Kışın yakıştığı şehirler

Soğuk diyarların sıcak ve güzel ev sahipleri St. Moritz, Bergen ve Moskova'ya uzanıyoruz...
Advertising

ST. MORITZ
Kış sporları, off-pist olanakları, aristokrasi, lüks alışveriş ve sıcak çikolata...
Alpler’in kalbinde muhteşem bir gölün kıyısına yerleşmiş St. Moritz, dünyanın en eski kayak merkezlerinden. Kayağa yeni başlayanlar Aspen’e gidedursun, St. Moritz usta kayakçıları ağırlamaya devam ediyor. Off-pist olanakları, macera ve adrenalin arayanları fazlasıyla memnun etmeye yetiyor. Ancak tatilini sadece kayarak geçirmek istemeyenler de gösterişli ve aristokrat St. Moritz’de yapacak çok şey bulacak. Kayak dünyasının Monte Carlo’su olarak anılan St. Moritz, şaşaası ile kayak tutkunları kadar görmek ve görülmek için gelen şöhret meraklılarını da kendine çekiyor. 

Gitmişken 
Görün: St. Moritz’in güzelliği, mimarisinde yahut tarihinde değil doğal zenginliklerinde. Kasaba Engadine Vadisi’nde, gölün iki yakasına yaslanmış. Kasabanın Dorf yakası lüks otelleri, restoranları ve pahalı butikleriyle öne çıkarken diğer yaka, yani Bad kayak sporu açısından daha tatmin edici. 
Yapın: St. Moritz sadece kayaktan ibaret değil. Gençlere snowboard, düşmekten korkanlara kar ayakkabısı yürüyüşleri, gruplara curling, hız bağımlılarına toboganning, romantik çiftlere köpekli kızak gezintileri ve daha fazlası...

BERGEN
Kuzeyli olmasına rağmen ılıman bir iklim, balıkçı kasabası dinginliği, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki ahşap evler ve Nordik tanrılara yakışır şekilde bolca içki…
13. yüzyılın başlarına dek Norveç’in başkenti olan Bergen, soğuk kuzey ülkelerinin şanslı şehirlerinden. Gulf Stream akıntısı nedeniyle burada Londra’dakine benzer bir iklim yaşanıyor. Kar yağmıyor dersek yalan olur; özellikle ocak ve şubattaki kar manzarası harika; bunun dışında ise neredeyse sürekli yağışlı ve bunun yanında nispeten ılıman bir iklime ve çok yeşil bir bitki örtüsüne sahip. Sıcaklıklar ortalama 16 derece. Kuzey ülkesine gidiyorum diye valizinizi kazakla doldurmayın; ama bir şemsiye ve balıkçı çizmesi almayı da sakın ihmal etmeyin.

Gitmişken
Görün:  Ortaçağ’da inşa edilmiş St. Jørgens Kilisesi dönemin savaşlarından ve hastalıklarından sığınacak yer arayan yoksulları ve cüzamlıları barındırmış. 18. yüzyıl başlarında şehirde sık sık yaşanan yangınlardan birinde büyük hasar gördükten sonra, yeniden inşa edilmiş.
Yapın: Adrenaline ve hıza ihtiyacınız varsa Fløyen Tepesi’nde kızakla kaymaya ne dersiniz? Bunun için önce şehirdeki oyuncak ve spor mağazalarından bir kızak ediniyorsunuz, ardından Fløibanen füniküleri tarafından satılan bir günlük kızak pas kartlarından satın alıyorsunuz ve sabahın erken saatlerinden, gecenin geç saatlerine kadar kızak kayabiliyorsunuz.

MOSKOVA
Kremlin ve Kızıl Meydan, müzeler, katedraller, bale ve opera, çılgın gece hayatı, bolca votka…
Söz konusu Rusya olduğunda tercihiniz hep daha şık ve asil St. Petersburg’dan yana olabilir, ancak Moskova’ya da şans tanımalısınız. Eğlence hayatı ve New York’unkini aratmayan kulüpleriyle gece kuşlarını çeken Moskovalıların bu işi herkesten daha iyi yaptığı kesin. Ama kentin tek özelliği bu değil şüphesiz. Tarihi mirası, geçirdiği siyasi ve toplumsal değişimler, saraylardan katedrallere, meydanlardan komünist bloklarına ve yeni yeni yükselen cam ve çelik gökdelenlere kadar her yerde şehrin kendine has dokusu kendini gösteriyor. 

Gitmişken
Görün: Kremlin Sarayı saraylar ve hükümet ofislerinden oluşan devasa bir kompleks. Yani bir nevi, şehir içinde şehir... Buradaki katedraller, çarların taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmış. Uspensky ve Rizopolozheniya, özellikle zarif freskleriyle öne çıkıyor.
Yapın: Sirk, hâlâ Rusya’da önemli bir sanat dalı olarak icra ediliyor. Rus balagan geleneğini miras alan ve Moskova’da iki örneği bulunan sirklerden biri olan Bolşoy Sirki Vegas tipi gösterileriyle tanınıyor. Daha eski ve geleneksel olan Nikulin Sirki ise adını Rusya’nın en tanınmış palyaçosundan alıyor.

Advertising
This page was migrated to our new look automatically. Let us know if anything looks off at feedback@timeout.com