Uzun soluklu bir üretim sürecinde şekillenen ‘Leb-i Derya’, Mehmet Uygun’un hayal ile gerçeklik arasında kurduğu fantastik dünyayı bizlere sunuyor. Uygun’un pratiği anılardan, çocuklukta şekillenmiş imgelerden, nesnelerden ve renklerin sessiz dilinden besleniyor. Haliç kıyısında, çocukluğunun geçtiği evde kurmaca ile başlayan bu düşsel anlatı; gerçek dışı varlıkların gerçeklikle nasıl yan yana var olabileceğini sorguluyor. Ailesinin iki katlı ahşap evinin altındaki kuyu, bu kuyunun İstanbul ve Haliç ile kurduğu hayali bağ, surlar, tarihi yapılar, parklar, deniz kenarı, karşı kıyı, tekneler ve balık tutan insanlar… Tüm bu ögeler, sanatçının 40 yıllık pratiğinde katman katman biriken anıların ve bu anılardan tuvale taşınan düşlerin izlerini taşıyor. Uygun’un gerçek ile fantastik arasında salınan evrenini, düşlediğimiz bir hayalin nefes almış hali olarak görmek mümkün. Sanatçının kişisel geçmişine hem de kolektif belleğe göndermeler taşıyan bu eserleri mutlaka yakından görün.
Sergi 4 Şubat-1 Mart tarihlerinde Sevil Dolmacı Art Gallery’de.
