Semiha Berksoy

0 Beğen
Kaydet
Semiha Berksoy
'Ses' (1970) Duralit üzerine yağlı boya 100x70 cm

Herkesin gönlünde ve hafızasında tarif etmekte güçlük çektiği, birbirinden güzel bir Semiha Berksoy var. “Ona dair ne biliyorsunuz?” diye sorsak her birimizin aklında yer eden birbirinden farklı ve değerli onlarca anı ortaya çıkar. 92 yaşında sahneye çıktığı Babylon’da onunla bir gece geçirme fırsatı bulmuş olanlar, Berksoy’un ressam kişiliğiyle Yapı Kredi’deki sergisinde -geç- tanışmış olanlar, onu Kutluğ Ataman’ın ‘Semiha B. Unplugged’ adlı işinden hatırlayanlar ?ya da sadece Türkiye’nin ilk opera sanatçısı olduğunu bilenler, İstanbul Modern’deki ‘Çok Sesli’ sergisinde yakın zamanda yeniden büyüsüne kapılmış olanlar... Muhsin Ertuğrul’un 1931 yapımı, ilk sesli Türk filmi ‘İstanbul Sokakları’nın Semiha’sı, Atatürk’ün takdirini kazanarak (Semiha Berksoy’un babasına Gazi ile ilk karşılaşmasını anlattığı, aynı zamanda opera tarihimize dair ilk mektubu Berksoy’un web sitesinden okumalısınız) ilk Türk opera temsilinde A. Adnan Saygun’un ‘Özsoy’ operasında Ayşim rolünü üstlenen sanatçı, Avrupa’da sahneye çıkan ilk Türk opera sanatçısı...  Liste böyle uzar gider. Büyüleyici demek, eşi benzeri olmayan bir sanatçı demek bile az kalır Berksoy için.

 

Benim tüm bunlar arasında bizzat yaşamamış olsam da aklımda yer etmiş bir anı daha var. Vasıf Kortun, Resmi Görüş blogunda Semiha Berksoy’un ölümünden sonra bağımsız küratörlerin piri olarak anılan Harald Szeemann’ın vefatına ilişkin bir yazı kaleme almıştı. Szeemann’ın son İstanbul ziyaretinden bahsediyordu yazıda. 2002’de sokaklardan el ayak çektiren şiddetli bir kar fırtınasının yaşandığı günlerde ayak basıyor İstanbul’a Szeemann ama yine de onu yıldırmıyor fırtına. İki kilometre yol katedip Semiha Berksoy’u görmeye gidiyor. “Aşkıma gidiyorum, umarım hanımım kıskanmaz”... Bizim şimdi mahrum olduğumuz bir zevke ve şerefe erişmişti Szeemann, onunla doyasıya hasret giderebilmişti.
 

Artık alışmalı onun yokluğuna ama unutmadan, her fırsatta anarak... Galerist’te bu ay açılan Semiha Berksoy sergisine giderek...

Küçük çaplı bir müze sergisi Galerist’teki. Berksoy’un hayatının belirli bir dönemini değil, resim, opera ve sanatla geçen o büyük çoğunluğunu kapsıyor. Berksoy’un kişisel belgelerini, eşyalarını, fotoğraflarını, tuval üzerine yağlı boya resimlerini, çarşaf resimlerini, videolarını ve ses kayıtlarını içeriyor.
 

Bu sergi aynı zamanda Galerist ve Semiha Berksoy Vakfı’nın, Berksoy’un eserlerinin Türkiye ve dünyada tanıtılmasının yanı sıra, Semiha Berksoy Müzesi’nin kurulması için de destek sağlamayı hedefleyen değerli iş birliğinin ürünü.

Yayınlandı: