitap ve desen albümü de yayınlandı bugüne dek. Aralarında ‘Mumuk’un da olduğu çocuk ve gençlik kitapları yazdı, resimledi. Aynı zamanda afiş, kartpostal ve başka basılı malzemeler için de kalemini çalıştırdı, hatta öyle ki ‘Dev-Yol’ amblemini bile onun çizdiği söylendi. Demirel bir röportajında durumu reddetse de “Böylesi güzel bir amblemi ben yapmak isterdim...” demekten de çekinmedi. Kendine has üslubu ve mizahıyla sade, titiz çizimler üzerine yoğunlaşan Demirel’in yaklaşımı hakkında Le Monde diplomatique’in eski yayın yönetmeni Claude Julien’in “Fotoğrafı çekilemeyecek şeylerin resmini yapıyor.” sözleri çizerin benimsediği sadeliğin yanında tasvirlerinin de ne denli eşsiz ve taklit edilemez olduğunun kanıtı niteliğinde. 

 

 

Fransız Kültür Merkezi’ndeki ‘İnsanoğlu Kuş Misali’ sergisi Demirel’in son 40 yıl boyunca kaleme aldığı eserlerden bir seçkiyi kapsıyor ve sadece basında yer alan çizgilerinden oluşuyor. Çoğu zaman muhalif tutumu tüm çıplaklığıyla göstermeyi başaran eserler sanatçının bireylerle olan dayanışmasını da gözler önüne seriyor. Sergi ‘Jeopolitik’, ‘İnsan Hakları’ ve ‘Düşünmek’ olmak üzere üç temadan oluşuyor. Parayı egemen kılan çatışmalar arasında hayatta kalmaya çalışan insanoğlu ‘Jeopolitik’ başlığı altında işlenirken, başta kadınların kökten dincilere karşı verdiği mücadele olmak üzere insanların felaketlere karşı direnişi ‘İnsan Hakları’; insan aklının yüzleştiği belirsizliklerle mücadelesi, kültürel ve iletişim krizlerini ele alan çizimler ‘Düşünmek’ başlığı altında sergileniyor. Hemen hemen her çiziminde yalnız kalan insanlara var olma şansı tanıyan Demirel’in eserlerinde siyasi bir başkaldırıya tanık olmak da mümkün.