Acayip Bir Oyun, "Death Stranding"

Görüp görebileceğiniz en ilginç video oyunlarından biri, geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı. Peki, nedir ‘Death Stranding’i bu kadar özgün ve ilgi çekici kılan?

Onur Aymete |
Advertising
1/3
KOJIMA PRODUCTIONSNorman Reedus and Guillermo Del Toro both make appearances in Death Stranding, the new game from famed game designer and writer Hideo Kojima.
2/3
KOJIMA PRODUCTIONS
3/3
KOJIMA PRODUCTIONS

Bir Kojima eseri

‘Death Stranding’in arkasındaki isim, ‘Metal Gear’ serisinin yaratıcısı Hideo Kojima. Gelmiş geçmiş en ünlü video oyunu serilerinden biri olan ‘Metal Gear’, bolca hayrana sahip olmasının yanı sıra yeni bir tür başlatmasıyla da tanınıyor. Kojima, Konami şirketinin yayınladığı ‘Metal Gear’ ile yalnızca aksiyon sözcüğüyle tanımlanamayacak bir oyuna imza atmış; saklanarak da düşmanları atlatabildiğimiz taktiksel aksiyon oyunlarının öncüsü olmuştu. ‘Death Stranding’ ise Kojima’nın kendi adını taşıyan bağımsız stüdyosuyla yaptığı ilk oyun.

Çılgın bir hayal ürünü

‘Death Stranding’, garip ve özgün bir bilim kurgu dünyasında geçiyor. Oyunla aynı adı taşıyan bir felaket sonrasında mahvolmuş ABD’deyiz. Görünmez yaratıklar etrafta kol geziyor; yağmur damlaları, dokunduğu her şeyde zamanı hızlandırdığı için ölümcül bir tehlikeye dönüşmüş. Doğal olarak ülkenin altyapısı mahvolmuş, karakterimiz ise şehirler arasında önemli kargoları taşımakla görevli. Bu sırada önceden bahsettiğimiz görünmez yaratıklar ve kargo çalıp teslim etmek isteyen hırsızlarla mücadele ediyoruz. En büyük yardımcımız ise, sarı bir sıvıyla dolu fanusun içinde taşıdığımız bir bebek. Ölümle yaşam arasında bağlantı kuran bu bebek sayesinde görünmez yaratıkları sezebiliyoruz. Tuhaf mı? Bahsettiklerimiz hikayenin yalnızca ana hatları. Derinlerine indikçe işler daha da karışıyor. 

Ünlü oyuncularla dolu

Ana karakterimiz Sam Porter Bridges’i, ‘The Walking Dead’ dizisi ve ‘The Boondock Saints / Şehrin Azizleri’ filminden tanıdığımız Norman Reedus canlandırıyor. Diğer ana karakterlere sesini ve dış görünüşünü bahşeden isimler de hayli ünlü: Léa Seydoux’nun canlandırdığı Fragile karakteri bize destek verirken, Mads Mikkelsen’in canlandırdığı Clifford Unger en büyük düşmanlarımızdan biri. Reedus, Seydoux ve Mikkelsen gibi oyuncular hem ses, hem de motion capture teknolojisiyle kaydedilen hareket ve mimikleriyle karakterlerine can verdikleri için dijital kahramanlarımız hayli gerçekçi.

Yönetmenlere de yer var

‘Death Strand’ karakterlerini canlandıranlar arasında iki yönetmen de var: Guillermo del Toro (‘Shape of Water / Suyun Sesi’, ‘Pan’s Labyrinth / Pan’ın Labirenti’) ve Nicolas Winding Refn (‘Drive / Sürücü’, ‘Bronson’). Neden mi? Del Toro, iptal olan bir oyun projesinde Kojima ile çalışmış bir isim; Refn ise Kojima’nın yakın bir dostu. Oyunlarına auteur bir yönetmen üslubuyla yaklaşan Kojima’nın, özgün işlere imza atan yönetmenlerle arkadaş olması pek şaşırtıcı değil zaten. Diğer karakterlerin aksine, bu iki yönetmenin karakterlerini motion capture teknolojisiyle başkaları hareketlendirmiş. 

Bir aksiyon oyunu

‘Death Stranding’, özetle bir aksiyon oyunu. Kargo görevlerini tamamlamak için uzun mesafeleri kat ediyor, kargonuzu yolda karşınıza çıkan tehlikelerden koruyor ve performansınıza göre ödüller kazanıyorsunuz. Bundan dolayı oyunun çoğunluğu, bir şeyi bir yerden başka bir yere teslim ederken yolunuzu bulmaya çalışmak ve düşmanlarla başa çıkmakla geçiyor. Ancak ‘Death Stranding’in aksiyon türü biraz farklı. Kojima, insanlığın ilk aletlerinden biri olan ipten ilham aldığını söyleyerek bu durumu açıklıyor. Kojima’ya göre, başka aksiyon oyunları insanlığın yine ilk aletlerinden biri olan sopayı simgeliyor ve bu nedenle sıradan aksiyon oyunlarında düşmanlara vuruyor, onlara zarar veriyoruz. ‘Death Stranding’in aksiyonu ise adeta bir ipin yaptığı gibi, önemli şeyler arasında bağ kurmakla ilgili. Ana karakterin öldüğünde tekrar canlandığını da ekleyelim. 

Kusursuz değil

Kojima, ‘Death Stranding’ ile hayli özgün olmasına rağmen kusurlarıyla da göze batan bir esere imza atmış. Kargo teslim etme görevleri bir noktadan sonra tekdüzeleşiyor, hikaye ise anlaşılamayacak kadar tuhaflaşabiliyor. Ancak oyunun albenisi de bu gariplikten geliyor aslında. Belli ki Kojima, kendi bağımsız stüdyosuyla çalışmasının da katkısıyla hayal gücünü özgür bırakmış.  

Çevrimiçi unsurlar da var

‘Death Stranding’de başka oyuncularla karşılaşmak mümkün değil, buna rağmen oyun iş birliğine dayalı çevrimiçi özellikler içeriyor. Başka oyuncularla eşyalar ve mesajlar aracılığıyla birbirinize destek olabiliyor, onların kaybettikleri kargoları teslim edebiliyorsunuz.  

Tuvaletinizi yapmak serbest

İster oyundaki odanızda, ister görev sırasında dilediğiniz bir yere tuvaletinizi yapabiliyorsunuz. İşinizi açık havada hallettiğinizde, çişinizi bıraktığınız yerde bir çeşit mantar yetişmeye başlıyor. Şimdilik bu mantarın bir faydası keşfedilmemiş olsa da, Kojima aynı noktaya birçok oyuncu tuvaletini yaptığında ilginç şeylerin olabileceğini söylüyor.

‘Death Stranding’, PlayStation 4 için çıktı. Microsoft Windows sürümü ise 2020 yılında yayınlanacak.

You may also like

    Advertising