0 Beğen
Kaydet

Tasarımcıları ile Manu Atelier çantaları üzerine

70’lerde kendi butiği Yeşim Çanta’yı açan deri zanaatkârı babaları Adnan Manastır’dan devraldıkları yaratıcılığı Manu Atelier ile bir adım ileri taşıyor Beste Manastır Bağdatlı ve Merve Manastır.

Beste Manastır Bağdatlı, Merve Manastır

Evet, onlarınk bir aile işletmesi. Ama Manu Atelier’yi sadece bir aile şirketi olarak tanımlamak yanlış olur. Zira Beste ve Merve’nin 2014 Şubat’ında yarattıkları dünya markasının ardında 1961 yılına dayanan bir birikim var. Babaları Adnan Manastır 1961 yılında Beyoğlu’nda bir Ermeni ve bir Alman ustanın yanında eğitimini almaya başladığı deri zanaatkârlığını kısa süre içerisinde kendi tasarladığı özgün modellere uygulamaya başlar. Ve Adnan Bey’in ellerinde şekillenen çantalar 1976’da Yeşim Çanta adıyla açılan butikten binlerce kadının gardırobuna doğru yol alır.

Manu Atelier’nin hikâyesi de Yeşim Çanta’nın tarihiyle şekillenmiş, kalitesiyle yoğrulmuş modern bir tasarım masalı. Logosu bile Adnan Manastır’ın yıllar önce kendi markası için elle çizdiği amblemin günümüze uyarlanmış hali. Bugün dünyada 30 ülkeye satışı olan Manu Atelier, Galeries Lafayette, Selfridges, Harrods ve Net-a-Porter gibi dünyanın prestijli noktalarında kendine yer buluyor. Çantaların her biri el yapımı. Hâlâ işin içerisinde aktif rol oynayan baba Adnan Manastır, her bir çanta için derileri tek başına kesiyor. Sonrasında ise parçalar elde özenle dikiliyor. Ürünlerinde deri ve süeti tercih eden Manu Atelier, kullandığı bitkisel işlentili natürel deriyi de bizzat üretiyor.

“Manu Atelier çantalarının her biri el yapımı.”

Manu Atelier senede dört koleksiyon çıkarıyor. Bunlardan ikisi yaz ve kış mevsimi için ürettikleri ana koleksiyonlar, diğer ikisi ise mevsim girişlerinden önce çıkan ara sıcaklar. Tasarım sürecine baba ve kızları olmak üzere üç kişi dahil. Önce her biri ayrı ayrı çalışıyor, sonrasında ise bir araya gelerek fikirleri geliştiriyorlar. Mükemmel kadın ütopyası için değil, kendini defolarıyla kabul edip seven gerçek kadınlar için tasarlamak istiyorlar. İlham kaynaklarını ise tek kelimeyle özetliyorlar: Sokak. Yolda stillerini beğendikleri kişileri gözlemliyorlar. “‘Bu kadın nasıl bir çanta takmak ister?’ gibi sorular üzerine kafa yoruyoruz,” diyor Beste. Sırf moda oldu diye bir ürünü alıp koluna iliştirenler radarlarından bir hayli uzak.

Manu Atelier’nin yıldız ürünü ise şüphesiz Pristine modeli. Hatta Pristine dünya çapında öylesine tutuldu ki, birbirine benzer çanta modelleri arasına sıkışıp kalmış milyar dolarlık moda endüstrisinde otoriteler Pristine’i “Annenizin dolabında bile eşi benzeri yok!” diyerek tanımladı. Merve ve Beste, “Pristine’i lanse ettikten sonra bile geliştirmeye devam ettik,” diyor. Bugün Pristine’in de bel kemiğini oluşturan kıvırarak elde üretim tekniğinin patentini alan ikili, bu gururu taşımayı kesinlikle hak ediyor.

Manu Atelier’nin en üst kalite deri ile şekillenen sonbahar-kış koleksiyonunun çıkış noktası ise annelerine ait gençlik fotoğrafları. Annelerinin Prens Adaları’nda geçen yıllarını yâd ederken, o dönemi bugünün gençliğinin taşıdığı dünya gezgini bir ruh ile birleştirmeyi başarmışlar. Tasarımın oldukça basit tutulup detaylarla zenginleştirildiği iki saplı çantalar, sırt çantaları ve yepyeni Pristine yorumlarına bordo, taba, zümrüt yeşili gibi renkler hakim. Koleksiyonda ayrıca taba-siyah, gri-bordo gibi renk kombinasyonlarına da rastlamak mümkün. Manu Atelier’de fiyatlar 700-1.600 TL arasında değişiyor. Çantalar markanın Nişantaşı Şakayık Sokak’taki showroom’unda, internet sitesinde ve Vakko ile Vakkorama’larda satışta.

www.manuatelier.com

Yorumlar

0 comments