Zafer Kayaokay röportajı

İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunları gördüğü ilgiden hiçbir şey yitirmeden yoluna devam ediyor. İstanbul Devlet Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Zafer Kayaokay’a bu işin sırrını sorduk.

Mete Çarkcı

Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenecek oyunları nasıl belirliyorsunuz?
İnsanların tiyatro salonundan arınmış olarak çıkmalarını sağlayacak, kendi öz eleştirilerini yapabilecekleri oyunlar olmasına dikkat ediyorum. Tiyatro yönetmek zekâ, pratik, olgunluk ve tecrübe ister. Gündemi takip ediyorsanız ve yaşamın içindeyseniz repertuvar oluşturmanız çok kolaydır. Biraz da okuyorsanız, halkla buluşacak oyunu bulursunuz. Türk seyircisi nitelikli ve iyi oyunu ayırıyor. İstediğiniz kadar reklam yapın, seyirci birinden “O oyun iyiydi,” lafını duymuyorsa, riske girmiyor.

“İnsanlar tiyatroya gitmiyor,” denir, ama Devlet Tiyatrosu oyunları hep ilgi görüyor. Sizce neden?
İnsanlar iyi ve kaliteli olana hakkını teslim ediyor. Eğer oyun iyiyse, gidip orada iki saat arınacaksa, hayatındaki her şeyi bırakarak o salonda olmayı yeğliyor. 13 gün sonra oynanacak bir oyunumuz şu anda kapalı gişe. Şikayet mektuplarından öylesine bunaldık ki… Hiçbir oyuna yer ayırmıyoruz, hiçbir oyunun koltuklarını tutmuyoruz, hiçbir oyuna torpil yapmıyoruz, hiçbir seyirciye el altından bilet vermiyoruz. Buna rağmen şikayet mektupları alıyoruz. Ne mutlu bunu yaşıyor olmak, inanılmaz bir şey benim için.

Son yıllarda bağımsız tiyatrolar da revaçta. Bu durum sizi nasıl etkiliyor?
Gençler bizim ne yaptığımızı merak edip, buraya geliyorlar ve gördükleriyle bir kat daha yukarı çıkıp, bu işin nasıl yürüdüğünü öğreniyorlar. Ben sonuna kadar bağımsız dediğiniz tiyatroların arkasındayım, kaldı ki bizim de bağımlı olduğumuz da söylenemez zaten.

Özel tiyatrolar, Devlet Tiyatrosu biletlerinin ucuz olmasına tepki göstermişti.
“Devlet Tiyatrosu kontrolsüz güç kullanıyor,” diye ayaklanmışlardı. Tiyatro bir alışkanlıktır. Türkiye’de asgari ücret alan bir ailenin çocukları tiyatroya gidemeyebilir ama o çocuk üniversiteyi bitirince özel tiyatroların 50 liralık biletlerini alabilecek ekonomik özgürlüğü kazanabilir. O çocukları ben bugünden tiyatroya alıştırabilirsem, yarın onların 50 liralık oyunlarını izlettirebilirim. Kaldı ki, sanata yürek vermiş insanları Devlet Tiyatroları’ndan uzaklaştırmak söz konusu olamaz.

İKSV’nin düzenlediği Tiyatro Festivali’nde nasıl bir projeyle yer alacaksınız?
Shakespeare’in 400. ölüm yıl dönümü. İngiltere ve dünya buna hazırlanıyor, İstanbul’u da bunun dışında tutamazdık. ‘Coriolanus’u yaptırıyoruz. Önümüzdeki yılın repertuvarına da dahil. İKSV’ye tüm altyapı desteklerini veriyoruz.