0 Beğen
Kaydet

Çin, başlı başına bir evren

Yüzlerce, hatta binlerce yıl dünyanın en güçlü ve en ileri medeniyeti olan Çin'e yapacağınız ziyaretle hem tarihteki iz düşümleri hem de modern Çin’i anlamak mümkün.

Yüzlerce, hatta binlerce yıl dünyanın en güçlü ve en ileri medeniyeti olan Çin, barut ve dokumacılıktaki icatlarıyla 1400’lerde dünyanın en büyük ihracatçısı olarak devleştikten binlerce yıl sonra bugün yine üretim hacmi ve yaptığı atılımlarla adını sıklıkla tekrarlatıyor. Unutmayın; burası İtalya ve İspanya’dan sonra UNESCO Dünya Mirası listesi açısından hanesi en kalabalık üçüncü ülke!

HSBC Premier müşterileri, 13-22 Ekim 2016 arasındaki Çin (Pekin - Xian - Zhujiajiao - Shangai) gezilerinden oluşan tur programlarında Setur merkez ofislerinden yapılacak rezervasyonlarda kişi başı %5 indirim fırsatına sahip oluyor. Ayrıntılı bilgi için HSBC Premier Telefon Bankacılığı 0850 211 0 112'yi arayabilirsiniz.

Dört ayrı denizde kıyısı olan, sınırları Pakistan’dan Vietnam’a, Rusya’dan Kore’ye uzanan Çin, 9 milyon 596 bin 960 km2’ye yayılan topraklarına farklı iklimler ve coğrafyalar sığdıran bir dünya devi. Nüfusunun büyük kısmı Budist ve Taoist’lerden oluşan ülkede Hristiyanlar ve Müslümanlar da yaşıyor. 1 milyar 400 binlik nüfusun yüzde 15 gibi azımsanmayacak bir bölümü ise ateist.

Preshistorik verilere göre bu topraklara yapılan ilk yerleşimler 250 bin ile  2.24 milyon yıl öncesine kadar uzanıyor. Başkent Pekin yakınlarındaki bir mağara olan Zhoukoudian’da Pekin Adamı diye adlandırılan ilk insan fosilleri, MÖ 300 bin ile 780 bin olarak tarihlendilen ve ateş kullanan homo erektuslara ait. Tarih sahnesinin tüm evrelerinde kimi zaman belirleyici bir aktör, kimi zaman kendini geri çekmiş ya da izole etmiş bir unsur olarak yer alan Çin kültürü, bügün ziyaretçilerine en etkileyici yapılarını Emperyal Çağ’ın mirasları üzerinden sunuyor.

İlk durak, başkent Pekin


Çin’e gelenlerin keşif turu büyük oranda Pekin’den başlıyor. Pekin’de kent gezisinin ise olmazsa olmazı ise alışageldiğimiz klasik batı opera formatından tamamen farklı bir yapıda olan ve geleneksel Çin sahne gösterilerine göre yapılandırılmış olan Pekin Opera Binası gezisi. Burada sahnelenen gösteri ise Ming hanedenlığı döneminden kalmış olup şehirle özdeşleşmiştir.

Uzaydan görünen insa eliyle yapılan tek yapı olması, Moğol istilasına karşı azimle yapılmış ama sonu hüsran olmuş bir eser olması, sıradışı bir coğrafyaya oturtulmuş olması derken Çin Seddi, dünyanın kesinlikle en etkileyici eseri; bir şehir kalesinden  öte anlamlar taşıyan bir yapı. Buraya gelenler için seddin üzerinden yürümek bir olmazsa olmaz. Pekin’e kadar gelenlerin es geçmediği bir başka nokta da etlkileyici görüntüsüyle bir Tao tapınağı olan Cennet Tapınağı. Klasik bir Pekin gezisinin atlanmayan diğer yerleri Tianenmen Meydanı, Yasak Şehir ve Yazlık Saray gezileridir. Yasak Şehir, Jiuzhaigou’nun nefes kesici noktası olarak kesinlikle atlanmaması gereken bir yapılar bütünü.

