0 Beğen
Kaydet

Tepeden tırnağa Güney Amerika

Arjantin sadece güneş, eğlenceden ibaret bir Güney Amerika ülkesi değil; Güney Atlantik okyanusundaki uzun kıyı şeridi, lezzetli şarapları, buzullardan deltalara uzanan zengin coğrafyasıyla bir seyahatten beklenebilecek her şeyi fazlasıyla veren bir ülke.

HSBC Premier müşterileri, 19 - 28 Ocak 2017 arasındaki Arjantin-Brezilya Turu (Buneos Aires-Iguazu-Rio De Janeiro-Sao Paulo) gezilerinden oluşan tur programlarında Setur merkez ofislerinden yapılacak rezervasyonlarda kişi başı %10 indirim fırsatına sahip oluyor. Ayrıntılı bilgi için HSBC Premier Telefon Bankacılığı 0850 211 0 112'yi arayabilirsiniz.

Arjantin’e ayak basanların adımlarını attıkları ilk yer, harika şehir Buenos Aires. Ülkenin başkentine gidenler burada sıradışı bir kent macerasına hazır olsun. Microcentro denilen bölge, şehrin tarihini barındıran ana noktalardan biri. Buradaki Florida Caddesi, yayalara açık önemli bir merkez. San Telmo bölgesi ise kolonyal mirasa sahip çıkmış, dev konaklara ev sahipliği yapan bir başka ilginç nokta. Buenos Aires'e gelip, Tango deneyimi yaşamadan şehirden ayrılmak ise büyük bir eksiklik. Lavalle ve Florida caddeleri alışveriş düşkünlerini tatmin edecek yerler, The Palermo Viejo ise New York'un Soho'su tatlarında bir alışveriş için ideal. Bu arada San Telmo, Plaza de Mayo ve çevresindeki önemli binalara, Metropolitan Katedrali’ne, Parlemento binasına, dünyanın en önemli opera binalarından sayılan Colon Tiyatrosu’na, Palermo Parkı ve Recoleta bölgesine göz atmadan dönmeyin.

Tigreise harika bir delta turu için kaçırılmaması gereken bir deneyim. Botla çıkılan tur Parana deltasındaki keşif turuyla başlıyor. Parana Nehri, Rio de la Plata'ya bağlanan pek çok nehirden biri. Bölgedeki adacıklar sadece turistlerin değil yerli halkın da birinci sıradaki hafta sonu kaçamağı. Yaklaşık 3500 kişinin yaşadığı bu adacıklar çevresinde atılan bir turla adalarda halkının yaşam biçimi hakkında fikir sahibi olmak mümkün.

Muhteşem dağları ve gölleriyle İsviçre Alpleri’nin bildik havasını dünyanın batısından hissettiren Bariloche, harika bir kent deneyimi kaçırılmaz. Şehrinden ayrıldıktan sonra Nahuel Huapi Gölü’nün etrafından dolanmayı ihmal etmeyin; burada Nahuel Huapi Gölü’nün içinde bulunan meşhur ada Huemul’u görebilirsiniz. Hem tarihi, hem de ekolojik olarak turistleri kendine çeken ada, harika manzaralarıyla Campanario Tepesi yakın çevrede dikkat çeken diğer noktalar. Buraya kadar gelmişken teleferiğe binip Nahuel Huapi, Moreno ve Trebol Gölleri, Llao Llao yarımadaları gibi bölge panoramasına nefes kesici katkılarda bulunan manzarası bol noktaları izlemek mümkün.

El Calafate, Arjantin yolcularının es geçmediği bir başka kent. Ülkenin güneybatısında kalan bu şehrin sırrı, yakınlarında bulunan Perito Moreno Buzulu'nu ziyarete gelen turistler. Santa Cruz eyaletinde, Patagonya'da bulunan Lago Argentino gölünün güney kıyısında yer alan şehir, kendine has yapısıyla minik bir şehir turunu da hal ediyor.

350 buzuldan oluşan Milli Park'ın en önemlisi sayılan Moreno Buzulu ve dünyada hâlâ büyüyen tek buzul olan Perito Moreno’da kutupsal bir deneyim yaşamadan Arjantin’dn ayrılmayın. Yaklaşık 200 km uzunluğunda, 4 km genişliğinde ve 75 metre yüksekliğindeki buzula turla gelenler, tekneden buzulun güney duvarını 500 metre mesafeden izleyerek karşı kıyıya geçiyor ve kramponları takarak buzulun üzerinde yürüyüşe başlıyor. Daha sonra Perito Moreno buzulunun muazzam kitlesini yakından görüp kırılan buz parçalarının ve hareket eden buzulun büyülü sesini dinliyorlar.

Dönüş yolunda ülkenin güney kenti Ushuaia’ya uğramayı unutmayın. Diğer birkaç şehirle beraber dünyanın en güneydeki şehri unvanına sahip olan bu kent, Beagle Kanalı'nın kıyısında yer alıyor; burada da gelenek keyifli bir bot turu ile kanalı turlamak. Deniz Aslanları Adası, Kuş Adası ve Dünyanın Sonundaki Deniz Feneri olarak da anılan Les Eclaireurs Deniz Feneri’ni görenler dünyayı keşfetme yolunda ciddi bir yol katetmiş oluyor.  

Brezilya’nın ritmi: Rio de Janeiro
Şehrin ve hayat tarzının cazibesi ‘The Girl from Ipanema’ gibi ünlü şarkılarda bugüne dek çokça anlatıldı. Ipanema (ve tabii ki Copacabana, Leblon, Lapa ve hızla nezihleştirilen Santa Teresa mahallelerindeki) kızlar ve oğlanlar, şehirde yaşayan herkes gibi kendilerine “Cariocas” adını veriyor. Ve şüphesiz, dağ gibi gecekondu mahalleleri ve uyuşturucu çeteleri sorunlarına rağmen şehir gezginler için cazibesini hâlâ koruyor. Işıltılı apartman kulelerinin arasından, yemyeşil tropikal cangıllarla kaplı sivri tepeler yükselirken, Rio’nun plajlarında ultra zenginler ile en fakirler yan yana gelebiliyor. Kültür meraklıları şehir merkezindeki modern mimari harikalarıyla ilgilenirken, moda meraklıları şehrin yetiştirdiği genç tasarım yeteneklerinin peşine düşüyor. Gece olduğunda ise bütün şehir kendini, samba ve bossa nova ritimlerine bırakıyor.

Karnaval zamanı şehir yerlileriyle beraber sokaklarda partilemek, insanın hayatında bir kez yaşayacağı türden bir tecrübe. Şubat ayında gerçekleştirilen bu dört günlük çılgın eğlence, hemen Paskalya öncesinde başlayıp Mardi Gras zamanı sona eriyor.  

123 yıllık bir trene atlayarak, Kurtarıcı İsa heykelinin şehri tepeden seyrettiği Corcovado tepesine çıkın ve 360 derece manzaranın tadını çıkarın.

Iguazu
Brezilya, Arjantin ve Paraguay arasındaki sınır bölgesinde kalan Iguazu Şelaleleri, ölmeden önce görmeniz gereken yerler listesinde başı çekmesi gereken bir doğal harika. Görkemli bir şekilde sert yamaçlardan akan bu devasa su kütlesinin arasında bir gökkuşağına denk gelmek, her gezginin rüyası. Latin Amerika rotasını tamamlamak için mükemmel bir seçenek.

Yorumlar

0 comments