0 Beğen
Kaydet

Üç kent, üç yılbaşı

Yeni yıla farklı bir ülkede girmek kesinlikle heyecan verici. Venedik, Moskova ve St Moritz’e uzanarak bu üç farklı kentin yılbaşı manzaralarına bakıyoruz.

Romantik ruhlar için Venedik
Kanalları, süslü köprüleri, palazzo’larıyla Venedik romantik, sakin ve huzurlu bir yılbaşının adresi. Bu romantik şehir gondolları, rengârenk binaları ve sıcak insanlarıyla yılbaşı için ilginç bir alternatif olabilir; zira Venedik klasik bir yılbaşı destinasyonu değil. Çoğu turist kente yaz aylarında, tecrübeli gezginlerse ilkbahar ya da sonbaharda tercih ediyor. Bu durum, Venedik’in kış aylarında boşalmasına ve sadece Venediklilere kalmasını sağlıyor. Dünyanın en tursitik ve estetik noktalarından birinde şehrin ruhundan taviz vermeden yerel bir yılbaşı deneyimi vadediyor Venedik.

Yılbaşı ritüeli
La Festadi San Silvestro yani yılbaşı Piazza San Marco’da canlı müzik ve havai fişek gösterileriyle kutlanıyor. Katolik inancın merkezinde olduğunuza göre dört dörtlük bir yılbaşı ayinini kaçırmak hem kendinize hem Venedik’e haksızlık olur. Piazza San Marco’nun gözbebeği Basilica di San Marco’da düzenlenen gece yarısı ayini yeni yıla girmek için enteresan bir alternatif. Noel ayinleri söyleyen kilise korosu, yeni yılın ilk dakikalarıyla birlikte aydınlatılan tavan ve bu sayede ortaya çıkan altın mozaikler geceyi unutulmaz kılacak birkaç detay.

Campo Santo Stefano tüm aralık ayı boyunca Noel kutlamalarıyla şehrin en hareketli noktalarından. Burası aralık ayında tam bir Noel kasabasına dönüşüyor. Meydana kurulan pazarı minyatür palazzo’lar renklendiriyor. Şehrin tarihi bölgesinde, Accademia ve Palazzo Grassi civarında cereyan eden etkinlikler gurmelerin de ilgisini çekiyor. Campiello dei Golosi pazarın içinde ayrı bir geniş alan. İtalya’nın dört bir yanından gelen üreticiler gastronomik ürünlerini tanıtmak üzere burada bir araya geliyor. 

Gitmişken…
Görün: Venedik civarındaki adacıkları görmek için vakit ayırın. Adacıklara vaporetta’larla ulaşılabiliyor. Venedik’ten daha önce şehir olan Torcello, 14. yüzyılda 20 bin kişilik bir nüfusa sahipti ancak şimdi boş. Birkaç ev dışında geriye kalan, Sanat Maria Assunta Katedrali 11. ve 12. yüzyıldan kalma mozaikleriyle görülmeyi hak ediyor. Burano ve Murano da görmenizi tavsiye ettiğimiz adacıklardan. 

Yapın: Bazı klişeler vazgeçilmezdir. Gondol da bunlardan biri. Venedik’i ziyaret eden herkesin en az bir kere bu deneyimi yaşaması gerek.

Alın: Venedik’in en önemli tarihi miraslarından biri, maskeli balolar. Bunda Venedik’in küçük ve kalabalık bir şehir olmasının rolü büyük. Maskeli baloların yaygın olarak düzenlendiği ve kostümlü partilere dönüştüğü 16. yüzyılda maskeler herkesin birbirini tanıdığı kentte kısa bir süreliğine de olsa tanınmadan istediği şeyleri yapmak ve serbestçe dolaşabilmek için bulunmaz fırsat.

Çılgın bir deneyim için Moskova
Çılgın gece hayatı, müzeleri, Kızıl Meydan ve Kremlin Sarayı’nın başı çektiği muazzam tarihi mirasıyla Moskova gerçek bir kış kenti keşfedilmeyi beklerken çılgın partilere de ev sahipliği yapıyor.

Yılbaşı ritüeli
Söz konusu Rusya olduğunda tercihinizi hep daha şık ve asil St. Petersburg’dan yana kullanıyor olabilirsiniz ancak Moskova’ya şans tanımanın şimdi tam zamanı. Yılbaşı eğlence demekse Moskovalıların bu işi herkesten daha iyi yaptıkları kesin. New York’unkini aratmayan çılgın ve havalı kulüpleriyle gece kuşlarını çeken kentin tek özelliği bu değil şüphesiz. Yüzyılların tarihi mirası, geçirdiği siyasi ve toplumsal değişimler saraylardan katedrallere, meydanlarından sıradan binalarına her yerde kendini gösteriyor. 

Yılbaşı gecesinin Rusya’daki adı olan Noivy God sokaklarda dolaşan noel babalar (hatta noel anneler), patlatılan şampanyalar ve gökyüzüne renkten renge boyayan havaifişeklerdemek. Yılın bu zamanında karların gizlediği ve masalsı bir güzelliğe bürüdüğü şehir yılbaşı gecesi gün aydınlanıncaya dek sokaklarda votka içen ve çılgınca eğlenen Moskovalılar ve turistlerle dolup taşıyor. Her sene 31 Aralık gecesi Moskovalılar Kızıl Meydan’ı dolduruyor. Yeni yıla girerken votkaya ara veriliyor ve şampanyalar patlatılıyor. “Snovum Godom!” (İyi yıllar!) 