İpek yolunun merkezinde
Pekin’den yaklaşık 2 saatlk bir uçak yolculuğuyla varılan Xian, ziyaretçilerini İpek Yolu’nun en önemli merkezlerinden birine konuk ediyor. Dilekolay burada tam 11 Çin hanedanı yaşamış. Çin tarihine damga vuran isimlerden 2 bin yıl önce ölen İmparator Qin Shi Huang’in mozolesi, İmparatorun ruhunu kötülüklerden koruması için yapılmış 6.000 askerin bire bir boyutlarındaki heykelleriyle eşsizleşiyor; Terracotta savaşçılarının, bronz atlı arabalarıyla betimlendiği bu bölüm, sadece epik görüntüsüyle değil çok iyi korunmuş olmasıyla da farklı bir atmosfere sahip. Şehrin güneyinde 600’lü yıllardan kalma eski bir Budist yapısı olan Giant Wild ya da Great Wild ön ekiyle bütünleşmiş Goose Pagoda, o kadar iyi korunmuş bir yapı ki heybetli duvarları kadar bu yönüyle de şaşırtıyor.

Doğaya kaçış!



Biraz kent kültürünün, ihtişamın, tapınakların dışına çıkıp muhteşem Çin doğasıyla da tanışmak lazım. Bunun için ideal noktalardan biri Gulin; burada Li Nehri’nde yapılan bir tekne turu ile, sivri tepeli yemyeşil dağlar arasında süzülmenin ve eşsiz bir peysajın keyfine varılıyor. Fil Kayası diye bilinen nokta, nehir turlarının en can alıcı yeri. Batılılar Gulin için “East or west, Guilin landscape is best!' yani “Doğu ya da Batı, Gulin’in manzarası en iyisidir” diyorlar.

Guangxi Zhuang Otonom Bölgesini’nin kuzeydoğusunda kalan bölge, aslında doğal mirasları kadar tarihten kalanlarla da Çin’deki turizm sektörünün incisi. Yaklaşık 28 bin kilometrekareye yayılan alanın şehirleri ise, diğer büyük şehirlere göre çok daha kompakt.  Nefes kesen manzara ise şehre çok uzak sayılmaz. İlginç şekilli tepeler ve karstlar, bambulardan kozalaklı ağaçlara uzanan yemyeşil  bir bitki örtüsü, kristal sular ve harika mağaralarla bütünleşiyor. 2 bin yıllık tarihiyle kent ise ciddi bir kültür birikimine sahip; öyleki 960-1127 arası hüküm süren Kuzey Song Hanedanlığı boyuınca bu güzel topraklar Guangxi’nin politik, ekonomik ve kültürel merkezi olmuş.

Kent algısının değiştiği an



Çin’de modernizmin başkenti kesinlikle Şangay. Dünyanın en büyük şehirlerinden biri olan kent, Çin’de de özellikle ticaret ve eğitimin merkezi. Tabii burada budist ve taoist inançlara dair ruhani geziler yapmak, arada kent karmaşasından kaçmak mümkün. Jade Budha Tapınağı, şehrin en dikkat çekenlerinden biri. Yüzyıllardır Şangay’ın simgesi olan Bund bölgesi, suya nazır konumu ve yüksek binalarının arasına sığdırdığı Gotik, Barok, Klasik tarzların da olduğu 26 farklı mimari tarzı ile özgün bir nokta. Huangpu Nehri’nde yapacağınız bir geziyle şehrin en şık yerlerine kıyıdan bakma şansı yakalayacaksınız.

Kıyıları keşfettikten sonra bu iddialı kente tepeden bakmayı da ihmal etmeyin; en iyi panorama için yönünüzü Shanghai Televizyon Kulesi’ ne çevirin; aşağıda uzayıp giden Yu Bahçeleri ise Çin peysajının bir mühendislik ve sanat karması olduğunun kanıt; zamanı olanlar buraya kesinlikle gitmeli.

Yorumlar

0 comments