Rus Kış Festivali,her sene Rusya’nın büyük şehirlerinde gerçekleştiriliyor. Moskova’da ise Izmailovo Park’ta… Buradaki aktivitelere katılarak Rusların yeni yılı kutlama geleneklerini bizzat görebiliyorsunuz. Konserler, etrafta dolaşan kostümlü Noel Babalar, folk müziği eşliğinde yapılan danslar, yılbaşı ağacı etrafında düzenlenen eğlenceler, havyarlı pancake’ler, bagel’lara eşlik eden sıcacık çaylar, bal ve reçellerle tatlandırılan çörekler… Karlarla kaplı ormanda kızak kaymak en çok çocukların hoşuna gidiyor. Moskova’da kış festivali aralıktan ocağa dek sürüyor.

Gitmişken
Görün: Kremlin Sarayı (kremlin.museum.ru) katedraller, saraylar ve hükümet ofislerinden (Başkan Medvedev’inki de dahil) oluşan devasa bir kompleks. Yani bir nevi, şehir içinde şehir. Burada bulunan katedraller, çarların taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmıştı. Uspensky ve Rizopolozheniya özelliklezarif freskleri ile öne çıkıyor.

Yapın: Sirkler, Rusya’daki en önemli sanat biçimlerinden biri olarak icra ediliyor. Rus balagan geleneğini miras alan ve Moskova’da iki örneği bulunan sirklerden biri olan Bolşoy Sirki. Daha eski olan Nikulin Sirki ise adını Rusya’nın en tanınmış palyaçosundan alıyor. Akrobasiden hokkabazlığa; ayılar, atlar, maymunlar ve köpeklerle yapılan hayvan gösterilerine Nikulin geleneksel bir sirk.

Alın: Denis Simachëv Rusya’nın en önemli markalarından. Provokatif stili, yüksek teknolojiyle üretilmiş kumaşları ve sıra dışı mağaza/bar konseptiyle kesinlikle cezbedici. 

Karlar altında bir yılbaşı için St. Moritz
Kaymak, hatta off-pist olanakları ve türlü kış sporlarından faydalanmak, bir yandan ise lüksün, aristokrasinin ve alışverişin dünyasına dalmak için sıcak çikolata tadındaki St. Moritz ideal bir seçim. Alpler arasına ve muhteşem bir gölün kenarına yerleşmiş St. Moritz dünyanın en eski kayak merkezlerinden. Kayağa yeni başlayanlar Aspen’e gide dursun, St. Moritz usta kayakçıları ağırlamaya devam ediyor. Off-pist olanakları macera ve adrenalin arayanları memnun ediyor. Yılbaşı tatilini sadece kayarak geçirmek istemiyorsanız gösterişli ve aristokrat St Moritz’de kayaktan sonra yahut kayak haricinde yapacak birçok şey bulacaksınız. Kayak dünyasının Monte Carlo’su olarak anılan St Moritz hem gösterişli, hem pahalı, hem lüks hem de şaşaalı. Buraya kayak için gelenler kadar görmek ve görülmek için gelen şöhret meraklıları da var.

Yılbaşı ritüeli
Aralık ayı boyunca kasabada neşeli bir telaş yaşanıyor. Kurulan Noel pazarıyla birlikte kasabanın şık ve gösterişli atmosferi daha da şaşaalı bir hal alıyor. Noel hem tat, hem görüntü hem de ses olarak kendini gösteriyor. Noel şarkıları söyleyen gruplar, kafelerden gelen Noel kurabiyelerinin tarçın ve vanilya karışımı kokusu ve tabii ki birçok Noel süs ve hediyelik eşya… Pazarda bulunan 80 civarındaki stand’da gurme lezzetlerinden el yapımı süs eşyalarına ve giysilere, ağaç süslemelerinden bebeklere birçok şey satışa sunuluyor.

Gitmişken
Görün:
St Moritz’in güzelliği doğal zenginliklerinde. Kasaba Engadine Vadisi’ndegölün iki yakasına yaslanmış. Gölün ikiye böldüğü kasabanın bir yakası Dorf lüks otelleri, restoranları ve pahalı butikleriyle öne çıkıyor. Diğer yaka, yani Bad bu açıdan fakir olsa da kayak açısından daha tatmin edici. 

Yapın: Farklı heyecanlar peşinde olanlar ve karın nimetlerinden farklı şekillerde faydalanmak isteyenler burada yapacak birçok aktivite bulacak. Snowboard, düşmekten korkanlarsa snowshoeing (tenis raketine benzer ayakkabılar giyerek karda yürümek)’e yönelebilir. Romantizm arayışındaki çiftler köpeklerin çektiği kızaklarda birbirlerine aşklarını ilan edebilir. Gruplar için curling iyi bir vakit geçirme yöntemi. Hız bağımlılarını ise toboganning bekliyor.

Alın: Cashmere House Lamm, soğuğa karşı pahalı ve lüks bir koruma sağlayan kaşmir ürünleriyle 1935’ten beri, St Moritz’e gelen crème de la crème tabakanın bolca alışveriş yaptığı bir butik.

Yorumlar

0 comments